Arkadaş Kitaplar,
fotoğraf: Aren Kurtgözü,
Nisan 2020
Kâğıttan Arkadaşlar

Eve kapanıp kalmak yeni yeni üretkenlik biçimlerine yol açıyor. İnsanlar benliklerini tekrar keşfe çıkmış adeta. Hayat bir gün normale döndüğünde –dönerse eğer– yepyeni becerilerle donanmış insanlar dolduracak caddeleri, işyerlerini. O insanlarla ne yapacağız, ne yapacaklar hiç bilemiyorum.

Bir de benim gibi üretmeden keşfe çıkanlar var evde. Şunu biliyoruz çünkü: Modern kapitalist toplumun orta sınıf evlerinde eşya olarak her zaman bir ‘çokluk’ bulunur. İhtiyaç duyulandan, hatırda tutulabilenden, bağ kurulabilenden, hatta bazen artık istenenden fazlasına sahibizdir. Onlar evin daha az görünür, ulaşılır, uğranır köşelerine öylece kaldırılmış durur. Hatta bazıları gözümüzün önünde durur da ilgi ve algı alanımıza girmezler. Görmeden, hissetmeden yaşarız onları. İşte benim ev hâlim de eşyayla yeni münasebetler kurarak geçiyor. Atılmayıp, satılmayıp, verilmeyip saklanmış, ötelenmiş eşyalar bunlar, bir gün işe yarar diye ya da basitçe kıyamayıp. Onları saklandıkları yerlere kadar kovalıyor, gün ışığına çıkarıyor, taze, farklı ve çoğu kez sevgi dolu bir bakışla elden geçiriyorum. Bu kez de karşıma çocuk kitapları dolu bir koli çıkıyor. Çocukluğumun kitapları.

Çocukluğumun kitapları. Onları saklamışım. Artık çocuk değilim ama büsbütün başka biri de değilim herhalde diyerek evde tutmuşum. Malum, Edip Cansever’in “Manastırlı Hilmi Bey’e İkinci Mektup” şiirinde dediği gibi “Gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk / Hiçbir yere gitmiyor.” Otuz beş-kırk yıldır bende olan kitaplar bunlar. Epey yıpranmış olanlar var, sapasağlam duranlar da. Kimisinin kapağını da ne hikmetse kalın kâğıtla hem de uhu sürerek kaplamışım. Kapak resimlerinden mahrum bırakmışım gözlerimi. Önemli bir çoğunluğu Cem Yayınevi’nin 1970’lerde yayımladığı “Arkadaş Kitaplar” dizisine ait. Türkiye’de çocukluğunu 1970’lerde yaşamış kuşak için unutulmaz kitaplardır bunlar. Hatta 1980’lerde çocuk olmuş kesim bile sonradan yapılmış baskıları sayesinde aşinadır bu diziye.

Yüzden fazla kitap çıkmıştır bu diziden. Kapakta kitabın isminin yazılı olduğu üst kısım ile resmin bulunduğu alt tarafı ayırıp arka kapağa kadar çepeçevre dönen renkli şeritler Arkadaş Kitaplar’ın ayırt edici özelliğidir. Bunlar her kitapta farklı renktedir ve kütüphane rafına dizildiğinde kitap sırtlarının aynı hizasına denk gelip gökkuşağına benzer bir tayf oluştururlar. Kitapların aynı diziye ait olduğunu, fakat her birinin kendine özgü, farklı bir dünya içerdiğini ifade etmenin güzel bir yoludur bu. Bununla birlikte, dizinin tüm bir kuşağın hafızasına kazınmış karakteristik imgesi, arka kapakta yer alan Arkadaş Kitaplar logosudur. Burada, bir çitin üzerine arkaları bize dönük biçimde yan yana oturmuş bir çocuk ve siyah bir köpek görülür. İkisi yaklaşık aynı boydadır ve çocuğun ayakları ön taraftan, köpeğin kuyruğu arkadan aşağı doğru sarkmaktadır. “Arkadaş Kitaplar” yazısı ve eldeki kitabın seri numarası bu görsele eşlik ederek kompozisyonu tamamlar. Üstelik, çocuk galiba anadan üryandır. Bu durum bize pastoral bir yaşam çevresinde, belki de bir çiftlikte veya köyde geçen tatilde, doğayla ve hayvanlarla iç içe, özgürce yaşanan, saf bir çocukluk zamanını düşündürür. Dizinin ismi ve logosu, kitapların ve hayvanların çocukların dostu olduğu fikrini aşılar.1

