KISA
ORTA
UZUN
İNDEKS
İNDEKS
KISA
ORTA
UZUN
ANA SAYFA
EMRE ÖZGÜDER
EMRE ÖZGÜDER
[13/07/2026]
Zaman
« Sadece bir anın görüntüsüne uzun süre bakabilenler vardır. Zamanı aslında bir tür durdurabilenler. Ben yapamıyorum. Zaman benim her zaman en büyük derdim. Durduramıyorum. Yavaşlatamadığım gibi gerektiğinde hızlandıramıyorum da. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/02/2025]
Perde
« İlaçların olduğu likör kadehini kendi elleriyle destek olarak karısının avucuna boşaltıyor. Dirseğinden yardımcı olup ellerini ağzına götürmesini sağlıyor. Olay o kadar sessiz ilerliyor ki kadının kurumuş dudaklarının birbirinden ayrılırken çıkarttığı ses duyuluyor. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/01/2025]
Palmiye
« Kaybolduğu yer, iki şimdi arası
bir yer. Ne burada ne de burada,
nerede tam bilmiyor. Bekliyor.
Rüzgâr ve zaman esiyor. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/12/2024]
İskele
« Elini ceketinin cebine sokuyor,
kâğıt parçasına sıkı sıkıya sarılıyor,
hiç bırakmıyor. Yoksa unutabiliyor.
Ne almak için yola çıktığını, bunu bir yere not ettiğini, notu nereye koyduğunu, hepsini unutabiliyor. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/11/2024]
Koltuk
« Canı yanıyor. Canının yandığı yere eliyle bastırsa acıyı dindiremeyeceğini bildiği için buna yeltenmiyor. Böyle hareketsiz durarak her şeyin yok olmasını bekleyebileceğini düşünüyor. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/10/2024]
Nar Gölgesinde Karınca
« Hiçbir açısı olmayan bir yerden bakmak istiyor. Zaman, mekân ve isimlerin olmadığı bir yere gitmek istiyor. Çıkıyor ve istasyona yürüyor. Tarifeye bakıyor. Uygun bir yol arıyor. Acelesi yok, fakat gitmek istiyor, harekete geçmek istiyor. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/09/2024]
Kendi Kendine
« En üste koyduğu kitabı alıyor, kaldığı sayfaları açıyor. Banknotu cüzdanının yanına koyuyor. Artık zengin, ancak aç değil. Duraksıyor. Bu yaptığını tekrar ediyor. Banknotu bir kitabın arasına, bir cüzdanın yanına koyuyor; bir daha yapıyor. Hiçbir şey değişmiyor. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/07/2024]
Tutunmak
« […] yastık düzeltmek bir virgül gibi,
sık sık yanlış kullanılabiliyor. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/06/2024]
Kapı
« Toplantı odasının kapısı kapanıyor, görüşme başlıyor. […] herkes konuşuyor. Sesini yükseltenler oluyor.
O susuyor. Söylenen sözcükler, söylendikleri cümleden bağımsız, tavandan sarkan lambanın içine tıkışıyor sinekler gibi, rastgele ve bağlamsız. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/04/2024]
Sofra
« Hayat arkadaşı tam karşısında oturuyor. Borçlar ve alacaklar var.
Eski dostlar onlar. Fakat eski olmak, yıllar demek. Yıllar demek, bir birikim demek. Birikim demek, birinin eksi yönde yüklediği, diğerinin de aynı yönde kenara koydukları demek. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/03/2024]
Zil
« Her böyle sabah aklında binlerce
fikir var, nasıl yapılacağını tam da bilemediği. Bir şeyler yapması gerektiğini biliyor, yapamıyor sadece. Onlarca yılı silip atamıyor. O kadar çok hata yapmış ki nasıl düzeltilir bilemiyor. En büyük çıkmazı bu. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/02/2024]
Taşlar
« Bambaşka hayallerim vardı. Başka bir yolda yürüdüğümü sanıyordum.
Yolları, yürürken, birbirinden ayırt etmesi zordur. Hep doğru gibi gelirler.
Oldukça düzdürler. Görebildiğin yere kadar giderler. Yoldan çıkmak pek aklına gelmez insanın. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/01/2024]
Giriş Kapısında
« Yazılarımdaki karakterlerin kendi seçimi olmayan hiçbir konudan söz etmem. Yaşadıkları yer, zaman, dönem, ad, soyadı, bunları kullanmam.
