Bir Dönemin Toplumsal Eşitleyicisi Sümerbank

Ülkenin bambaşka bir köşesinde, benzer olmayan koşullarda büyümüş, başka okullara gitmiş, farklı tip bir yaşam sürmüş ve sürmekte olan, kısacası başka sosyal, ekonomik ve kültürel bir gerçekliğin içindeki birisiyle belki de tek ortak yanınız —örneğin— bir nevresim takımı olabilir. Ve o takım kuvvetle muhtemeldir ki Sümerbank’tır… Sümerbank’ı bu anlamda bir dönemin eşitleyici unsuru olarak görebiliriz. Özelliği, yalnızca toplumun farklı katmanlarındaki pek çok eve değil, onu üreten insanların da evine girmiş olmasında yatıyor. Dolayısıyla, Sümerbank’ı bu ülkede yaşayan farklı kuşaktan pek çok insan için hem kişisel değer hem de toplumsal bellek noktasına taşıyan, tam da bu her eve girme hâli olabilir. ‘Sanayi’ ve ‘modernlik’ dünyanın pek çok yerinde bambaşka üretim hikâyeleri yarattı kuşkusuz. Ve bu hikâyelerin kimisi bir efsaneye dönüşüp günümüze kadar gelirken, bazılarının sonu hüzünlü oldu. Bu ülkenin hikâyesi bol ve sonu iyi bitmeyenlerinden birisi de Sümerbank.

Tipik çiçek desenli
Sümerbank basma elbiseleriyle
bir grup kadın, 1940’lı yıllar,
kaynak: Çağla Ormanlar Ok fotoğraf arşivi ve Sümerbank’ta üretilmiş rengârenk basma kumaşların manifaturacılarda satılmak üzere katlanmış biçimde yerleştirilmiş görüntüsü,
kaynak: Zafer Toprak,
Sümerbank,
Creative Yayıncılık, İstanbul, 1988, s. 98

Sümerbank’ı bize hatırlatan, İzmir Kalkınma Ajansı desteğiyle, İzmir Ekonomi Üniversitesi, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi, Moda ve Tekstil Tasarımı Bölümü’nün yürüttüğü “Dijital Tekstil Desen Arşivi” projesi oldu. Proje kapsamında Sümerbank’tan geriye kalan desen arşivinin bir bölümü dijital ortama aktarıldı. İzmir Halkapınar Basma Sanayii’nden alınan kumaş albümlerinden oluşturulan arşiv, 1956–2001 yılları arasında üretilen Sümerbank desenlerini kapsıyor. Bu arşivdeki desenler ayrıca, Ankara Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde bu yılın şubat ayında sona eren, “Bir Ulusu Giydirmek: 1956–2000 Yılları Arası Sümerbank Desenleri” adlı sergide izleyiciye aktarıldı.

Keriman Ece Halis,
polka benekli (puantiye) desenli elbisesiyle
İktisat ve Tasarruf dergisi için
kapakta poz veriyor ve
yerli malı yurdun malı sloganını
adeta giydiği elbise ile vurguluyor,
kaynak: İzmir Ekonomi Üniversitesi
GSTF Moda ve Tekstil Tasarımı Bölümü Tudita arşivi

Türkiye endüstri tarihinin temel aktörlerinden birisi olan Sümerbank’ın hikâyesi 1933’te başlamıştı. 1930’ların Türkiye için önemi malum. Ekonomik atılımların, yerel üretimin, ülke ekonomisini kalkındırma politikalarının başka her meselenin önüne geçtiği yıllar… İlk basma fabrikasının (Nazilli Basma Fabrikası) 1937’de faaliyete geçmesiyle hem kent hem kırsalda yaşayanlar için üretim yapan ve “ulusal kimlik inşa sürecinde yurt ekonomisine, ürettiği pamuklu kumaşlarla katkı sağlama” misyonuna sahip Sümerbank, ülkenin ‘modernizasyon’u için ekonomik, sosyal ve kültürel anlamda önemli bir yere oturdu. Bu katkının en kıymetli unsuru ise, hitap ettiği geniş coğrafyada, hiç de kısa olmayan belli bir dönem boyunca etki sağladığı sınıfsal bütünleşme ve yakınlaştırma oldu. Zira herkesin evinde bir Sümerbank basmasının olduğu uzunca bir dönem yaşandı.

