Led Zeppelin,
Houses Of The Holy, 1973,
tasarım: Hipgnosis,
kaynak: hipgnosiscovers.com
PLAYLIST:
Hipgnosis

1970’li ve 80’li yıllarda müzikseverler için gizemli ve efsanevi bir kelimeydi Hipgnosis. Müzikseverlerin hayatını derinden etkileyen vinil plakların zarflarının üzerindeki her bilgi kırıntısının sömürüldüğü dönemde, bu bilgilerin arasında sık rastlanan bir not vardı: “Sleeve* Design by Hipgnosis”. Hipgnosis’in yaptığı işi, ne tasarım ne de fotoğraf tam karşılamıyor. Dolayısıyla sleeve design ifadesiyle birlikte, kimi zaman fotoğraf, illüstrasyon ya da tasarım kredileri de albümler üzerinde yerini alırdı. Hipgnosis bunların tümünü ve daha fazlasını gerektiğinde kullanan, onları bir araya getirerek görsel imge üreten bir kolektifti. 1967 ile 1982 yılları arasında, on beş yıl gibi çok da uzun olmayan bir sürede, Hipgnosis’in ürettiği 373 albüm kapağı Thames & Hudson tarafından kitaplaştırıldı: Vinyl. Album. Cover. Art. Kitap albüm kapakları, 500 civarında illüstrasyon, fotoğraf ve eskizin yanı sıra Hipgnosis kurucularından Aubrey Powell’in metni ve Peter Gabriel, Robert Plant, Nick Mason benzeri müzisyenlerin katkılarını da içeriyor.

Hipgnosis 1967 yılında, Londra’da aynı evi paylaşan Storm Thorgerson ve Aubrey “Po” Powell tarafından kurulur. Thorgerson, önce Leicester’da İngilizce ve felsefe, sonra Royal College of Art’da film ve televizyon; Powell ise, 1960’larda henüz çok yeni ve bugün hâlâ ilginç bir okul olan the London Film School’da film eğitimi alır. Hem Hipgnosis kelimesini hem de ikilinin müzikle içli dışlı varoluşunu büyük ihtimalle etkileyen üçüncü bir ev arkadaşları daha var: Syd Barrett. Rivayet o ki, hip, gnostic ve hypnosis kelimelerinin bileşiminden oluşan uydurma kelime hipgnosis’i Barrett evin oda kapılarından birinin üzerine karalar. Thorgerson ve Powell sorduğunda, Barrett kelimeyi yazdığını inkâr eder. Ne var ki, Barrett’in dil ve şiirle ilişkisini bilen ve kelimeyi kendilerinin yazmadığından emin ikili, Hipgnosis’i temellük eder. Hipgnosis’in ilk işlerinden biri ise, Pink Floyd’un 1968 tarihli A Saucerful of Secrets albümü olur.

İkiliye 1974 yılında asistan olarak katılan Peter “Sleazy” Christopherson 1978 yılında Hipgnosis’in üçüncü ortağıdır. New York SUNY’de bilgisayar programcılığı, video ve tiyatro tasarımı eğitimi alan Christopherson, bir tür görsel sanatlar ve müzik grubu olarak tanımlanabilecek ve Cabaret Voltaire’le birlikte endüstriyel müziği icat ettiği söylenen Throbbing Gristle’nın kurucularından. Christopherson’ın deneysel ses ve görüntü üretimiyle ilişkisi daha sonra da Psychic TV ve Coil gibi gruplarla ve avangard müzisyen/sanatçılarla sürdü.