Benim kendimi beğendirmeye çalıştığım herkes yetimdir, hepsi masumdur. »
EMRE ÖZGÜDER
[15/12/2023]
Yılbaşı
« Ben tam bir yıl sonra bugün yine burada bu hâlde olacağım. Tek hedefim bu. Verdiğim, bazılarını yerine getirip, bazılarını becerememiş olarak tüm sözlerimle ve dünden taşan günün yüküyle yine tam burada olmayı hedefliyorum. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/11/2023]
Keçi
« Ben aydınlatmadan yaşayamam. Benim ömrüm bellidir. Uzun olsun
ben de isterim, ancak bu bir ömür değil benim yaşadığım. Fakat katılıyorum, gelecekler geri. Beyaz örtüyü aydınlatacağım ben, o,
ütüyle seviştikten sonra. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/10/2023]
Bavul
« Hayat bir yolculuk değil genç bayan, hayat bir bavul sadece. Size şimdi kolay taşıyabildiğiniz bir bavul gibi gelmekle beraber, yakında sığamayacaksınız içine. Kızmayın. Hayat dediğiniz yolculuğu, içine sığabildiğiniz bir bavul kadar yapın. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/09/2023]
Yamaç
« Sadece koşuyor. Koşmak zorunda, deniz kıyısına inmek istiyor.
Tek derdi bir yere inmek değil;
hayatta bulunduğu yeri değiştirmek istiyor, tırmanacağı bir yamaç da
yok yakınında. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/06/2023]
Zincir
« Zamanı ifade eden tek şey zincirin pası. Zincirden sökülüp alınmış yıllardan çok, yıllarca onun üstünde birbirine kavuşmuş yıllar gibi duruyor pas. Eskimiş değil, güçlenmiş gibi duruyor zincir […] zincir olmayı hak etmiş gibi duruyor, olgun ve ağırbaşlı. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/05/2023]
Durak
« Durmayı öğrenmek, bilmek gerekir. Birden durmak kolay değildir,
hiç değildir. Durmak, aksi birçok
eylemle karıştırılabilir. Uykuya yatmak durmak değildir mesela. İşin ortasında gözlerini kapatıp bir ara vermek de durmak değildir. … »
EMRE ÖZGÜDER
[13/03/2023]
Saat Tam Bire
Çeyrek Var
« Az önceki koku kavgası yoruyor onu, biraz soluklanmak istiyor.
Bir apartmanın girişine, mermer basamaklara oturuyor. Bir sigara için elini cebine atıyor. Yanına dönüp bakıyor, kimse yok, tek başına. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/02/2023]
Olsun Oğlum
« Babanın ailesini ziyarete gittikleri ilk başka şehir. Babanın elini tutuyor, yürümeye devam ediyorlar. Arada anne gelip başını okşuyor, babayı yanağından öpüyor. Halayla beraber arkadan gelmeye devam ediyorlar. Yürürken kafasını kaldırıp babaya bakıyor… »
EMRE ÖZGÜDER
[13/01/2023]
1872
« Hava karardıkça karanlık gerilip kendini taşlara vuruyor, dağı delip, deli bir delik olmaya karar vermiş karanlık. O, bir taşın üstüne oturuyor, ölmez sağ kalırsa kaç günlük bir yolu olduğunu bilmiyor, böyle kaç gece var, bilmiyor. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/12/2022]
Kıyı
« Bir gün herkes gibi yürüyüp yok olacağın denizin kıyısında olmak sanıldığı kadar ürkütücü değil. Tersine ona cesaret veriyor. Sanıldığı gibi hayatın bir uçurumun kenarında bitmediğini biliyor. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/11/2022]
Otel
« Borç, böyle sonu olmayan bir durum. Borçlarını ödemek imkânsız gibi de görünse, hayatının en kolay işi bu. Kimsenin hiç kimsesi yok, böyle dokunuyoruz aslında birbirimize, diye düşünüyor. Herkes, bu nedenle sadece, birbirinin akrabası. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/10/2022]
Ben Kalıyorum
« Birden oluşmuş gibi duran bu durum, ömür boyu yapılmış bir işlemin aniden son satırına gelmesi gibi. […] Şimdi ne yapması gerektiğini bilmiyor. Hiçbir şey bilmiyor. Tek bildiği artık hayatta tek başına olduğu. Aklında sürekli bunu tekrarlıyor. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/09/2022]
Ben Gidiyorum
