Sussex’lere “hoşgeldiniz” seremonisi,
Wellington, Yeni Zelanda,
28 Ekim 2018,
fotoğraf: Mark Tantrum (CC BY 4.0),
kaynak: Wikimedia Commons
Peyderpey
Medya, İnternet
ve Kraliyet

Dünya yine çeşitli doğal felaket, savaş tehdidi ve facia1 ile uğraşadursun, yeni yıllın ilk günlerine bomba gibi düşen haber İngiltere’den geldi. Prens Harry ve eşi Sussex Düşesi Meghan, Kraliyet Ailesi’ndeki görevlerini “azaltacaklarını” açıklayarak yılın bir kısmını Kuzey Amerika’da geçireceklerini duyurdular. Açıklamanın hemen ardından ana akım medya ile beraber sosyal platformlarda diğer konular birden unutuldu ve herkes bu haberi konuşmaya başladı.2

Kararlarını Instagram’da paylaşıp takipçilerini SussexRoyal.com adresli sitelerine yönlendiren çiftin büyük yankı uyandıran açıklaması İngiliz tabloid basınıyla uzun süredir devam eden çekişmelerinin kaçınılmaz bir sonucu. İkilinin kararı her ne kadar bir magazin konusu olarak görülse de aslında ırk, cinsiyet ve sınıf alanlarında güç ilişkilerine ışık tutuyor. Fakat, bunların ötesinde çiftin açıklamalarını nasıl yaptıkları, internetin medyadaki hiyerarşik kontrolü nasıl zorladığına yepyeni bir örnek teşkil ediyor.

Durumu değerlendirmek için ‘yeni medya’ ile ‘eski medya’ arasındaki farkları hatırlamakta fayda var. Klasik iletişim teorilerine göre medyanın neyi nasıl haber yapacağını “kapı bekçileri” [gatekeepers] belirler. Bu kapı bekçileri de devlet, kapital ya da gelenek gibi çeşitli eşitsizlikleri yeniden üretmeye yatkındır. Elbette medyayı, güçler ayrılığının yasama, yürütme ve yargıyı destekleyen dördüncü ayağı olarak görenler mevcut. Fakat, özellikle kontrol ve sansür sebebiyle bunun her şartta mümkün olmadığının tarihte ve günümüzde muhtelif örnekleri var.

İnternetin medya çalışmalarında yarattığı heyecanın temelinde ise hem kapı bekçilerinden hem de sansür ve kontrolden kurtulmayı kolaylaştırması var. Ancak, internetin söz konusu etkenleri tamamen yok ettiği de söylenemez. Yochai Benkler’in dediği gibi, internet sansürden azade değil ama sansüre karşı da dirençli. Kanunlar ve bazen devletin bazen ticari kurumların isteği ile geliştirilen teknolojiler nedeniyle internette her daim çeşitli kapı bekçileri oluyor. Tabii onlardan kaçmanın metot ve teknolojilerini geliştirenler de. Durumun toplumsal hafızadaki taze örneklerinden biri YouTube’a erişim için herkesin proxy sitesi uzmanı olduğu zamanlar olsa gerek. Bilgi alışverişi, örgütlenme ve protesto için sosyal medyanın gitgide daha etkili olması yine bu aynı ‘dirençten’ kaynaklanıyor.

Fakat, Brexit’e atıfla Sussexit ya da Megxit olarak adlandırılan vaka klasik anlamda bir politik direniş, bilgi akışı ya da örgütlenme çerçevesi dışında kalan bir örnek. Özel ve ticari hayatlarında özerklik sağlayacak yeni bir kraliyet modeli geliştirme derdinde olan ikili, kontrolü ele almanın en önemli şartlarından biri iletişim ağlarına erişim iken dijital imkânlardan faydalanıp ana akım medyaya ve dolayısıyla Kraliyet Ailesi’ne meydan okudular.

Kimilerine göre bir Külkedisi hikâyesi, kimilerine göre ise azmin zaferi3 olarak görülen evlilik en başından beri ana akım medyada olduğu kadar sosyal platformlarda büyük tartışmalara neden olmuştu. Tartışmaların ana ekseninde ise tabloid basınının Meghan’la ilgili saldırgan söylemi vardı.

