Kurgu, Kostüm, Kıyafet
Ratched

Ratched dizisi, 1962 yılında yayımlanan Guguk Kuşu [One Flew Over the Cuckoo’s Nest] romanı ve kitaptan uyarlanan aynı isimdeki 1975 yapımı filmdeki “kötü karakter”, hemşire Mildred Ratched’ın “başlangıç hikâyesi”ni konu alıyor.

Dizi henüz yayımlanmadan önce ilk dikkatimi çektiğinde, Guguk Kuşu’nu hiç izlememiştim. Hatta dizinin konusundan haberim bile yoktu; ancak ilk yayımlanan tanıtım materyalleri arasında yer alan, Ratched’ı canlandıran Sarah Paulson’un sarı döpiyesiyle fotoğrafı dikkatimi çekmeye yetmişti. Eylül ayında fragmanını gördüğümde kesinlikle izleyeceğime karar vermiştim. Başlamasıyla beraber, ortalıkta dolaşmaya başlayan eleştirilerin etkisinde kalmamak için koşarcasına izlemeye koyuldum ve iki gün içerisinde bitirdim (Bu durum dizinin kalitesine dair mi, yoksa benim takıntılı izleme alışkanlıklarım hakkında mı daha çok şey söylüyor sorusunu burada cevaplandıramıyoruz). Ardından, kendime söz verdiğim şekilde diziye ilham veren filmi de devirdim.

Şimdi, “Ryan Murphy formülü” hâline gelen klişelerin bayıklığından, zaman çizelgesinin tutarsızlığından bahsedebiliriz ya da Sarah Paulson’un bir oyuncu olarak değerinin yeterince bilinmediğine ilişkin bir tirat atabilirim, ama neyse ki bu yazının konusu belli: dizinin kostümleri. Bağlamı açıklamak için hafif spoiler’lar içerebilir, ancak fazla bir şey açık etmemeye dikkat edeceğim.

Dizi 1947 yılında geçiyor, yani kitabın çıkış yılını baz alacak olursak, Guguk Kuşu’ndaki hikâyeden on beş yıl önce. O sırada dünya ve moda tarihinde olup bitenler ise şöyle: 2. Dünya Savaşı yeni bitmiş, toplum “normale” dönmeye çalışıyor. Bunun öncesinde, savaş yıllarında erkeklerin orduya katılmasıyla diğer işkollarındaki eksikliği kapatmak (ve geçinmek) üzere kadınlar çeşitli alanlarda çalışmaya, işgücüne katılmaya başlamıştı. 1940’lı yılların başındaki kadın giyimi de çoğunlukla bunu, çalışan kadının pratik ihtiyaçlarını yansıtıyordu; daha önce kadın giyiminde yer verilmeyen pantolonlar ve tulumlar yaygınlaşmış, cepler gibi detaylar eklenmişti. Kullanışlılığı ön plana çıkaran bu anlayışın yanı sıra malzemede yaşanan ciddi küresel kıtlık, kıyafette kullanılan kumaş miktarını sınırlamış, ortaya sade bir tasarım anlayışı çıkmıştı.

Savaş sonrasında ise tasarımlar bunun tam tersi yönde ilerlemişti. Aslına bakarsanız tam olarak dizinin başlangıç noktası olan 1947, Dior’un “New Look” denen ve günümüzde “1950’ler modası” olarak anılan silueti ortaya attığı koleksiyonun çıktığı yıldı. Savaş döneminin kısıtlamalarına nispet yaparcasına bol keseden kumaş içeren eteklerin kalçayı dolgunlaştırdığı, göğsün sımsıkı yukarı, belin alabildiğine içeri ittirildiği hiper-feminen, pratiklikten de gayet uzak bir görünümdü bu. 1950’lerin ortasına dek, bu koleksiyonun verdiği ilham baskın olacaktı. Modanın ana akımında iki siluet vardı: Birincisi “New Look”, ikincisi ise neredeyse yürünemeyecek kadar dar etekler.

Dizinin anlatımında giyim o kadar büyük bir rol oynuyor ki, açıkçası zaman çizelgesi oluşturulurken moda tarihinin göz önünde bulundurulduğunu söyleseler pek şaşırmam. Diziyi bitirdikten sonra kendime söz verdiğim üzere filmi de izledim (fakat kitabı hiç okumadığımı da not düşeyim) ve neden böyle bir dizinin yapıldığını algılamam pek güç olmadı: Guguk Kuşu bir “erkekler kulübü” hikâyesi ve arka planda kalan kadın karakterler o kadar iki boyutlu ki, insan kendisini “Bu kadın şimdi ne hissediyor? Ne düşünüyor?” diye sormaktan alamıyor. Böylece hikâyede kilit bir nokta oynayan, fakat aynı zamanda bir noktalama işaretinden öte irdelenmeyen Mildred Ratched karakterinin kim olduğuna ve oraya nasıl geldiğine dair oluşan sorunun açlığından yola çıkıyor dizi.

