Wim Crouwel ve
Jan van Toorn, 1972,
kaynak: indexgrafik.fr

Pazar Sekmeleri:
Crouwel ve van Toorn
Karşı Karşıya

Bugün 80’ini hayli aşmış Hollandalı iki grafik tasarımcı ve bu iki tasarımcı arasında 45 yıl önce, 1972 yılında gerçekleşmiş bir tartışma, eskimiş olmak bir yana her zamankinden daha güncel ve önemli. En azından Manifold’a öyle geliyor; söz konusu tartışmanın yayımlandığı kitabı (The Debate, The Legendary Contest of Two Giants of Graphic Design) yakında daha kapsamlı olarak gündemine de alacak. Bu Pazar Sekmeleri, tartışmanın aktörlerini ve ürünlerini hatırlatmakla yetiniyor.

Tartışmanın iki aktörü, ‘resmi’ tasarım tarihi anlatılarında hem ürünleriyle hem de eğitimcilikleriyle yerlerini çoktan almış iki tasarımcı: Wim Crouwel ve Jan van Toorn. Tartışma ise, gerçek bir kamusal tartışma: 1972 yılında Amsterdam Fodor Müzesi van Toorn’un işlerini sergiler ve sergi kapsamında, yine aynı müzede, van Toorn ile Crouwel arasında bir tartışma gerçekleştirilir. Tartışma bir açıdan tanıdık: Öncülleri ve benzerleri modern mimarlık ve tasarım tarihinde bulunabilir. Dahası, tartışmaya yol açan sorunsal yumağı tasarım ve mimarlık tarihlerinde ‘modernist’ olarak etiketlenen pratiklerin ürettiği siyasete, ekonomiye ve genel olarak bu pratiklerin meta dünyasının üretiminde oynadığı önemli role ilişkin ve söz konusu rol, kimi istisnalar dışında, tarihyazımının bu pratikleri ‘öncü’, ‘avangard’, ‘ilerici’ olarak nitelemesiyle görünmez kılınıyor. Öte yandan, tartışmanın 1972 versiyonunun 1960’ların hemen her alanda radikal alternatifler üreten toplumsal ortamından özel olarak beslendiğini kestirmek de zor değil. 1970’lerin sonundan itibaren ve özellikle Reagan/Thatcher döneminde buharlaşan 1960’lar ortamı, tartışma yayımlandıktan sonra tartışmayı kent efsanesine çevirenlerin iddialarının tersine, tartışmanın da unutulmasına yol açar. Unutulmasında da ‘profesyonel’ anlamda yarar vardır; çünkü bu tartışma unutulmadan, sözgelimi ‘iyi’ kurumsal kimlik tasarlanamaz. Tartışmanın ses kayıtlarından ve iki ek metinden oluşan kitap Hollanda’da ancak 2008 yılında yayımlanır, 2015 yılında ise İngilizceye çevrilir.

Genellikle nesnellik/öznellik, sadelik/süs, kurallılık/kuralsızlık benzeri ikili karşıt biçimselliklere indirgenen tartışmanın 1972 versiyonu, söz konusu ikili karşıtlıkları çözmek için hayli olanak sağlıyor. Crouwel için tasarım; müşterinin hizmetinde, onun taleplerini yerine getiren, tarafsız, ödünsüzce rasyonel, hayli kurallı/düzenli ‘profesyonel’ bir pratik; tasarımcı da hâliyle ‘profesyonel’ bir kiralık silahtır. Van Toorn ise, her şeyden önce kendi siyasi angajmanı olan bir tasarımcıdır, dolayısıyla kiralık bir silah olamaz. Tersine, o, silahı kendi bildiği gibi kullanmak ister. Ancak, van Toorn’un tasarım düşüncesinde, kendi siyasi angajmanından bağımsız, daha önemli bir tasarım tartışmasının ipuçları var. Van Toorn için ‘tarafsızlık’ zaten bir hayaldir, hem tasarımcı hem de tasarım mecraları kendi tarihleri ve yapılarıyla gelirler. Dolayısıyla ısrarla sorar: Kim, kimin için, ne zaman, nereden, nasıl… vb. Kısacası, bir tür profesyonalizmin toplumsallıkla ilişkisini özenle örttüğü, yukarıdaki ve benzeri diğer tüm ikili karşıtlıkları yeniden toplumsallıklarına iade ederek yerlerinden söker; van Toorn’un elinde tasarım gerçek bir eleştirel pratiğe dönüşür.