Meghan Markle’ın daha evvel evlenip ayrılmış olması, oyuncu olması, Türkiye’deki “Var mısın, Yok musun?” yarışmasının ABD versiyonunda hostes olarak çalışması ve gençliğinde Buckingham Sarayı önünde poz vermiş olmasından hareketle uzun zamandır Harry’nin peşinde olduğu ve nişanlandıklarından beri kraliyet protokolüne karşı geldiği iddiaları tabloid basın tarafından eleştirilen konular arasında. Meghan’ın babası ve babasının ilk evliliğinden olan çocuklarının açıklamalarına bolca yer veren gazetelere —ve okuyucularının yorumlarına— bakınca oyuncunun Avrupa’da Monaco Prensi ile evlenen Grace Kelly’nin aksine sevinçle karşılanmadığını söyleyebiliriz.

Ancak, asıl mesele ne Meghan’ın oyuncu olması ne Grace Kelly gibi protokole uyup “dizini kırıp” oturmaması. Çünkü olumsuz haberlerin en başında Meghan’ın sosyal sınıfı ve annesi Doria’nın Afrika asıllı Amerikalı olması var. The Daily Mail’in ve diğer tabloid’lerin yaptığı pek çok haberde Doria’dan ve Meghan’dan söz edilirken kullanılan ırkçı söylem durumu net bir şekilde ortaya koyuyor. İngiltere’deki tabloid gazetelere yaptıkları açıklamalarla Markle’a yönlendirilen eleştirileri alevlendirenler ise Meghan’ın ‘beyaz’ babası ve babasının ilk evliliğinden olan çocukları.

Harry ve Meghan’nın birlikteliklerini açıklamasından itibaren devam eden benzer haberler nedeniyle çiftin tabloid basınla arasındaki ilişki hayli gergin. Bazı detayların sarayda çalışan danışmanlardan sızdığı ihtimaliyle beraber yine sarayın medya saldırılarına cevap vermekte yavaş kalmasının çifti rahatsız ettiği iddiası gerginliği artıran etkenlerden. Ekim ayında Afrika ziyaretlerinin sonunda Sussex’ler, Meghan’a ait özel bir mektubu yayınladıkları için tabloid gazeteleri dava edeceklerini açıkladı. Yine ekim ayındaki açıklamasında Harry, tabloid basının hedefinde olan annesinin deneyimlerine değinip eşi için tarihin tekerrür etmesini istemediğini dile getirmişti. Çiftin söylediklerine bakılırsa, İngiltere’deki tabloid medyaya açtıkları savaşta Meghan’a yöneltilen ırkçı saldırıların yanında Harry’nin annesi Prenses Diana’nın paparazilerden kaçarken ölmesinin etkisi var.

Bu nedenle çiftin, kraliyetle ilgili görevlerini azaltma açıklamaları sonrasında yayımladıkları sitede medya konusuna uzun uzun değinilmiş. Medyayla ilgili bölümün bir kısmı İngiltere’de Kraliyet Ailesi’nin basınla ilişkilerini belirleyen “rota sistemi” üzerine. Diğer kısımda ise çiftin bundan sonra basınla nasıl bir iletişim içinde olacaklarını anlatıyor. Bana kalırsa Harry ve Meghan’ın stratejilerini ilginç kılan medya kısmına verilen önem ve özen.

Rota sistemi, kraliyetle ilgili haberleri İngiltere’de —içinde tabloid’leri de bulunduran— küçük bir grup yayıncının bulunduğu havuzda toplayan bir sistem. Diğer yayıncılar ise içeriği, haberlere erişimde öncelik tanınan bu yayıncılardan alıyor. Tabii kırk sene kadar önce kurulan bu sistem, sosyal medyanın en önemli haber kaynağı hâline geldiği dijital dünyada bir hayli kısıtlayıcı. Sussex’lerin sitesi konuya detaylı olarak yer vermiş. Sistemin sitede açıkça söz edilmeyen bir başka etkisi ise, ne yaparsa yapsınlar seçili bu yayıncılara ambargo koyulamaması. Yani çifte saldıran The Daily Mail ve The Sun gibi yayınlar, rota sistemine dahil oldukça söz konusu yayınlara herhangi bir haber paylaşmama yaptırımı mümkün değil. Bunu yapabilmenin tek yolu ise rota sisteminden çıkmak.