Baskılı kumaş yapımında kullanılan
bakır gravür silindirler ve İzmir
Halkapınar Basma Sanayii Müessesesi
Desen Albümleri içinden bulunan
bir desen fotoğrafı (tasarımcısı bilinmiyor),
kaynak: İzmir Ekonomi Üniversitesi
GSTF Moda ve Tekstil Tasarımı Bölümü Tudita arşivi
1970’li yıllarda başlayan
Sümerbank konfeksiyon (hazır giyim) departmanlarından bir görünüş,
kaynak:
Sümerbank Aylık Endüstri
ve Kültür Dergisi, Temmuz, 1979

Temelde, “özgün desenlere sahip, dayanıklı, ucuz ve kaliteli, zarif kumaşlar üretmeyi ve yeni bir yaşam biçiminin ve kültürünün oluşumuna katkı sağlamayı hedefleyen” Sümerbank’ın yarattığı desenlerden bir sosyokültürel eğilim ve günlük yaşam okuması yapmak mümkün. “Bir Ulusu Giydirmek” sergisinde yer alan tarih çizelgesi, bu anlamda önemli satır başları sunuyordu. Sonuçta, 1940’lar, 50’ler, 60’lar, 70’ler derken küresel ölçekte sosyal, ekonomik dalgalanmaların ve akımların yarattığı rüzgâr Türkiye’de de etkisini gösterdi ve Sümerbank da hem parlak hem zorlu yıllar geçirdi. Bu tarihi, Sümerbank desenleri üzerinden okumak çok anlamlı. Zira ağırlıklı olarak çiçekli, rengârenk, bir dönem geometrik olarak hatırladığımız ve aralarında kimi zaman yeşil donlu Noel Baba gibi absürtlerinin de olduğu bu desenler, ortaya çıktıkları dönemin gerçeklerinin etki altına aldığı eğilimleri da anlatıyor.

Fabrikaların ilk kurulduğu yıllarda hayli kısıtlı bir renk seçeneği olmakla birlikte 1930’lardaki Rusya etkisiyle, canlı ve zıt renk kullanımı ve gül desenleri de üretim içinde yerini almış. 40’larda savaş nedeniyle gerileyen dış ticaretle birlikte yerli malına olan yoğun talebin etkisindeki yerel motif ağırlığı söz konusu. 50’ler, Amerika rüzgârıyla evlere giren dergilerle, modanın günlük kent yaşamına çarpıcı şekilde sızdığı, parlak yıllar… Desenlerde geometrik, puantiye formlar ve küçük çiçekler kullanılmış. Takip eden 60’ların cesur ifade ve özgürlük akımlarının yansıması olarak, kumaşlara geometrik ve şal desenleriyle birlikte, hayvan figürleri ve yuvarlak hatlı formlar eklenmiş. 70’ler ise yine ülke değerlerinin ön plana çıktığı yıllar ve bu yönelim motiflerde kendini gösterirken iri ve canlı formlar tercih edilmiş. Bu yıllarda Sümerbank’ın kuvvetli ve değerli bir yerel marka olarak varlık gösterdiği moda etkinlikleri de düzenlenmiş ve Sümerbank markasının ülkenin moda ve tekstil sektöründeki yeri kuvvetlenmiş.

Sümerbank kumaşlarından üretilmiş giysi tasarımlarına ait illüstrasyonlar, 1974 
ve Sümerbank’ın iplik üretim 
bölümünden bir görüntü, 1978, 
kaynak: Sümerbank Aylık Endüstri 
ve Kültür Dergisi

Sümerbank, 80’lerde başlayan özelleştirme döneminin sebep olduğu değişimle, sonraki yıllar için başta umut vadedecek şekilde kâr eden bir kuruma dönüşse de küresel ekonominin seyri neticesinde işin rengi hızla değişiyor. Rekabet arttıkça, yurtdışından tekstil markaları yayılmaya başlıyor. Yeni yaşam alışkanlıklarının etkisi altına aldığı moda ve tekstil sektörü hızla değişiyor ve bir süre sonra Sümerbank’ın bir zamanlar cevap verebildiğinin çok ötesine geçiyor. Özelleştirme süreciyle birlikte küresel rekabet ortamına uyum sağlamak için hızlı üretime ve desenlerde yeni bir vizyon ve çeşitliliğe gidilse de 90’lar, politik, ekonomik ve siyasi hareketliliğin kültürel politikaları ve günlük yaşamı agresif şekilde etkilediği bir dönem. Dolayısıyla bu süreç, Sümerbank tarihine pek çok farklı şekilde ve en çarpıcı olarak da özelleştirmeyle birlikte işlerinden olan emekçilerin hak arayışlarıyla yansıyor. Bunu takip eden yıllar, ekonomik gelişmelerin tetiklemeye devam ettiği sosyokültürel yaşamın daha da hızla dönüşmesi anlamına gelirken, Sümerbank için 2001 yılı hikâyenin sonu oluyor.

İhap Hulusi’nin tasarladığı 
Sümerbank afişlerinden biri, 
kaynak: Ömer Durmaz arşivi ve 
M. Gazanfer tasarımı bir Sümerbank afişi,
kaynak: Zafer Toprak,
Sümerbank
Creative Yayıncılık, İstanbul, 1988, s. 43
Not: Dilek Himam’a teşekkür ederiz.

Bahar Turkay, Sümerbank, tekstil tasarımı