HOLLANDA’DA TASARIM
Delft Blue to
Denim Blue

Bazen, bir kitabın daha ilk cümlesini okuduğunuzda mest olursunuz. Bu belki bir romandır, ya da bir şiir kitabı, üslubunun sizi derinden vuracağı öylesine bellidir ki üç saniye geçmeden içinizin derinden titrediğini duyarsınız… Ya da belki tez yazarken kullandığınız kaynak kitaplardan birisi, sizin aylardır anlatmaya çalıştığınız ama dilinizin dönmediği o kavramı tek bir cümleyle o kadar iyi anlatmıştır ki gözyaşlarınızı tutamazsınız. Benimse Delft Blue to Denim Blue kitabına başlarken göz pınarlarımı sızlatan, şu cümlelerdi:

“[Bu kitap] 2008’den 2013’e kadar süren beş yıllık bir araştırma projesine dayanıyor. Hollanda Bilimsel Araştırma Kurumu’nun cömert fonu sayesinde hayata geçirilen ‘Kültürel Dinamikler’ adındaki geniş bir projenin parçası.”

Eğer siz de benim yüksek lisansımı yaptığım, giyim ve modayla ilgili kuramsal yaklaşımları ele alan “moda çalışmaları” gibi kimsenin bilmediği bir alanda çalışıyorsanız, alanınızda yürütülen bir çalışmanın adında “bilimsel araştırma” geçen bir kurum tarafından bunca ciddiye alındığını ve desteklendiğini görmenin üzerinizde yaratacağı zafer duygusuna dair bir empati kurabilirsiniz.

Delft Blue to Denim Blue:
Contemporary Dutch Fashion,
Anneke Smelik ed.,
I.B. Tauris & Co. Ltd., 2017

Delft Blue to Denim Blue: Contemporary Dutch Fashion kitabı, “Hollandalılık” olgusunu, moda tasarımı ile ilişkisi üzerinden, moda tasarımını ilgilendiren birçok açıdan inceleyerek konumlandırma çabasının meyvesi. Kitap adını, en ‘Hollandalı’ şeylerden biri olan Delft mavisiyle Hollanda’nın yakın dönemde gelişen denim endüstrisinin mavisi arasında kurulan bir kelime oyunundan alıyor. Bir imge olarak Delft mavisinin seçiminde incelikli bir kavramsal ironi var. Bu çok ‘Hollandalı’ imgenin doğum yeri, aslında Hollanda değil, Çin. “Şeylere” atanmış milli kimliklerin eleştirisini içeren söz konusu ironi, bilinçsiz bir tesadüf değil.

300 sayfaya yakın hacmi ve hem içerik hem de büyük, kuşe kâğıt sayfalarının somut ağırlığıyla kitap, işlenmedik konu bırakmamaktan başka kusur işlememiş. Giriş bölümünde, kitapta karşımıza çıkacak kavramlar bütün kuramsal derinliğiyle sunularak sağlam bir kavramsal altyapı oluşturuluyor. Takip eden 13 bölümde ise, Hollandalı kimliğiyle bütün bu kavramlar arasındaki bağlantı farklı yazarların farklı bakış açılarıyla inceleniyor ve örneklendiriliyor. Bu açıdan kitap, moda kuramını Hollanda özelinde ele alsa da konuya giriş yapmaya hevesli bir okur için hayli aydınlatıcı bir kaynak.

Kitabın da editörü olan Anneke Smelik’in yazdığı “Hollanda Modasının Paradoksları”1 başlıklı giriş bölümünde ele alınan temel kavramlardan biri, toplumsal kimlik. Oldukça “kaygan” olarak betimlenen bu kavram çeşitli bakış açılarından, kitlesel ve bireysel olarak ele alındıktan sonra kitabın amacının toplumsal kimliğin tüketimle, özellikle de ‘moda tüketimi’ ile olan ilişkisini ele almak olduğunun altı çiziliyor. Hollanda modasının yükselişinin kısa bir özeti verilerek kitapta ele alınacak yakın tarihin bir krokisi çıkarılıyor. Daha sonra, modayla Hollandalılık kavramının ilişkisi, Hollandalılıkla özdeşleştirilmiş imgeler olan takunya ile lalenin yanı sıra ülke coğrafyasının önemli özelliği su kanalları ve setler üzerinden inceleniyor. Bir milletin toplumsal kimliğinin moda üzerinden tanımlanmasının karmaşık dinamiklerinin ardından, giriş bölümünde son olarak —bir hayli birbirine girmiş bulunan— “yerel” ve “küresel” kavramları üzerinde duruluyor.

