Kapsayıcı Tasarım
ve Moda

Geçtiğimiz günlerde denk geldiğim bir makalede, Down sendromlu model Ellie Goldstein’in, Gucci’nin maskara reklamında yer almasını takiben dikkatleri üzerine çeken modada engelli temsilinden bahsediliyordu. Konunun hiç olmadığı kadar öne çıktığı bu dönemde, engelli modeller ve özellikle bu konuya odaklanan ajanslar, bu ivmenin bir istikrar getirmesini ümit ediyor.

Bu konuyu okurken, aklıma bir başka soru takıldı; ‘temsil’ çok şahane bir yerde olmasa da yükselişte tamam, peki uygulamada nasılız? Moda sektörü engellileri ne kadar kapsıyor? Engelli bedenler tasarım sürecinde dahil ediliyor mu?

Ben engelliyim, çünkü çevrem beni engelli kılıyor” diye söze başlıyor Christina Mallon. Christina, sosyal medya alanında bir kariyere sahipken 26 yaşında kollarının tamamen felç olmasıyla, ‘kapsayıcı’ tasarıma yöneliyor. Şimdi çalıştığı Cair Collective adındaki şirket, Christina’nın deneyimlerine dayanarak, onun giyinmesini ve hayatını kolaylaştıracak tasarımlar geliştiriyor. Daha önce ellerini kullanarak yaptığı birçok şey için ayaklarını kullanmaya başladığından, çorapları ayağındayken akıllı telefonunu kullanabilmesi için özel bir iplikten çorap üretiyorlar. Pantolon giymesine yardımcı olmak için pantolonların içine mekanizmalar ekleyip, bir kapı kolu yardımıyla belini tutturabileceği bir sistem geliştiriyorlar.

Cair Collective’in
Christina Mallon için
yaptığı çalışmanın videosundan
ekran görüntüsü

Engelli nüfusu da düşünerek yapılan tasarım için genellikle ‘adaptif’ ve ‘kapsayıcı’ terimleri kullanılıyor. En sık kullanılan tasarım çözümlerine, arkadan değil önden kapanan sütyenler, uzun süre oturma pozisyonunda olanlar için arkası daha yüksek olan pantolonlar, üstten geçmek yerine omuzdan kapatılan tişörtler örnek verilebilir. Düğme yerine mıknatıs, cırt-cırt veya fermuar tercih etmek de sık kullanılan çözümlerden.

Adaptif tasarımı benimseyen ‘en ana akım’ markanın Tommy Hilfiger olduğu söylenebilir. Bunun kişisel bir nedeni var: Tasarımcının çocuklarından ikisinin otizmli olması, Hilfiger’ın değişik ihtiyaçlara birinci elden tanık olmasına ve tasarımında değerlendirmesine yol açmış. 2018’de hayatına başlayan koleksiyon, her sezon yenileniyor ve Tommy Hilfiger Adaptive markası altında bulunabiliyor, yani marka bunun bir sezonluk bir heves olmadığını kanıtlamış.

Dünya nüfusunun yaklaşık %15’ini oluşturan engellilerin ihtiyaçlarına hitap eden tasarımlar, henüz dünyanın hiçbir yerinde kolay erişilebilir değil. Bu konuda ihtiyaçları değerlendiren, çözümler geliştiren ve üretim yapan markalar var, fakat hepsi birbirinden bağımsız. Bu alandaki ihtiyaçtan Patti + Ricky doğmuş. Patti + Ricky engelli, kronik hastalıklı, yaşlı hastalar ve onlarla ilgilenenlerin ihtiyaçlarını bir arada toplamak için kurulmuş bir çevrimiçi satış sitesi. Sitede düğmeleri mıknatısa dönüştüren parçalardan, tekerlekli sandalye kullanıcılarına yönelik pantolonlara, işitme cihazına takılmak üzere tasarlanmış küpelere birçok farklı ihtiyaca hitap eden ürünler bulunuyor.

New York’taki tasarım okulu Parsons’ın işbirliğiyle kurulan Open Style Lab, bu alanda yeni çözümler geliştirmeye ve bunları yaygın kılmaya yönelik çalışıyor. Araştırma programının yöneticisi Grace Jun engellilerle mühendis, tasarımcı ve ergoterapistleri buluşturan programı anlatıyor: “Birçok kişi bunun boyutundan, kâr oranından endişe ediyor. Zamanla güvenlerini kazanmak ve büyümelerine yardımcı olacak bazı olanakları görebilmelerini sağlamak için mücadele etmemiz gerekti. Yapmaya çalıştığımız şey, çekici ve işlevsel bir şey yaratmak ve kıyafette engelli stigmasından kurtulmak. Bu zor bir şey; çünkü herkes için tasarım yapmak, fakat aynı zamanda insanların özel ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmak anlamına geliyor.” Program, düşük sayıda üretim yapmanın maliyetini de otomasyonlu modelleme, vücut tarayıcıları gibi yeni teknolojilerin yardımıyla aşmayı hedefliyor.

Engelli nüfusun tasarım ihtiyaçlarının moda tasarımı ve sektörü tarafından tanınmasını hedefleyen birçok bireysel aktivist ve oluşum var olsa da bu çabalar henüz ana akım sektörün ilgisini yakalamayı başarabilmiş değil. Modayla ilgili araştırma yapar ve yazarken, tasarımın çözme imkânı olan yeni sorularla karşılaşmaktan şahsen büyük heyecan duyuyorum ve alanda çalışan daha fazla insanın bu heyecanımı paylaşmasını umuyorum. 

adaptif tasarım, Eda Çakmak, moda tasarımı