Mimarlığın
Püf Noktası?

Hikâyelerimizin içinde bazen apaçık ortada olsa da farkına varmadığımız püf noktaları, gizli tarifler var. Birisi sormadıkça ortaya çıkmayan, zaten kendiliğinden var olan gizli kalmış içeriklerin peşine düşmek bize neler öğretir?

Bu sene üçüncüsü gerçekleşen Şikago Mimarlık Bienali mekânsal, tarihsel, sosyoekonomik koşullar üzerinden arazi, hafıza, haklar ve sivil katılım üzerine sorular soruyor. Bu soruları sorarken de bildiğimiz mimarlık anlatılarının dışında, birbirine benzer ama ‘diğer’ hikâyelere odaklanıyor. Çağımızın görsel yoğunluğu ve inceliksizliğinin yanında yaşam hakkı, çevre hakkı gibi meseleleri odağına alırken bunu çok net ve sürekli bir mesajla ifade ediyor.

Herkes İçin Mimarlık (HiM), uzun yıllardır Türkiye’de Âtıl Köy Okulları projesini yürütüyor. Ülkenin farklı bölgelerinde taşımalı eğitim sistemi ile boş kalmış bu binaların potansiyelini oradaki halkla dönüştüren ekip, katılımcı süreçler geliştirerek bu binaların yeni fonksiyonlar edinmesini sağlıyor. Şikago’da benzer bir sürece davet edilen ekip, Şikago’da kapatılmış olan Anthony Overton İlkokulu’nun kamusal alanlarında çalıştı. Şikago’da özellikle siyahların yaşadığı bölgelerde kapatılan devlet okulları yatırımcılar tarafından satın alınıyor ve bazıları yıkılıp konut projelerine dönüşürken bazıları ise bölgenin değer kazanmasını bekliyor. Bu kapatılan okulların farkında olan Borderless Studio’dan Paola Aguirre, kendi kişisel girişimiyle bulabildiği tüm satın alınmış okulların yatırımcılarına ulaşıp, okul için ne yapmayı düşündüklerini sormuş. Hiçbirinden düzgün bir geri dönüş alamamışken, Anthony Overton İlkokulu’nun yatırımcısı geri dönüyor ve beraber bu okulun neye dönüşebileceğine dair oradaki halk ile çalışmaya başlıyorlar. Üç ana kütleden oluşan, renkleri ve iç mekânlarıyla 60’lı yıllardan modern bir yapı; okulun içinde sanatçılar atölye çalışmaları yapıyor. Aynı zamanda her ay belli günlerde etkinlikler düzenlenerek okul hakkında bir ortak hafıza kurulmaya ve mahallede yaşayanlarla ortak bir dönüşüm yolu bulunmaya çalışılıyor.

Anthony Overton İlköğretim Okulu, ©Sandra Steinbrecher, 2019
İlk ziyaretten izlenimler,
©Sandra Steinbrecher, 2019

Küratörlerden Sepake Angiama, HiM’i davet ederken HiM’in Türkiye’deki pratiğini bir anlamda Şikago’ya taşımayı ve bu süreci bir metodoloji değişimi ve etkileşimi olarak kurgulamayı talep etti. HiM üyelerinden Merve Gül Özokcu ve Sarper Takkeci, temmuz ayında Romanya’dan studioBASAR ve Berlin’den Zorka Wollny ile beraber Bronzeville mahallesine bir araştırma ziyareti yaptı. Bu ziyaret sırasında HiM, daha önceki projelerinde çalıştığı yemek konusunu tekrar gündeme getirip, hiç tanışık olunmayan bu mahallede ortak hikâyeler toplamaya başladı. Modern yüksek yapılarının yanı sıra Şikago, sosyal ayrışmanın çok hissedildiği bir kent; şehrin kuzeyinden güneyine kadar bu ayrışma hissediliyor. Bronzeville bölgesi özellikle siyahların yoğun olarak yaşadığı bir bölge olduğu için bölge “Black Metropolis” olarak da anılıyor. Öte yandan şehrin güvensiz noktalarından biri olarak gösterilen mahalle, aslında içine girildikçe bunun bir ön yargıdan oluştuğunu gösteriyor. Yemek ise oradaki topluluğu birbirine bağlayan en önemli bileşenlerden biri. Soul food diye anılan bu mutfak, artan hayvan parçalarının neredeyse tamamının kullanılmasıyla yapılan, farklı kültür ve lezzetleri bir araya getiren, oradakilerin deyimiyle “yaşamsal” bir mutfak. Özellikle geçmişte siyah topluluğun hakları ve ulaşabildikleri kısıtlıyken ortaya çıkmış bir mutfak bu; Merve ve Sarper orada geçirdikleri süre boyunca hem soul food’u bugün temsil eden isimlerle hem orada yaşayanlarla hem de öğrencilerle görüşüp mutfak hakkında şekillenen hikâyeleri topladı. Bunu yaparken de mutfağın püf noktalarını sorup gizli kalmış bileşenlerini ortaya çıkarmanın yollarını aradılar.

