HOLLANDA’DA TASARIM
Arşivin
Değişen Hacmi:
Yüzlerce Metrelik
Muzdan
On Terabayta

Arşivlerle olan ilişkim doktora çalışmamın ilk yıllarında SALT Galata’ya yaptığım kısa ve aynı oranda etkileyici bir ziyaretle başladı. Halen SALT Galata’da arşiv ofisi olarak kullanılan bu mekâna dair hatırladıklarım: İçeriye girer girmez insanı saran bir Haliç manzarası, müthiş bir sessizlik ve nedense arşiv denince akla gelene uygun hafif bir loşluk… Heyecanlıydım; dijital de olsa ilk kez bir arşivle karşı karşıyaydım. Sayısallaştırılmış Girit Arşivi’ni incelemem için bana bir bilgisayar verdiklerini ve arşivin hangi kısmıyla ilgilendiğimi sorduklarını hatırlıyorum. Arşive gittiğimde tek bildiğim Girit üzerine çalışmak istediğimdi, daha fazlası değil. Girit Arşivi’nde bulunan tüm belgelerin başlıklarının bir çıktısını alarak oradan ayrıldım. Şaşkınlığımı ve “Çok büyük, çok! Ben bu arşiv işinin altında ezilirim” hissimi çok net hatırlıyorum. Üstüne üstlük bilgisayar başında geçirdiğim o birkaç saat boyunca “Şuraya basarsanız ekran kapanır yalnız, dikkat edin” diye uyarmalarından olsa gerek, sürekli ‘oraya’ basıp, ekranı da istemeden kapatmıştım! Nasıl olacaktı bu iş? Soluğu danışmanım mr. tanju’nun yanında alarak, duyduğum heyecanla karışık tedirginliği anlattım. Artık bu durumun altından kalkabileceğime beni nasıl ikna ettiyse, birkaç ay sonra kendimi Girit’teki Akdeniz Araştırmaları Enstitüsü’nün arşivinde buldum. Yarısı tasnif edilmiş Resmo kayıtlarıyla baş başa geçirdiğim birkaç yıl içerisinde, büyüklük konusu üzerine çok kafa yormasam da, arşive karşı duyduğum o ilk tedirginlik yerini yavaş yavaş tatlı bir tutkuya bıraktı. Aradan geçen altı yıllık sürede ise Türkiye ve Yunanistan’da birkaç arşiv görüp incelemişliğim, kimileri üzerine de detaylı olarak çalışmışlığım oldu. Yine de bu ‘büyüklük’ konusunun açıklığa kavuşması ya da başka bir boyuta taşınması bu iki ülke dışında, Hollanda’da, gerçekleşti.

Geçtiğimiz mart sonunda Rotterdam’da bulunan Het Nieuwe Instituut’e yaptığım ziyaret, bugüne kadar hafif ezici bir his olarak duyduğum bu ‘büyüklük’ algısını iki farklı uçtan çekiştirdi. SALT Araştırma Mimarlık ve Tasarım Arşivi1 tarafından yürütülen “Farklı Kaydet: Dijital Olarak Üretilmiş Mimari İçeriklerin Arşivlenmesi” program serisi kapsamında düzenlenen bu profesyonel ziyaret Hollanda Kraliyeti’nin desteğiyle gerçekleşti. Ziyaretin amacı, CAD, BIM, 3D model dosyalarını içeren interaktif yapıda ve yazılım tabanlı bu içeriklerin Het Nieuwe Instituut bünyesinde nasıl ele alındığı ve bu süreçte karşılaşılan problemler hakkında bilgi edinmekti.

Het Nieuwe Instituut,
Rotterdam, 2017,
fotoğraf: Melis Cankara

Het Nieuwe Instituut, 2013 yılında Hollanda Mimarlık Enstitüsü (Netherlands Architecture Institute), Premsela Hollanda Tasarım ve Moda Enstitüsü ile Virtueel Platform e-Kültür Bilgi Enstitüsü’nün tek bir çatı altında toplanmasıyla oluşmuş. Kurum, devlet arşivlerinin yanı sıra tasarım, mimarlık ve dijital kültüre yönelik bir müze içerirken; bu alanlarda sergiler, eğitim programları ve kamu etkinlikleri düzenleyen bir araştırma ve geliştirme bölümüne de sahip. Rotterdam’da geçirdiğim dört gün boyunca müzenin küratörü Suzanne Mulder, miras bölümü yöneticisi Behrang Mousavi, arşiv uzmanı Frans Neggers, araştırma ve geliştirme bölümü yöneticisi Marina Otero Verzier ve enstitünün direktörü Guus Beumer ile görüştüm. Her şeyden önce, 1988 yılında aralarında Rem Koolhaas’ın da bulunduğu altı mimarın katıldığı davetli bir yarışmayı kazanan J.M.J. Coenen tasarımı bu yapının,2 inşasından bu yana geçen 24 yıla rağmen, hâlâ insanı heyecanlandırdığını söylemeliyim. Ne var ki, içeriye girip arşivin git git bitmeyen koridorlarında dolaştıktan sonra bu heyecan bile sönük kalıyor.

