Jean-Louis Cohen’in Ardından
Karışmalar,
Fransa-Almanya
“Son Sözler” başlıklı kitaplar insanların son sözlerini, onların hayatına bir pencere açan farklı bir edebi tür olarak ele alır. Meslektaşların ölümünün hemen ardından yazılan ölüm ilanları ve anı metinleri de son sözler gibi kendine özgü bir yazım türüdür: Ne analiz, ne eser incelemesi, ne kişisel günlük olan, ancak bunların hepsi olabilen; olağanlaşmamış anlatım biçimlerini, duygusallıkları mazur gören farklı bir makale yazım şeklidir. Bir yazar meslektaş hakkında ölüm ilanı yazmak, kişinin kasıtlı olarak yabancı konumundan, eleştirel ve analitik zihninden uzaklaşması, insan ilişkilerine ve yakınlığına kendini kaptırması anlamına gelir. Bu sadece bir yazarın başka bir yazarın eserini yorumlaması değil, kişisel karşılaşma ile akademik okumayı birleştiren ilişkisel bir anlatıdır. Bir başkasının eserini okumanın aslında iki insan arasındaki bir karşılaşma olduğunu hatırlatır. Tüm akademik sözlerin arkasında yaşayan, düşünen, ağlayan, gülümseyen, yargılayan, seven, nefret eden bir insan olduğunu fark ettirir. Ölüm ilanı yazıları bir geçiş türüdür: Bundan sonra bir insanın eserleri ve etkileri hakkında hep geçmiş zaman kullanılacaktır. Bir anlamda son söz, diğer anlamda ilk söz olan bu yazılar, yoğun kayıp ve üzüntü duygusuna rağmen yaşamanın, yazmanın, üretmenin, yaşayan, yazan ve üreten bir insanla anılar biriktirmenin ne kadar büyük bir ayrıcalık olduğunu doğrulayan, yaşamı onaylayan bir türdür.

Manifold için hazırladığım “Jean-Louis Cohen’in Ardından” dosyası, meslektaşları ve öğrencilerinin anılarını bir araya getirerek, bu mimar ve tarihçinin mimarlık tarihine, sergilerine, eğitimine ve koleksiyonculuğuna yaptığı katkıları göstermeyi, daha özelde onun Fransa, Almanya, Rusya, Fas, ABD, Kanada, Irak, Brezilya, Somali-Etiyopya ve Türkiye’deki çalışmalarını ve etkisini anlatmayı amaçlıyor. Farklı günlerde yayımlanacak yazılar, mimarlık tarihinin pratik ve politikayla ilişkisi, detayları ve bütün resmi görmek arasındaki gerilim, sergi hazırlama ve kitap yazmanın tamamlayıcılığı ve yarışı, küresel mimarlık tarihi yazmanın önemi ve zorluğu, araştırma, öğretme ve danışmanlık yapma arasındaki birliktelik, bitmemiş projelerin akıbeti gibi konular üzerine sözler söylüyor. Meslektaşları, öğrencileri ve beraber çalıştığı kişilerin tek tek yazdıkları bu dosyada birleşerek, Jean-Louis Cohen’in çoklu uzmanlığının ve etkisinin geniş yelpazesini, çok katmanlı ve zengin yaşam mozaiğini ortaya çıkarıyor. Makaleler (biri hariç) İngilizce ya da Fransızca kaleme alındı ve benim tarafımdan Türkçeleştirildi. [Esra Akcan]

***

Jean-Louis Cohen, uluslararası etkisiyle son yarım yüzyılın en önemli mimarlık tarihçisiydi. Eş küratörlüğünü yaptığı “Karışmalar [Interférences/Interferenzen]: Almanya-Fransa Mimarlığı 1800–2000” sergisi, 2013/14 yıllarında Strazburg ve Frankfurt’ta düzenlenmiş ve her iki ülkede de mimarlık tarihi araştırmaları üzerinde kalıcı bir etki bırakmıştır. Ancak sergi çok daha büyük bir bütünün parçasıydı. Jean Louis’in ani vefat haberi birçok arkadaşı, öğrencisi, yol arkadaşı ve hayranı için bir şok oldu. Basit bir yaban arısı sokmasına karşı gelişen alerjik bir reaksiyon, Ardèche’de çalışmak ve düşünmek için huzur ve tatil evine dönüştürdüğü eski çiftlik evindeyken, yoğun bir çalışma dönemine aniden son verdi. Burası onun için Paris, New York, Rotterdam ve bir dünya vatandaşı olarak sık sık gittiği diğer birçok yer arasında bir tür yurt [Heimat] idi.