Arkadaş Kitaplar, 1970’lerin ikinci yarısı boyunca Türk ve dünya edebiyatından çok zengin çeşitlilikte, rengârenk bir seçkiyi çocuklarla buluşturur. Yabancı dilden çevrilen eserlerin ezici çoğunluğu ilk kez bu dizi için Türkçeye kazandırılmıştır. Türkçe eserlerin de yarıya yakını yazarları tarafından özellikle bu dizi için kaleme alınmıştır. Çocuk kitapları alanında ülkemizde kapsam ve zenginlik açısından bir ilk olan bu girişimin mimarı Erdal Öz’dür.

O tarihlerde Cem Yayınevi’nde düzeltmen olarak çalışan Erdal Öz’ü bir çocuk dizisi hazırlamaya iten kişinin Yaşar Kemal olduğu söylenir.2 1964 yılında kurulmuş olan Cem Yayınevi o zamana dek yayımladığı Nobel Yayınları, Yirminci Yüzyıl Klasikleri, Türk Sanatçıları, Antoloji ve Kültür dizileriyle yayıncılık dünyasında tanınmış, belirli toplumsal kesimlerle sınırlı kalmayan geniş bir okur kitlesi edinmiştir.3 Bu bakımdan muhtemelen kitlesel bir çocuk kitapları dizisi yayımlamak için en uygun mecralardan biridir. Erdal Öz, Arkadaş Kitaplar adlı bu diziyi 1975–1981 yılları arasında yönetir ve bu altı yıllık sürede yüzden fazla kitap yayımlanır.

Diziyi incelediğimizde seçilen eserlerin ağırlıklı olarak toplumcu gerçekçi edebiyat örnekleri olduğunu görürüz. Sınıf eksenli toplumsal eşitsizlikler, köyden kente göç, yoksulluk, farklı kimlikler arası gerilimler ve birlikte yaşama pratikleri, emeğin ve üretimin bakış açısından dünya ve toplum, ezilen grupların hikâyeleri (zaman zaman çocuklar ve hayvanlar da bu gruba dahil olur), dostluk ve dayanışma, kentleşme ve teknolojik ilerleme karşısında yenik düşenlerin öyküleri gibi temalar diziye damgasını vurmuştur; fakat bunun ötesinde seçilen eserlerin çıktığı coğrafi kaynaklara baktığımızda hassasiyetle gözetilmiş bir dengenin bulunduğu anlaşılır. Bulgaristan, İran, Fransa, Hollanda, İsveç, Polonya, Rusya ve Sovyetler Birliği, Almanya, ABD, Gürcistan, Belçika, İngiltere, Danimarka, Macaristan, Çin gibi ülkelerden yazarların kitapları, birçoğu ilk defa ve asıl dillerinden Türkçeye çevrilerek çocuklara sunulmuştur. Bu seçkide dikkat çeken boşluk, Latin Amerika edebiyatından örneklerin bulunmayışıdır. Latin Amerika devrimci geleneğinin ve ürünlerinin Türk solu için her daim muteber olduğu gerçeği akla getirildiğinde, bu eksikliğin ideolojik bir dışlamadan ziyade o döneme ait teknik ve pratik sorunlardan kaynaklandığını düşünmek akla daha yatkın geliyor.

Yabancı yazarlara ait kitapların önemli bir kısmının ilk kez Arkadaş Kitaplar dizisiyle birlikte ülkemiz çocuklarına sunulduğunun altını bir kez daha çizmek gerekir. Kitapların birçoğu bu dizide yayımlanmak üzere ilk kez Türkçeye kazandırılmış, önceden yayımlanmış olanlar ise yine ilk kez Arkadaş Kitaplar sayesinde geniş bir kitleye ulaşma imkânı bulmuştur. Zira, dizideki kitapların baskı sayıları üç bin ile beş bin adet arasında seyretmiş, kitapların bazıları dördüncü, beşinci baskılara ulaşmıştır.4 Bu rakamlar dönemin yayıncılık sektörü açısından muazzam büyüklüktedir ve dizinin gördüğü rağbetin de göstergesidir. Örneğin çocukların ilk kez Arkadaş Kitaplar sayesinde tanıştığı Samed Behrengi’nin kitapları dizinin en çok satanlarından olmuştur. Güney Azerbaycan’ın Tebriz kentinde doğan ve muhalif görüşleri nedeniyle genç yaşta katledilen Behrengi’nin en önemli öyküleri dizi içerisinde dokuz ayrı kitap olarak yayımlanır. Bu kitaplar çıkış tarihlerine göre sırasıyla şunlardır: Küçük Kara Balık, Bir Şeftali Bin Şeftali, Püsküllü Deve, Bu Gelen Köroğludur, Kel Güvercinci, Kargalar, Konuşan Bebek, Pancarcı Çocuk, İnatçı Kediler. Bunlardan özellikle ilk üçünün günümüze dek çok sayıda farklı yayınevi tarafından defalarca basıldığını ve yetişkin okur kitlesi arasında da benimsendiğini ekleyelim.