Çiftin açıklaması alenen bunu dile getirmese de bundan sonra genç gazeteciler, alanlarında uzman gazeteciler ve güvenilir medya platformlarıyla çalışacaklarını söylemelerinden ana akım medyanın, özellikle de kendilerine saldıran magazin kanadına içerik veremeyecekleri anlaşılıyor. Sussex’lerin açıklamasını takiben İngiltere’deki Gazeteciler Sendikası NJU Genel Sekreteri Michelle Stanistreet’nin yönelttiği “Hangi medyanın güvenilir ya da objektif olduğuna kim karar verecek?” sorusunun kısa cevabı olarak bu çerçevede Sussex’ler demek mümkün.

Rota sistemi bağlayıcılığı olan protokol kurallarından sadece biri. Sussex’lerin açıklamalarına bakılırsa kararları, onları pek çok kuraldan bağımsız kılmayı hedefliyor. Meghan’ı şöhret sevdalısı ve fırsatçı olmakla suçlayan tabloid basın için bu Meghan’ın Harry ile ilişkisi ortaya çıktıktan sonra sürekli olarak protokol kurallarını zorladığının kanıtı. Tartışmalı kararın birkaç gün ardından duyurulan Disney ile Markle arasındaki işbirliği, Markle’ın kazancının Afrika’daki filleri koruyan bir yardım kuruluşuna gidecek olmasına rağmen, söz konusu iddialara tuz biber ekti.

Her halükârda, kraliyet protokolünün standartları dışına çıktığı için eleştirilen Markle’la ilgili Morgan Jenkins’in hatırlatması bence yerinde: Söz konusu protokol aslında aristokratik olmayan herhangi birini kabul etmiyor. Yani Meghan’ın Harry ile evlenmiş olması başlı başına protokole aykırı. O yüzden kurallara uymasının yaratacağı büyük bir fark yok. Elaine Lui benzer biçimde Meghan’ın, katılmasına karşı çıkılan bir oyunu kurallara uyarak kazanamayacağını söylemişti.4 Çünkü kuralları belirleyen ve neyin kurallara aykırı olup olmadığına karar verenlerle girilen hiçbir mücadele tamamen adil olamaz.

Belki biraz bu yüzden Harry ve Meghan, özellikle medya konusunda kendi kurallarını yazıyorlar. Kraliyetle ilgili görevlerini azaltacaklarını bildirmeleri yeni yazdıkları kuralların işareti. Buckingham Sarayı’nın konuyla ilgili görüşmelerin devam ettiğini ve nihai bir kararın detaylarının hemen belli olmayacağını açıklaması ise sarayın yeni kurallara hazırlıksız yakalandıklarının kanıtı.5

Bu süreçte Meghan Markle’ın Hollywood deneyiminin medyayla iletişim bakımından bazı avantajlar sağladığı ortada. Tabii Markle sadece oyunculuk kariyeri nedeniyle halkla ilişkiler konusuna hâkim değil. Kendisinin aktivizm geçmişi olduğu gibi The Tig adlı ticari bir internet sitesi6 deneyimi olmuş.7 Yani basın ile dijital medyanın kesişimine hiç yabancı değil. Çift, Meghan’ın tecrübesinin etkisiyle olsa gerek, doğru uzmanlardan destek almayı bilmiş. Bu hafta yaptıkları açıklama ve yeni siteleri Sussex Royal bunun en büyük göstergesi.

Kraliyet Ailesi’nin kendi içindeki sarsıntısının ya da halihazırda zaten parası8 olan bir çiftin, kraliyet kurumuna karşı gelmesinin dijital medya ve güç ilişkisini değerlendirmek için ne önemi var diye düşünülebilir elbette. Sonuçta profesyonel basın ve halkla ilişkiler uzmanlarının danışmanlığına erişimi olan iki insanın geliştirdiği bir strateji ortaya konulan. Yine de benzer bir olay daha evvel vuku bulduğunda —Prenses Diana’nın boşandıktan sonra maruz kaldığı eleştiriler gibi mesela— internetin Harry ve Meghan’a tarihteki örneklerden çok daha büyük bir güç verdiğini söyleyebiliriz. Çünkü kararlarını Instagram postu ile duyurup internet sitelerine yönlendirmeleri, seslerini kapı bekçilerine takılmadan daha yüksek şekilde duyurma imkânı tanıdı.