Jean-Louis Cohen, Sol LeWitt sergisinde, Centre Pompidou-Metz, 2012,
fotoğraf: Hartmut Frank

Bu metnin amacı, Jean-Louis Cohen’in mimarlık ve şehir planlama alanında Fransa ve Almanya arasındaki karmaşık ilişkilere odaklanan çalışmasıni hatırlatmaktır.1 Jean-Louis’yle en son 15 Ekim 2022’de görüşebildim. Berlin’de, Uluslararası Sinema’nın karşısında Berlinale’nin Mekke’si olan Karl-Marx-Allee’deki (eski Stalinallee) Café Salon Babette’de buluşmak üzere sözleşmiştik.2 Bu yerin seçimi tesadüfi ve istemsizdi, ama Jean-Louis Berlin’e yaptığı ilk seyahatten beri burayı bildiğini söyledi. Stalinallee’nin inşasının iki karşıt aşamasının –sosyalist gerçekçilik ve Ostmoderne– buluştuğu bu yerde, Jean-Louis 1964 yılında uluslararası bir gençlik toplantısı sırasında Komünist Gençlik’ten yoldaşlarıyla birlikte sokakta parti yapmış ve dans etmişti. Doğu Almanya’ya yaptığı bu ilk gezilere sık sık atıfta bulunmuş, ancak hiçbir zaman belirli bir yerin adını vermemişti. Nitekim 2010 yılında Karlsruhe’de Schelling Mimari Eleştiri Ödülü’nün resepsiyonunda şunları söyledi: “Doğu Almanya’ya birkaç gençlik gezisinden sonra [...] ki bunlar aynı zamanda 1960’ların Berlin’ini keşfetmemizi sağlamıştı, o dönemin iki Almanya’sıyla ilişkim çok kısa bir sürede mimarlık aracılığıyla kuruldu.”3

Berlin, Karl-Marx-Allee’de
Café Salon Babette,
mimar Josef Kaiser (1963)
Berlin, Karl-Marx-Allee üzerinde

Kino International,

mimar Josef Kaiser (1963)

Jean-Louis bu gezi sırasında Alman mimarisinin tüm çelişkileriyle ilk kez tanışırken Soğuk Savaş propagandası Doğu’nun ve Batı’nın yeniden yapılanmasına eşlik ediyordu. SBKP’nin 20. Kongre’sinden sonra Doğu Almanya’da sosyalist gerçekçilik dogmalarından kopuş sosyalist bir modernite arayışına yol açmıştı. O dönemde üzerinde pek durulmadı ama yıllar sonra, bu genç grubun, daha sonraki araştırmalarda önemli olacak tarihi bir anıtta, 1910 ve 1912 yılları arasında Peter Behrens tarafından AEG şirketinin personeli için inşa edilen Elektra kürek kulübünün mekânında barındığını açıkladı. Çok sonraları, projeyi tasarlamaktan sorumlu kişilerden birinin o sırada Behrens’ın ofisinde stajyer olan geleceğin Le Corbusier’si Charles-Édouard Jeanneret olduğunu keşfetti.4

Kürek Kulübü Elektra,
Berlin-Oberschöneweide,

mimar Peter Behrens (1911)

Jean-Louis Cohen,
Fransa mı yoksa Almanya mı? (2009)

Jean-Louis ilk kez 1974 yılında Paris dışında ulusal düzeyde faaliyet göstermeye başladı ve sosyolog François Ascher’le birlikte Grenoble’da düzenlenen bir şehir planlama sempozyumunda, Fransız Komünist Partisi adına yüzlerce sosyal bilim araştırmacısı, mimar, şehir plancısı ve yerel seçilmiş yetkiliyle kentsel planlama ve konut konusunda sosyalist bir politika izlemenin yolları üzerine düşündü ve tartıştı.5 Jean-Louis erken Sovyet döneminin devrimci mimarisi üzerine, 1973’te mezun olduğu Paris’teki Özel Mimarlık Okulu’ndaki [École Spéciale d’Architecture] ustası Anatole Kopp’un araştırmasından etkiler taşıyan bir konferans verdi. Bu konu aracılığıyla Venedik’te Manfredo Tafuri’yle temaslar kurmuş ve onunla –yine iyi Rusça bilgisi nedeniyle– Sovyet mimarisi üzerine çalışmıştı.6

Üç yayın: La Nouvelle Critique (Grenoble’daki konferans üzerine özel sayı), 1974; Cohen/de Michelis/Tafuri: SSCB 1917-1978 Şehir-Mimarlık, Paris, 1979; Cohen: Mimarlar ve Entelektüeller Arasındaki Kopuş veya Italophilia Öğretileri, (In extenso no.1), 1984

1968’de Tafuri, mimarlık tarihi yazımını radikal bir şekilde sorgulayan Teorie e storia dell’architettura [Mimarlık Kuramları ve Tarihi] adlı kitabını yayımlamıştı.7 Tafuri’nin öğretisi ve çevresindeki tartışmalar ve ardından Jean-Louis’in Vittorio Gregotti tarafından yönetilen Casabella dergisinin yayın kuruluna katılması, bir akademisyen ve entelektüel olarak yörüngesini önemli ölçüde etkiledi. “1970’lerin başındaki münhasıran politik söylemin özerkliğinden kaçmaya çalışan genç bir mimar olarak kariyerimde Gregotti’nin yapılarını ve metinlerini keşfetmek, Manfredo Tafuri ve çevresinde gelişen tarihe ek olarak kişisel ‘İtalyanseverliğimin’ bileşenlerinden biriydi.”8