Dizideki temsiliyet dengesi yerli ve yabancı yazarlara ait kitap sayıları açısından da gözetilmiş gibidir. İlk yüz kitapta bu oran yarı yarıyadır. Türkçe eserler açısından Arkadaş Kitaplar’a özgü önemli bir yenilik de pek çok yazarımızın Erdal Öz’ün teşvikleri, hatta ısrarları sonucu salt bu dizide yayımlanması amacıyla eserler kaleme alması, bazılarının da edebiyat yaşamlarında ilk kez bu dizi için bir çocuk kitabı yazmış olmalarıdır. Ülkü Tamer, Nihat Behram, İlhan Başgöz, Fikret Otyam, Sevgi Sanlı, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Aziz Nesin, Bekir Yıldız, Erol Toy, Fakir Baykurt gibi isimler, Erdal Öz’ün girişimleriyle özel olarak Arkadaş Kitaplar dizisi için kitap yazmıştır. Bunlar arasında Ülkü Tamer’in Pullar Savaşı, Nihat Behram’ın Göğsü Kınalı Serçe, İlhan Başgöz’ün Çıt Etti Çiçek Açtı ve Fikret Otyam’ın Can Arkadaş gibi eserleri yazarlarının çocuk okurlar için kaleme aldığı ilk kitaplar arasındadır.

Tüm bunlar gösteriyor ki, Erdal Öz diziyi oluşturacak kitapları seçmede büyük bir isabet göstermekle kalmamış, esasında yerli bir çocuk edebiyatını ortaya çıkarma çabasına girişmiştir. Birçokları ülkemizde çocuk edebiyatının Arkadaş Kitaplar ile başladığını iddia ederken haksız değildir.5 Erdal Öz, ülkenin tanınmış yazarlarına çocuk kitapları yazdırırken kuşkusuz aklında bu düşünce vardır. Nitekim, Arkadaş Kitaplar projesine girişirken, Cumhuriyet dönemi boyunca çocuk edebiyatı namına üretilmiş çalışmaları inceleyerek yola koyulduğu bilinmektedir.6 Arkadaş Kitaplar’a dek edebiyatımızda güçlü bir çocuk damarı oluşmadığı gibi, dikkate alınacak tekil girişimler de yoktur. Her bir kitabın başarısı ve tesirinin ötesinde, dizinin bir külliyat olarak bıraktığı derin iz de nasıl bir boşluğu doldurduğunu ortaya koyuyor aslında.

Ülkemiz çocuk edebiyatı açısından Arkadaş Kitaplar dizisinin getirdiği bir diğer önemli yenilik, kitapların olağanüstü zengin ve dikkat çekici bir görselliğe sahip olmasıdır. Dizinin son derece bilinçli tasarlanmış ve tüm kitaplarında tutarlılıkla uygulanmış görsel kimliğinden daha önce söz etmiştik; fakat bundan daha da önemlisi, kitapların neredeyse tamamının özgün ve yaratıcı biçimde resimlenmiş olmasıdır. Bugün bile Arkadaş Kitaplar dizisinin pek çok kitabı, öykülerin içeriği kadar resimleriyle de hafızalarda yer etmiştir. Dönemin tanınmış çizerleri kadar, henüz parlak kariyerlerinin başında olan genç sanatçılar da bu kitapları resimlemiştir. Ressam Fikret Otyam (1926–2015) ve Kayhan Keskinok (1923–2015), karikatüristler Ferruh Doğan (1932–2000) ve Tan Oral (1937), fotoğrafçı İsa Çelik (1944) dönemin isim sahibi sanatçıları olarak diziye katkıda bulunmuştur. Günümüzün tanınmış çizeri Selçuk Demirel (1954), kitap resimleme alanında bugün saygın isimler olan Osman Kehri (1949), Mustafa Delioğlu (1946) ve Yıldız Cıbıroğlu (1941) sanat kariyerlerinin erken dönemlerinde Arkadaş Kitaplar dizisi için kitap resimlemiştir. Genç yaşta yitirdiğimiz karikatür ve animasyon sanatçısı Yalçın Çetin’in (1934–1977) hasta yatağında tamamladığı son çalışması, dizinin 67 numaralı kitabı İnci’nin Maceraları için yaptığı çizimlerdir. Son olarak, Bodrum ressamı olarak ün kazanmış Mehmet Sönmez’in (1944–1998) resimlediği Küçük Kara Balık ülkemizde bir çocuk klasiği hâline gelişini edebi değeri kadar çizgilerine de borçludur. Elbette, özellikle yabancı dilden çevrilen kitapların önemli bir kısmı telifi alınan özgün resimleriyle yayımlanmıştır; fakat bunlar da muhteşem kitap resimleme örnekleridir. Bizzat yazarı Saint-Exupéry tarafından resimlenmiş olan Küçük Prens ve Fritz Wegner tarafından resimlenmiş olan Andre Maurois’in Şişkolarla Sıskalar adlı kitaplarından söz etmek yeterli olacaktır sanırım.

