Rachel Brosnahan,
The Marvelous Mrs. Maisel, 2017,
kaynak: IMDb
Peyderpey
The Marvelous
Mrs. Maisel

#MeToo hareketi, Time’s Up sloganı ve Oprah Winfrey’in konuşmasının damga vurduğu 75. Altın Küre Ödülleri, taciz skandalları ile çalkalanan Hollywood’un büyük bir değişimin eşiğinde olduğunu hem Amerika Birleşik Devletleri’ne hem de dünyanın geri kalanına ilan etti. Kadın oyunculara ve sektörde çalışan diğer kadınlara muamele ile beraber kadın yazar, yönetmen ve yapımcılara verilen ya da verilmeyen imkânlar da gece boyunca sık sık eleştirildi. Her ne kadar Akademi ve benzeri diğer ödül veren kurumlara göre ana akım standartları dışına daha açık olmakla bilinse de töreni düzenleyen Hollywood Yabancı Basın Birliği eleştirilerden nasibini aldı. Komedi-müzikal dalında en iyi film ödülü alan Lady Bird’ün yönetmeni Greta Gerwig’in en iyi yönetmen dalında aday olmaması, yaklaştığı ilan edilen değişimin ne yazık ki çok da hızlı olmayacağına işaret.

Komedi-müzikal dalında en iyi dizi ödülü benzer bir şekilde ana ekseninde bir kadın hikâyesi olan Amazon dizisi The Marvelous Mrs. Maisel’a gitti. Ödül töreninden komedi-müzikal kategorisinde en iyi dizi ve en iyi kadın oyuncu ödülleri ile dönen dizi izleyici kitlesini artıracağa benziyor. Gilmore Girls ile ünlenen Daniel Palladino ve Amy Sherman-Palladino’nun projesi olan dizi, benim gibi komediye çok düşkün olmayanların bile radarına girmiş gibi.

Dizinin artan popülerliği çok şaşırtıcı sayılmaz. Amazon, yayınlamayı düşündüğü dizilerin ‘pilot’ bölümlerini yayınlayıp ilgiye göre son kararını verirken —ki artık bu uygulamanın devam etmeme ihtimali ortaya çıktıThe Marvelous Mrs. Maisel’ın gördüğü ilgi üzerine iki sezon birden “ısmarladığını” açıkladı.

Aslında dizi Gilmore Girls (2000–2007) izleyicilerine tanıdık gelecek, kadın karakterlerin öne çıktığı, hareketli ve eğlenceli bir dramedy. Bolca popüler kültür referansı, hızlı diyalog ve komediyi anlık askıya alan minik dramatik anlarla bezeli dizi adını ana karakter Miriam “Midge” Maisel’dan alıyor. Hikâye Midge’in (Rachel Brosnahan) düğününde ufak bir infial yaratan komik konuşması ile başlayıp dört yıl sonra New York’taki hayatı ile devam ediyor. Matematik profesörü babası ve ev hanımı annesi ile aynı apartmanda bir dairede oturan Midge, ilk bölümde düğünü sinirle terk eden hahamı, Yom Kippur’da evinde ağırlamaya hazırlanıyor. Bir yandan da stand-up yapmak isteyen ama pek başarılı olamayan kocasına sahneye çıkması için yardımcı oluyor. Fakat, kendine göre her şeyi yapması gerektiği gibi yaptığını düşünürken beklenmedik bir şekilde iki çocuğunun babası Joel (Michael Zegen) tarafından terk ediliyor. Olayın harareti ile Joel’in sahne aldığı The Gaslight Cafe’de sahneye çıkıp başından geçenleri anlatıyor ve kendini stand-up dünyasında buluyor.

Rachel Brosnahan,
The Marvelous Mrs. Maisel, 2017,
kaynak: IMDb

Hikâyeyi ilginç kılan, tüm bu olanların günümüz yerine 1958’de geçmesi. Kadınların ev dışında çalışmasına henüz alışmaya çalışan bir dünyada Midge’in stand-up yapması çok kolay değil. Kendisini keşfeden Susie’nin (Alex Borstein) desteğiyle çıktığı yolda sadece cinsiyeti değil ayrıcalıklı geçmişi de kendisine engel. Rus edebiyatı okuduktan sonra evlenip zamanını ailesine adayan Midge’in ailesi ve arkadaşlarının yaşadığı hayatla komedi dünyasındaki hayat birbirlerinden çok farklı. O güne dek maddi hiçbir sıkıntı yaşamayan Midge’in New York’u ile Susie’nin New York deneyimleri benzer değil. Fakat, Susie’nin Midge’in yeteneğine olan inancı komedi serüvenini kısa olmaktan kurtarıyor. Hem kendi ailesi hem Joel’in ailesi boşanmamaları için ısrar ederken, Midge de Joel’den ayrı bir hayat kurmaya karar veriyor. Kayınpederine ait olduğunu bilmediği evlerinden babasının evine taşınıyor.

