Kaitlyn Dever ve Beanie Feldstein,
Booksmart, Olivia Wilde (yön.), 2019,
kaynak: IMDb
Peyderpey
Booksmart

Her nesil için popüler bir gençlik filmi var gibi. Kişisel zevklere göre değişse bile her on yıl ile ilişkilendiren birkaç gençlik filmi saymak mümkün. 1980’ler için Ferris Bueller’s Day Off, 1990’lar için Clueless ve 2000’ler için Superbad benim aklıma ilk gelenler. 2020’ye yaklaşırken son on yılın gençlik filminin Booksmart olduğunu söyleyenler hiç de az değil. Amerika Birleşik Devletleri’nde yaz aylarında gösterime giren film, bu nedenle sosyal medyada büyük yankı buldu. Hem yönetmenin hem senaristlerin hem de başroldeki iki karakterin kadın olması Hollywood’daki taciz ve cinsiyet eşitsizliklerine karşı çıkan #MeToo ve #TimesUp hareketlerine yapılan göndermeleri beraberinde getirmiş oldu.

Tabii bir gençlik filmi için yapılabilecek en büyük övgülerden biri ekrana taşıdığı nesli gerçekçi bir biçimde yansıtması. Booksmart’a yöneltilen övgülerin arasında, filmin sosyal medyanın ve internetin günümüz gençleri için önemini komik, ama aslına yakın şekilde göstermesi var. Aynı şekilde filmin, yakın zamana kadar Amerika’daki benzer tarz filmlerde hâkim olan heteroseksüel romantik ilişki çerçevesinden çıkmış olması dile getirilen bir diğer nokta gerçekçilik konusunda.

Mayıs ayından beri sosyal medya ile beraber sektörle ilgili yayın yapan mecralarda bolca konuşulan film, okulun çalışkan öğrencileri olan iki yakın arkadaşın okulun son günü için yola çıkmasıyla açılıyor. Kaitlyn Dever’in canlandırdığı Amy ve Beanie Feldstein’in canlandırdığı Molly, liseyi geride bırakmaktan memnun, mezuniyetten önceki gece kendi hâllerinde takılmayı planlarken Molly hakir gördüğü yaşıtlarının iyi okullara kabul edildiğini öğreniyor ve büyük bir şok yaşıyor.

Beanie Feldstein ve Kaitlyn Dever, Booksmart

Böylece ikili, gençlik filmlerinde alışılageldiği üzere, liseden mezun oldukları gece kendilerini eğlenceli bir macera içine atıyorlar. O güne kadar iyi bir üniversiteye gitmek için çalışıp yaşıtlarının aksine partilerden uzak kalan ikili, “çalışkan olmak eğlenmeye engel değil diyerek” davet edilmedikleri bir partiye gitmeye karar veriyorlar. Aslında ikiliden daha baskın olan Molly karar veriyor; Amy de ona uymak zorunda kalıyor. Ama önce partinin yerini öğrenmeleri gerekiyor. Böylece komik olaylar silsilesi başlıyor. Sırayla sınıf arkadaşlarının verdiği iki farklı partide kendilerini buluyorlar. Esas partiye gitmeye çalışırken hem okul müdürleri hem de başka bir öğretmenleri olaya dahil oluyor. Partiye ulaştıklarında ise eğlence yerini daha çetrefilli büyüme sancılarına bırakıyor.

Öykü ilerlerken izleyiciler büyük oranda gençlerin dünyasında kalıyor. Ebeveynler ve öğretmenler ise kısıtlı sürelerde aynı pencereden gösterilmiş. Filmin az sayıdaki yetişkin rollerinde öğretmen Miss Fine (Jessica Williams) ile Amy’nin anne ve babası Charmaine (Lisa Kudrow) ve Doug (Will Forte) gibi tanıdık isimler var. Okul müdürü Jordan Brown rolünü aynı zamanda filmin yönetmeni Olivia Wilde’ın nişanlısı olan Jason Sudeikis canlandırıyor. Amy ve Molly dışında kalan genç kadroda Billie Lourd (Gigi), Skyler Gisando (Jared), Eduardo Franco (Theo) ve Molly Gordon (Annabelle, “Triple A”) gibi tanıdık yüzler dışında Victoria Ruesga (Ryan), Mason Gooding (Nick) ve Diana Silvers (Hope) gibi pek bilinmeyen isimler mevcut.

