Derringer

Gail Collins’in adına ilk kez nerede rastladım şimdi hatırlamıyorum. Herhalde Cream’in Disraeli Gears albümünün açılış parçası olan “Strange Brew” şarkısının yanı başında… “Eric Clapton, Gail Collins, Felix Pappalardi” imzalı, hâlâ pek sevdiğim bir şarkıdır kendileri. Ama muhtemelen o zaman “kim bu Gail?” diye sormamışımdır. Daha sonraları Mountain grubunun parçalarında Felix Pappalardi ile ortak imzasını görünce merak etmiş, Gail Collins’in peşine düşmüşümdür. Bu sorumun cevabını aradığım zamanlar internet filan yok, bilgileri bulmak da kolay değil. Kitap, ansiklopedi karıştırmak gerekli. Neyse uzatmayalım, sonunda anladım ki Gail Collins Felix Pappalardi’nin karısıdır ve şarkıların sözlerini yazmaktadır. Mountain ise sevdiğim bir gruptu, hâlâ da öyle. Hard rock’ın öncülerinden… Solistleri dev cüsseli Leslie West’e gönderme aslında Mountain adı. Zaten grubun ismi de, Leslie West’in ilk albümü Mountain’dan geliyor. Pappalardi grubun beyni, prodüktörü, şarkı yazarı, bas gitaristi…

Mountain, kaynak: juicyjaila

Neyse biz yine Gail’e dönelim. Daha doğrusu Pappalardi ile Gail’e. Hikâyeleri birlikte yazılı çünkü. Pappalardi 1939, Gail ise 1941 doğumlu. Gail daha önce evlenmiş ve iki çocuğu var. Boşandıktan sonra 1964 yılında Pappalardi ile tanışmışlar. Felix Pappalardi müzik sanayiinde etkin bir isim. Joan Baez, Cass Elliot, Buffy Sainte-Marie, Richie Havens, John Sebastian, Devil’s Anvil gibi isimlerle çalışmış. Youngbloods’ın ilk albümünün prodüktörlüğünü yapmış. Cream ile tanıştığında Gail ile sevgililer. O da albüm çalışmalarına katılmış. Söz ettiğim gibi söz yazmış. Çift 30 Mayıs 1969 tarihinde de resmen evlenmiş.

Felix Pappalardi ve Gail Collins
(sağdaki ikili) evlenmeden hemen önce, kaynak: Alchetron

Cream’den sonra, Felix’in kurucusu olduğu Mountain topluluğunun çalışmalarına Gail Collins de aktif olarak katılmaya başlamış. Birçok şarkının sözlerini yazmış, bazılarının melodilerinin ortaya çıkışında da payı olmuş. Öte yandan albümlerin kapaklarını ve içlerine konan resimli broşürlerin desenlerini çizmiş. Mountain’ın solisti Leslie West ise Gail’i hiç sevmemiş. Onun her işe burnunu sokmasından, topluluğu kontrol altına almaya çalışmasından şikâyet ediyor röportajlarda. Mountain’ın Climbing! albümünün kapağındaki resimde, Gail’in bizzat kendisini çizdiğini de iddia ediyor. Sanatçı o değil mi, yapar mı yapar!

Mountain, Climbing!, 1970,
kaynak: Discogs

Açık evliliğin mahsulleri

Mountain’ı bırakıp bizim çifte dönelim. Felix ile Gail’in kendi deyimleriyle ‘açık evlilik’leri de öyle pek kolay yürümez. Örneğin Felix, 1971 yılında Sounds dergisine “Ben ve yaşlı kadınım kavga ediyoruz, ama bundan hiç bahsetmiyoruz, sonunda işler hep düzeliyor” der. 1970 yılında çift Massachusetts’de Nantucket adasına taşınırlar. Bu ada bir zamanlar balina avcılığının merkezi olarak ün yapmıştır. Adanın hikâyesi, Mountain’ın, sözleri elbette Gail tarafından yazılan (ve albüme de adını veren) “Nantucket Sleighride” şarkısına da yansımıştır. (Bu deyim zıpkınla yaralanan balinanın avcıların teknesini sürüklemesini anlatır.) Alümün kapağındaki resim Gail tarafından aslında yağlıboya olarak 1966 yılında yapılmış, albüm kapağına bir bölümü taşınmış. Gail albüm için hazırladığı broşürde hem topluluk üyelerinin desenlerini çizmiş hem de şarkı sözlerini el yazısıyla kâğıda geçirmiş.

