Oyuncak

Oskar Kokoschka 1918 yılının Temmuz’unda Münihli kukla tasarımcısı Hermine Moos’a gerçek insan boyutlarında bir bebek siparişi verdi. Sanatçı temel olarak ayrıldığı eski sevgilisi Alma Mahler’in gerçekçi bir kopyasını istiyordu.1 Bu nedenle bebeğin her noktası onun gibi görünmeli, sanatçı için ‘her anlamda’ Alma’nın yerini doldurmalıydı.

Kokoschka, Alma’nın tüm ölçülerinin yanı sıra sık sık yazdığı mektuplara çizimler, modeller ilave ediyor, kukla yapımcısına beklentilerini listeliyor, kapsamlı direktifler veriyordu. Epey heyecanlıydı. Teslime kadar geçen sürede Kokoschka, sabırsızlıkla beklediği sevgilisine elbiseler, seksi sabahlıklar ve Paris modasına özgü çeşit çeşit iç çamaşırları aldı.

Nihayet Alma, 1919 Şubat’ının sonlarına doğru Kokoschka’nın Moos’a yazdığı ve bebeğin bir an önce kendisine gönderilmesini istediği son mektubundan kısa bir süre sonra teslim edildi. Alma, sanatçının Dresden’de kaldığı eve ulaştığında, iki kişinin taşıdığı içi talaşla dolu büyükçe bir kutunun içerisinde yatıyordu. Tuhaftı. Kokoschka’nın Hulda diye çağırdığı yardımcısı Reserl’in, Alma’yla ilk karşılaşması onun için şok ediciydi. Kokoschka zavallı kadının kutu açıldıktan sonra kısa süreli bir baygınlık geçirdiğini iddia eder. Buna karşın, sanatçı için bu kumaş ve ahşaptan yapılmış ‘oyuncak’, yine onun iddiasına göre, hayli büyük bir hayal kırıklığıydı; çünkü sanatçının cinsel ve erotik beklentilerini karşılamaktan çok uzaktı.

“Oskar Kokoschka’nın Alma Bebeği”, fotoğraf: Henriette Moos, 1919,
özel koleksiyon (Richard Nagy Ltd., Londra), kaynak: leopoldmuseum.org

Yine de Kokoschka Alma’yı hizmetçi Reserl’in yardımıyla giydirdi ve ona ‘Sessiz Kadın’ [Schweigsame Frau] adını verdi. Bir kez daha ‘Alma’lı hayatına başlamıştı. Sanatçı güzel havalarda Alma ile araba gezintilerine çıkıyor, operada oyunu oyuncak sevgilisiyle baş başa izlemek için loca kiralıyordu.2

Kokoschka’nın bu tuhaf beraberliği, fazlasıyla tuhaf bir biçimde de son buldu. 1919 yazında sanatçı büyük bir parti düzenlemeye karar verdi. Davetiyeler kentin mutena zatlarına ulaştırıldı. Operadan oda orkestrası tutuldu. Orkestra bahçede barok bir fıskiyenin yanında çalarken, hizmetçi Reserl meşalelerle aydınlatılmış bahçede onur konuğu Alma’yı gezdiriyordu.

Çılgın partinin ertesi günü Kokoschka polisler tarafından uyandırıldı. Devriye gezen polisler, bahçede kırmızı bir sıvıyla kaplı hâlde yatan çıplak bir kadın fark etmişler ve olayı araştırmak istemişlerdi. Kafası kopmuş ‘cesedin’ bahçede yattığı yere polisleri bizzat Kokoschka götürdü. Mankenin o hâle nasıl geldiği konusunda ise rivayetler muhtelif.

Kokoschka sabaha karşı, kendisi ve tüm konukları sarhoşken Alma’nın kafasını kopardığı ve mankenin kopmuş kafasında bir kırmızı şarap şişesi kırdığı iddiasındaydı. Bir başka rivayet, o gece Alma’nın bir tür orjinin baş aktörü olduğunu öne sürüyordu. Sonuçta Alma önemli bir misyonu yerine getirerek, Kokoschka tarafından yok edilmişti. Kokoschka bir anlamda bu bebekle beraber Alma saplantısını ve bununla bağlantılı geliştirdiği fetişizmi de yok ediyordu.

