Anarşiv, Zeynep Sayın’dan bir önerme: Arşivin varlık nedeninde gedik açan, arşivi arşiv yapan koordinatlarının dışında; ama kendi tanıklığının da, imkânsızlığının da farkında bir şey.
Tarihin sonunda canhıraş bir panik vardı, geri dönememenin paniği. Çirkin, yabancı bir havaalanında bir daha eve hiç varılamayacağı anonsu geldi. Fukuyama’nın “Ütopyanın (sosyalizm) bitişi, tarihin sonu burası” yazıp, kapitalizme ebediyet atfettiği noktada kalakaldık. Çırpınma sesleri bizden geliyor.
Evde, alıştığımız dünyada aydınlanmada tarih ilerler, liberalizmde demokrasi ilerler, modernizmde sanat ilerlerdi. İyi kötü bir ilerisi vardı. Hatta kötüye ilerleyemezdik, zira 20. yüzyılın temel varsayımı geleceğin bugünden daha iyi olacağıydı.
Modernitede gelecek parlak bir vaatti. Fukuyama 90’ların sonunda “Vaat gerçekleşti” dedi. Berardi ise After the Future adlı eserinde “Bir yüzyıllık gelecek beklentisi bitmiştir” diyecek, 2000’lerde The Uprising: On Poetry and Finance adlı eserinde ise “Gelecek artık bir vaat değil, bir tehdit” diye ifşalayacaktı. Bir diğer Marksist Mark Fisher “20. yüzyıl sonsuz yenilik hissi üretirken, 21. yüzyıl sonluluk ve tükenmişlik duygusu altında eziliyor” ve “21. yüzyılın başarısızlığı, 21. yüzyılın henüz gerçekten başlamamış olmasıdır” diye yazdıktan sonra, 2017’de de intihar edecekti. “Gelecek de bir gün gelecek” denen gelecek sanırım ertelendi. Kaygısı burada, ulaştı. Biz artık geleceği umutla bekleyen modern insan değiliz.
Rahatsız havaalanında, güvenli topraklara varış olmadığını kavrayan yabancılar olarak, yitmiş geleceğin önünde beraber kalanlarız. Yani kolektif özne oluşturup eyleme ihtimalimiz epey tartışmalı. Aidiyetsiz havaalanlarına özgü telaşın içinde hem ertelenmenin hem mekânın da dayattığı o başat eylemi yapıyoruz; bekliyoruz. Memleket mahkemeyi bekliyor, muhalefet seçimi. Ortadoğu savaşı bekliyor. Dünya, Hürmüz Boğazı’nın normalleşmesini bekliyor; çünkü aksi takdirde, ulaşılan petrolün fiyatı artıyor ve ertesi gün benzin pompa fiyatına yansıyor, o da daha kahvaltıda domatesin peynirin fiyatına sirayet ediyor. Ekonomiyi düzeltmesi gerekenler örneğin, bu ekonomik krizin geçmesi için bir sonraki faiz indirimini bekliyor, bir sonraki enflasyon verisini. Gelecek akılla inşa edilemiyor burada, ancak açığa çıkması beklenebilen bir şey olabiliyor!
Geleceği tahayyül kapasitemiz çöktüğü için küresel çapta bekliyoruz. Emekli temmuz zammını bekliyor, teknoloji yatırımcısı SpaceX arzı sonrası rotasyonu. Buralar hep bekleme salonu siyaseti. Epstein dosyası adalet, Avrupa savunma sektörü yeni bütçe paketlerini bekliyor. O dosyadan sonra hlı dosyaları dahi beklendi. Hinge ya da Hornet uygulamalarından tanışanlar bir sonraki kontağı bekliyor; Gazze, Ukrayna ateşkes bekliyor. İstisna hâlinin norm olması gibi, “Bekleme Salonu Siyaseti” bireysel ve küresel doğal bir rejim artık.
“Geleceğin yavaş yavaş iptaline, beklentilerin sönümlenmesi eşlik etti” diyor Mark Fisher. Gelecek kuşakların alternatif arama diye bir gündemi bile olmayacağını düşünüyor. Berardi ise “Kötü bir şeyden sonra iyinin tesis edilme beklentisini taşıyan son kuşak benimki” diye yazıyor. Ona göre artık loop’tayız. “Şu fasit daireye bakın: Sağın seçim başarıları cehalet diktatörlüklerini, cehalet diktatörlükleri de yeni sağ zaferleri üretiyor.” Sağ muhafazakâr sistem geliyor. Kendi diktatörünü normalleştiriyor. O da aynısının yenisinin seçilmesi için, devamlılık için eğitimi eksiltiyor, medyayı örgütlüyor.
Buradan çıkış kolay görünmüyor. Havaalanında exit tabelalarını kollamayı kestiğimiz, beklemeye devam ettiğimiz bir usul bu. Bekleme salonundaki ikramlık gibi. Beklentiniz pek yüksek olmasa da yöneliyorsunuz, çünkü o anın erişimi imkânlı kılmadığı diğer her şeyi ikame ediyor.
Geleceği kurmuyor, görmüyor, ikame ediyoruz. İlerisi ufuktan çekildiğinde görüş mesafemiz kısacık, ancak bir sonrakini kapsayabiliyor; bir sonraki veriyi, bir sonraki bombayı, bir sonraki hashtag’i.
Uzun vadeli büyüme anlatıları aşındı; yuva, kariyer, mutlu son, topyekûn refah gibi uzun vade projeksiyonları artık başka gerçekliğin olsa olsa olumlamaları. Sanırım kuantum gerçekliğinde manifest’leniyorlar.
Uzun vade beklentilerini kısa vadeli veri setleriyle ikame ettik, gelecek kurgulayamayınca sadece yakın vade katalizörlerini bekliyoruz; bir sonraki date’i, bir sonraki iş teklifini, bir sonraki manşet enflasyon verisini.