Mountain, Nantucket Sleighride, 1970, kaynak: juicyjaila
Gail Collins’in
Nantucket Sleighride için
hazırladığı broşürde kullandığı
desenleri

Mountain’ın davulcusu Corky Laing, yıllar sonra yapılan bir röportajda, Pappalardi’nin Nantucket’a taşındığı dönemde müzikle ilgisi açısından geri bir adım attığını, ortaya çıkan boşluğu da uyuşturucu, seks ve silahlarla doldurduğunu söyler. Pappalardi adada Rolls Royce ile dolaşmakta ve telefon direklerine ateş etmektedir. Hatta zaman zaman evinin tavanında da delikler açmaktadır. Corky, uyuşturucu kullanımında Gail’in de Felix’den aşağı kalmadığını belirtmeyi unutmaz. Felix Pappalardi’nin bu fırtınalı yaşama rağmen müzikle ilişkisi devam eder aslında. 1975’de Japon topluluğu Creation ile birlikte bir albüm yaparlar: Felix Pappalardi & Creation… Gail bu albümdeki bazı şarkıların sözlerini de yazar.

Mountain, Flowers Of Evil, 1971
ve
Twin Peaks, 1973,
kaynak: Discogs

1982 yılında Pappalardi ailesi artık Manhattan’a taşınmıştır. Felix, 27 yaşında genç bir şarkıcı olan Valerie Merians ile yaşamaya başlar. Hatta onun için bir şarkı bile yazdığını öğreniriz. Belli ki bu beraberlik yeni ufuklara doğru hızla gitmektedir. Gail Collins, ‘açık’ olarak konumlanmış da olsa evliliğinin sarsılmaya başladığını artık anlamıştır.

Derringer öyküye nasıl girdi?

Tarih 17 Ağustos 1983, sabah çok erken.
Gail Collins Pappalardi: [911 çağrı transkripti] Kocamı öldürdüm … Bunu istemedim.
Operatör [911 aramasının karşılığı]: Bunu nasıl yaptınız?
Gail Collins Pappalardi: [911 çağrısı transkripti] Öfke ile ... Ama, ah, kasıtlı değil, asla, asla, asla.

İşte bu çağrı üzerine Pappalardilerin Manhattan’daki evine gelen polis, Felix’i yatakta ölü olarak bulur. Collins, kocasının aylar önce ona verdiği 38 kalibrelik gümüş bir Derringer ile Felix’i boynundan vurmuştur. Gail silahın, Felix ona nasıl kullanacağını gösterirken, kazayla ateş aldığını söylemektedir. Sabahın o saatinde yatakta niye silah kullanma provası yaptıkları ise meçhul!

38’lik kalibrelik Derringer

Gazeteler bu ilginç ölümün peşine düşer. Gail Collins’in o sabah polisi aramadan önce avukatını aradığını ve 911’e telefon ettikten hemen sonra da evlilik cüzdanlarını parçaladığını yazarlar. Gail, ikinci derece cinayetten yargılanmaya başlanır. Savcılar onun yıllardır silah taşıdığına dair kanıtlar sunmaya çalışır. Tanıklar Gail’in silahlar hakkında kocasından yeteri kadar ders aldığını ileri sürer. Mountain’ın davulcusu Corky Laing’in eşi Frances, Gail’in silahını çantasında taşıdığını ve bununla gurur duyduğunu söyler. Hatta Felix’le bir parkta sohbet ederken, onları gören Gail’in daha sonra gelip “kocamla etrafta dolanmayı bırakmalısın yoksa beynini uçururum” diye kendisini tehdit ettiğini bile açıklar. Savcılardan Barden, mahkemede cinayet silahını, yani gümüş Derringer’i Gail’in önüne koyar. Collins tabancaya bakar ve bağırır: “O silaha dokunamam. Yapamam. Buna dokunamam.” Ardından başını ellerinin arasına alarak ağlamaya başlar. Corky Laing yıllar sonra duruşmaları anlatırken “Derringer, Gail’in savunmasının anahtarıydı,” der. “Avukatı, Felix’in silahı Gail’in korunması için ona verdiğini kanıtlamaya çalışıyordu.”