1886 yılında doğan, çocukluğu Viyana’nın banliyölerinde yoksulluk içinde geçmiş Oskar Kokoschka bir bakışa göre kavgacı, asi bir kişiliğe sahipti. Gerektiğinde sorunlarını şiddete başvurarak çözmekten çekinmiyordu. Örneğin Viyana Sanat Okulu’nda [Kunstgewerbeschule] öğrenciyken sorunlu davranışları yüzünden bursunun kesileceğini öğrenmiş, haberi duyar duymaz bıçakla okulu basıp hocalarını intihar etmekle tehdit etmişti.3

Daha sonraları aynı okuldaki hocalarının tavsiyesiyle işlerini sergileme fırsatı bulduğu bir Wiener Werkstätte etkinliğinde, kendine ayrılan küçük salonun kapılarını kilitleyerek başkanlığını Gustav Klimt’in yaptığı jüriyi içeriye almamıştı. Bir eleştirmen 1908 yılındaki bu sergi ardından Kokoschka’nın işlerini “Gauguin’in sıyırmış hâli” olarak niteledi ve devam etti: “Kokoschka adını hatırlamalıyım, çünkü 22’sinde böylesine bir yamyam 30’unda oldukça özgün ve ciddi bir sanatçıya dönüşebilir.”4

1878 yılında doğan, Emil Schindler ve Anna von Bergen’ın kızları Alma ise, geç 19. yüzyıl Viyanası’nın hedonist hayatı içerisinde yetişir. Opera ve Nietzsche aşığıdır, antisemitik fikrilerini çoğu zaman gizleme gereği duymaz.5 Bir femme fatale’dır: Üç kez evlenir, fakat pek çok ilişkisi olur.6 İlk öpücüğünü 17 yaşındayken Gustav Klimt’ten alır, ilk sevgilisi müzik hocası Alexander Zemlinsky’dir. İlk eşi ise kendinden 18 yaş büyük, meşhur besteci Gustav Mahler olur.

Gustav Mahler henüz hayattayken, daha sonra evleneceği Alman mimar Walter Gropius ile ilişkisine başlar. Mahler’in 1911’de ölümünden sonra Gropius’un mesafeli davranması, sonraları tanıştırdığı annesinin Alma’yı gözünün tutmaması nedeniyle —haberleşmeye devam etseler de— genç mimarla araları açılır.7 Alma tam da bu dönemde Kokoschka ile tanışır.8 Tanıştıran Alma’nın üvey babası, daha sonraları ateşli bir Nazi sempatizanı olacak ressam Carl Moll’dur. Kokoschka 24, Alma 31 yaşındadır. Belki de Alma’nın gerçekten sevdiği tek adam olacaktır Kokoschka.

Fakir ve asi genç ile zengin ve biraz da şımarık kız. Kokoschka, tanışmalarının ertesi günü Alma’ya mektupla evlenme teklif eder. İlişkileri boyunca bu teklifi pek çok kez yinelese de Alma asla olumlu yanıt vermez, belki onu evlenmeye değer bulmaz: Kokoschka’ya şaka yollu, evlenmek için bir başyapıt üretmesini şart koşar.9 İlişkileri boyunca iki kez hamile kalır, ilkini Kokoschka’nın haberi dahi olmadan aldırır. İkinci hamileliğinde, başlangıçta çocuğu doğurmaya karar vermiş olmasına karşın, şiddetli bir kavganın ardından yine vazgeçer ve kürtaj yaptırır. Kokoschka bu durumu kabullenemez, nihayet 1914 Mayıs’ında ayrılırlar.10

Alma, sorunluluk hâlleri farklı kategorilerde olsa da, belki tıpkı Kokoschka gibi11 sorunludur. Kendisini, kendi yarattığı dünyasının merkezine koyar. Örneğin, ilk eşi Mahler’in tüm yaşam hikâyesini manipüle eder. Bestecinin kendisi, Alma’yla ilişkisi, diğer insanlara ilişkin söyledikleri bıraktığı belgelerin, mektupların tahrif edilmesiyle bizzat Alma tarafından biçimlendirilmiştir. Bugün artık araştırmacılar elli yılı aşkın bir sürenin ardından onun çizdiği tablonun güvenilirliğini sorguluyor. Artık biliniyor ki, Alma gerçekleri bilinçli bir biçimde değiştiriyor.12 Buna —belki çok da şaşırtıcı olmayan bir biçimde— ‘Alma sorunu’ deniyor.13 Belki de sadece uzaktan çok eğlenceli görünen bir oyunu kendince oynuyor. Tıpkı tüm diğerleri gibi, bazen Kokoschka’nın yaptığı gibi oyuncağıyla, bazen de gerçeklerle. Sonuçta oyunun masum bir etkinlik olduğunu kim söyledi?

