Tavşan Deliğinden Aşağı
Bir Çizeri Elyazısından* Tanımak

And that’s the challenge for all of us —to create warmth in a digital world. 
[Hepimiz için işin zorluğu bu —dijital dünyada sıcaklık yaratabilmek.]
—Simon Garfield, Just My Type: A Book About Fonts

Yeni tanıştığım, tanımadığım ama tanışmak istediğim ya da tanıdığım ama daha önce elyazısını görmediğim birine dair en merak ettiğim şeydir onun elyazısı. Hani bizde herhangi bir ikili temasta hemen sorulan o malum “nerelisin?” sorusu vardır ya, elimde olsa ben de insanların eline kâğıt kalem tutuşturup, şuraya iki üç şey karalar mısın demek isterim.

Ya hoşlandığım bir insanın elyazısı kötü çıkarsa diye kendime dert edinmişliğim çoktur. Elyazısı güzel diye arkadaşlığımızın pekiştiği bir arkadaşım (Musti’nin buradan kulakları çınlasın) bile var. O da benim elyazımı seviyor olacak ki, “Elyazısı Günü”nde birbirimize elyazısı kutlama notları yollarız. Böyle vesileler yaratarak elyazımı kâğıt üstünde görmeyi severim, kalem kâğıt kullanabileceğim bir fırsat varsa hiç kaçırmam, bir şeyler karalamak için kendime ‘defterler’ yaratırım: Seramik notları defterim, dergilerden öğrendiklerimi not aldığım defterim, ‘iş güç’ defterim, yemek kitaplarından edindiğim ilginç bilgiler ve öğrendiğim tarifleri yazdığım defterim, her geziye bir defter... Hadi itiraf edeyim, bazen özene bezene yazdığımda, kâğıda şöyle bir bakıp “benim elyazımdan font olsa ne güzel olur” diye düşünmüşlüğüm de çoktur. İşte bu düşünceden yola çıkarak, konuyu birazdan pek sevdiğim bir illüstratöre getireceğim.

Defterler, fotoğraf: İpek Şoran

Çocuk kitaplarındaki illüstrasyonları incelerken çizerin o desene kendi hayatından kattığı ayrıntıları yakalayınca tuhaf bir mutluluk duyarım her defasında. Mesela çizgili tişört giymeyi çok sevdiğini bildiğim bir çizerin resimlediği hikâyedeki çocukları çizgili tişörtlü çizmesi, ya da çizerin kendi kedisinin illüstrasyonlarının bir yerlerinde mutlaka görünmesi... İllüstratörlere dair sevdiğim bir şey daha var: Onları çizimlerinin yanı sıra elyazılarından da tanıyabilmek.

Bahsedeceğim o pek sevdiğim çizer, elyazısından da şıp diye tanıdığım (Sir) Quentin Blake. Blake, çocuk edebiyatıyla ilgilenenler tarafından Roald Dahl kadar tanınsa da, tanımayanlar için biraz biyografik bilgi vermenin sakıncası olmaz sanırım.

Blake önemli ödüllere değer görülen kendi kitaplarından çok, Roald Dahl kitaplarının çizeri olarak tanınıyor aslında. Çizim yapmaya beş yaşında başlamış, ilk çizimleri okul dergisinde yayımlanmış. Daha sonraki yıllarda çizimlerini Punch dergisine yollamış ve yayımlanan birkaç ufak tefek karikatürden ilk parasını kazanmış. On altı on yedi yaşlarında kazandığı bu ilk para için “Bu parayla ne yapacağımı bilmiyordum, o zamanlar banka hesabım bile yoktu!” demiş bir söyleşisinde.

Quentin Blake’in bir çocukluk deseni (1938) ve resimlediği ilk çocuk kitabı
A Drink of Water (1960),
kaynak: quentinblake.com
Quentin Blake’in Punch dergisinde yayımlanan ilk karikatürü, 1949,
kaynak: quentinblake.com

Çocuk kitapları resimleme fikrinden ilk başta emin değilmiş; çocukların, çizimlerinden hoşlanıp hoşlanmayacağını bilmiyormuş. Aynı zamanda arkadaşı olan John Yeoman’a “Bir kitap yazsana, ben de resimlerim,” demiş ve böylece Yeoman’ın yazdığı ve 1960 yılında yayımlanan A Drink of Water, Blake’in resimlediği ilk çocuk kitabı olmuş. Hem yazıp hem de resimlediği ilk renkli çocuk kitabı ise 1968’de yayımlanan Patrick. Bu kitabı, sadece siyah beyaz illüstrasyonlar yapan bir çizer olarak tanındığı için kendisinden asla renkli illüstrasyonlar istenmemesini bir nevi protesto etmek için yazıp resimlemiş Blake. Çünkü yarattığı, kemanını çalınca etrafındaki şeyler renklenen Patrick karakteri nedeniyle resimlerin renkli olması gerekiyormuş! Quentin Blake altmış beş yaşındayken emekli olmaya niyetlense de pek başarılı olamamış. Seneler içinde hem kendi kitaplarını yazıp resimlemiş hem de başka yazarların kitaplarını. Pek çok ödül almış ve başarıdan başarıya koşmuş.

