Vardiya Raporu: Yolculuklara Dair

Vardiya süresiz bir yolculuk hâli; sürekli geleni gideni olan, değişen, hafızayla oynayan bir hâl. Vardiya’ya dair ilk fikirler ortaya çıktığında seyahatler konuşmaların odak noktalarından biriydi, mimarların çıktıkları yollar deneyimler… Bir seyahat nasıl değiştirir insanı, düşündüklerini… günceler sonra ne olur? Sekizinci vardiya “Yolculuklara Dair” bu yolculukların peşine düştü, atölye yürütücüleri deneyimlerini kaleme aldı:

Of Journeys / Yolculuklara Dair

Venedik Mimarlık Bienali Türkiye Pavyonu’nun sekizinci vardiyası “Of Journeys / Yolculuklara Dair” Zeynep Ataş, Ali Paşaoğlu ve Tomris Akın yürütücülüğünde, Arif Aktaşlı, Ayaz Pasha, Eda Hisarlıoğlu, Kaan Hiçyılmaz, Nuray Gül, Rishabh Wadwa, Selin Erdemirci, Sinem Evcim, Yağmur Sürmeli ve Yağmur Yıldırım’ın katılımlarıyla gerçekleşti.

“Of Journeys”, Venedik-Osmanlı ticaret ilişkilerini hatırlayarak yola çıkmış ve “insan ve nesne dolaşımının farklı katmanları üzerine” düşünerek başlamıştı. “Serbest mekânı”, deneyimlerin/öykülerin çakıştığı ve nesneler yardımıyla yenilerinin üretildiği bir ticaret limanı olarak hayal ettik. Venedik’teki buluşmanın 20 gün öncesinde, katılımcılarla yüz yüze görüşmeler yapıp birer “yolculuk kaydı” tutmaya başlamalarını, böylece dolaşım ve bağlam üzerine düşünmelerini istedik.

Arif Aktaşlı’nın defterinden
Ayaz Pasha’nın defterinden
Eda Hisarlıoğlu’nun defterinden
Kaan Hiçyılmaz’ın defterinden
Nuray Gül’ün defterinden
Rishabh Wadwa’nın defterinden

Tutulan günceler “herhangi bir kişinin, düşüncenin veya nesnenin hareketini ve değişimlerini takip edecekleri” ucu açık bir tariften yola çıktı. Yolculuk kayıtlarının hem kişisel hem de analitik nitelikleri olacağını öngördük ve bu yöntemle çalışmanın sınırlı atölye zamanını genişletmesini ve anlık karşılaşmamızı olabildiğince kişisel paylaşımlara açık hâle getirmesini umduk. Katılımcılar bu kayıtları kendilerine özgü biçimlerde Venedik’te geçirdikleri sürede de tutmaya devam ettiler. Baştaki fikrimiz bu kayıtların iki-üç boyutlu bir topografyaya dönüşerek “açık model” dediğimiz bütünleşik bir temsile dönüşmesiydi.

Venedik’teki buluşmamızda bu kayıtlar sunulup tartışıldığında, her anlamda farklılaşan özgün çalışmaların ortaya çıktığını gördük. Kayıtların yöntemleri, birer araştırma veya anlatı olarak potansiyelleri, kendi aralarındaki ortaklıkları ve Venedik’te geliştirilme imkânları üzerine konuştuk. Arif, Christian Norberg-Schulz metinleriyle eşleştirdiği doğanın yapılı çevreyle dönüşüm sahnelerini, Ayaz yaşadığı deneyimin hafızasındaki sahneler ile çakışmasını, Eda buldan bezinin farklı işlev ve toplumsallıklar içindeki hâllerini, Kaan Antalya’daki geçici evinde bulduğu nesnelerle İstanbul’daki evinden nesnelere taşınan hafızasını, Nuray kedisinin davranışlarını, mekân kullanma ve algılama hâllerini, Rishab kırmızının hafızasında ve gittiği yerlerdeki tonları ve anlamlarını, Selin kendisinin ve yakın çevresindeki insanlarının geciktirme [procrastination] davranışlarındaki rutin ve araçları, Sinem her birinde kendi ayaklarının olduğu fotoğraflar ve eskizler aracılığıyla bu kısa sürede yaptığı mekân değiştirmelerini, Yağmur Sürmeli kendi yaptığı seramiğin oluşum sürecini ve yolculuğunu, Yağmur Yıldırım ise Vardiya sergisinin parçası olan projeksiyon yüzeylerinden biçtiği yağmurluğun bir kayıt nesnesi olarak imkânlarını görselleştirdi, öyküleştirdi.