Beanie Feldstein, Booksmart
Kaitlyn Dever, Booksmart

Filmin kurduğu evrenle günümüz gençlerine ilişkin doğru gözlemler yakaladığı söylenebilir. Ama bu gözlemler bana nedense gençlere ayna tutmaktansa yaşça daha büyük izleyicilerin yeni nesli anlama hevesine hizmet ediyor gibi geldi. Hafif nostaljik bir arkadaşlık anlayışı ile Amerika Birleşik Devletleri’nde lise hayatıyla ilişkilendirilen ve stereotiplere dayanan popülerlik hiyerarşileri günümüze uyarlanmaya çalışılmış. Elbette sosyal medya kullanımı ya da gençler arasında popüler feminist ikonlar ile ilgili tespitler hayli yerinde. Fakat, günümüz sosyoekonomik, siyasi ve kültürel şartları değerlendirilince gerçek hayatta gençlerin filmde tahayyül edilenden daha karmaşık bir ekosistemde yaşadığını kabul etmek lazım. Özellikle, üniversite eğitiminin ekonomik sıkıntıları kamuoyu gündemini meşgul ederken, Los Angeles’ta bir devlet okuluna giden ve pek çoğu iyi okullara kabul edilen karakterlerin böyle bir endişesinin olmaması dikkat çekici.

Projenin bir süre rafta beklemiş olmasının yan etkisi olabilir belki bu iyimserlik. Yönetmenliğini Olivia Wilde’ın üstelendiği filmin senaryosunun ilk versiyonu, 2009 yılında henüz çekilmemiş ama beğenilen senaryoları toplayan The Blacklist’e girmeyi başarmış. Emily Halpern ve Sarah Haskins’e ait orijinal fikrin ekrana çıkan versiyonunu1 ise Katie Silberman2 yazmış.

Olivia Wilde, bir jenerasyon için ünlü gençlik dizisi The O.C.’nin Alex’i. Diziye yetişemeyenler kendisini House dizisinin Thirteen’i olarak anımsayabilir. Bir ara yıldızı bayağı parlayan Wilde, hem Amerikan film sektörünü hem de izleyicileri heyecanlandıran TRON: Legacy ve Cowboys and Aliens filmleri ile popüler bir sinema yüzü olmaya talip olmuştu. Fakat her iki film de beklenen performansı gösteremedi.

Wilde büyük bir patlama yapamasa da hem televizyon hem sinema ekranlarında yer almaya devam etti. Özellikle HBO’nun 1970’lerin müzik endüstrisini anlatan kısa ömürlü dizisi Vinyl ve çocuğunu kaybeden bir anneyi oynadığı bağımsız film Meadowland ile 2010’ların sonuna gelirken Hollywood tarihinin tozlu sayfalarına karışmadığını hatırlattı.

Eski sinematograf, yeni yönetmen Reed Morano’nun yönettiği Meadowland’in Wilde için mühim bir dönüm noktası olduğu kesin. Filmin tanıtımı esnasında kadın bir yönetmenle çalışma konusunda bol bol yorum yapan Olivia Wilde’ın kendisi de yönetmen koltuğuna oturunca çok şaşırmadım. Kısa film yönetmenliği deneyimi olan Wilde, sektördeki tanıdıkları ile yönetmenlik konusunda sorunları olduğunu belirtirken daha evvel hiçbir yönetmenle, Morano ile olan ilişkisine benzer bir ilişkisi olmadığını eklemiş.3

