Beforeigners (2019– ),
© HBO Nordic, kaynak: IMDb
Peyderpey
Beforeigners

Online izleme platformlarının küresel popülerliği konuşuladursun, ABD’nin en tanınan kablolu televizyon yayıncısı HBO yavaş ve emin adımlarla başka dillerde içerik üretime yatırım yapmaya devam ediyor. 2018’de ABD’de yayın yapan kanalında ilk kez İtalyanca bir diziye –My Brilliant Friend [L’amica geniale]– yer veren şirket, geçtiğimiz sene HBO Nordic kanalında Norveççe ilk orijinal içeriği olan Beforeigners’ı yayımladı. Dizi kısa zaman sonra HBO’nun online izleme platformunda yer aldı. İskandinav içeriğinin popülerliğinden faydalanma potansiyeli olan Beforeigners, kendinden önceki İskandinav dizilerinden epey farklı.

Danimarka’nın Borgen ve Forbydelsen (The Killing) dizileriyle başlayan bu popülerlik, sakin sinematografinin vahşi suçlarla harmanlandığı Norveç (Borderliner), İsveç (Wallender ve Danimarka ortak yapımı The Bridge), Finlandiya (Bordertown ve Deadwind) ve İzlanda (The Valhalla Murders) dizileriyle devam etmişti. Hatta bu güçlü akımın True Detective gibi Amerikan ve Broadchurch gibi İngiliz dizilerini etkileyecek kadar güçlü olduğunu söyleyenler mevcut.1 Norveç’te çekilen İngiliz yapımı Fortitude ve Fransız-İsveç ortak yapımı Midnight Sun gibi hibrit projeler aynı iddiayı destekler nitelikte.

İskandinav dedektif öykülerinde alışılageldiği gibi Beforeigners’ın iki ana karakteri, işlenen bir suçu aydınlatmaya çalışan iki polis; ama başkent Oslo’da geçen dizi, zaman zaman flashback’lerde karşılaşılan sahneler dışında yukarıda adı geçen dizilerde sıkça rastlanan Scandi noir pastoral görüntülerinden uzak. Mekân olarak herhangi kırsal bir alan yerine kalabalık bir şehrin seçilmesi ise konuyla ilgili bir tercih.

Alfhildr Enginsdottir (Krista Kosonen), Beforeigners (2019– ), © HBO Nordic, kaynak: IMDb

Hikâye, Norveç’e gizemli bir şekilde farklı zamanlardan gelen zaman göçmenlerinin (timeigrants ya da beforeigners) Oslo limanında denizde bulunmasıyla başlıyor. Günümüzdeki göçmen krizinin deniz yoluyla seyahat etmeye çalışan ve hayatlarını kaybeden mülteci resimleriyle hafızalara kazındığını düşününce, bu denizden geliş hiç şaşırtıcı değil. Geldikleri dönemin dilini konuşup kültürünü yaşayan bu zaman göçmenleri ya da ‘geçmişten gelen yabancılar’, Norveç’ten kovulamayacak kadar Norveçliler. Zaman içerisinde Taş Devri’nden, 11. yüzyıldaki Vikingler’den ve 19. yüzyıldan gelen Bohemler gibi farklı gruplardan oluşan çok sayıda insan, Oslo’nun yeni sakinleri oluyor. Böylelikle mekânın kırsal bir bölge yerine şehir olması, göçmenlerin görünürlüğünü artıran bir unsur hâline geliyor. Tıpkı günümüzde olduğu gibi Oslo’nun hayali geleceğinde göçmenleri kucaklayanlar ve onlardan haz etmeyen gruplar türerken, dünyada övgüyle anılan Norveç sosyal devleti, göçmen sayısı arttıkça yetersiz kalıyor.

Bu nedenle entegrasyon çalışmalarına devam eden otoriteler için sembolik başarılar çok önemli. Norveç polis teşkilatının ilk zaman göçmeni polisi Alfhildr Enginsdottir (Krista Kosonen) böyle bir başarı projesi olmaya aday. Taş Devri’nde gelen bir zaman göçmeninin cinayete kurban gitmesi üzerine Afhildr ilk dosyasını alıyor. Ortağı ise eski karısı bir zaman göçmeniyle evlendiği için çok mutlu olmayan Lars Haaland (Nicolai Cleve Broch). Başta pek anlaşamayan ikili, zamanla araştırdıkları cinayetin sanılandan daha büyük bir sırrı barındırdığını anlıyor ve maceraları çetrefilleşiyor.