fotoğraf: Selin Erdemirci

Sonrasında atölye bu birikimlerin niteliklerini, Venedik’le karşılaşma hâllerini, birbirleriyle ilişkilerini ve birer anlatı ve sergi malzemesi olarak imkânlarını çalışarak ilerledi. Çalışma bittiğinde bienal alanında kalacak olan işlerin kayıt sürecini, kişisel öyküleri, kaydın Venedik’teki dönüşümünü açıkça anlatması ve ziyaretçilerle ilişkiye girmesi katılımcıların ortak isteğiydi. Bu amaçla ikinci gün, büyük beyaz bir yüzey üzerine işleri yerleştirerek hafıza, nesnenin yolculuğu ve adaptasyonları, listeleme, diyagram oluşturma, örnek olay kaydı, taktikler, otobiyografik kayıtlar, sahneleme gibi ortak temaların izini sürerek öyküler arasında bağlantıları tartıştığımız bir haritalama performans yapmayı denedik. Sergide temel etkileşimin ziyaretçiler ve yolculuk kayıtları arasında olacağını düşünerek defterlerin içeriğine çağrı/gönderme yapacak üç boyutlu nesneler veya mizansenler üretmeye karar verdik. Haritalama da bu küçük teşhirlerin birbirleriyle ilişkileri üzerine bir prova olarak işlev gördü.

fotoğraf: Yağmur Sürmeli
Selin Erdemirci’nin defterinden,
fotoğraf: Yağmur Sürmeli
Sinem Evcim’in defterinden,
fotoğraf: Yağmur Sürmeli
Yağmur Sürmeli’nin defterinden,
fotoğraf: Yağmur Sürmeli
Yağmur Yıldırım’ın defterinden,
fotoğraf: Nuray Gül

Atölye çalışması sırasında sürece eklemlenen dijital sunumlar ve tartışmalar gerçekleşti. Aslıhan Şenel’in “Haritalama ve Temsil” konularını kendi çalışmalarından örneklerle tartıştığı konuşması, Bengi Güldoğan’ın kendi yürüttüğü üçlü kişisel araştırmayı anlattığı “Yok Olmaya Tanıklık: Tuğla, Plan ve Video” sunumu ve Köken Ergun’un de video aracılığı ile yürüttüğü araştırma/anlatı süreçlerini paylaştığı konuşması atölyedeki tartışma ve üretimlerin destekleyici parçası oldular. Ferda Kolatan’ın bienalle ilgili kritik sorular üzerinden yaptığı ve Alkestie Skarlatou’nun bir aydınlatma tasarımcısı olarak mesleki deneyimlerini paylaştığı sunumlar da mesleği ve bienali tartışmaya yardımcı oldular.

Atölye süreci yolculuk kaydı defterler, izi sürülen malzemelerin örnekleri, maketle yeniden üretilen sahneler, izleyicilerin almaları için basılan kartpostallar ve süreci açıklayan metinlerle birleşerek bir sergiye dönüştü. Video ve fotoğraflarla sürekli olarak belgelediğimiz süreçler de Rishabh’ın kurguladığı bir video ile sergileme alanında yer buldu.

fotoğraf: Laura Guarnier
fotoğraf: Tomris Akın

Ali Paşaoğlu, Tomris Akın, Vardiya, Venedik Mimarlık Bienali, Zeynep Ataş