Joe Exotic, Tiger King:
Murder, Mayhem and Madness
,
2020, kaynak: IMDb
Peyderpey
Karantinada
İnternet Yayıncılığı

COVID-19 nedeniyle içinde bulunduğumuz durum konusunda ‘karantina’ tartışmaların vazgeçilmez kelimelerinden. Belki teknik olarak doğru bir terim olmasa da dünyanın büyük bir kısmında daha çok insanın daha uzun süre evde olduğunu anlatan bir kelime. Her birimizin deneyimini ya da şahsi karantina şartlarını sosyoekonomik sınıfımızın belirlediğini en baştan not düşeyim. İnternete erişim kapasitelerindeki farkların eğitimde eşitlik bakımından doğurduğu sonuçları ve evden çalışmanın sözde esnekliğinin nasıl flexploitation tehdidi1 ortaya koyduğunu, durumun devamında başka yazılarda ele alma hakkım saklı kalsın diyerek karantinada internet yayıncılığı konusuna değineyim.

Aslında medya sektörünün internet yayıncılığına adapte olma çabası, sık sık üzerine konuşulan bir konu. Çeşitli dönemlerde, sektördeki bazı kurumların ve şahısların bu dönüşüme karşı çıktığı gibi bu dönüşümden faydalanmaya çalıştığı da oluyor. COVID-19’un sebep olduğu değişikler, internet yayıncılığına hiç beklenmeyen bir ivme kazandırdı.

Duran setler pek çok diziyi erken sezon finali yapmaya zorlarken Amerika Birleşik Devletleri’nde bir sonraki sezon için sunulan pilot bölüm çekimleri durdu. Diğer bir deyişle, bazı içerik üreticilerinin televizyon ekranlarında yer alma hayalleri suya düştü. Güvenilir yapımcı ve oyuncuların yer aldığı projeler, riskli dönemde daha çok tercih edilir oldu. Tam geçen ay üzerine yazdığım Law and Order serisinin yeni üyesi Law and Order: Organized Crime bu tarz tercihlerden biri.

Öte yandan Jimmy Kimmel ve Jimmy Fallon gibi gece yayımlanan talk show’ların sunucuları, evden yayın yaparak duruma ayak uydurma derdinde. Tabii sosyal medya yıldızları zaten klasik anlamda stüdyo kullanmadan içerik üretebildikleri için ana akım medyaya ciddi rakip olabiliyor. Hele ki içerik üreten zaten eğlence sektöründen bilinen bir isimse, başarı potansiyeli iyice yükseliyor. John Krasinski ve Instagram talk show’uyla yeni jenerasyona hitap eden Miley Cyrus duruma örnek teşkil eden ünlüler.

Televizyon gibi film sektörü de değişimden payını aldı. Öncelikle geleneksel yayıncılığın kalesi olan film festivalleri iptal oldu. Tribeca ve South by Southwest gibi bazıları en azından bazı filmlerle çevrimiçi platformlarda yer almayı tercih etti. Bazıları festivali internete taşıdı. Çevrimiçi platformların son yıllardaki en büyük düşmanı Cannes Film Festivali’nin organizatörleri ise yazın ilerleyen aylarında normal şekilde devam etmeyi umuyor. Festivali internete taşımaktansa iptal etmeyi tercih edeceğini düşündüğüm ekip bakalım nasıl hareket edecek.

Festivallerin yanı sıra film stüdyoları zor kararlarla karşı karşıya. Sinema salonlarında gösterime girmesi planlanan bazı filmlerin yayın tarihi ertelenirken bazıları çevrimiçi izleme platformlarında yayına girdi. Emma, Birds of Prey ve Invisible Man yayına giren örneklerden. Televizyon setleri gibi duran film setleri de cabası.

Öte yandan çevrimiçi izleme platformları, tıpkı televizyon ve film sektörü gibi duran setlerden kaçınılmaz olarak etkilendi. Bu nedenle eski film ve dizilerin yayın hakkını satın alıp platforma eklemek çok ama çok önemli. Netflix, Apple, Disney, Hulu ve Amazon Prime Video gibi görece büyük platformlar bu anlamda avantajlı. Shudder gibi korku filmlerine odaklanan küçük platformların ilk tepkisi ücretsiz deneme sürelerini artırmak oldu.2 Daha çok izleyiciyi platforma çekerken umulan, en azından bir kısmının üyeliğine devam etmesi. Aynı modeli izleyen mobil yeni çevrimiçi izleme platformu Quibi, üç aylık deneme süresi vererek sektöre hızlı bir giriş yaptı.