Blake ve Dahl’ın tanışmaları ise 1978’de Blake’in the Royal College of Art’ın illüstrasyon departmanının başına geçtikten sonraya denk geliyor. Blake’in resimlediği ilk Roald Dahl kitabı The Enormous Crocodile [İrikıyım Timsah] olmuş. Ardından da diğer Dahl kitaplarına çizimleriyle hayat vermiş. Öyle ki, artık Roald Dahl’ın yarattığı onlarca karakteri Blake’in illüstrasyonlardan farklı hayal etmek imkânsız. Şansıma, hem Dahl hem de Blake hayranı olarak, 2016’da Roald Dahl’ın 100. yaşı vesilesiyle özel baskısını yaptığımız bir kitabı çevirmek bana düştü. Bence kitabın en güzel bölümlerden biri de Roald Dahl’ın, Quentin Blake’le çalışmalarını bir işbirliğinden öte, Dahl’ın ölümüne kadar on üç yıl süren ve sonsuz keyif aldıkları bir yaratım süreci olarak anlattığı bölümdü:

“Koca Sevimli Dev, Bayan Trunchbull, Bay Kıl ve Cadılar Cadısı gibi karakterlere benim tasvirlerimden çok Quentin’in çizimleri hayat verdi. Dünyanın dört bir yanındaki çocuklar tarafından hatırlanacak olan, onun bu karakterlere çizdiği yüzleri ve bedenlerdir... Birlikte yeni bir kitap üzerine çalıştığımızda, onun bir elinde kalemiyle bir karakterin ya da sahnenin eskizini ustalıkla çizişini izlerken büyülenirim. ‘Biraz daha böyle olsun diyorsun, değil mi?’ diye sorar ve kalemin ucu kâğıdın üzerinde siyah mürekkepten ince çizgiler bırakarak inanılmaz bir hızla uçar gider. Otuz saniye içinde yepyeni bir resim yaratır. ‘Belki de bu karakterin yüzünde daha tehditkâr bir ifade olmalı,’ derim ben. Kalem tekrar kâğıdın üzerinde uçar ve tam da istediğiniz görüntü karşınızdadır. Ama bu, kitaplarımdaki karakterlerin birçoğunun çiziminde ona yardım ettiğim anlamına gelmiyor. Karakterlerin çoğunu o kendi başına çizer ve yarattığı karakterler hayal ettiğimden de güzel ve komik olur.” (Roald Dahl, Benek Tozu ve Diğer Müthiş Sırlar, çev. İpek Şoran, Can Çocuk Yayınları, sayfa 34-35)

Quentin Blake’in elyazısından örnekler, kaynak: Monotype

Seksen dört yaşındaki Blake’in çizimlerine sık sık dahil ettiği elyazısı ise, geçtiğimiz sene Monotype adlı font üreticisiyle yaptığı işbirliğiyle bir fonta dönüştürüldü. Monotype’tan Toshi Omagari, Quentin Blake fontunu tasarlarken Blake’in elyazısı örnekleri üzerinden giderek yaptığı hummalı çalışmalar sonucunda orijinal elyazısının verdiği o sıcaklığı ve mizahi, anarşik, neşeli hissi korumayı başardı. Ayrıca her harf için birden çok alternatif yaratmak suretiyle tekrardan kaçınarak ortaya çıkan sonucun font izlenimi vermemesini sağlamış oldu. Quentin Blake fontu ilk olarak, Blake imzalı kitaplarda, Dahl’ın hikâyelerinden yola çıkılarak tasarlanan birkaç mobil uygulamada, Britain’s Favorite Children’s Books adlı televizyon programında ve Blake’in web sitesinden satışa sunulan fincanlarda kullanıldı.

Aslında Quentin Blake’in elyazısı fonta dönüşmeden önce de zaten birçok kitapta yer almıştı, ama zamanla çeşitli işlerde kullanılmak üzere Blake’in elyazısına ihtiyaç arttıkça, bu istekleri karşılamak ve elyazısını daha fazla yerde kullanabilmek için Quentin Blake ve ekibi Monotype’a başvurdu.

Quentin Blake’in elyazısından
yapılmış ilk yazı tipi ve
Monotype tarafından üretilen
yeni versiyon,
kaynak: Monotype

Quentin Blake’in kendi fontu için isteği çok netti: Elyazısındaki özgünlüğün korunarak yazının doğallığını yansıtacak bir font yaratmak. Burada elbette Blake’in harflerinin formları kadar onları nasıl konumlandırdığı da eşit derecede önemliydi. Ortaya çıkan sonuçtan hem Quentin Blake hem de fontun yaratıcısı Toshi Omagari memnun kaldı. Bu işin profesyonelleri Blake fontunu nasıl yorumlar bilmiyorum ama, çocuk kitaplarında Quentin Blake’in eşsiz desenlerine elyazısının daha çok eşlik etmesi beni hayli mutlu etti.

Quentin Blake fontundaki alternatif harflerin kullanımına bir örnek,
kaynak: Monotype

Böylece, en başta Roald Dahl kitaplarından aşina olduğumuz Quentin Blake’in elyazısı seneler seneler sonra bile okuyucularını neşelendirmeye, belki ona deli dolu illüstrasyonları kadar elyazısı için de hayran olanlara, onu elyazısından tanıyanlara ilham olmaya devam edecek.**

Quentin Blake fontunun
kullanılmış olduğu kitaplardan örnekler,
fotoğraflar: İpek Şoran

* “Elyazısı” kelimesi yazarın tercihiyle bitişik yazılmıştır.

** Quentin Blake’in stüdyosunda sanal bir tur atmak mümkün.

çocuk kitabı, font, illüstrasyon, İpek Şoran, Quentin Blake, Tavşan Deliğinden Aşağı