Amy Sherman-Palladino, proje üzerinde çalışırken komedyen olan babasından ve arkadaşlarından ilham almış. Öykünün özgünlüğünün yanı sıra oyuncu kadrosu da etkileyici. Monk dizisinden tanıdığımız Tony Shalhoub, Midge’in babası Abe’i canlandırıyor. Shalhoub, hem eşi Rose’su canladıran Marin Hinkle hem de Midge’in eski kayınpederi Moishe’yi canlandıran Kevin Pollak ile olan sahnelerde bir harika. Yine iki aile arasındaki sınıfsal farklılıklardan doğan komiklikler Palladinoların detaylara gösterdiği özenin kanıtı. Dizinin oyuncu kadrosunda eleştirilecek zayıflıkta kimse yok. Fakat, asıl yıldız Midge’i canlandıran Rachel Brosnahan. Brosnahan kendine güvenli, dinamik ve etkileyici oyunculuğu ile ekranı dolduruyor.

Tony Shalhoub, Marin Hinkle,
Michael Zegen, ve Rachel Brosnahan,
The Marvelous Mrs. Maisel, 2017,
kaynak: IMDb
Alex Borstein ve Rachel Brosnahan,
The Marvelous Mrs. Maisel, 2017,
kaynak: IMDb

House of Cards ile eleştirmenlerin dikkatini çeken Brosnahan, daha önce pek çok ünlü dizide yer almış, ama bu ilk gerçek başrolü. Brosnahan’ın The Marvelous Mrs. Maisel’daki performansı Altın Küre Ödülleri öncesinde çoktan övülmeye başlamıştı. Dizide oyunculukla beraber kostüm ve dekor göz ardı edilemeyecek kadar başarılı. Dizi, dekor ve kostüm konusunda dönem dizilerinin düştüğü gerçeküstü bir mükemmellik hatasına düşmemiş. 1950’lerin karikatürize edilmesine alıştığımız estetik anlayışı dizide yaşanabilir bir hisle aktarılmış. Renkler, detaylar ve aksesuarlar mükemmel. Mad Men ile benzer dönemleri işlemelerine rağmen, belki The Marvelous Mrs. Maisel’ın biraz daha heyecanlı ruh hâlinden dolayı, dizinin kendine özgü bir atmosfer yaratmasını mümkün kılıyor bu özenli çalışma.

Tony Shalhoub, Marin Hinkle,
ve Rachel Brosnahan,
The Marvelous Mrs. Maisel, 2017,
kaynak: IMDb

Palladinolar online izleme platformu olarak Amazon’un sağladığı özgürlükten ve destekten memnunlar. Amy Sherman-Palladino, ödül töreninde bu konuda teşekkürlerini dile getirdi. Gilmore Girls’ün son sezonu için CW kanalı ile anlaşamayıp, diziden tabiri caizse tasfiye edilen Palladino çiftinin 2008’deki The Return of the Jezebel James denemeleri ve 2012-2013 sezonunda ABC Family kanalında yayınlanan Bunheads dizileri uzun ömürlü olmamıştı. Yine kadın karakterler etrafında dönen bu iki proje sonrası 2016 yılında Netflix’te yayınlanan dört bölümlük Gilmore Girls: A Year in the Life mini-sezonu ile yazarların şansı döndü. Belki de bu yüzden Palladinolar serüvenlerine bir başka online platform olan Amazon ile devam etme kararı verdiler.

Aldıkları ödüllere ve gördükleri ilgiye bakılırsa Palladinoların bu seferki projeleri uzun soluklu olacağa benziyor. Fakat, Gilmore Girls için yeni sezon ihtimali ortadan kalkmış değil. Online izleme platformları, televizyona alternatif teşkil etme açısından önem kazanırken bakalım Palladinolar, bu yeni düzende daha başka ne projeler yapacaklar? Bu sorunun cevabını beklerken hem önceki işlerini sevenler hem de komedi izleyicileri için The Marvelous Mrs. Maisel’ın ilk sezonu hayal kırıklığı yaratmayacak bir tercih olacak.

dizi, Peyderpey, Şebnem Baran, televizyon, The Marvelous Mrs. Maisel