« O, onun peşinde olduğundan o kadar emindir ki arkasına bakması gerekmiyordur. […] Yüz kaslarının hareketlerinden hırsı okunuyor. Aklından geçen sorunları çözeceğini biliyor, sadece nasıl çözeceğini şu an henüz bilmiyor. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/08/2022]
Ev
« Senin belki ilk ve son defa bir dileğini yerine getirdim. Gözlerinde parlayan isteğini, bir ömürlük kararlılığını ilk defa bunların yanında gördüm. Sanki seni ilk defa bunların yanında gördüm. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/07/2022]
Ilgın Ağaçları
« Yaş ilerleyince gelecek sadece bir kaygı çuvalıdır, geçmiş de bu kaygıların kaynağıdır, kolay karışırlar birbirlerine ve şimdiki zamanı yerler birlikte. Sana bir şey kalmaz, sen kalmaz şimdiki zamanda. Geçmiş de gelecek de sen değil seni çevreleyenlerden ibarettir. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/05/2022]
Ve Sahil
« Masasının üstünde, hemen abajurun altında resim çerçeveleri var. Sadece bir tanesi boş. O çerçevede görünen, içine kaça kaç resim koyulacağıyla ilgili beyaz bir kâğıt. Onun resmini o çerçeveye koymaya hiçbir zaman cesareti yetmiyor. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/04/2022]
Ve Sandal
« Su ve seneler ne kadar güçlü.
Zaman nasıl her şeyi yuvarlıyor. Keskin hiçbir şey kalmıyor. Kızgınlığı, kırgınlığı hiç geçmez sanıyordu. Şimdi neden zamanında kızdığını da kırıldığını da hatırlamıyor bile. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/03/2022]
Ve Boyalar
« Eliyle beyaz masa örtüsünün ütü izini biraz açmaya çalışıyor, biraz o günden, havadan sudan bahsediyorlar. Onun için havadan sudan söz etmek çok değerlidir. O havadan sudan bir şeyleri resmederek meşhur olduğu ve geçimini sağladığı için buna minnettardır. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/02/2022]
Bulutlar
« İlk gün onun hakkında düşündüğüm hiçbir konuda yanılmadığımı yüzlerce kere doğrulama şansı buldum. Ben de onun gibi olmak istiyordum. Balıkçıdan farkı, o benim gibi olmak istemiyordu. Hâlinden memnundu. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/01/2022]
Hiçbir Şey
« [Y]ağmurlu havalarda tüm şehrin hikâyeleri yağmur sularına kapılıp mazgalların başında birikiyor. Ufak tefek hikâyeler mazgalların arasından akıp yok oluyor, fakat şöyle dişe dokunur cinsten olanları mazgalların başında birikiyor. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/12/2021]
Karanlık II
« Tekrar yerine oturuyor, işini eline alıyor, aklına geliyor, sağ elini gazetenin üstüne koyuyor, o ışık yok artık.
Saatine bakıyor, motifini işlemeye devam ediyor. Bir yandan tek başına kalmaktan huzursuz, diğer yandan da memnun aslında. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/11/2021]
Karanlık
« Orada yazan, onun orada yazmasını umut ettiği veya öyle yazdığını sandığı, öyle hatırladığı şey değil; bu yüzünden belli oluyor. Bu durum onu yoruyor, arkasına yaslanıyor. Sonra birden yine masaya doğru eğiliyor, telefondakinin sözünü kesmesi lazım... »
EMRE ÖZGÜDER
[13/10/2021]
Yukarıda
« Konuşulanları çok gereksiz buluyor.
Bu söylenenlerin hiçbiri şu anla ilgili değil. Doğru bile değiller, gerçek değiller. Bu uğultuya gerek olmadığını düşünüyor. Bunların hiçbiri hayata gözlerini kapatırken insanın gözünün önünden geçecek karelerden değil. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/09/2021]
Yolcu
« [V]arılan nokta kimileri için geri dönülen bir yer, kimileri için ev,
kimileri için ev değil. Yolculuk boyunca hep birlikte bir yöne doğru gidildiği düşünülüyor, fakat aslında tam olarak öyle değil; kimileri uzaklaşırken,
kimileri yaklaşıyor. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/08/2021]
Baston
« Hoş bir umursamazlığı vardır. Önemsemiyormuş gibi görünür
binlerce ayrıntıyı, hâlbuki çok da takılır ayrıntılara. O kadar çok dolaşır ki,
her şey ona tesadüf ediyor.
