Karayipler’de Bir Adada
Cozumellinin
Yeme İçme Rehberi

Meksika’nın Karayip kıyısındaki adalardan biri olan Cozumel yerel ve kültürel motifler konusunda hayli tatmin edici bir çeşitliliğe sahip. Hayatımın altı ayını geçirdiğim bu ada, Meksika’nın geri kalanından farklı bir kültüre sahip. Öncelikle Karayipler’in iklim farklılığı günlük yaşamı etkiliyor. Üstüne üstlük bir de ada söz konusu olunca tarımsal çeşitlilik de azımsanmayacak şekilde azalıyor. Adanın yüzde yirmisi kadar küçük bir alanı kaplayan yerleşim dışında kalan her yer ormanlık arazi ve doğal yaşamı koruma alanı olarak koruma altında. Yerleşim, yapılaşma ya da tarıma ayrılabilecek toprak yok. Mango, avokado, papaya, muz, hindistancevizi, lime, mamey gibi tropik meyveler dışında pek de bir şey üretilmiyor. Hayvancılık yok denecek kadar az, resifleri koruma kanunları nedeniyle balıkçılık da hayli denetimli. Tüm bunlar adanın kendine özgü bir yeme içme kültürü olmasını sağlıyor. Bu yeme içme kültürünün günlük hayatla kesişme modeli ise tamamen iklimsel. Burada her şey tahmininizden yavaş ve rahat ilerliyor. Bu kadar sıcak ve rahat bir hayat olunca kimse daha çok kazanmak için daha fazla mesai yapmanın gerekliliğine inanmıyor —en azından inanıyormuş gibi çalışmıyor.

Sizin için adadaki yerel hayatın yeme içme kültürünü özetlemeye çalıştım. Bu yazı sonrasında, buralara yolunuz düşmese de bu Karayip adasında neler nasıl yenip içiliyor ufak bir fikriniz olsun istedim. Çünkü dünya ‘normal’in tek bir model olamayacağı kadar büyük ve bir o kadar kalabalık. Burası da bizim normalimizin hayli uzağında bir normale sahip.

Adada Amerikan konseptli turistik yerleri saymazsak —ki onlar sadece limanlara yakın yerlere konuşlanmış zincir mekânlar— lokantalar dört gruba ayrılabiliyor:

1. Taco’cular
2. Deniz ürünleri restoranları
3. Tavukçular
4. Esnaf lokantaları

Bu dört grubun da alt grupları var.

1. Taco’cular

a. Et ve sakatat taco’cuları. Buralarda ızgarada pişmiş domuz, dana, tavuk etli taco’lar ve dil, göz, işkembe, mide gibi önceden hazırlanmış sakatat taco’ları yapılıyor. Sadece ‘kelle’ taco’ları satan versiyonlar da var.

b. Tencere yemeği taco’cuları. Buraların kahvaltıcıları; et sote, tavuk sote, kremalı biber yemeği, sucuklu patates gibi yemekleri taco olarak servis eden mekânlar.

c. Deniz mahsulü taco’cuları. Adalılar için bir diğer kahvaltı seçeneği. Karides, ahtapot, balık; kızartma ya da ızgara ama hepsi tortilla üzerinde. Bu mekânlarda taco dışında torta adı verilen sandviç seçenekleri de mevcut. Menüdeki her ürünü ister taco ister torta olarak alabiliyorsunuz.

d. Döner ve pizza taco’cuları. Özel kırmızı baharatlı, ananas eşliğinde satılan Meksika döneri pastor ve İtalyan atalarıyla tek benzerliği üzerinde peynir olması olan pizzalar.

Sakatat taco’cusu: Yanak, dil ve
kelle söğüş
taco.
Buraların döneri pastor, taco üzerinde ananas, soğan ve kişniş ile tüketiliyor. Kahvaltı taco’su: Biberli chorizo’lu,
patatesli
taco üzeri yeşil domates sosu.

2. Deniz ürünleri restoranları

a. Cantina adı verilen barlar ve balıkçılar. Cantina’ların esas amacı içki satmak. Buralarda içki aldıkça masanıza minik tabaklarda yemekler geliyor. Kimi zaman ceviche, kimi zaman kızarmış balık, kimi zaman Lübnan usulü içliköftenin ada yaşamına uygun köfteleşmiş hâli, kimi zamansa kürdanla yemeniz öngörülen bir tavuk yemeği çıkabiliyor bu ikramlar. Yine de bu mekânların tamamında bir alakart balık menüsü de mevcut, ama ben hiç oradan sipariş verecek kadar aç kalamadım.

b. Her tür deniz ürünü ve taze balık bulunduran restoranlar. Bunların sayısı diğerleri kadar fazla değil. Buralarda o gün hangi taze balık çıkmışsa onu servis ediyorlar. Bizim oralarda marine olarak adlandırılabilecek soğuk balık salatası ceviche de en iyi buralarda oluyor. Karides, ahtapot ya da balıklı avokado dolması yemek için de adres bu restoranlar.