Pink Floyd, Animals, 1977,
tasarım: Hipgnosis,
kaynak: hipgnosiscovers.com
Pink Floyd, Ummagumma, 1969,
tasarım: Hipgnosis,
kaynak: hipgnosiscovers.com

George Hardie, Neville Brody, Richard Evans ve Humphrey Ocean gibi önemli tasarımcılarla da çalışan Hipgnosis’in, farklı mecraları ve teknikleri kullanan; fotoğraf, fotoğraf manipülasyonu, fotomontaj ve kolaja özel önem veren; masraflı, zor ve uzun zaman alan; sinematografik/teatral prodüksiyonları seven; psychedelic gerçeküstü imgelere yoğunlaşan bir üretim biçimine sahip olduğu söylenebilir. Söz konusu Hipgnosis tanımı, 1970’lerin Pink Floyd ya da Genesis benzeri müzik grupları için de, üç aşağı beş yukarı, tekrarlanabilir. 1970’lerin sonundan itibaren ise, bu görsel/işitsel imge karışımının entelektüel gücü zayıflar, ticari ömrü ise bir anlamda tükenir. Bir yandan punk benzeri eğilimler, neredeyse yeni ‘yüksek kültürü’ tanımlar hâle gelen ve eski muhalif keskinliğini kaybeden psychedelic imgenin altını oyar. Diğer yandan ticari eğilimler ise, artık çilek pembesi MTV ile tanımlanır. Hipgnosis 1982’de sona erer. Üçlü Green Back Films şirketini kurar. Robert Plant, Yes, David Gilmour gibi müzisyenler için müzik videoları çekerler. Başarısız olduğu itiraf edilmesi gereken bu videolar, Hipgnosis gibi söz konusu müzisyenlerin de başarısız çilek pembeleşme girişimleri olarak okunabilir. Green Back Films macerası da 1984 yılında sona erer. Hem Hipgnosis ve belgeleme hatırına, hem de Robert Plant’in çok pop ve nefis şarkısının hatırına bir çilek pembeleşme girişimi aşağıda:

“Big Log”, the Principles of Moments,
Robert Plant, 1983, süre: 06:04

Storm Thorgerson, 1990’ların başında yeni ortaklarla, yine ağırlıklı olarak müzik sektörüne çalışan tasarım, sanat yönetimi ve fotoğraf ajansı Stormstudios’u kurar. 2003 yılında hastalanan Thorgerson sıkıntılı geçen bir on yılın sonunda, 2013 yılında ölür (1944–2013). Stormstudios bugün hâlâ faal bir şirket. Aubrey Powell ise, 1985 yılında kendi adıyla anılan prodüksiyon şirketini kurar. Müzik videoları, televizyon reklam filmleri ve 1990’larda mega-starlığı yeniden ele geçiren Paul McCartney gibi müzisyenlerin turnelerinin sanat yönetimini yapar, konser filmlerini yönetir. Halen 1994 yılında yeniden kurduğu Hipgnosis Ltd. şirketinde müzik belgeselleri ve kurumsal filmler üretiyor. Ticari ve avangard üretimleri şaşırtıcı bir biçimde birbirine karıştırarak yaşamış gibi görünen Peter Christopherson ise, Hipgnosis sonrasında bir yandan hem kendi adına hem de Aubrey Powell Productions için kırktan fazla müzik videosu çeker. Özellikle Rage Against the Machine, Nine Inch Nails, Ministry ve kendi grubu Coil için yönettiği kimi videolar MTV’nin family friendly siyaseti tarafından reddedilir. Diğer yandan da avangard üretimini çeşitli ortaklıklarla 2010 yılındaki ölümüne dek sürdürür (1955–2010).

2011 yılında, New Yorklu sinemacı ve akademisyen Roddy Bogawa, Taken by Storm: the Art of Storm Thorgerson and Hipgnosis isimli filmini tamamladı; web sitesinden izlenebiliyor —ücretli.