Kostümleriyle öne çıkan dört kadın karakteri incelemeye, diziye adını veren ana karakterden başlıyorum. Yolda görüyoruz ilk kez Mildred’ı; bej, gömlek yakalı, kalem etekli elbisesi; bej bir pelerinin üstünde kırmızı R harfi broşu, kırmızı uzun eldivenler, kırmızı fular, yuvarlak köşeli cat eye güneş gözlükleri ve elbisesinin düğmelerine uyumlu küçük altın küpeler kıyafetinin renklerini barındıran bir şapkayla tamamlanmış, bitirici dokunuş olarak da kırmızı bir ruj eklenmiş. Mildred Ratched’ın bıraktığı ilk izlenim, her şeyin hataya yer bırakmayacak şekilde planlanmış olduğu. Çok geçmeden de bu sezgimde yanılmadığımı görüyorum; Mildred tuttuğu motel odasına yerleşmiş, ertesi gün giyeceği –o beni en baştan cezbeden– takımı dolabına itinayla asmış, bir yandan ayna karşısında iş görüşmesinde söyleyeceklerini prova ederken, diğer yandan bir moda dergisinden kopya çekerek, kıyafetiyle uyumlu sarı şapkasını hangi açıda takacağını tartıyor. Moda tarihi düşkünü olarak hayli hoşuma giden bu sahne, bir yandan da yapımın modayı ne kadar önemsediğini anlamadıysak diye gözümüze sokma işlevi görüyor, artık bahanemiz kalmadı.

Mildred, Ratched, 2020

Mildred’ı dizi boyunca çoğunlukla parlak renkli döpiyesler, uyumlu aksesuar ve şapkalar, tek bir sıra inci kolyeye görüyoruz, hep ama hep muntazam; ne yaşanırsa yaşansın saçının tek bir teli oynamıyormuş izlenimi veren bir kadın. Tabii gayet komplike saç modelleri birkaç farklı peruktan oluşuyor, yoksa Sarah Paulson çekimlerin büyük bölümünü kuaför koltuğunda geçirmek zorunda kalabilirdi.

Ratched, modayı ön planda tutan birçok yapımın düştüğü hataya düşmüyor ve her sahne için yepyeni bir kostümle karşımıza çıkmıyor; parçalar tekrarlanıyor, sarı takım ilerleyen bölümlerde başka bir şapkayla karşımıza çıkıyor. Günümüzde geçen yapımlarda dahi hayli gülünç kaçan her kareye yeni kıyafet huyu, 1940’lı yıllarda bilhassa gerçek dışı olurdu. Mildred Ratched’ın dışarıya mükemmel bir izlenim vermek için özenle inşa ettiği duvarı niteliğindeki görünümü, 1947 yılının hiper-feminen fakat muhafazakâr idealleriyle hayli örtüşüyor.

Mildred, Ratched, 2020

Cynthia Nixon’un canlandırdığı, Mildred’a olan ilgisini en başlarda belli eden Gwendolyn, valinin basın sekreteri. Mildred’a konrastla Gwendolyn en güncel trendleri takip etmekten ziyade, birkaç yıl öncenin modasını, sadeliğini tercih ediyora benziyor. Kahverengi tonlarını tercih ediyor, az aksesuar kullanıyor, şık ve ciddi. Karakteri iş saatleri dışında hep pantolonlarla görüyoruz. 1940’lı yıllarda kadınların pantolon giymesi çok daha yaygınlaşmış olsa da, genel kabule erişilmesine –hele politika alanında– daha onlarca yıl olduğundan bu dikkat çekici. Nixon canlandırdığı karakterin ve bu hikâyenin önemini, “queer karakterlerin, tarihin silinmiş oldukları kısımlarına tekrar eklenmesi” olarak açıklıyor. Kendisi ve Sarah Paulson’ın, queer kadınları canlandıran queer kadın oyuncular olması da cabası; “Bu pek sık gerçekleşen bir şey değil” diyor. 

Gwen, Ratched, 2020

Kostüm tasarımını özellikle eğlenceli bulduğum bir karakter de Amanda Plummer’ın canlandırdığı Louise. Louise, hayatının zirvesini 1920’li yıllarda flapper gençliğinde yaşamış ve o zamanları tam olarak geride bırakamamış alkolik bir karakter. Saç kesiminden püsküllü kıyafetlerine, stili de başarılı bir şekilde bu dönemi yansıtıyor. Kendini en iyi hissettiği ve özdeşleştirdiği dönemin modasını kişisel olarak benimsemiş bu karakter çok anlamlı bir detay ve diziyi türdeşlerinin zaman zaman düştüğü “1947 sonbahar-kış koleksiyonu kataloğu” gibi görünme tuzağından kurtarıyor.

Louise, Ratched, 2020

Son olarak Lenore Osgood karakterini ele almak istiyorum, zira bu dizinin kostümlerinden bahsedip onu dahil etmemek, işlemeye niyetli olmadığım bir suç. Lenore abartılı bir lüksü temsil ediyor; hayatı boyunca gezmeye, birçok farklı kültürü görmeye ve gittiği yerlerden topladığı zenginliği şahsının, yaşam alanının ve omzunda gezdirdiği maymununun her köşesinde sergilemeye ant içmiş. Egzotize eden ve oryantalist bir lüks bu. Sharon Stone’un canlandırdığı karakter otoriter, hatta dediğim dedik ve ilgi odağı olmayı sadece sevmekle kalmayıp, bundan aşağısını kabul etmeyecek biri. Kostümleri ipeklerden kürklere, narin işlemelere, her seferinde birbirinden farklı çizgide seyrediyor ve asla göz ardı edilemeyecek bir ihtişam ortak paydasında buluşuyor.

Lenore, Ratched, 2020

Ratched genele bakıldığında hem dönemin inceliklerini hem de karakterlerin nüanslarını yansıtmayı başarmış bir yapım. Dizinin genel estetiği ve anlatımıyla uyumlu bir nebze karikatüristik, biraz da fazla mükemmel olan kostümleri göze hitap etmekte hiç kusur işlemiyor.

dizi, Eda Çakmak, Kurgu Kostüm Kıyafet, moda, Netflix, Ratched