HOLLANDA’DA TASARIM
İyi Yaşamak

II. Dünya Savaşı —pek çok Avrupa ülkesi gibi— Hollanda için de büyük bir yıkım oldu. Savaşın başlangıcıyla sadece hammadde kıtlığı değil, neredeyse tüm sanayi işgücünün Almanya’da başka işlere transfer edilmesi, bir bölümünün ise kaçıp saklanması sanayiyi kısa sürede durma noktasına getirir. Halbuki tam da savaş başlamadan az önce Hollanda, endüstride ve doğal olarak endüstri ürünleri tasarımında parlak bir yol almış ve her şey savaşla birlikte birden donup kalmıştı. Gispen fabrikası, örnek olarak, hem yeni emirlere boyun eğmek hem de çok yol katettiği metal mobilya üretimini bitirmek ve ahşap mobilyayla uğraşmak zorundaydı; çünkü metal sadece silah yapımında kullanılacaktı.

Willem Hendrik Gispen, Gispen’s
Fabriek voor Metaalbewerking N.V.,
aydınlatma elemanı (1931)
ve sandalye (1934),
kaynak: Museum Boijman Koleksiyonu

Gispen fabrikası, adını taşıdığı kurucusu Willem Hendrik Gispen gibi, mobilya ve tasarım konusunda Hollanda tasarım tarihinin önemli karakterlerindendir. Firma, savaş sırasında karartma koşullarını yerine getiren aydınlatma elemanı ve 1944-45 kışında —açlıktan ölümlerin en üst düzeye yükseldiği dönemde— kâğıt ve küçük tahta parçalarıyla çalışabilen küçük fırın tasarımı ve üretimiyle üstüne düşeni yaparak ayakta kalmayı başardı. Hollanda savaştan berbat bir durumda çıktı. Neredeyse bombalanmamış ne bir fabrika ve yol kalmıştı, ne de bir liman ve köprü. Schiphol havalimanı bir harabeye dönmüş, elektrik ve gaz dağıtımı durma noktasına gelmişti: Sonuç gerçekten sarsıcı derecede korkunç olmuştu ülke için. 1945 yazında ülkede hemen her konuda kıtlık vardı. Evler yıkılmış ve yüz binlerce esir işçi Almanya ve Polonya’daki kamplardan dönmüştü. Bu, beş yıldır hiç çalışmamış inşaat sektörü için altından rahat kalkılacak bir durum değildi. En büyük ticaret ortağı Almanya’nın savaşla kaybının ardından aynı yaz Endonezya da bağımsızlığını ilan edince Hollanda ekonomisinin gelişmesi için görünürde pek bir neden de kalmamıştı. Durum gerçekten berbattı.

Gispen fabrikası savaş sırasında
“Pelko” markasıyla ahşap mobilya üretti.
Pelko 1941 ürün kataloğunun
kapağı ve iç sayfa örneği,
kaynak: Gispen Vakfı Koleksiyonu

İlginç olan hikâye tam da burada başlıyor. Bugün yakından uzaktan tasarım ve mimarlıkla ilgili herkes için önemli yapıtların ortaya çıktığı dönem budur: Rekonstrüksiyon. Bugün okullarda anlatılan tasarım tarihi derslerinin büyük bir bölümü bu dönemin mucize ürünleri üzerinedir. Gerçi İskandinavlar bu dönemin mirasını yemek konusunda Hollanda’ya göre daha başarılılar: Gariptir ki, yüzyıl ortası denildiğinde pek az tasarımcının aklına Danimarka’nın yanı sıra Hollanda da gelir. Birçoğumuz Gerrit T. Rietveld’de kalır, oğlu Wim Rietveld’in “Panama Şapkası” lambası yerine Poul Henningsen’in işlerini daha çok biliriz; işin bu kısmı herhalde farklı pazarlama stratejileri yüzünden olsa gerek.

Rekonstrüksiyon dönemi Hollanda’da kuvvetli bir moral, azim ve çabayla hızlı bir gelişmeye neden oldu. 1948’de Marshall planı devreye girene kadar birçok gıda maddesi karneyle dağıtıldı; karneyle dağıtılmaktan en son kurtulan ise 1952 yılında kahve olmuştur. Şu an bile dünyanın en iyi kahve makinesinin bir Hollanda tasarımı olduğu düşünülecek olursa, her şeyi baştan kurmak çok zorlu ama verimli bir dönem olarak görülebilir. İlginçtir ki hem savaşı hem de savaş sonrası dönemi çok iyi atlatan birkaç Hollanda markası da yok değil. En iyi örnek Philips ampul fabrikasıdır. Firma savaştan, savaş öncesine göre daha iyi durumda çıkar; elektrikli ev aletleri pazarına girdiğinde ne Siemens ne de AEG gibi Alman firmaları artık ortalıkta yoktur. Philips, savaş öncesinde de ulusal bir marka olmaktan çok uluslararası bir yapıyı benimsediği için olsa gerek, süreci iyi yönetir.

Diğer markalar için dönem daha zor olsa da, herkes işine kaldığı yerden devam etmeye çalışır. 1949’da Salon des Artistes Décorateurs Paris’te Hollanda tek markayla temsil edilir: Bruynzeel, Piet Zwart’ın başrolde olduğu efsane mutfak markasıdır bu. Piet Zwart, savaş öncesi dönemde de Hollanda tasarım tarihinin önemli kişilerindendir; özellikle grafik tasarım alanındaki etkisi çok ağırlıklıdır. Dönemin önemli isimleriyle çalışmış, De Stijl, dada ve Rus konstrüktivizminden etkilenmiştir. Zwart, Bruynzeel mutfak tasarımını savaştan az önce tamamlamıştır aslında. Firma, savaş sonrası Amerikan sanayi modellerinden etkilenerek üretim sistemini modernize etmiş ve Avrupa’nın en önemli ahşap işleme tesisine sahip olmuştur. Bugünkü anlamıyla, modern modüler mutfak tasarımının öncüsüdür.