Dutch Profile: Wim Crouwel,
yönetmen: Geert van de Wetering,
röportaj: Max Bruinsma, süre: 10:24
(kaynak: Submarine Channel)

Wim Crouwel 1963 yılında, tasarımın her alanında bütünsel servis veren disiplinlerarası tasarım firması Total Design’ın kurucuları arasında yer alır. Total Design, kurumsal kimlik ve marka tasarımının dünya çapında önemli şirketlerinden biri olur. Yaşlanan kurucu ortaklar zamanla şirket hisselerini devrederler, Crouwel de 1985 yılında Total Design’dan ayrılır. Bugün de dünya çapında kurumsal kimlik ve marka konularında servis veren şirket, Total Identity ismi altında etkinliklerine devam ediyor.

“Wim Crouwel: A graphic odyssey” sergisinden enstalasyon görüntüleri, Design Museum, 2011,
kaynak: obsessivecollectors.com

Kariyerinin başlangıcından itibaren, tasarım tarihinde işlevselcilik olarak adlandırılan yaklaşıma bağlı kalan Crouwel, katı ızgara kullanımı [grid] ve kurumsal kimlik tasarımı için hayati olan sistematik yaklaşımıyla tanınıyor. Tasarımcılar arasında Swiss style olarak etiketlenen ve son yıllarda daha da ‘minimalistleşmiş’ bir versiyonunun genç tasarımcılar arasında yeniden moda olan bu yaklaşım hakkında Zürih Tasarım Müzesi Crouwel ile uzunca bir söyleşi gerçekleştirmiş.

Talking About Swiss Style:
Wim Crouwel, süre: 23:28
(kaynak: Museum für Gestaltung Zürich)

Wim Crouwel kurumsal kimlik tasarımının yanı sıra, Hollanda’da tasarım işvereni olarak önemli rol oynayan kamu kurumları için de tasarladı ve çalıştı. Rotterdam’da bulunan Boijmans van Beuningen Müzesi’nin yöneticiliğini yaptı. Hollanda’nın diğer iki önemli sanat müzesi, Van Abbe ve Stedelijk müzeleri için afiş, broşür ve kataloglar tasarladı. Tipografi önemli ilgi alanlarından oldu; erken sayısal dizgi makinelerine uyumlu ilk fontlardan New Alphabet’i tasarladı. Yine erken sayısal tasarım ve baskı teknolojileriyle bağlantılı, bir tasarım ürününün zaman içinde değişimini, ‘otomatik’ olarak güncellenerek yeniden basılmasını amaçlayan form preparation kavramını/yöntemini ortaya attı. Hollanda posta telefon idaresinin telefon rehberi bu yöntem uyarınca tasarlandı. Yine aynı kurum için pullar tasarladı. Delft Teknik Üniversitesi’nde birkaç kuşak öğrenci yetiştirdi.

Tasarım tarihçisi ve eleştirmeni Frederike Huygen 2015 yılında kapsamlı bir Wim Crouwel monografisi yayımladı: Wim Crouwel Modernist. Hollanda sanat, kültür ve tarihine ilişkin kıskanılası bir arşiv olan Memory of the Netherlands web sitesi, Crouwel’ın işlerinin hatırı sayılır bir kısmını toplamış durumda.

