Gökkuşağının Markası Olur mu?

Her şey mayıs ayının son günlerinde, son zamanlarda en bayıldığım drag queen’lerden Aja’nın H&M’in pride kampanyasına katıldığını ilan ettiği bir görselle başladı. Aja, gökkuşağı renklerinde PRIDE [onur] yazan bir tişörtle, manken Shaun Ross’la beraber poz veriyordu ve önce heyecanla açılan gözlerim, gelen idrakin etkisiyle devrildi. Yine yılın o vakti gelip çatmıştı: Uluslararası LGBTQİA+* topluluğunun varoluş ve hak mücadelesinin kutlanması zamanı, Pride Month [Onur Ayı], ya da markaların pazarlama departmanlarının gözünde gökkuşağından kâr etme zamanı.

Aja ve Shaun Ross,
H&M’in “Pride Out Loud” kampanyası, 2018, kaynak: Aja’nın Instagram hesabı

LGBTQİA+ birey ve toplulukları olarak varoluş, kimlik ve yönelimlerimizden onur duyabilme ve bunu ifade edebilme mücadelemizden ilhamla bu isimle çağrılan Pride, 1969’da New York’ta başlayan ve tüm Amerika’da ve dünyada yankı bulan Stonewall protestosunun anısına her yıl haziranın son haftasında kutlanmaya başlandı. Dünya çapında bu tarihlerde gerçekleştirilen kutlamalar bir günden bir haftaya yayılarak, sonunda “Onur Ayı” şeklinde kutlanır oldu. Bu dönemin en büyük sembolü olan ve dünyanın her yerinde birçok şehirde gerçekleştirilen “Onur Yürüyüşleri”nin ise, uzun yıllardır sponsorlu geçit arabaları, gösteriler, partiler derken bir protestonun, hak mücadelesinin yıldönümü kutlamasından ziyade bazı markalar (akla ilk gelen örneklerden birisi Absolut votka) için güzel bir halkla ilişkiler ve pazarlama kapısı olması, birçokları tarafından hoş karşılanmıyor. Berlin gibi en büyük —ve dolayısıyla en ticarileştirilmiş— onur yürüyüşlerinin gerçekleştirildiği şehirlerde, ana yürüyüşe alternatif oluşumlar türemiş durumda.

Bilhassa özgürlükler ve hakların arttığı ülkelerde, Pride’ın bu içi boşaltılmış ve ticarileştirilmiş varoluşuna karşı #pridewasaprotest [Pride, bir protestoydu] sloganı, kitlesel hafızayı savunuyor ve de yüzeysel hak ve eşitliklerin, mücadelenin sonu anlamına gelmediğini hatırlatıyor. Peki haziran ayı yaklaşırken, bütün sosyal medyanın gökkuşağı bayraklarına büründüğünü, markaların LGBTQIA+ mücadelesini destekleyen söylemlerde ürün ve kampanyalar ürettiğini görmek çok mu kötü? Elbette değil, gökkuşağının kötüsü hayal edilemez. Fakat problematik olan şey, bu tür ticari çabaların hareketi maddi çıkar için kullanması ve dolayısıyla, küresel olarak hâlâ çok işi olan bu sembolizmin içini boşaltmaya katkıda bulunması. 2018 Haziran’ında bu pazarlama taktiği, belki de queer’in ‘moda’ olmasından ötürü daha da çok göze batıyor. Instagram’da kimi etiketler gökkuşağı renklerinde çıkıyor, Google Sheets’te doküman açıp pride kelimesini yerleştirdiğinizde yine bir gökkuşağı beliriyor. Birçok markanın sosyal medya profillerinde bayraklar dalgalanıyor… Amerika’nın dev mağaza zincirlerinden Target’ın “Pride” koleksiyonu, LGBTQİA+ sanatçıların eserlerini ‘çalarak’ piyasaya muhteşem bir giriş yapmış; Levi’s, Lane Bryant, H&M, Kenneth Cole, Converse ve birçok marka daha, bu ‘gökkuşağı kapitalizmi’nin örneklerinden.

Marka, şirket ve kurumların LGBTQİA+ kitleyi desteklediklerini ifade etmeleri elbette iyi bir şey, bilhassa bu söylem, şirket içi politikalarına da yansıyor, istihdam ve çalışan hakları konularında da bu tutumlarını tutarlı olarak koruyabiliyorlarsa. Marka ve kuruluşlar ne yaparlarsa şık bir hareket olur peki derseniz; gökkuşakları içerisinde dans eden mutlu gençlerin fotoğrafları ve videoları eşliğinde kazandıkları gelirin %10’unu popüler derneklerden birine bağışlamak yerine, sahip oldukları geniş platform ve bu yönde harcamaya hazır oldukları bütçeleri mevcut oldukları ülkelerde LGBTQIA+ oluşumların mücadele verdikleri konuları öğrenmek ve bu konuda seslerini yükseltmeye destek olmak için kullansalar olabilir mesela.

Gökkuşakları her yere yayılsın, eşitlik bütün dillerde olsun elbette! Temennim o ki, bunu biricik sembollerimizi çıkarlarına alet ederek yapanların tuzağına düşmeyelim.

Feminist sanatçı ve aktivist
Caitlin Blunnie’nin
bir Instagram paylaşımı
,
24 Mayıs 2018

* Lezbiyen, gey, biseksüel, trans, queer, interseks , ace (aseksüel, aromantik, vb.) ve + (adı sayılmayan diğer cinsiyet kimliği ve yönelim temelli azınlıklar). Türkçede yaygınlaşan LGBTİ+ yerine daha kapsayıcı olan bu kısaltmayı tercih ettim.

Eda Çakmak, LGBTQİA+, moda, pazarlama, toplumsal cinsiyet