Lars Haaland (Nicolai Cleve Broch), Beforeigners (2019– ), © HBO Nordic, kaynak: IMDb

Eilif Skodvin ile beraber projeyi tasarlayan ve yazan Anne Bjørnstad, dizi evreninin “mülteci krizi ve göç konuları”na alegorik bir bakış sağladığını söylemiş. Dizideki bazı karakterlerin zaman göçmenlerine yönelik davranışları ve devletin durumu kontrol etme çabası, söz konusu alegoriyi netlikle ortaya koyuyor. Bir iki İskandinav dizisi izleyen herkes, son yıllarda pek çok ülkede daha çok konuşulur hâle gelen göçmen konusunun o coğrafyada daha uzun süredir gündemi meşgul ettiğini fark etmiş olmalı; çünkü Danimarka siyasetini konu edinen Borgen’de de İskandinavya’da geçen başka polisiye dizilerde de konuya sık sık değiniliyor.

Skodvin ve Bjørnstad, aynı zamanda Netflix’in ilk orijinal içeriklerinden Lilyhammer’ın2 yazarları. Dizinin yönetmeni Jens Lien pek çok ülkede yayımlanan Occupied dizisinden tanıdık. Beforeigners gibi güncel tartışmalardan beslenen dizi,3 Rusya’nın enerji kaynaklarını kontrol etmek için Norveç’i işgal etmesini işliyordu. İkinci Dünya Savaşı esnasında Finnmark için çatışan iki ülke için çok imkânsız bir distopya değil bu; hele ki dünyada petrol için işgal edilen diğer her yer düşünülünce... 

Beforeigners’ın İskandinav içeriğinin küresel popülerliğinin yanı sıra bir diğer avantajı, eski bir Viking savaşçısı olan Alfhildr –ki bu bilgiyi gizleyerek polis oluyor– ve eski arkadaşları üzerinden Viking tarihine atıfta bulunup yer vermesi. Belgesel kanalı History Channel’ın ilk kurgu dizisi Vikings ve BBC’nin The Last Kingdom dizisi, İskandinavya’dan gelen Vikingler’in İngiltere’ye saldırıları ve Hıristiyanlıkla tanışmalarını işleyen başarılı projeler. Beforeigners bu dizilerden dolayı döneme biraz ilgisi olanlara hitap edecektir. Altı bölümlük sezonun sonuna doğru daha belirginleşen Hıristiyanlık ve Pagan dini arasındaki çatışma ise hem geçmişle ilgili hem de günümüzün din ve kültür ekseninde şekillenen göçmenlik konusuna güçlü bir referans.

Biraz macera, biraz polisiye, biraz bilim kurgu ve çokça alegori içeren dizinin ırkçılık ve göçmen karşıtlığı konularında eleştirisi çok net; fakat politik doğruculuk, pozitif ayrımcılık ve kendi zamanında başka zamana uygun yaşamak isteyen transtemporal toplulukla ilgili yapılan bazı yorumlara bakınca eleştirinin hedefi biraz flulaşıyor. Bu nedenle henüz kesinleşmeyen ikinci sezon, dizinin gidişatıyla beraber kalitesini belirlemekte önemli olacak.

Yeni bölümleri beklerken benim aklımdaki en büyük soru, aynı öykünün başka coğrafyalarda tahayyül edilip edilemeyeceği. Beforeigners yani zaman göçmenleri, dizi icabı Oslo’ya değil de New York, Cape Town, Buenos Aires, Kahire, Seul, Budapeşte, Moskova, Paris ve hatta İstanbul’a gelseydi hikâye nasıl ilerlerdi? Dizinin yönelttiği eleştiriler ve diziye yöneltilen eleştiriler neler olurdu? Herhangi bir format adaptasyonu düşük bir ihtimal ama imkânsız değil. Elbette uyarlama olmayan benzer konseptler de türeyebilir. Kim bilir, belki bir gün Beforeigners gibi aynı anda geçmişi ve bugünüyle ilgili bazı sorular soran dizilerin sayısı artar. Sanırım ben o zamana kadar en azından düzgünce bir ikinci sezonla oyalanmayı umuyorum.

1. Glen Creeber’ın “Killing us softly: Investigating the aesthetics, philosophy and influence of Nordic Noir television” başlıklı makalesi konuya değinen önemli kaynaklardan.

2. Norveç televizyonu için hazırlanıp 2012’de Netflix üzerinden de yayına girmişti.

3. Projenin fikri favori polisiye yazarlarımdan Jo Nesbø’ya ait.

Beforeigners, dizi, Peyderpey, Şebnem Baran, televizyon