Dutch Profile: Jan van Toorn,
yönetmen: Geert van de Wetering,
süre: 10:02

Jan van Toorn, aralarında Gerrit Rietveld ve Jan van Eyck akademileriyle, Rhode Island tasarım okulu olmak üzere, uzun yıllar çeşitli okullarda eğitimcilik yaptı. Özellikle 1991–1998 yılları arasında yönettiği Jan van Eyck Akademisi’ni sanat, tasarım ve kuram arakesitinde dünyanın en önemli lisansüstü eğitim kurumlarından biri hâline getirdi. Başta Van Abbe Müzesi olmak üzere, pek çok kurum için tasarım yaptı. 2008 yılında Rick Poynor kapsamlı bir van Toorn monografisi yayımladı: Jan van Toorn: Critical Practice.

Jan van Toorn’a göre, tasarım eyleminin üzerinde çalıştığı konusundan, nesnesinden ve içeriğinden bağımsız, kendi ifadesiyle ‘kendi kendine yeten’ bir tasarlama yordamı yoktur. Her durumda kullanılması gereken ve hep işe yarayacak ızgara [grid] benzeri ‘aracı’ yoktur Toorn’un. Bu Toorn, asla ızgara kullanmaz anlamına gelmiyor, sadece ızgara benzeri tüm kavramsal araçların kendinde değerleri değil kullanım tarihleri vardır anlamına geliyor. Dolayısıyla, Toorn için tasarımcı olarak anlamlı olan, konu ve durum temelli stratejiler geliştirmektir. Jan van Toorn kendi tasarlama yaklaşımına, bir tür ‘görsel gazetecilik’ adını veriyor: Kendi imal edilmişliğini saklamayan ve ‘okuru’ sürekli başka türlü okumaya çağıran tasarımlar. Yukarıda değinilen, Memory of the Netherlands van Toorn’un ‘görsel gazetecilik’ ürünlerini de barındırıyor, hiç kuşkusuz.

Jan van Toorn, Van Abbe Müzesi için afiş, 1971, kaynak: bijzonderecollecties ve 
De Beyerd Müzesi için afiş, 1984,
kaynak:
indexgrafik.fr

2010 yılında Design Issues dergisinde yayımlanan “A Passion for the Real” başlıklı metninde, Jacques Rancière’den bir alıntı yapıyor van Toorn: “Eşitlik, elde etmek için uğraşılması gereken bir hedef değildir, tersine sadece bir başlangıç noktasıdır… …Eşitlik bütünselleştirmekten çok, ‘deklasifiye’ etmek, doğal varsayılan düzenlilikleri bozmak ve onların yerine ayrımın müzakereli figürlerini yerleştirmektir.” Dolayısıyla diye yazıyor, “izleyici/okuyucunun özgürleşme ve edimselleşmesi eşitlik ilkesinden başlar.”

Jan van Toorn, Curating Reality,
New Tools for Investigative Journalism konferansında konuşuyor, 2012,
süre: 23:02

Rick Poynor’un metni ise, van Toorn’un 1970’lerde tasarladığı ünlü takvim hakkında: “Jan van Toorn: The World in a Calendar”. Takvim gibi ‘tarafsız’ bir promosyon malzemesi tasarımcısının görsel gazeteciliğiyle siyasi bir ifade aracına dönüşür. Van Toorn hakkında iyi bir metin, Max Bruinsma’dan: “Je ne cherche pas, je trouve” [Aramıyorum, buluyorum]. (Başlık, bir Picasso alıntısı ve Fransızca, ancak metin İngilizce.) Bruinsma da, van Toorn’un önemsediği bir Alman şair ve eleştirmenden, Hans Magnus Enzensberger’den alıntılıyor: “Manipüle edilmemiş metin, film, yayın diye bir şey yoktur. Soru, o halde, mecraların manipülasyonu değil, kimin manipüle ettiğidir. Devrimci bir tasarım manipülatörlerin yok olmasına yol açmaz; tersine herkesi manipülatöre çevirmelidir.”

Bülent Tanju, grafik tasarım, Jan van Toorn, Pazar Sekmeleri, tartışma, Wim Crouwel