Taken by Storm:
the Art of Storm Thorgerson and Hipgnosis,
Roddy Bogawa, 2011,
2015 yılında piyasaya çıkan DVD için
resmi tanıtım filmi, süre: 05:19

Ve playlist; albümleri Hipgnosis tasarımı 25 kayıt:

1. “Set the Controls for the Heart of the Sun”, A Saucerful of Secrets, Pink Floyd, 1968
2. “Careful with that Axe Eugene”, Ummagumma, Pink Floyd, 1969
3. “No Good Trying”, The Madcap Laughs, Syd Barrett, 1970
4. “The King Will Come”, Argus, Wishbone Ash, 1972
5. “From the Beginning”, Trilogy, Emerson, Lake & Palmer, 1972
6. “The Rain Song”, The Houses of the Holy, Led Zeppelin, 1973
7. “Knights: The Falcon/The Bear”, Two Sides of Peter Banks, Peter Banks, 1973
8. “Us and Them”, The Dark Side of the Moon, Pink Floyd, 1973
9. “Mother Russia”, Turn of the Cards, Renaissance, 1974
10. “Ready for Love”, Bad Company, Bad Company, 1974
11. “Have a Cigar?”, Wish You Were Here, Pink Floyd, 1975
12. “Junior’s Eyes”, Never Say Die!, Black Sabbath, 1978
13. “Dirty Deeds Done Dirt Cheap”, Dirty Deeds Done Dirt Cheap, AC/DC, 1976
14. “Nuclear Burn”, Unorthodox Behaviour, Brand X, 1976
15. “Nobody’s Fault But Mine”, Presence, Led Zeppelin, 1976
16. “Dogs”, Animals, Pink Floyd, 1977
17. “I Can Make It If You Can”, The Boomtown Rats, The Boomtown Rats, 1977
18. “Turn of the Century”, Going for the One, Yes, 1977
19. “Follow You Follow Me”, And Then There Where Three, Genesis, 1978
20. “Dreadlock Holiday”, Bloody Tourists, 10 cc, 1978
21. “Madrigal”, Tormato, Yes, 1978
22. “Raise My Rent”, David Gilmour, David Gilmour, 1978
23. “Once Upon a Time in the West”, Communiqué, Dire Straits, 1979  
24. “Animal Magnetism”, Animal Magnetism, Scorpions, 1980
25. “Bonzo's Montreaux”, Coda, Led Zeppelin, 1982

* Uzunçalar zarflarının adlandırılması İngilizcede de hayli karışık. Record sleeve, dust sleeve, album liner, liner ve album cover kullanılıyor. Buların Türkçeye nasıl çevrilmesi gerektiğini müzik dinlemeye başladığım yıllardan beri bilemiyorum. Çoğu zaman kullanılan kapak, yetersiz. Arka kapağın yanı sıra, sırt, uzunçaların içine ayrıca konduğu zarf, kimi zaman iç kapak, uzunçaların göbeği gibi dışarıda bıraktığı tomarla öge var. Albüm kabı ifadesini kullandığımı hatırlıyorum, ama hemen ‘yoğurt kabı’ gibi beni mutfağa yolluyor. Kılıf da bir tuhaf, “kılıfına uydurmak” deyiminde olduğu gibi çok güçlü olumsuz çağrışımı var. Basitçe albüm dediğim de oldu, hâlâ kulağa fena gelmiyor. Plak kelimesini ise seviyorum, görece eski sayılabilecek bir kelime Türkçede. Buna karşın ‘uzunçalar’ı ise bir türlü sevemedim. Bir zamanlar yaygınlaşmış olan longplay’i de. Hem plaklar gündemden düşeli unutuldu da. Üstelik Türkçe sorunları kılavuzumuz ‘longpley’ olarak yazmış, bu da zor. İngilizcede yaygın kullanılan LP kısaltması ise belki kullanılabilir; üstelik kılavuzda da var. Dolayısıyla, şimdilik hangi cümleye hangisi uygun düşüyor gibi görünüyorsa onu kullanıyorum.

ambalaj tasarımı, Aubrey “Po” Powell, Bülent Tanju, Hipgnosis, müzik, Peter “Sleazy” Christopherson, Playlist, Storm Thorgerson