Şişkolarla Sıskalar, çizer: Fritz Wegner
Dankonun Yüreği, çizer: Ateş Aydemir
Bir Şeftali Bin Şeftali, çizer: Ferruh Doğan ve Göğsü Kınalı Serçe, çizer: Selçuk Demirel
Püsküllü Deve, çizer: Yalçın Çetin
Şeytan Uçurtması, çizer: Tan Oral
ve
Lastik Pabuçlar, çizer: Yıldız Aydemir

En son telif kitabını 1981’de yayımlayan Arkadaş Kitaplar dizisi, bir müddet eldeki kitapların yeni baskılarıyla yayın hayatını sürdürmüş, ardından Erdal Öz ve dizideki kitapların hatırı sayılır bir bölümü Can Yayınları çocuk dizisi çatısı altında okurla buluşmaya devam etmiştir. Bugün dizideki kitapların önemli bir kısmı telif hakkı sürelerinin dolması sonucunda ‘teliften düşerek’ kamuya mal olduğundan, ismini ve cismini bilmediğimiz sayısız yayınevi tarafından özensiz dizgi ve çevirilerle yayımlanmaya devam ediyor.

Ülkemizde çocuk edebiyatı ve çocuk kitabı yayıncılığı son derece verimli bir dönem yaşamakta. Yazar ve konu çeşitliliği, yaş gruplarına göre özelleşmiş diziler ve olağanüstü güzellikte resimleri ve baskı kaliteleriyle biz yetişkinleri anayurdumuza, yani çocukluğa dönmeye davet ediyorlar.7 Fakat unutmamalı ki o yurdun belleğimizdeki en güzel imgelerini de bize Arkadaş Kitaplar hediye etmiştir.

Rene Goscinny, Jean-Jacques Sempé, Pıtırcık dizisi
{fotoğraflar: Aren Kurtgözü Arşivi}

1. Ayşe Sarısayın’ın Erdal Öz: Unutulmaz Bir Atlı adlı kitabında, Arkadaş Kitaplar logosunun ortaya çıkışı şöyle anlatılır: “Arkadaş Kitaplar’a sevimli bir amblem de bulunur. Bir İsveç dergisinde rastladığı yan yana oturan bir çocukla köpek figürünü İsa Çelik’e götürür. Resim temizlenip filmleri çekilir, üzerinde çalışılarak yanına Arkadaş Kitaplar ve adres bilgisinin eklenmesiyle son şeklini alır. Arkadaş Kitaplar, ‘arkadaş’ kavramının yanı sıra tam da Erdal Öz’e uygun olarak hayvan sevgisini de simgeleyecektir böylece.”

2. Ayşe Sarısayın, Erdal Öz: Unutulmaz Bir Atlı, 14. Bölüm, İstanbul: Can Yayınları, 2009.

3. Cem Yayınevi internet sitesi.

4. Sarısayın, age, 14. Bölüm.

5. Age.

6. Age.

7. Jorge Amado’nun “İnsanın anayurdu çocukluğudur” sözüne selamla. 

Aren Kurtgözü, Arkadaş Kitaplar, Cem Yayınevi, çocuk edebiyatı, çocuk kitabı, çocukluk, Erdal Öz, eşya, illüstrasyon, kitap, kitap tasarımı, yayıncılık