Hollanda Mimarlık Enstitüsü (1988-06)
için maket, 157 × 710 × 1.110 mm, ölçek: 1:100, Jozef Maria Johannes Coenen (mimar),
Jo Coenen & Co Architecten
(mimarlık ofisi), Mathieu Hermans,
P. van Kempen, P. Beeftinck (maketciler), kaynak: Het Nieuwe Instituut

Normalde halka kapalı olan arşiv depolarını düzenlenen rehberli turlar yoluyla gezmek, koleksiyonların nasıl korunup erişilebilir hâle geldiğini görmek mümkün. Arşiv, Hollandalı mimar ve kent plancılarının çizim, yazışma, fotoğraf, yarışma projeleri gibi üretimlerinin yanı sıra; çeşitli mimarlık okulları ve derneklerin koleksiyonlarını da içeriyor. 18. yüzyıldan günümüze kadar uzanan geniş bir aralığı kapsayan içerik 700’ü aşkın koleksiyon sayısıyla dünyadaki en büyük mimarlık arşivlerinden birisi. Önemli bir kısmı sayısallaştırılan arşiv çevrimiçi erişime açık durumda ve aynı portal henüz sayısallaştırılmamış kısım için de katalog taramasına olanak sağlıyor. Çoğunlukla mimarlar ve mimarlık ofislerinin koleksiyonlarından oluşsa da, bu tür kapsamlı arşivlerde birçok hikâye gizlidir. Farklı okumalara, yeni katman ve kombinasyonlara olanak sağlayışıyla arşiv, yaratıcı araştırmalar için ziyadesiyle mümbit bir ortam sunar. Bu çokluktan feminist bir okuma da çıkarabilirsiniz, mimari çizimler üzerinden bir dönemin modasını yorumlamayı da deneyebilirsiniz. Nitekim, enstitüde yaptığım görüşmeler sırasında da en çok vurgulanan durum; sürekli büyüyen arşivin enstitünün araştırma ve sergi programlarında merkezi bir yere sahip oluşuydu. Benim için heyecan verici olan bir başka durumsa; çelik çekmeceler, dolaplar, açık ve kompakt raflarda korunan onlarca belgenin arasında yer alan kapsamlı bir maket koleksiyonuydu.

Het Nieuwe Instituut arşivinden, fotoğraflar: M.C.

Bu ziyaret sonucunda enstitü hakkında genel bir bilgi sahibi olsam da, yaptığım görüşmelerin odağında Rotterdam’da bulunan ve halen aktif olarak üretim yapan mimarlık ofisi MVRDV’nin dijital arşivinin Het Nieuwe Instituut’e aktarım süreci3 vardı. Kullanılan mimari programların birbirleriyle uyumsuzluğu, doğru koşullarda saklanmadığı için erişilemeyen içerikler, tedavülden kalkmış formatlar, doğru adlandırılmamış dosyalar, tekrar eden içerikler, kayıp eklentiler, kopmuş bağlantılar ve daha niceleri dijital içerikleri geleceğe aktarmaya çalışan hemen her kurumun karşılaştığı problemler arasında. Konunun derinine indikçe problemlerin arttığını görmek de cabası! Bu duruma kurumların kendilerine biçtikleri misyonu ya da kurum politikalarını da eklediğinizde işler daha da karmaşıklaşıyor. Örneğin Het Nieuwe Instituut, sonuç ürün kadar tasarım sürecini de önemsiyor ve MVRDV Arşivi’nin projelerin tasarım süreçlerini yansıtacak şekilde korunmasına çabalıyor. Daha da ötesi, sürecin kendisini de arşivin önemli bir parçası olarak ele alıyor. Böyle bir yaklaşım, kaçınılmaz olarak bir seçimle sonuçlanıyor. Arşivi gezerken MVRDV’ye ait farklı ölçeklerde balsadan, kartondan, köpükten ya da tellerden yapılmış yüzlerce çalışma maketi gördüm. Sunum maketi neredeyse yok denecek kadar azdı. Bu maketlerin tümünün arşive dahil edilip edilmediğini sorduğumdaysa, dijital arşivdeki çizimlerle olan ilişkilerine göre bir tür eleme yaptıklarını açıkladılar. Rochussenstraat boyunca uzanan iki yüz küsur metrelik ve kuşbakışı görünümü muzu andıran (ki onlar da yapının bu kısmını “muz” diye adlandırıyorlar) arşiv deposunda Suzanne Mulder ile yürürken, aniden MVRDV’nin dijital arşivini nerede sakladıklarını sordum. Açık raflardan birine elini uzatıp kapaklı bir klasör çıkardı. Bilin bakalım içinde ne var? On terabaytlık bir harici disk! O devasa muzun içerisinde büyüklük, küçüklük ve dahi arşiv konusundaki algımın nasıl oradan oraya savrulduğunu artık sizin hayal gücünüze bırakıyorum.

Het Nieuwe Instituut arşivinden görüntü ve MVRDV’nin tüm dijital arşivi, 
fotoğraflar: M.C.

Her şey bir yana, herhangi bir soruya cevap ararken umulmadık sorgulamalara girişilmesi de arşivlerle çalışmanın en güzel, belki de en heyecanlı yanlarından birisi diye eklemeden edemeyeceğim. Arşivin yüzlerce metrelik muzdan on terabayta dönüşen hacmini anlamak ya da savrulmak için; bu mekânı tecrübe etmek gerek!

1. SALT Araştırma Mimarlık ve Tasarım Arşivi, 2012 yılından bu yana SALT ile işbirliğini sürdüren Kalebodur tarafından desteklenmektedir.

2. Rotterdam 1900–2000, ed. Ersin Altın, Boyut Yayınları Mimarlık ve Kent Dizisi, s. 64, İstanbul, 2004.

3. Konuyla ilgili SALT Galata’da düzenlenen programın kaydına SALT Online’ın YouTube kanalından erişilebilir.


Hollanda’da Tasarım” dizisi Hollanda Başkonsolosluğu Kültür Fonu’dan destek almıştır.

arşiv, Het Nieuwe Instituut, Hollanda’da Tasarım, Melis Cankara