Werner Herzog,
Woyzeck, 1979,
kaynak: Centro Pecci

Wax
Woyzeck

Werner Herzog’un filmleri (özellikle de o büyük on yılı, 70’leri) içinde Woyzeck’in yeri, genel itibaryıla Herzog’a özgü olduğu söylenebilecek bir figürün bir başka ve nevi şahsına münhasır bir çeşitlemesini sunması vasfıyla özeldir: Vizyoner. Gerçekten, Herzog’un filmografisinde bu figür kendini sürekli öne sürmeyi, neredeyse taciz edici bir sıklıkta kendini göstermeyi kesmez: Aguirre, der Zorn Gottes’ta aranan Yeni Dünya, Fitzcarraldo’da tahayyül edilen opera binası. Her hâlükârda, Herzog’un karakterleri vizyonlarla mest olup kendinden geçmeleriyle tanınacaktır; onları (ve dolayısıyla Herzog’u) tanınır kılan budur. Kendilerini kontrol edemiyorlarsa, neden, farkına varmaksızın ve dengelerini yitirecek denli bir vizyonun büyüne kapılmış olmalarıdır. Bu açıdan Woyzeck de pek tabii bir istisna oluşturmayacaktır: Bir hor görülmeler, küçük düşürülmeler silsilesi sonucunda, son dem ya da “bardağı taşıran son damla” olarak sadakatsizlik, Woyzeck’i, nabzı doğayla, cennetin değil cehennemin ana modeli, prototipi olarak doğayla özdeşleştirir ve onu “cinayet”e iter. Yeri dinler, kan döker ve sonunda ölüp gider Woyzeck, vizyonunda çözülerek; her Herzog karakteri gibi, ama kendince. O hâlde soruyoruz: Wax’te Herzog’un bu filmini konuşmayacaktık da hangisini konuşacaktık? Bullet’lar:

  • Teatral blocking.
  • Uyarlama mantığı.
  • Monologların anlamı.
  • Doğa, deli, dünya.
  • Dekupajın lağvı.
  • Herzog’un dışlanmışları ve Büchner’inkiler.
  • Şiir ve cinayet. 

Podcast Türkçe ve süresi 25:36

bölüm kapak tasarımı: Berk Özalp

Berk Özalp, film, Georg Büchner, Hasan Cem Çal, podcast, sinema, Wax, Werner Herzog, Woyzeck