Delft Blue to Denim Blue, daha geniş bir projenin parçası olduğu için, kitaba katkıda bulunanlar 5 sene boyunca bir iki ayda bir buluşarak bireysel araştırmalarının kendilerini getirdikleri yeri birbirleriyle paylaşmış ve gittikleri yönü beraber çizmişler. Bu sebeple, ortaya çıkan kitap ayrı ayrı makalelerin bir toplamı olmaktan ziyade, kolektif bir çalışmanın meyvesi.

Kitap, üç ana bölüme ayrılıyor: “Hollanda Moda Kültürü”, “Hollandalı Marka ve Tasarımcılar”, “Yeni Perspektifler.” “Hollanda Moda Kültürü” ana başlığının ilk metni “Topuklu Takunyalar: Hollanda Kültürel Mirası ve Moda.”2 José Teunissen bu bölümde Avrupa’nın iki küçük ülkesi Belçika ve Hollanda’nın moda ile ilişkisini karşılaştırarak inceliyor. Bu karşılaştırma, ne olduğu ve olmadığıyla Hollanda modasını tanımlayabilmek için akıllıca bir strateji ve varılan sonuç Hollanda modasının “kavramsal ve modernist” olduğu, köklerinin Hollanda tasarımına ve demokrasi, dayanışma ve eşitlik kültürüne dayandığı. Takip eden bölümde “Hollanda Moda Endüstrisinin Ana Hatları”3 başlığı altında Michiel Scheffer 1950’li yıllardan itibaren Hollanda’da tekstil ve giyim sektörünün tarihinin özetliyor.

Delft Blue to Denim Blue

Bu başlığın altında yer alan üçüncü bölüm olan “Başkaları İçin Giyinme: Hollanda Dergilerinde Moda Söylemi”4 metninde ise, Maaike Feitsma’nın son 50 yılın Hollanda moda ve kadın dergileri arşivlerinde gerçekleştirdiği söylem analizinin sonuçları yer alıyor. Bu analizin ortaya koyduğu birinci sonuç, II. Dünya Savaşı sonrasında Hollanda dergilerinde gösterişe karşı burun kıvıran bir tutum olduğu ve kullanışlı olmanın çok daha fazla el üstünde tutulduğu. Araştırmanın bir ikinci çıkarımı ise, Hollanda moda sektörünün yükselişine rağmen, Hollanda moda ve kadın dergilerinde 1990’lı yıllara kadar yerli tasarımcılara yer verilmemiş olması.

Anneke Smelik, Daniëlle Bruggeman ve Maaike Feitsma’nın kaleme aldığı “Canlı Renkler: Yerelden Küresele Yolculuk ve Geri Dönüş”5 başlıklı bölüm, Hollandalı tasarımcıların canlı renklerle ilişkisini inceliyor. Moda sektöründe Hollandalılık olgusunu inceleyen “Hollanda Moda Kültürü” ana başlığındaki son bölüm, Anneke Smelik’le Maaike Feitsma’nın ortak çalışması “Hollandalı Denim: Yapım Aşamasında Bir Efsane.”6 Bu makale, ülkenin —başkenti Amsterdam olmak üzere— bir “denim ülkesi” olarak konumlandırılmasının dinamiklerini inceliyor.

Kitabın ikinci ana başlığı “Hollandalı Marka ve Tasarımcılar,” belli markalara derinlemesine eğilen vaka incelemelerini içeriyor. Bunlardan birincisi olan “Van Gils: Bir Yaşam Tarzı Tasarlamakla Takım Elbiseler Arasında.”7 Anja Köppchen bu bölümde, hayli başarılı olmasına rağmen 1990’ların başında iflas eden ve bunun üzerine kendisini baştan yaratan erkek giyim markası Van Gils’in hikâyesini ele alıyor. Yine Köppchen’in kaleme aldığı bir sonraki bölümde ise, hayli başarılı bir 30 yıldan sonra iflasını ilan eden ve 2015 yılında Türkiyeli Eroğlu Holding tarafından satın alınan Mexx markasının hikâyesi inceleniyor. “Mexx: Küresele Erişen Bir Hollanda Markası,”8 “yerel” moda kavramının —markanın Hint göçmeni kurucularıyla, neredeyse 10 yıl boyunca üretim merkezinin Hong Kong olması arasında— bulanan sınırlarını araştırıyor.

“Mac&Maggie’den ¯CoraKemperman’a: Üretim ve Tüketimde Başarılı Ortak Kreasyon”9 bölümünde Anneke Smelik, Anja Köppchen ve Constantin von Maltzahn, tasarımcı Cora Kemperman’ın belirgin tarzının, markanın üreticiler ve tüketicilerle kurduğu derin bağdan doğduğunu savunuyorlar. Kariyerine satın almacı olarak başlayan tasarımcının kendi adını taşıyan markası, üreticileriyle kurduğu uzun süreli işbirliği ve müşterileriyle kurduğu bireysel iletişim sayesinde kendisine bir yer edinmişti.