Uygulama süreci

Okulun bahçesinde yapılacak müdahale için yemek etrafında bir araya gelme fikrinin devamı olarak, farklı kotlarda birbirini takip eden büyük piknik masaları tasarlandı. Bu piknik masaları insanların bir araya gelebildiği, hikâyelerini paylaşabildiği, oturup konuşabilecekleri alanlara dönüşecekti. Şüphesiz mimarlığın ya da tasarımın tek başına böyle bir gücü yok; mekân oluşturmanın en önemli ayaklarından biri farklı birliktelikler kurmak. Bu vesileyle BlackSpace Chicago ekibi ile bir araya geldik, BlackSpace Chicago, özellikle siyahların uğradığı hak ihlalleri üzerine çalışarak adaletsizlik ve eşitsizlik olan noktalara yoğunlaşıyor. Bize hem kurulum sürecinde destek oldular hem de etkinliklerin düzenlemesi, topluluğun dahil olması konusunda aktif katılım sağladılar.

Herkes İçin Mimarlık, “Secret Ingredient”

Uygulama sürecinde SAIC’ye (School of the Art Institute of Chicago) bağlı Arts Incubator’dan Gabe’in de katkısıyla biten strüktür, bienal açılışı hafta sonunda bir aktivasyon günüyle ilk defa kullanıldı. Bronzeville mahallesinde soul food’un önemli temsilcisi Miss Lee’nin ve mahallelinin getirdiği yemeklerin paylaşıldığı etkinlik sırasında, okuldaki diğer müdahaleler de ziyarete açıldı. “Gizli Bileşen - Kolektif Halı” adını verdiğimiz strüktürün, önümüzdeki yıllarda okulun bahçesinde başka işlevlerle kullanılarak insanların yemek ve anılar etrafında buluşmasına sebep olmasını umuyoruz.

Görüşmelerden soul food alıntıları ve etkinlik gününde yazılanlar

Herkes İçin Mimarlık, seneler önce Karadeniz kıyısında başlayıp, Kadıköy’de bir han odasında şekillenen hikâyesini kendisine benzer diğer hikâyelerle beraber anlatma fırsatını buldu Şikago’da. Başka bir coğrafyada farklı dinamiklerle metodoloji değiş tokuşu yaparken, bu deneyimlerin ortak noktaları üzerine kafa yordu. İlk gününden beri hem üyelerinin hem gönüllülerin emeği ve desteğiyle hem Türkiye’nin dört bir yanında projeler yapmaya hem de geçtiğimiz son bir yılda dünyanın farklı yerlerinde bu deneyimi paylaşmaya başlaması çok önemli. Yeri gelmişken, Şikago Mimarlık Bienali özelinde, HiM’in katılımına destek veren, bu deneyim değiş tokuşunu mümkün kılan sevgili Nevzat Sayın’a, İsak Antika’ya ve Pulver Kimya’ya teşekkür ederiz.

Şüphesiz mekâna, mimarlığa dair daha bilmediğimiz birçok püf noktası var, ama yıllardır HiM’in projelerinin içinden çıkan en lezzetlisi şüphesiz ‘herkesle birlikte yapmak, üretmek.’

Herkes İçin Mimarlık, mimarlık, Şikago Mimarlık Bienali, Yelta Köm, yeme içme