1. Kokoschka, 1. Dünya Savaşı’nda asker olarak aktif görev yapmıştır. İki kez ciddi biçimde yaralanır. Bebek siparişi verdiği zaman askerden yeni döndüğü, henüz savaşın bunalımından tümüyle kurtulamadığı ve hayatını yeniden kurmaya çalıştığı bir dönemdir.

2. Kokoschka daha sonraları, 30’lu yıllarda kendisiyle yapılan söyleşilerde araba gezintileri ve opera kaçamaklarının uydurma olduğunu, yardımcısı Reserl’e bu söylentileri yaymasını bizzat kendi söylediğini iddia edecektir.

3. Bu olaya Klimt çok sinirlenir. “Madem öyle istiyor, bırakın basın tarafından parçalara ayrılsın” der ve devam eder. Françoise Giroud, Alma Mahler, or, The Art of Being Loved, Oxford University Press, 1991, s. 99.

4. Ibid, s. 100.

5. Walter Gropius’u gerçek Aryan tipi olarak niteler Alma. Beraberlikleri arasında ırksal olarak ona tek uyan insan da Gropius’tur. Kendisine “aşık olan tüm diğerleri ‘küçük’ Yahudilerdir. Mahler gibi.” Nicholas Fox Weber, The Bauhaus Group: Six Masters of Modernism, Knopf, 2009.

6. Son evliliğini Yahudi şair Franz Werfel ile yapar. İlişkileri, Alma halen Gropius ile evliyken başlar.

7. Alma’yı gözü tutmayan bir başka anne, Kokoschka’nınkidir. Anne Kokoschka Alma’nın karşısına çıkar ve Alma’dan oğlunun pesini bırakmasını ister. Aksi hâlde onu öldürmekten hiç çekinmeyecektir. Bir üst sınıf Alman kadını olan anne Gropius’un ise, böyle bir yüzleşmeye asla tenezzül etmeyecek olsa da, benzer hisleri taşıdığı çok aşikâr.

8. Alma, Kokoschka’dan ayrıldıktan sonra Gropius’a geri döner. O yıllarda orduda asker olan Gropius’un (ve hatta annesinin) gönlünü kazanmayı başarır. 1915 yılının Ağustos ayında evlenirler. Alma 36, Gropius 31 yaşındadır. 5 Ekim 1916’da kızları Manon dünyaya gelir.

9. Françoise Giroud, Alma Mahler, s. 108.

10. Alma Mahler (ed.: Antony Beaumont, Susanne Rode-Breymann), Diaries, 1898–1902, Cornell University Press, 1999.

11. Alma’nin hayatı ve yakın çevresindeki insanlarla ilgili detaylı bilgi için: alma-mahler.at Ayrıca Alfred Weidinger, Kokoschka and Alma Mahler, Prestel Press, 1996; Karen Monson, Alma Mahler, Muse to Genius: From Fin-de-siècle Vienna to Hollywood’s Heyday, Houghton Mifflin, 1983. Alma’nın hayatını konu alan bir film bile var: Bride of the Wind, yön.: Bruce Beresford, 2001.

12. Alma aynı şeyi Kokoschka için de yapar. Askerlik yaptığı dönem cepheden Kokoschka’nın öldüğü haberi gelir. Bunun üzerine Alma, ilk iş olarak kendisinde de anahtarı olan Kokoschka’nın stüdyosuna giderek sanatçıya yolladığı mektupları bulur. Giderken beraberinde, aldığı mektuplara ilaveten sanatçının yüzlerce çizim ve eskizini de götürür. Sonuçta Kokoschka çok kötü yaralanmıştır, fakat halen hayattadır. Françoise Giroud, Alma Mahler, s. 114.

13. Geçmişin kendisi de, geçmişin kişisel yeniden yazımı da bir anlamda sorunludur. Yani Oskar Kokoschka’nın Alma’lı hatıralarının da biraz ‘Kokoschka Sorunu’ içermesi beklenebilir.


{Fold içindeki resim: Oskar Kokoschka, “Bebekli Otoportre” (ayrıntı), 1920/21, tuval üzerine yağlıboya, özel koleksiyon (Richard Nagy Ltd., Londra), kaynak: alma-mahler.at}

Alma Mahler, bebek, Ersin Altın, Gustav Klimt, Oskar Kokoschka, oyun, oyuncak