Kaitlyn Dever, Unbelievable (2019), 
fotoğraf: Beth Dubber © Netflix, 
kaynak: IMDb

Marie’nin Bakış Açısı

“Daha önce hiç şiddet içeren seks sahnesi yazmamıştım. Yazmak için oturduğumda, kültürümüzde zaten aşırı düzeyde var olan tecavüz pornosunu hatırlatacak hiçbir şey yapmayacağımızdan emin olmak istedim. Sübjektif bir bakış açısıyla yazmam gerektiği açıktı, imgeler çok seçici olmalıydı ve bu imgeler Marie’nin taşımak zorunda kaldığı ve boğuştuğu anılar olmalıydı.” Senarist Susannah Grant’in bu sözleri gerçek olaylardan yola çıkarak yazılmış senaryonun anahtar sahnesini ve can alıcı özelliğini mükemmel bir biçimde özetliyor. Marie’nin bakış açısına sadık kalmaya gösterilen özen Unbelievable [İnanılmaz] dizisinin bütününe sinmiş. Başına oturduğunuzda bitirmeden kalkmak zor. Henüz izlemediyseniz hemen izleyin. Hatta bu yazıyı burada kesip izleyin, merakınıza hâkim olun, yazının gerisini okumayın, dipnotların hiçbirine bakmayın. Diziyi bitirdiğinizde dönüp hepsini okursunuz. Önce olayların akışına kendinizi kaptırmanızı ve gerçeklerin ayrıntısına sonra dalmanızı öneririm.

2016’da Pulitzer ödülü kazanan 2015 tarihli “İnanılmaz Bir Tecavüz Hikâyesi” [An Unbelievable Story of Rape] 2008’de ABD’nin Pasifik sahiline yakın Lynnwood’da henüz 18 yaşındaki yalnız yaşayan Marie’nin sabahın çok erken saatlerinde uğradığı maskeli saldırıyla başlıyor, 2011’de Colorado’da iki kadın polisin benzer tecavüz vakalarından derledikleri ipuçlarını birleştirmeleri ve kâr amacı gütmeyen iki bağımsız haber ajansı için çalışan iki erkek gazetecinin farklı ipuçlarından yola çıkıp sonunda yollarını kesiştirmeleriyle sürüyor. Ama hikâyenin hikâyesi orada bitmiyor. Bir kadın yapımcı ve bir kadın senarist hikâyeyi bu kez bir dizi hâline getirmek üzere işbirliği yapıyorlar, projeyi Netflix’e satıyorlar ve sekiz bölümlük dizi eylül 2019’da gösterime giriyor. Olayın üzerinden on yılı aşkın bir süre geçtikten sonra artık evli ve iki çocuklu bir kadın olan ve kimliği açıklanmayan Marie, haberi yapan gazetecilerden birine diziyi izleyip “mükemmel” bulduğunu söylüyor, özellikle ifadesini geri almaya zorlandığı polis sahnesi için “kusursuz” deyimini kullanıyor.

Marie’nin tecavüzü bildirdiği ilk polisler erkek olmasa ve ona inanmayıp ifadesini geri almaya zorlamasalar, buna karşılık Colorado’daki polisler kadın olup tecavüze uğrayan kadınlara sahip çıkarak erkek tecavüzcünün peşine kararlılıkla düşmüş olmasalar, yukarıdaki paragrafta işleri yapanları “kadın” ya da “erkek” diye tanımlama gereği olmayabilirdi, ama hikâyenin süreci toplumsal cinsiyetin hem ayırıcı hem birleştirici yanlarına işaret ettiği için bu tanımlar önemli. Ayırıcı çünkü Lynnwood’daki erkek polislerle Colorado’daki kadın polislerin tecavüz şikâyetiyle baş vuran kadınlara karşı tavrı birbirine taban tabana zıt. Birleştirici, çünkü haberi yapan iki erkek gazeteci, Ken Armstrong and T. Christian Miller, dizi projesini başlatan ise iki kadın sinemacı: Yapımcı Sarah Timberman ve senarist Susannah Grant.

Dizinin tanıtımı amacıyla yapılan bir programda hem Timberman hem de Grant anlattıkları hikâyede kadınları iyi, erkekleri kötü gösteren tek boyutlu bir temsilden kaçındıklarını, katmanlı ve zengin erkek karakterler yaratmaya özen gösterdiklerini özellikle vurguluyorlar. Hatta polisleri de kadın ve erkek diye ayırmaktan çok, eğitim eksikliğine ve bakış açısının yanlışlığına vurgu yapıyorlar. Kamera arkasından Timberman, Grant ve ilk üç bölümü yöneten Lisa Cholodenko’nun, oyunculardan ise Colorado’lu iki kadın polisi canlandıran Toni Collette ve Merritt Wever ile tecavüze uğrayan gerçek karakterlerden esinlenen Marie ve Amber’ı canlandıran Kaitlyn Dever ve Danielle Macdonald’ın katıldıkları bu program dizinin yaratım süreci hakkında fikir edinmek için pek çok ipucu sunuyor. Her bir karakterin gerçek hayattan ekrana aktarılırken geçirdiği değişim, karakteri taşıyabilecek oyuncunun seçimi, her oyuncunun kendi içinde ve diğer oyuncularla birlikte yaptığı yolculuk dizinin arkasında yatan emek, bilgi ve birikimi, her biri geçmişte dikkat çekici işler yapmış bu kadınların nasıl birbirlerine destek olduklarını hissettiriyor.

Türkiye’de bu nitelikte popüler işler yapmak hem erkek egemen piyasayı ikna etmek, hem de seyirci profili açısından şimdilik bir hayal gibi görünse de en azından sinema öğrencilerine bu diziyi bir ders malzemesi olarak sunmak ve ille de tecavüzcünün bakış açısına odaklanmak isteyen öğrencileri açık sözlü oldukları için dinlemek, her görüşün tartışılmasına imkân sağlayıp Marie’nin bakış açısına sadık kalmanın önemini anlatmaya çalışmak şimdilik tek teselli alanı gibi görünüyor. Marie’nin bakış açısı ve onun gözünden görünen okyanus, sonunda Marie’nin o sahile gidebilmesi, bunların gerçek olması ve o gerçekleri şiirsel bir dille ekrana yansıtabilen kadınların dünyanın bir yerlerinde var olmaları ise iyimserlik veriyor.

Kaitlyn Dever, 
Unbelievable (2019), bölüm #1.1, 
ve Merritt Wever ile Toni Collette, 
fotoğraf: Beth Dubber © Netflix, 
kaynak: IMDb

dizi, Feride Çiçekoğlu, Netflix, televizyon, Unbelievable