Deniz ürünleri restoranlarının vazgeçilmezleri: Hindistancevizli karides pane ile ahtapot ceviche,
ve
Cantina’da bir grup ikram.
Bira sizden, ikram müesseseden.
Burada balığın —boyutundan bağımsız— en popüler hâli: Bol yağda kızartma.

3. Tavukçular

a. KFC usulü kızartma tavuk satanlar. Adada KFC, bir markadan ziyade bir pişirme yöntemi gibi. Kızarmış tavuk yanında pilav, püre, beyaz lahana salatası ve bol acı sosla satılıyor.

b. Piliç çevirme ve mangalda tavuk satanlar. Buralarda kömürde piliç satılıyor, saat 12:00 ile 14:00 arasında tüm sokak tavuk kokulu mangal dumanı ile kaplanıyor.

Kömürde tavuğun evlere servis hâli;
çorba bile plastik torbada.

4. Esnaf lokantaları

a. Kadınların işlettiği ve konutların salon ya da bahçelerinde yer alanlar.

b. Cinsiyet ayrımı olmaksızın işletilen ve dükkân şeklinde olanlar. Bu mekânların tamamında günlük menüler çıkıyor. Hava ne kadar sıcak olursa olsun, önden bir çorba sonrasında dört beş çeşit arasından seçeceğiniz bir ana yemek, dev bir bardak demirhindi ya da hibiskus şerbeti ve eğer şanslıysanız bir de tatlı menüye dahil oluyor.

Esnaf lokantasında bir menü:
Az et sote yanında pilav,
fasulye püresi ve
chayote dolması.
Chayote Orta Amerika’ya özgü
kabak taze fasulye arası bir sebze.

Tüm bu lokanta çeşitleri adanın tamamına yayılmış durumda ve her mahallenin kendine özgü iyi kötü bir restoran/barı var.

Tüm bu çeşitliliğin bizi üzen tek yanı ise, anlattığım tüm bu lokantaların neredeyse tamamının sadece gündüz açık olması. Burada kahvaltının diğer öğünlerden ayrı bir yiyecek çeşitliliği barındırması gerekmiyor. Sabahın yedisinde karides paneli sandviç de yeniyor, et soteli taco da. Ama kahvaltı taco’cuları öğlen ikide kapanıyor. Sonra sırasıyla esnaf lokantaları, tavukçular, cantina’lar derken saatler akşam yediyi gösterdiğinde adada et, sakatat, döner ve pizza taco’cuları dışındaki tüm yeme içme mekânları kapanmış oluyor. Onlar da zaten 18:00 gibi açıyorlar.

Anlayacağınız bu adada akşam yemeğinde balık ya da tavuk yemek bir hayal. İlk günlerde bunu kabul edemedik. Akşam yemeği için uzun süre tavukçu aradık. Bir gün buralı bir dostumuza sorduk. Saat 19:03 idi, “Diego” dedik, “akşama tavuk yemek istiyoruz, hangi tavukçu açıktır ya?” Diego bu sorumuza çok şaşırdı. “Akşam yemeğine tavuk mu? Tavukçular öğlen yemeği için… Akşama hiçbiri açık olmaz” dedi, kendinden emin bir tonla. “Ulan, o ne demek?” diye ısrarcı olduk, sonuç değişmedi.

Bir iki keresinde de bir balıkçıya akşam yedi gibi gitmeyi denedik, yarım saate kapattılar; hızlıca balığımızı yedik, sekizde evdeydik. Sonunda kabullendik: Bu adada yerel mekânlarda balık, tavuk, ev yemeği yemek isterseniz öğlen yemeği ya da kahvaltıdan başka seçeceğiniz yok.

Akşam için et taco’cuları geç saatlere kadar sizi bekliyor. Kelle, yanak, dil, işkembe, domuz döner, tavuk, biftek ve benzeri mahsulleri incecik beyaz mısır tortilla’ları üzerine koyup soğan ve taze kişniş eşliğinde size satmaya hazırlar. Şimdiden afiyet olsun.

Taco: Tortilla ile yemek yeme sanatı.”
{fotoğraflar: Selen Bayrak, 2018}

Cozumel, gündelik hayat, Karayipler’de Bir Adada, Meksika, Selen Bayrak, yeme içme