Olivia Wilde, Meadowland,
Reed Morano (yön.), 2015,
kaynak: IMDb

Türün biraz farklı olmasına karşın Booksmart’ı izleyince kaçınılmaz olarak akla başka bir kadın yönetmen Greta Gerwig’in Lady Bird filmi geliyor. Biraz daha bireysel ve çokça karamsar bu genç kadın hikâyesinde başrol Christine “Lady Bird” (Saoirse Ronan) karakterinin en yakın arkadaşını yine Beanie Feldstein4 canlandırıyordu. Benzer bir izleyici kitlesine hitap eden Lady Bird’ün başarısının etkisiyle Booksmart sınırlı salonda gösterime girmekten kurtulmuş ve geniş bir dağıtımla5 gösterilmiş. Halbuki sektörden ve izleyicilerden filmin sınırlı sayıda salonda gösterime girdikten sonra performansına göre daha fazla salonda gösterilmesinin makul olduğunu düşünenler var. Zira Booksmart’ın gişe performansı çok güçlü olmadı. Bu sebeple Wilde, sosyal medyada aynı anda gösterime giren büyük bütçeli prodüksiyonlarla rekabetin zorluğuna değinip film için takipçilerinden destek istedi. Fakat, filmin sınırlı sayıda salonda gösterim yerine geniş bir dağıtımla gösterildiğini hatırlayınca Wilde’in sözleri biraz düşündürücü. Aslında Wilde kadar bilinir bir isim yönetmen koltuğunda olmasa filmin geniş şekilde dağıtılması en baştan mümkün olmazdı, ama bazen yönetmenin bilinirliği ve sosyal medya görünürlüğü yeterli olmuyor.

Ancak Wilde’ın ve filmin başarısını yabana atmamak lazım. Filmin mütevazı başarısının yanında sesi çok çıkan hayranlar getirmesi, Booksmart’ın zamanla kült bir film olma potansiyeline işaret ediyor. Ayrıca filmin Olivia Wilde’nın yeni yönlerde ilerleyen kariyerine katkısı kaçınılmaz. South by Southwest Festivali’nde Sarah Daggar-Nickson’un yazıp yönettiği A Vigilante adlı filmdeki oyunculuk performansı ile övgüler toplayan Wilde, şimdiden yeni bir yönetmenlik projesi için imza atmış. Yeni hikâye psikolojik gerilim türünde ve yine bir kadın karakter ekseninde şekillenecek. Tekrar Katie Silberman ile çalışacak olan Olivia Wilde, Tron ve Cowboys and Aliens vakalarındaki gibi hayal kırıklığına uğramazsa bu kez şeytanın bacağını kırabilir. Üstelik bu kez oyunculuktan yönetmenliğe başarılı bir geçiş yaparak Hollywood ekosisteminde bir basamak daha çıkabilir.

Booksmart, tanıtım afişlerinden örnek, kaynak: IMDb

1. Senaryoya bir aşamada katkıda bulunan başka bir isim ise Susanna Fogel.

2. Silberman’ın filmle ilgili yorumları için: “How ‘Booksmart’ Writer Katie Silberman Turned a Beloved Years-Old Script Into the Movie of the Moment

3. Wilde ve Morano’nun yönetmenlik deneyimleri üzerine konuştukları kısa bir söyleşi için: “Olivia Wilde & Reed Morano: In Conversation

4. Feldstein, önümüzdeki sezon American Crime Story’de Monica Lewinsky’i canlandıracak.

5. ABD’de sinema salonları için geleneksel üç dağıtım stratejisi var. Çoğu zaman izleyici beklentisi düşük olan bağımsız yapımlar sınırlı sayıda salonda gösterime giriyor. Bunların bir kısmı gösterdikleri performansa göre ilerleyen aşamalarda daha fazla salonda gösterilebiliyor. Gişe performansı yüksek olan ve büyük şirketlerce çekilen büyük prodüksiyonlar ise en baştan ülkenin her yerinde gösterime giriyor.

Booksmart, film, Olivia Wilde, Peyderpey, sinema, Şebnem Baran