Agnès Varda,
Varda par Agnès’de (2019),
kaynak: IMDb
Agnès’le Varda:
Hatıra ve Hafıza

Şimdi, o artık kendisi yokken ve ona dair daha çok konuşulurken, bir zamanlar iş yapmayan, kimi sansüre uğrayan, kimi yasaklanıp hiç gösterilmeyen filmleri bile kıyıda köşede kalmış arşivlerden çıkarılırken Agnès Varda’nın öyle hatırlanmayı istediği son filminin en sonunu tekrar izliyorum: JR’la birlikte neşeyle denizin üzerinden kayarak sislerin arasında yok olup gitmesine gülümsüyorum.

Varda by Agnès (2019) Berlin Film Festivali’ndeki açılışından hemen iki hafta sonra, henüz Varda hayatta iken İstanbul Modern’in “Agnès Hakkında Her Şey” (7–24 Mart 2019) başlıklı toplu gösteriminde yer almıştı. Filmin oradaki Türkçe çevirisi Agnès Varda’yı Anlatıyor şeklinde. Onun yerine ben Agnès’le Varda’yı tercih ettim, hatıra ile hafıza arasındaki bazen sorunlu, bazen oyunbaz ikilemi daha iyi yansıttığını düşündüğüm için. Hatıra bireysel, hafıza toplumsal; biri anlık, öbürü tarihsel. Agnès’le Varda çevirisi bence yönetmenin ömür boyu silmeye çalıştığı bu karşıtlıkları yok etmeye ve sınırları aşmaya daha uygun; Agnès’le Varda’yı yakınlaştırıyor. Doğumunda koyulan Arlette yerine 18 yaşındayken kendisi için seçtiği Agnès adı ile Varda soyadı arasındaki boşluğu, kişisel ile kamusal arasındaki çatışmayı biraz daha azaltıyor.

Yönetmenin ilk filmi Le Pointe Courte [Paralel Yaşamlar] (1954) ile sonuncusu Varda by Agnès (2019) arasında altmış beş yıl var. Onunki en baştan en sona hem benzer temaları yeni biçimlerde anlatmayı, hem de Rosalie ve Mathieu adlarında iki çocuk doğurup büyütmeyi başardığı uzun bir ömür. İlk filminde Akdeniz’deki bir liman köyünde şehirli bir çift ile oradaki balıkçıların birbirlerine değmeden akıp giden paralel hayatlarını, sonuncusunda hayatı boyunca yaptığı filmlerdeki hâlleriyle kendi içindeki limanları gösteriyor bize, sonra da bir limandan usulca veda edip gidiyor, ne güzel bir ömür!

Onu tek imgeyle anlatmak istesem, Visages Vilages [Mekânlar ve Yüzler] (2017) filminden geçmişini tiye aldığı bir görüntüyle anardım. Siyah beyaz ile renkli, belgesel ile kurmaca, fotoğraf ile film, analog ile dijital arasındaki oyunbaz çatışmayı tek kareye sığdıran bu görüntü, onun 2009’da New York Times’a söylediği “Ben uçların kraliçesiyim!” sözünün resmi gibi. 1962’de keşişlerinkini andıran ve ömür boyu hiç değiştirmediği saç modeliyle Bellini’nin bir tablosu önünde poz vermiş. 2017’de ise oradaki siyah beyaz hâline dönüp renkli bir nanik yapmış.

Tek imgeyle bu kadar çok şey anlatabilmesi tam ona has bir beceri. Haddimi aşıp onu kendi sözcüklerimle konuşturursam bence bize şunları söylüyor: Hem çok değiştim, hem hep aynıyım; saçım beyazlamış olabilir, ama işte modeli aynı; gençliğim biraz saf, hafif çekingen ama görüyorsunuz, yüzü kararlı; önce sırf erkeklerdi toplumsal hafızayı yazan, artık öyle değil, bakın ön plandayız; hatıralarımızı kendimiz anlatabiliriz... Ve o anlattıklarımızın toplumsal hafızaya yer etmesini sağlayabiliriz. Bu görüntüyle benim yaptığım gibi. Bir de asıl ne, biliyor musunuz? Saçlarımın uçlarını mora boyarken ve beyazlarımı saklamaya çalışmayıp daha da ortaya çıkarırken, hâlâ çok eğleniyorum... 2017’de JR’la yüzlere ve yerlere dair bu filmi yaparken, hâlâ Sorbonne’da 1947’de Gaston Bachelard’dan sanat tarihi dersleri aldığım zamanki kadar heyecanlıyım; hem mekânların yüzlerdeki izlerine dair bir ömür boyu öğrendiğim ne varsa kullandım, hem de hayata yeniden başladım!

Agnès Varda geçtiğimiz günlerde (20 Aralık 2019–6 Ocak 2020) New York Lincoln Center’da kapsamlı bir retrospektifle anıldı. Aynı derleme şu günlerde San Fransisco’da gösterimde. Aramızdan ayrılışının ilk yıldönümü nedeniyle önümüzdeki aylarda filmlerini izlemeye ve ona dair düşünmeye devam edeceğiz. İstanbul Bilgi Üniversitesi de 28 Mart 2020’de yönetmeni anmak amacıyla onun bir ömür sürdürdüğü toplumsal cinsiyet eşitliği ve sürdürülebilirlik temalarına odaklanan bir sempozyum düzenliyor. Üniversitenin santralistanbul kampüsündeki sempozyum herkese açık ve ücretsiz. Manifold okurlarıyla orada görüşmek dileğiyle.

Agnès Varda, Feride Çiçekoğlu, film, hafıza, hatıra, sinema, Varda par Agnès