Anlatıyor, feribotta arabasının üstüne
yarım tavuk iskeleti düşmüş. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/07/2021]
Kuş Uykusu
« Aç kalmaktan korkmuyor,
aç bırakmaktan daha çok korkuyor.
Yapması gerekenleri yapamamaktan,
bu bir şaka da olabilir, severek üstlendiği sorumluluklar da olabilir, salyasına hâkim olmak da dahil,
bu tür şeylerden korkuyor. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/06/2021]
Pencere
« Geçmiş, gerçek değil. Baş edilemeyecek kadar iri ancak. Değiştirmeye çalışmak için de ders almak için de çok iri. İri olduğu için korkutucu geliyor ona. Gelecek de gerçek değil ve tutunmak için çok cılız. Şimdiki zaman ise dar. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/05/2021]
Kadife
« Sabırlı değil o kadar. Ayakkabılarını boyuyor, kadifeyle parlatıyor. Kahvesinden biraz içip ayakkabılarını giyiyor. Bacak bacak üstüne atıyor. Sonra koltuğun biraz ucuna doğru gelip ayaklarını yan yana yere koyuyor. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/04/2021]
Yağmur
« Herkesten hesap soruyor. […]
Akıl edebildiği her şeyin çok hızlı gerçekleşmesini istiyor. Hayatın akışı ona fazlasıyla yavaş geliyor, herkesin tembel olduğunu düşünüyor, kimseye güvenmiyor. O olmasa hiçbir işin yürümeyeceğinden emin. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/03/2021]
Cam
« Dışarıyı değil, kendi içini seyrediyor. Eskimiş olan, belki biraz yorulmuş olan içini; dışarıdan kendisinin gördüğünden de, başkalarının gördüğünden de daha zorlanmış bir yer burası. Bunun kimseye bir yararı olmadığını biliyor. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/02/2021]
Kırık
« ‹ Herkes kırılır › diyorum. ‹ Belki de › diyor, ‹ herkes o kadar çok kırılıyor ki artık, bu yüzden bunu tamir etmek mümkün olmuyor, herkes de bunu bildiği için durumu düzeltmeye kalkışmıyor. › »
EMRE ÖZGÜDER
[13/01/2021]
“Just a Normal Day”
« Neden bazı günler daha iyi? Birtakım yanıtları olmasına rağmen, bu soru onun aklını kurcalıyor. Bugün o günlerden değil, çünkü biliyor ki listede yazanların tümünü de çözse, zaten gün içinde aralarına yeni notlar eklenecek. Tamamını da çözse zengin olmayacak. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/12/2020]
Sıradan Bir Gün
« Saatler geçiyor, dünyada herkes sırayla yeni bir yıla giriyor. O olduğu yerde duruyor. Dışarıdan gelen sesleri takip ediyor bazen. Sanki dünya onun altından, ona değmeden dönüyor,
onu sürüklemeden. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/11/2020]
Kalabalık
« Bir kadın ve bir erkek konuşuyor. […] İki farklı gecenin hayali bir sofraya tıkanmış, birbirini kovalıyor.
Hayal, bir adamın tarafından,
bir kadının tarafından ışık aldıkça sofrada gölgeler uzayıp kısalıyor.
Bu onu yoruyor ve üzüyor. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/10/2020]
Yol
« Çantasını dışarı çıkartıyor,
kapıyı kapatıp, kilitliyor.
Ev, normal sabahlarından birini yaşarken, o günlere has güzel bir ışık dolmuş hâliyle, birden bomboş
ve onun ardında kalıyor. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/09/2020]
Sen ve Ben
“Bazen duruyor, sanki vazgeçmiş gibi, uzun bir süre duruyor. Sonra yine yürümeye başlıyor, bir gölgesi önünde, bir ardında.” / “Bazen beni görmüyor; sanki vazgeçmiş gibi, benim içimden pencerenin önündeki ağacın dallarına, belki de daha ötesine bakıyor.”