Piet Zwart,
Bruynzeel mutfak tasarımı (1938)
ve Bruynzeel tarafından
güncellenmiş hâli,
kaynak: Wonen

Savaş, Hollandalı tasarımcıların çalışmasına engel olmakla birlikte onları düşünmekten, gelecekle ilgili yeni fikirleri tartışmaktan alıkoyamamıştır. De Vrije Kunstenaar [Özgür Sanatçı] gibi korsan gazetelerle, barışın daha ufukta bile görünmediği 1943 yılı gibi bir dönemde dahi gelecek tasarıları hakkında yazılıp, çizilmeye devam edilmişti. Bu birikim, savaş sonrası Goed Wonen [İyi Yaşamak] idealizmine evrildi. “İyi Yaşamak”, merkezine eşyaları değil, insanları koyuyordu. Savaştan önce insanların iyi yaşamadığını, yaşamlarının standartların altında olduğunu söylüyordu Mart Stam ve Johan Niegeman: Bu artık böyle devam etmemeliydi ve savaş sonrası bunu değiştirmek için çok doğru bir zaman eşiğiydi.

‘İyi’ iç mekân, Goed Wonen, sayı 1, 1948, kaynak: Design Geschiedenis

Öncelikli olan ‘iyi tasarım’ veya ‘hoş görünüşlü’ eşyalar değildi; önemli olan genel anlamda yaşama kültürünün geliştirilmesiydi. Hedef, insanların yeteneklerini bireysel olarak geliştirebilmeleri ve dolayısıyla da özgür ve mutlu olmalarıydı. Bu ütopyada sınıf ve standart farklılıklarına yer yoktu. İdealize edilen toplumsal armoni için tam da en uygun zamandı. Savaşın yıkımı, bu gözle bakıldığında bulunmaz bir fırsat olarak ele alınabilirdi. Bu, bir düşüncenin ya da belki bir ulusun bir savaştan çıkarabileceği en iyi sonuç olsa gerek. Tasarıda, evin merkezinde aile vardı. Kadın, uygun tabirle ‘ev kadını’ olacak, evin dirliği ve düzeninden sorumlu olacaktı: Evin sıcak, mutlu bir yer olmasını sağlayacaktı. İyi Yaşamak Vakfı [Stichting Goed Wonen], amaçlarına ulaşmak için aynı isimli bir dergi çıkartmakla başladı işe. Kurslar düzenlendi, model ev düzenleme seansları, dinletiler; hatta yine aynı ad altında mobilya ve ev eşyaları koleksiyonunun pazarlaması yapıldı. Goed Wonen, bu sosyal ve politik modernizmin ana propaganda enstrümanıydı. Hızlı gelişmeler, tasarımcıların savaş yıllarını hiç de boş geçirmediklerinin kanıtıydı. “İyi Yaşamak” şemsiye bir yapı olarak enstitüler, okullar dahil birçok alt disiplini doğurdu; bu örgünün bir ucu, başında Karel Sanders’in bulunduğu Estetik Tavsiye Bürosu’na kadar vardı. Büro, firmalara ve kişilere iyi yaşamak için gerekli tavsiyelerde bulunmanın yanı sıra hangi tasarımcıyla çalışmalarının doğru olacağı yönünde de yol gösteriyordu. Bu yaklaşım 20 yıl boyunca etkisini korudu. 1968’de adı sadece Wonen olarak kalana kadar eğitim misyonuna devam etti. Sonralarında daha sıradan, ancak hâlâ progresif sayılabilecek çizgisiyle, daha çok mimar ve tasarımcıların takip ettiği bir yayına dönüştü.

Goed Wonen, sayı 2, 1958 ve sayı 10, 1959, kaynak: Design Geschiedenis

Etkili olduğu yirmi yıl boyunca, dergi, iyi yaşamanın tarifini en ufak ayrıntısına kadar dikte etmekten hiçbir zaman geri kalmadı. Zeminde kolay temizlenebilir linolyum kaplamadan, perdelere kadar her şey bir iyi yaşam takımı oluşturacak şekilde düzenlendi ve sunuldu. Ya da sözgelimi, savaş öncesi radyolar, sadece elektrikli bir alet olmak için fazlasıyla abartılı bulunarak eleştirildi. Bir radyonun ancak pirinç parçalarının sökülmesi ve siyah veya griye boyanması şartıyla kabul edilebilir olduğu ilan edildi. Goed Wonen, bu süreçte ülke genelinde 75 örnek ev düzenledi. Binlerce insan bu evleri gelip gördü ve iyi yaşamanın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. 1958’de Johan Niegeman Ik Kan Wonen adlı kitapla herkesin iyi bir ev kurabilmesi için gerekli tüm bilgileri, tüm detaylarıyla bir araya topladı. Goed Wonen sadece Hollanda için değil, tüm dünya için devrim sayılabilecek bir idealdi.

“Hollanda’da Tasarım” dizisi Hollanda Başkonsolosluğu Kültür Fonu’dan destek almıştır.

Emre Özgüder, endüstriyel tasarım, Hollanda’da Tasarım, tasarım, ürün tasarımı