Delft Blue to Denim Blue,
fotoğraflar: Manifold

Constantin von Maltzahn’ın “Vanilia: Hollanda Usulü Lüks Moda”10 metni, bir zamanlar abiye ve iş giyimi üreticisi olan Vanilia’nın, sektörün talepleri doğrultusunda bir marka ve ürün kimliği arayışına gitmesini takip ediyor. Von Maltzahn’ın bir sonraki bölümde incelediği Hollanda markası ise Spijkers en Spijkers. “Spijkers ve Spijkers: Üstün Kesim”11 bölümünde, tek yumurta ikizi olan tasarımcıların, tasarım ve üretim kısmını kolaylıkla hallettikten sonra pazarlama alanında tökezlemelerini tanınmış lüks markalarla işbirliğine giderek aşmalarını ve uluslararası üne ulaşma süreçlerini mercek altına alıyor.

Kitabın üçüncü ve son ana başlığı “Yeni Perspektifler”, modanın fotoğraf, sanat ve teknoloji alanlarına dikkati yöneltiyor. Daniëlle Bruggeman, “Hollanda Moda Fotoğrafçılığı: Sıvı Bedenler, Akışkan Yüzler”12 bölümünde Hollandalı fotoğrafçıların beden, giysiler ve kimliklerle nasıl oynadıklarını inceliyor. Yazar, bir sonraki bölümde Hollanda’nın uluslararası üne sahip moda ikilisi Viktor&Rolf üzerinden sıradışı bir moda okuması gerçekleştiriyor. “Yeni Maddi Estetik Olarak Moda: Viktor&Rolf Örneği”13 bölümünde Bruggeman, modanın kimliği aktaran bir dizi kodlar, işaretler ve anlamlar dizisi olduğu anlayışını modanın somut, maddi gerçekliğiyle, bedenle iletişimiyle harmanlayarak anlamlandırıyor. Anneke Smelik’in kaleme aldığı kitabın son bölümünde, “Cybercouture: Pauline van Dongen, Iris van Herpen ve Bart Hess Tasarımlarında Son Moda Teknoloji”14 başlığı altında modayla teknolojinin ilişkisi araştırılıyor. Moda tasarımında teknolojinin kullanımı ile beden üzerinde faaliyet gösteren giyilebilir teknolojilerin kesişiminde önde giden Hollanda’nın alandaki çalışmaları ele alınıyor.

Hollanda’nın —uluslararası hızlı giyim markası C&A’dan Anouk Wipprecht gibi genç ve yenilikçi tasarımcıya— birçok ismini makale aralarında yer verilen profiller ile tanıtan kitap, makalelerde incelenen ve bahsi geçen tasarımcılara bu isimlerin eklenmesiyle ülke tasarım coğrafyasını büyük ölçüde kapsamış. Hollanda modasını, moda çalışmalarının birçok alanı ve açısı üzerinden ele alan kitap, sadece ülkenin moda tarihine dair derinlemesine bir kaynak olmakla kalmayıp, moda hakkında düşünmeye meraklı zihinler için hayli tempolu bir beyin jimnastiği olasılığı yaratıyor. Her bölümünün samimi bir merakın ürünü olduğu açık olan kitap, okuru da yıllarını bu araştırmaya adamış yazarların heyecanına katıveriyor.

1. “Introduction: The Paradoxes of Dutch Fashion”

2. “Clogs on High Heels: Dutch Cultural Heritage and Fashion”

3. “Contours of the Dutch Fashion Industry”

4. “Don’t Dress to Impress: Fashion Discourse in Dutch Magazines”

5. “Vivid Colours: From the Local to the Global and Back Again”

6. “Denim Goes Dutch: A Myth-in-the-Making”

7. “Van Gils: Between Designing a Lifestyle and Making Suits”

8. “Mexx: a Dutch Brand with Global Reach”

9. “From Mac&Maggie to ¯CoraKemperman: Successful Co-Creation in Production and Consumption”

10. “Vanilia: High-Street the Dutch Way”

11. “Spijkers en Spijkers: A Cut Above”

12. “Dutch Fashion Photography: Liquid Bodies and Fluid Faces”

13. “Fashion as a New Materialist Aesthetics: The Case of Viktor&Rolf”

14. “Cybercouture: The Fashionable Technology of Pauline van Dongen, Iris van Herpen and Bart Hess”


“Hollanda’da Tasarım” dizisi Hollanda Başkonsolosluğu Kültür Fonu’dan destek almıştır.

Delft Blue to Denim Blue, Eda Çakmak, Hollanda’da Tasarım, kitap, moda