EMRE ÖZGÜDER
[13/08/2020]
Kiriş
“Kirişe bakıyorum ara sıra, yerinde duruyor. O, yaşamla aramda tek
gerçek bağ.” / “Hayata dönebilirsem, yağlıboya bir tablosunu yapmak isterdim.” / “Hayatta olduğumun
en büyük belirtisi bu olsa gerek,
bu cesaret, bu cesur umut.”
EMRE ÖZGÜDER
[13/07/2020]
“Kayalık”
« İyi kötü bugünlere gelmemde onun çok katkısı var. Sakin bir insandır, sabırlı. Hiçbir işin gerektirdiğinden daha kısa sürede bitmesini arzu etmez. Onun için emek, harcandıkça büyür. Bir işe çok emek verilmesi önemlidir. Kestirme yollara başvurduğunu hiç görmedim. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/06/2020]
“Sizi Çok Özledik”
« Biraz ilerledikten sonra durdu. Vitrinde ‘Sizi Çok Özledik’ yazıyordu. Kedim de beni çok özlemiştir, diye düşündü, içeri girdi, yumurta ve ekmek aldı. Özlenmek, belli nedenlerden dolayı da olsa fena bir duygu değildi. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/05/2020]
Yasak Zamanlar
« İletişim bir niyet meselesiydi, bunun dışında fazla bir şey gerektirmiyordu. Bir şamandıra bir hazneye yeterince su dolduğunu bir vanaya anlatabildiğine göre, herkes birbirine bir şeyler anlatabilirdi. İletişim sadece anlatmak ve anlamak isteğine bağlıydı. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/04/2020]
Otel Odası
« Kendisini fark etmesine yardımcı oluyordu otel odası. Aynı bir cümleden sökülmüş bir sözcük gibi, daha
rahat anlaşılabilir oluyordu insan.
Geldiği bir yer ve gittiği bir yön vardı,
kalabalık bir yazı içinde çok da rahat ayırt edilemeyen. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/03/2020]
Her Sabah
« Seneler geçtikçe, bazı işleri halletmeden içilen bir kahvenin yerine, birkaç işi yoluna koyduktan sonra içilen bir kahvenin insana daha iyi geldiği sonucuna varmıştı. Bu sigara için
böyle değildi ama. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/02/2020]
Mükemmel Bir Gün
Bir günü daha bitirmişti. Ayakkabıları tüm bir gün kadar can sıkıcıydılar. Günbatımı ise renksiz bir hayatın içinde dikkat çekecek kadar frapandı.
Binaların kara gölgeleri yutmaya
başladı günbatımını. Batan güneşi kendine benzetti.
EMRE ÖZGÜDER
[13/01/2020]
Ahmet ve Ayla
« Ayla, Ahmet’in içinden geçip giden hayatı fark etmesini sağladı. Ahmet,
o gün bugündür, hep Ayla için hazırlanıyor. Ayla ona ne sorarsa sorsun, ona yanıt verecek durumda Ahmet. Ahmet bu sayede dünyayı anlamaya başladı. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/12/2019]
Vişne Ağacı
« Önünden geçerken tüm bunları görmüş olamazdı, bu resim onun yarattığı bir görüntüydü, gerçek değildi. Hayat onu zorladığında, herkesin
gerçek kabul ettiği hayat, aklında
bu resmin içine kaçardı. O durakta oturup beklerdi. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/11/2019]
Sokak Lambası
« İnsan taşınırken daha çok eve odaklanıyordu, bunda haklıydı.
Bir semt seçimin varsa nadiren daha güzel bir sokak seçme çabasına girer insan, ev ve semt uygunsa sokağa pek aldırış etmezsin. Çünkü onun tabiriyle, sokaklar bir devlet örgüsüdür. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/10/2019]
Başka Bir Yer
« Evdeyken ‘trafik vardır o yolda’ diye değiştireceğin rotalar, bu yabancı yerde yoktur. Yolların hepsi senin gitmek istediğin yere çıkar, er ya da geç.
Hangi sokağında, hangi gün pazar kurulduğunu bilmediğin bir yer, boşluklar yaratır sana. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/08/2019]
Rüzgâr
« Garip bir şekilde problemler çözüyorum […] Bunlar belli ki çok kafama takılmış sorunlar. [...]