İnternet yayıncılığından söz ederken içerik erişimindeki coğrafi farklılıklara değinmemek olmaz. Yukarıda sözü geçen platformların bir kısmı küresel ölçekteyken bir kısmı sadece ABD’de yayın yapıyor. Çevrimiçi paylaşım ve korsanlık erişimin coğrafi sınırlarını zorlasa da bu tür pratiklerin herkesçe kullanılmadığını hatırlamak gerek.

Üstüne üstlük çok fazla kişinin internetten içerik izlemesinden dolayı internet hızlarının yavaşlaması ya da Avrupa’da olduğu gibi hızla beraber yayın kalitesinin düşürülmesi söz konusu. Özetle, erişimi ve erişim kalitesini etkileyen pek çok faktör var. O yüzden içerik ve platform tavsiye etmek ne kadar manalı bilmiyorum. Tüm bunları bir kenara bırakırsak birkaç örnekten söz etmek mümkün.

Reklam yayımlayarak en azından şimdilik ödemesiz erişim sağlayan Tubi ve Crackle gibi platformlar az kullanılan ama göz atmaya değer siteler. Tubi eski Amerikan dizilerine yer verirken Sony’nin sitesi Crackle, ana akım Hollywood filmleriyle beraber sinemada yayına girmeden video kaset olarak piyasaya sürülen filmleri birleştiriyor. Crackle’da Junebug gibi sürprizler de var. Her içeriğe değil ama bazılarına reklam ücretsiz erişim veren Viki Rakuten, Doğu Asya dizilerini sevenlere hitap edecek başka bir örnek. Ayrıca kendi çevrimiçi izleme platformu olmayıp çeşitli içeriğe yönlendiren girişimler mevcut. Mesela AFI’ın film kulübü, önerdiği filmlerle beraber sektörden isimlerin film üzerine konuştuğu kısa videoları paylaşıyor. AFI’ın internet sayfasında, içeriğe –çoğu zaman ödemeli olarak– nerelerden erişilebileceği yazıyor. Tüm bu örneklerin, evde geçirilen zaman arttıkça sektörde önem kazabileceğini düşünüyorum.

Platformları ve küratörleri bırakıp içeriğe bakacak olursak, karantinanın kazanan içeriği Netflix’te yayımlanan bir gerçek suç hikâyesi, Tiger King. Çok sayıdaki izleyicinin evde olduğu bir dönemde Netflix’in en çok izlenenler listesinde3 hızla yükselen belgesel dizi, uzun süre konuşulacak gibi. Benim şahsi tavsiyem ise yüreği hâlâ salgın hastalık konusunu duymayı kaldıranlar için aynı platformdan başka bir belgesel dizi: Pandemic. Ocak sonunda yayına giren belgeselin yapımcıları uzun yıllar Anthony Bourdain ile çalışan Lydia Tenaglia ve Chris Collins. Başta zamanlaması şaşırtıcı gelen belgeseli izledikçe şu an yaşananların hiç de beklenmedik olmadığı ortaya çıkıyor. Geriye kapitalizm, şehirleşme, sağlık sistemi, küreselleşme ve elbette medyayla ilgili bir sürü soru kalıyor. 

Pandemic: How to Prevent an Outbreak, 2020, tanıtım afişi, kaynak: IMDb

1. Greig de Peuter’in flexploitation konusunun yaratıcı ve dijital sektörlerdeki önemini incelediği yazısı için: “Creative Economy and Labor Precarity: A Contested Convergence

2. Ücretsiz deneme süreleriyle ilgili bir liste için: “12 Streaming Services With Free Trials Amid The COVID-19 Pandemic

3. Bu tarz listelerin izlemeyi nasıl yönlendirip artırdığı başka bir yazı konusu.

dijital kültür, internet, karantina, koronavirüs, streaming media, Şebnem Baran, yayıncılık