Piksel Piksel Aileler

0.

On iki yıl önce, kendine Furry Girl diyen bir amatör porno modeliyle email vasıtasıyla mülakat yapmıştım.1 İşin bel altı kısmı bir yana, söz konusu kadın insanlığın soyunun kurumasına katkıda bulunmak için fallop tüplerini düğümlettiğini söylemişti. Çünkü, siyaseten insanlığın soyunun kurumasının dünya için, evren için ve hatta insanlık için bile daha iyi olduğunu düşünüyormuş. Geri dönüşü olmayan bir doğum kontrol yöntemi olarak görünse de, aslında bunun altında radikal bir siyasetin olduğu açık. Çünkü ‘insan’, dünya için kötüdür. İyi insanın görevi de, intihar etmek değil ama gelecekteki doğmamış çocuklarına ötanazi uygulamaktır. Radikal ama pek de ikna edici değil.

“Sınıfsal Samanyolu”nda2 anlatmaya çalıştığımsa bunun tam tersi: İnsanlığın bekası için, ciddi ciddi uzun vadede, ama gerçekten uzun vadede, neler yapmak gerektiğini düşünmeye başlamalıyız. Bırakın yumurtalıkları kesip atmayı, her birimizin kaç çocuk sahibi olma ödevi olduğunu tartışmalıyız.

Bu yazıda bu iki uç arasında kaybolanlarımız için teknolojinin nasıl fayda getirebileceği üzerine düşüneceğim. Çünkü, orta yolcu olmak dışında bir çözüm aramak hem eğlenceli hem de faydalı bir düşünce deneyi.

1.

Çözümü şimdiden açık edeyim. Teknolojinin üremeye, aile kurmaya, çoğalmaya yönelik sunduğu katkıyı kimlik politikalarına değil, eşitlikçi bir toplum kurabilmeye kanalize etmemiz gerekiyor. Bu eşitlikçi toplum için gerekli teknoloji şimdiden mevcut.

Teknolojinin bu meseleye ilk katkısı, eş bulma/çöpçatan [dating] siteleridir. Bu siteler, türlü türlü algoritma ve büyük veri kullanarak insanları birbirine eşleştirmeye çalışır. Bu siteleri kullananlar da türlü türlü bilgi sağlayarak, sistemin kendilerine en iyi eşi/partneri bulmalarına yardımcı olurlar. Toplumcu açıdan buradaki kritik nokta, insanların bu sitelere verdikleri verilerin insan ilişkilerine ve insan iletişimine dair türlü türlü done ve şaşırtıcı sonuçlar vermesi —bunları daha önce bu mecrada anlatmıştım.3

Eş bulma sitelerini topluma yaymanın kadın özgürleşmesinde de, toplumsal yapıda dışlanmış azınlıkların (benim terminolojim değil bu) eş bulma meselesine daha rahat dahil olmasını sağlamada da eşsiz katkılar sunacağını düşünüyorum. Buna en büyük delilim, özelleşen çöpçatan siteleri: Artık cinsel hastalığı olanlar, ‘yaşı geçmişler’, tek amacı cinsellik olanlar ya da aseksüel ve platonikler için bile ayrı ayrı siteler var. İtirazınızı duyar gibiyim. Nihayetinde bu sistemleri kullanmak için en azından ortalama seviyede internet bilgisine ve erişimine sahip olmak, yer yer de biraz para harcamak gerekiyor. Bu aslında güncel veriler ışığında sorun değil, çünkü sosyal medyanın çeşitli çeşitli saçmalıkları, son model telefonlar falan toplumun her kademesine kadar yayılmış artık. Bu durumda, en azından teknolojik olarak, adil ve hakkaniyetçi bir çöpçatan sisteminin de yayılma şansı olduğu gerçekçidir. Diğer bir deyişle, tersten bakalım, eğer bu sistemler toplumun her kademesine yayılamıyorsa, bunun nedeni teknolojik değil, bizim memlekette, muhafazakârlık ve siyasal İslam’dır. Bu iki başat faktör, teknoloji istediği kadar izin versin, eşitlikçi çöpçatanlığın kentli, eğitimli, orta-üst sınıfın bir eğlencesi olmanın ötesine geçmesine engel oluyor. Teknoloji topluma yaygın bir şekilde yayılmış olsa da, siyasal İslam kökenli ideoloji teknolojinin eşitlikçi ütopyasını, her zamanki gibi, ortadan kaldırıyor.