Bir anda çözmek istiyorum sorunu.
Bir aydınlık gelmesini istiyorum,
bu aydınlık için kaybedecek zamanımız yok hiçbirimizin çünkü. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/07/2019]
Prisma
“Kendime biçtiğim kırk iki milyon saniyelik ömrümün bir bölümünü [Prisma’nın niteliklerini anlatmaya] ayırabilecek kadar takdir ettiğim
bir tasarım, üretim ve ticaret öyküsü olabilir bu.” Muazzam bir el işçiliği
ve sebatla var edilmiş bir marka.
EMRE ÖZGÜDER
[13/06/2019]
Artık Her Evde Buzdolabı Var
Belki de görece yeni bir medeniyet göstergesi olması nedeniyle yakın geçmişte siyasette bile kendine bir sembol değeri edinen buzdolabı, zamanla az değişti ama çevresinde birçok değişikliğe neden oldu.
EMRE ÖZGÜDER
[13/05/2019]
Acı Gerçek
« Yalan, karşılıklı bir uzlaşma platformudur. Karşınızdaki hakkında
ne kadar çok gerçek bilgiye sahipseniz,
o kadar çok yalan söyleyebilirsiniz. Rekabet, yalan için ön koşuldur. Yalan, yalan olmakla birlikte, muhakkak bir gerçek zemin gerektirir. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/04/2019]
İzler XVI
« Toprakla yaşamak, beklemek demekti zaten, ya ektiğini biçmeyi, ya da aklındakini ekmeyi. […] Garip bir tempo vardı hayatta, bahar gibi değildi, kış gibi de değildi. Bu bir fırtına olmasa da, bir şey öncesi sessizlikti. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/03/2019]
İzler XV
« Olan, gerçekle gerçek olmayanın bir gün birbirlerinden kopmasıydı ve onlar gerçek olan tarafta kalmışlardı.
Arılar, gerçekti... Ağaçlar gerçekti... Aile, gerçek değildi, kurguydu. Arzular, onlar da gerçek değildi. Aile, arzuların kontrolü için kurulmuş bir yapıydı. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/02/2019]
İzler XIV
« Oy çokluğuyla ‘Kiriş’ adı verilen bir uygulamaya karar verildi… kışın akşam saat 6–8 arasında, yazın 8–10 arasında herkesin özgürce davranacağı bir uygulamaydı. Tek kuralı vardı, kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi başkasına yapmamaktı. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/01/2019]
İzler XIII
« Kız, her zaman sistemi delip geçmenin heyecanını sevmişti. Sistemler,
her ne olurlarsa olsunlar, bireylere karşıydı ona göre ve birey olmak için yapılması gereken tek şey sistemin sızdırdığı yerleri bulup, oralardan
diğer tarafa geçmekti. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/12/2018]
İzler XII
« Dünyanın geri kalanına ne olmuştu? Bu içinde yaşadıkları dünya ne büyüklükteydi? Diğer soru, ihtiyaç fazlası ürünlerdi. Hesaplama yaparak bunun önüne geçmeyi planlıyorlardı. Çok iyi bildikleri bir hesap değildi bu. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/11/2018]
İzler XI
« Bitkilerin hayatına özeniyordu.
Ekilip, biçilmek, toplanmak iyi bir fikir gibi geliyordu ona. Ölümsüzlük gibi geliyordu bu ona. Kimsenin ölmesini istemiyordu. Kimsenin son nefesini verirken yanında olmak istemiyordu. »
EMRE ÖZGÜDER
[13/10/2018]
İzler X
Krizden önce gölgeler üzerine konuşulmazdı. Krizden önce her rengin bir adı da yoktu. Oysa şimdi hatıralar renklere isim oluyordu. Bakırdan barut rengine tüm tonların kendine has bir ismi olacaktı. Yeni bir dil oluşuyordu.
EMRE ÖZGÜDER
[13/09/2018]
İzler IX
« Eğer kış korkusu yeterli olmazsa açlık, susuzluk, kuraklık, hep bir korku vardı. Hiçbiri olmazsa, o zaman da düşmanlar vardı... Bu korkularla ömürler tükenmişti. Bunların hiçbirinin olmadığı tüm şimdiki zamanlar, bunlarla dolu dünler ve yarınlar için harcanmıştı. »
DAHA ÇOK KONU