FIFA Dünya Kupası 2026, Brooklyn Fan Zone, fotoğraf: Manifold
Peyderpey
Dünya Kupası

Sayıları kırk bin civarında olduğu tahmin edilen İskoç futbol taraftarları FIFA Dünya Kupası maçları için haziran ayında Boston’a geldi. Tartan Ordusu olarak bilinen grup, adını İskoç kiltlerinde kullanılan tartan deseninden alıyor. Daha Amerika’ya inerken uçaklardaki biraları bitirdikleri söylenen turistler Boston ve çevresine büyük bir hareket getirdi. İçki tüketimleri kadar şehre getirdikleri canlılıkla konuşulan futbol taraftarları sadece sosyal medyaya değil, haberlere de konu olmuş durumda.

ABD, Kanada ve Meksika’da on altı farklı şehirde gerçekleşecek olan müsabakalar takımları ve taraftarları ağırlarken, farklı ülke takımlarının sınırlarda gördüğü farklı muameleler, ülkeler arası siyasi gerginlikler ve hatta İran örneğinde olduğu gibi aynı takımın taraftarları arasındaki siyasi ayrılıklar elbette turnuvayla ilgili dikkat çeken konulardan. Öte yandan Dünya Kupası gibi büyük spor organizasyonları giderek daha kâr odaklı bir sisteme dayanmaları, yolsuzluk şüpheleri, siyasi dinamiklerden etkilenmeleri ve çevreye verdikleri zararlar nedeniyle eleştiriliyor.

Organizasyonların gerçekleştrildikleri şehirlerde sebep oldukları mutenalaşma, emek sömürüsü, trafik, sonrasında kullanılmayan yapılar, çoğu zaman aşılan bütçeler ve başka ihtiyaçlar yerine bu organizasyonlara öncelik verilmesi tepki toplayabiliyor. Geçtiğimiz yıllarda 2022 Katar FIFA Dünya Kupası, 2004 Atina Olimpiyatları ve 2016 Rio Olimpiyatları gibi etkinlikler benzer tartışmalara yol açmıştı.

Tüm bunlara rağmen taraftarlar ve ev sahipleri arasında gelişen paylaşımlar, Dünya Kupası’na en azından bugüne dek izlediğim kadarıyla daha büyük bir damga vurmuş gibi. ABD’de İskoç taraftarlar, komşu eyalet Rhode Island’ın başkenti Providence’daki çocuk hastanesine 10 bin dolar bağışta bulunmaları ve Boston beyzbol takımı Red Sox’un maçında marşlarıyla kendilerini göstermeleriyle konuşulurken, Meksika’da Koreli ve Meksikalı taraftarların dostlukları haberlere konu oluyor. Üstelik siyasetçiler de bu yüksek sinerjiden faydalanmanın peşinde.

Örneğin Meksika Başkanı Claudia Sheinbaum ünlü K-Pop grubu BTS üyelerini makamında ağırlayıp birlikte halkı selamladı. Boston Belediye Başkanı Michelle Wu barlara sığmayan İskoç taraftarlar için sokakta içki içme kurallarını geçici olarak esnetmenin yanı sıra İskoç şehri Glasgow’la kardeş şehir anlaşması imzaladıklarını açıkladı. Massachusetts Valisi Maura Healey ise İskoç podcast yayıncısı David McIntosh Jr. ve İskoç içerik üreticisi Giovanni Piacentini-Smith’le beraber yer aldığı videoyu resmi hesabında yayınladı. Sosyal medyanın gücüyle beraber içerik üreticilerinin gittikçe artan önemini gösteren bu örnek, çok mühim bir konunun altını çiziyor. İnternetin siyasi içerik üretmeyen kanaat önderleri bile siyasetçiler için görünürlüklerini artırmak konusunda çok değerli. İçerik üreticileriyle birlikte gördüğümüz siyasetçilerin bazılarının içerik üreticilerinin ortaya sürdüğü modelleri örnek alarak influencer’laşmaya çalışması da aynı sebepten.

Ancak daha önemlisi, ulusal ve uluslararası kutuplaşmaların çok yoğunlaştığı devirde farklı coğrafya ve kültürlerden insanları bir araya getiren etkinliklerin yarattığı kültürel alışveriş ve tanışıklığın kıymetini hatırlamalı. Devletlerin ve kurumların uluslararası spor organizasyonlarını kullanarak insan hakları ihlalleri, otoriter uygulamalar, yolsuzluklar ya da siyasi sorunlardan dikkati uzaklaştırma çabaları, yani sporla aklama [sportswashing] yadsınamaz bir gerçek. Yine de Dünya Kupası gibi benzer spor turnuvalarının işleyiş ve etkilerine yöneltilen haklı eleştirileri unutmadan, böyle organizasyonların belki artık bizlere ütopik gelen barışçıl bir rekabet ve kültürel paylaşım hedeflerini yok saymamak mümkün olabilir mi, bilmiyorum. Fakat sosyal medyada yer alan farklı ülke taraftarları arasındaki karşılaşmalar bana uzun süredir üzerine düşünmediğim bu hedefleri anımsattı.

Durumu en güzel özetleyen paylaşıma da sosyal medyada rastladım. The Associated Press Haber Ajansı’nın Birleşmiş Milletler muhabiri Farnoush Amiri, Dünya Kupası için ABD’ye gelen turistler ve bir sandviç dükkânı sahibi arasındaki eğlenceli iletişimi gösteren videoya gelen yorumlardaki olumlu tepkileri içeren bir paylaşımı Anthony Bourdain’in ünlü sözüyle repost etmiş: “Gerçekte dünya, çoğunlukla sadece yapabileceklerinin en iyisini yapan iyi ve düzgün insanlarla dolu. Aslında herkes, yemeği varsa onunla gurur duyuyor. Paylaşabiliyorsa, başkalarıyla paylaşmaktan keyif alıyor. Herkes çocuklarını seviyor.”

Ölümünün sekizinci yıl dönümü geride kalan Bourdain’in sözlerinin1 devamını ben ekleyeyim: “[Ve] herkes iyi bir espriden hoşlanır. [İnsanlarla] aynı sofrayı paylaşmak bana ayrıcalıklı bir bakış açısı kazandırdı. Başkalarının, özellikle de önceliği ‘hikâyeyi yakalamak’ olanların, her zaman erişemediği bir bakış açısı.” Bazen seyahat etmek, bazen seyahat edenleri izleyip dinlemek bizleri bu bakış açısına ortak edebiliyor. Bunu göz önünde bulundurunca, bu metin yazıldığında ilk on günü geride kalan Dünya Kupası’nın sosyal medyaya yansıyan etkilerinde şimdilik artılar eksilerin ve eksikliklerin önüne geçmiş gibi. Ama rüzgârın ne kadar hızlı yön değiştirdiğini bilen herkes gibi, bir not düşmeden edemeyeceğim: Umarım turnuva tamamlandığında terazinin kefesi tersine dönmüş olmaz.

1. Bourdain kendi kaleminden orijinal metin için: “Anthony Bourdain: Human race is ‘essentially good’

Anthony Bourdain, Dünya Kupası, futbol, Peyderpey, sosyal medya, spor, Şebnem Baran, taraftarlık