İkinci katkı, teknolojinin çocuk yapmanın biyolojisine sunduğu fayda. Tüp bebekten tutun da embriyo, kordon kanı ve yumurta dondurmaya dek türlü türlü yöntemi kastediyorum. Bunun sınıfsal ve iktisadi bir ayrıcalık olduğuna değinmeye gerek bile yok. Bu ayrımcılığın kökenleri ve sebepleri bu yazının kapsamı dışında —neo-liberal ekonomik politikalar ve artan gelir adaletsizliği falan filan. Yine de, öyle ya da böyle, artık kadın erkek ya da çocuk ebeveyn biyolojik bağı olmadan aile kurmak mümkün ve kabul görür hâle geldi. Bunun en büyük nedeni tıp değil, teknoloji. Bu teknolojiyi toplumcu bir şekilde kullanmak, üreme teknolojilerinin burjuva hayatların ve kimliklerin bir parçası olmasına izin vermemekten geçiyor.

Üçüncü katkı, Reddit. Nedenini hâlâ anlamadığım nedenlerle, çok şükür, Türkçede pek popüler olmasa da, Reddit’in en büyük katkısı, şu fani dünyada türlü türlü insan olduğunu, insan ilişkilerini düzenlemede ihtiyacımız olan aklı gönüllü olarak vermeye hazır nice insan olduğunu bize hatırlatması. Örneğin, r/AlAnon, r/AmITheAsshole, r/relationships, r/survivinginfidelity, r/tifu sub’ları, içindeki çerçöpü ayıklayınca, ders olarak okutulası kaynaklar. Reddit bize insan ilişkilerini kültürler ve diller ötesine geçerek öğretebiliyor. Bunu da eşitlikçi bir şekilde yapıyor —en azından şu andaki potansiyel alternatiflerine nazaran. Bunun nedeni de insanlığın geleceğine dair kaygılar için, hayli eşitlikçi ve adil bir mecra kurabilmesi. Şüphesiz, Reddit büyük bir medya konglomerasına ait bir şirket, insanlığın geleceği için umut verse de bunu kâr ve para amaçlı yapıyor. Dolayısıyla denklemdeki bu ekonomik parametreyi, Reddit’in çerçevesini kırmadan değiştirdik mi, eşitlikçi topluma bir adım daha yaklaşmış olacağız. Reddit’te insanların nasıl örgütlendiğini, nasıl fikir teatisinde bulunduklarını, bunun nasıl doğal bir şekilde geliştiğini etüt etmek, ‘gerçek’ hayatta da insan ilişkilerini nasıl örgütleyebileceğimiz üzerine gani gani deneyim verecektir.

2.

Çöpçatan siteleri, üreme teknolojileri ve Reddit’in yeni toplumu yaratmada, en azından üreme/çoğalma gibi konularda teknolojik açıdan başat olduğunu iddia ettim. Bunları eşitlikçi yapmak hem siyasetin hem ekonominin hem de bilişim teknolojilerinin vazifesi. Bu misyonun ilk adımını nerede atacağız, sıra aslında bunu tartışmada.

Jetgiller, 1962, kaynak: IMDb

1. Can Başkent, “Furry Girl: Kendimi feminist olarak görüyorum”, Kaos GL, 6 Mayıs 2009.

2. Can Başkent, “Sınıfsal Samanyolu”, Manifold, 11 Nisan 2019.

3. Can Başkent, “Sartre’ın Facebook Hesabı”, Manifold, 14 Temmuz 2016.

aile, Can Başkent, gelecek, teknoloji