Yeşim Ustaoğlu,
Tereddüt, 2016,
kaynak: Orta Koltuk

Wax
Tereddüt

Yeşim Ustaoğlu’nun Tereddüt’ü iki ayrı dünyada yaşıyan, yolları fırtınalı bir gün sonrasında kesişmeye meyleden, denize bakaduran iki kadına dair bir film. Esasında çift taraflı bir bekleyişin filmi. Karakterlerin temaşa ettiği şeyin ufuk ya da ufuk çizgisi olduğu, kaçmanın, gitmenin, ayrılmanın arzulanan bir şey, hatta yegâne şey hâlini aldığı, kıstırıldıkları dünyadan kaçmak isteyen figürler hakkında. Eğer ki film denizi kendi mekânının sınırı olarak atıyorsa, temaşa edilen olarak filmde konumlandırılıyorsa, neden biraz da bu; denizin “öte”yi, “buradan ötedeki”ni imlemesinden. Her ne kadar bir melodrammış gibi gözükse de, daha ziyade melankolik bir film Tereddüt. Hikâyesi bir şehirde geçmesine karşın sanki bir adada geçiyormuş hissi veriyor; filmin sınırı anlatı değil de karayı kesen su yani denizmiş gibi. Bir nevi deniz çağırıyor kadınları filmde; ağırlıklarından kurtulacakları, onları taşıyacak, engin, derin, açık bir mekân olarak. Bu anlamda da film daha en baştan bir motifle, leitmotifle sarıp sarmalanmış hâlde, vaziyette, zaten onu özel kılan da bu; yani bu motifi, leitmotifi hem fiziksel (film mekânının sınırı olarak deniz) hem de zihinsel (kadınları gören/yapan kılan fırtına) bir yankıya sahip hâle getirmesi. Wax’te bu filmi konuşma isteğimiz de bu nüanstan geliyor işte. Türk sinemasında az görülen bu “duyarlılık”tan. Konu başlıkları şöyle:

  • Fırtınanın anlamı.
  • Denize bakmak.
  • Tatminsizlik ve korku.
  • Psikoloji ve çokluk.
  • Rüya sekansları.
  • Duygu yelpazesi.
  • Melodram ve baskı.

Podcast Türkçe ve süresi 24:10

bölüm kapak tasarımı: Berk Özalp

Berk Özalp, deniz, fırtına, film, Hasan Cem Çal, podcast, sinema, Tereddüt, Türk sineması, Wax, Yeşim Ustaoğlu