“Sesleri yüksek çıktı da ne oldu? Onlar paylaştı, ama kim okudu?” akla gelebilecek diğer sorular. Doğru, çiftin sitelerinde yazanları okumayan ama eleştirilerine devam edenlerin sayısı hiç az değil. Konuyla ilgili haberlere ve yorumlara bakınca Harry ve Meghan’ın kararlarıyla ilgili her kafadan bir ses çıkıyor. Kararın arkasında kimine şöhret sevdası, kimine göre daha çok kazanma hevesi var. Kimileri özgürlük aşkından, mahremiyeti koruma ihtiyacından ve ırk-sınıf-cinsiyet ayrımcılığına karşı durmaktan söz ediyor. Kimileri ise kraliyeti ve kraliyet geleneklerini korumanın gerektiğini savunuyor. Hangi perspektiften bakılırsa bakılsın, olayın tarafları arasında bir güç mücadelesi var.

Tüm bu tartışmalar devam ederken Buckingham Sarayı’nda 13 Ocak’ta bir araya gelen Harry ve Kraliyet Ailesi’nin görüşmesi sonrası Kraliçe Elizabeth, Sussex’lerin kararına saygı duyduklarını açıkladı. Görünüşe bakılırsa Elizabeth’in belirttiği gibi bir geçiş dönemi sonrası çift, arzu ettiği şartlara erişecek. Belki süreç uzun dönemde Sussex’lerin talep ettiği şartları, hayal ettiği sonuçları getirmeyecek. Belki itibarları ya da ‘markaları’ —finansal bağımsızlık hedeflediklerini açıklayan çiftin kararını parasal kazançtan bağımsız düşünmek imkânsız— gelişmeler nedeniyle zarar görecek. Fakat, statükoyu yıkmasalar bile çiftin bazı kirişleri sarsması bence üstünde konuşmaya değer.

Mücadelenin ortasındaki medya, çatışmaya hem taraf hem sebep hem de kazananı belirleyecek en büyük etken. Tabii bu sefer geleneksel basın, ana akım medya ve tabloid yayıncılığın yanı sıra dijital medya ve sosyal platformlar da olaya müdahil. Ve Sussex’lerin kaderi sadece kendi savaşlarının değil, yeni ve geleneksel medya arasındaki çekişmenin de sonucunu göstereceği için hayli mühim.

1. Avusturalya’daki yangın, Ortadoğu’daki kriz ve İran’da düşen uçak bu haberlerin sadece birkaçı.

2. Harry’nin amcası Prens Andrew’e Jeffrey Epstein skandalı çerçevesinde yöneltilen suçlamalar da bu vesileyle gündemden düştü.

3. Bu çerçevede azim hiç olumlu bir şekilde kullanılmıyor.

4. Elaine Lui’nin tespitinin orijinali: “She’ll never win playing their game because their game was designed to keep out people like her or control people like her. They set the rules, they move the goalposts.” Yazının geri kalanı için: “Royal Meghan’s extreme belly-cupping

5. Gazetelerde yer verilen iddialar, Harry ve Kraliyet Ailesi arasında devam eden görüşmelerin basına sızması nedeniyle Sussex’lerin, saraya haber vermeden ve planlanandan çok evvel kararlarını açıkladıkları yönünde.

6. Markle’ın evlenmeden evvel kapattığı sitesinin hayranları tarafından arşivlenmiş içerikleri için: “Meghan Maven

7. SussexRoyal.com ile The Tig’in tasarımını aynı Kanadalı şirket yapmış: “Meghan’s and Harry’s New Website Was Created by ‘The Tig’ Designers

8. Çiftin web sitesinde detaylı açıklama yapılan bir diğer konu da çiftin maddi kaynaklarının nasıl değişeceği.

basın, haberler, internet, medya, Peyderpey, Şebnem Baran