Gail Collins duruşmada,
desen: Ida Libby Dengrove, 1984,
kaynak: Virginia Üniversitesi
Hukuk Fakültesi Arşivi

Mahkemenin sonunda jüri Gail’e inanır. Birkaç jüri üyesi onun için ağlar. Altı erkek ve altı kadından oluşan jürinin dört üyesi beraat kararı verir. Sonunda Gail Collins ikinci derece cinayetten beraat eder ve ihmal yüzünden cinayetten suçlu bulunur. Hâkim Collins’i dört yıl hapse mahkûm eder. Gail iki yıl hapiste yattıktan sonra 30 Nisan 1985 tarihinde ‘şartlı tahliye’ ile serbest bırakılır.

Gail’in öyküsünün sonrası

Gail Collins’in hapisten sonraki yaşamı başlangıçta hayli karanlıkta kalır. Onun nerede olduğu, rock çevrelerinde spekülasyon konusu olur. Mountain grubunu yaşatmayı sürdüren Leslie West ve Corky Laing gazetecilerin sorularını cevaplandırır. Corky Laing: “Gail ile ilgilenme modası geçti. Kimse onu tanımıyor artık. O gitti.” der. Leslie West: “Az önce Cream albümlerinin teknisyeni Tom Dowd ile konuştum, Gail’in intihar ettiğini duymuş. Ama bunu asla doğrulayamadım.” diye ekler. Corky Laing: “Meksika ya da Güney Kaliforniya’ya gittiğini orada kendini astığını duydum.” Leslie West: “Tavsiyemi mi istiyorsun? Karına bir elmas yüzük, güzel çiçekler, fiyakalı bir sutyen al. Ama sakın silah alma!”

Bu intihar söylentilerine rağmen, Gail Collins’in öldüğü asla resmen açıklanmadı. Yıllar sonra gerçekler açığa çıktı. Gail, 1985’te serbest bırakıldıktan sonra bir süre Manhattan adası çevresinde yaşamıştı. 1990’larda San Francisco’daki Golden Gate Köprüsü’nün hemen karşısında bir sahil evi kiraladı. Ayrıca Vancouver’da görüldü. 2005 yılında Meksika’da Guadalajara’nın hemen güneyinde, Chapala gölünün kenarındaki Ajijic’e taşındı. Ajijic, 1960’lı yıllardan itibaren Kanadalılar ve Amerikalılar için popüler bir yerdi. Hippilerin de buraya özel bir ilgileri vardı.

Gail için ortadan kayboldu demek pek doğru olmaz. Lakin şartlı tahliye edildikten sonra göbek adı olan Delta’yı kullanmaya başladığı görüldü. Chapala gölünün panoramik manzarasına sahip bir tripleksin en üst katında 400 dolarlık bir daire kiraladı. Çok az ziyaretçisi vardı ve bu şekilde yaşamayı seçmişti. Rock geçmişine bir sünger çekmiş, boncuklu mücevherler tasarlamakta ve giysilerle uğraşmaktaydı. Başta, arkadaşı Pearl’ünki olmak üzere tasarım mağazalarında yarı zamanlı çalıştı. Buralarda kendi koleksiyonlarını da pazarlıyordu.

Aslında Meksika’ya taşınması tutulduğu kanser hastalığına bir çare bulmak içindi. Burada deneysel tedaviler yapan bir merkeze devam ediyordu. Ama amansız hastalıktan kurtulamadı. 6 Aralık 2013 tarihinde dairesinde ölü bulundu. Komşusunun söylediğine göre, vasiyetine uyularak getirilen bir veteriner Gail’in üç kedisini uyutarak öldürmüş, daha sonra kediler ve Gail birlikte yakılmışlardı. Bu gerçek miydi, bilemiyorum. Ama belli ki adı etrafındaki efsane ölümünden sonra bile sürüyordu.

Gail Collins, Gökhan Akçura, Mountain, müzik, popüler kültür, rock