Jean-Louis, 1984 yılında bu “İtalyanseverlik” deneyimlerini ve etkilerini özetledi ve bu da ona genel olarak mimarlık, daha özel olarak mimarlık tarihi söylemini yeniden gözden geçirme fırsatı verdi. İtalya’daki kuramsal tartışmalara ve özellikle 1980’deki ilk Venedik Mimarlık Bienali’nin Fransa’da ve mimarlık dünyasında yarattığı entelektüel fırtınaya odaklandı. Fransız mimarların İtalya ve diğer ülkelere yeni ilgisini klasik dönemdeki Grand Tour pratiğine bağladı: “Yolculuğun figürleri, mimarları İtalya veya Amerika’ya, ya da Fransızlar için daha acı verici ve daha kahramanca olan Almanya’ya da götürse aynıdır.”9

Schelling Ödülü’nü alırken yaptığı konuşmada Almanya’daki mimarlık ve şehir planlama tarihine olan yoğun ilgisinin kökenindeki “kahramanlığın” nedenlerini de açıkladı: “Basel yakınlarındaki büyüleyici Hegenheim Kabristanı’nda mezarları bulunan Yahudi atalarımla olan bağım bugün anlam ifade etmeyecek kadar eski, ancak ebeveynlerimin her ikisinin de Alman kültürüne büyük bir hayranlığı vardı. Auschwitz’den sağ kurtulan bir direniş savaşçısı olan annemin, Hitler tarafından kötü muamele görmeden önce Almancanın Goethe’nin dili olduğunu bir gün açıkça ifade edebilmesi kuşkusuz beni özgürleştirdi.” Bu nedenle, onu Alman kültürünü derinlemesine incelemeye yönlendiren şey, “İtalyanseverlik” ile karşılaştırılabilir bir “Almanseverlik” değil, yalnızca Fransız ve Alman kültürünün değil, bir bütün olarak modernite kültürünün özelliklerine ve ortaklıklarına her zaman mesafeli ve dikkatli olan ilgisiydi.

Jean-Louis’yle ilk kez 1979’da Venedik’teki bulunduğumuz çevrelerde tanıştık ve onlarca yıl sürecek iş birliğimize başladık. Diğer bazı Fransız, İtalyan ve İspanyol meslektaşlarımızla birlikte, Venedik, Hamburg ve Paris’te, sanayileşmiş ülkelerdeki sosyal reform politikalarını karşılaştıran, Avrupa mimarisindeki çetrefilli “karışmalar” üzerine bir dizi kolokyum düzenledik. Demokratik ve otokratik ülkeler arasındaki çarpıcı paralellikler, uluslararası kültürel ve tarihsel bağlamlardan ziyade üslup kavramlarını daha fazla dikkate alan o dönemin hâkim söylemlerine meydan okudu. Bu kolokyumlar arasında, Fransız Mimarlık Enstitüsü’nün (IFA) yeni atanan müdürü olarak Jean-Louis’in 1982’de prestijli bir yerde, Paris Lüksemburg Sarayı (Palais du Luxembourg) Senato Salonu’nda düzenlediği sempozyumun katılımcı sayısı ve yarattığı genel etki nedeniyle özel bir yeri oldu. Konferans bildirilerinden bir seçkiyi toplayan yayının önsözünde Jean-Louis şöyle yazıyor: “Altmışlı yılların sonlarında, Weimar Cumhuriyeti’nin konut politikası üzerine birkaç öncü analizden ortaya çıkan bu araştırmalar, avangartların mimari stratejileriyle işçi hareketinin kent ve konut alanındaki politikalarının örtüştüğünü kanıtlama eğilimindeydi […] Öte yandan, bu politikalar artık yalnızca Weimar Cumhuriyeti’nin altın çağı döneminde ele alınamazdı […] Dolayısıyla, yalnızca mimari dilin görünür kopuşlarının dikkate alındığı 20. yüzyıl mimarisinin toplumla ilişkisindeki topyekûn dönemselleştirme […], kamusal müdahale döngülerinin paralel şekilde çalışılmasıyla sorgulandı.”10

Mimarlık ve Sosyal Politika Kolokyumu davetiyesi, IFA, 4 Aralık 1981
Architecture et politique sociale 1900-1940, özel sayı 15/16/17,
Les Cahiers de la recherche architecturale, Éditions Parenthèses, Paris 1985

1986 ile1989 arasında, bu soruları mimarlık ve şehir planlamasında Fransız-Alman ilişkilerini inceleyen geniş çaplı ampirik bir çalışmada ele aldık. Bir Fransız-Alman çalışma grubunda, 1940-1950 döneminde iki ülkede bulunan farklı işgal bölgelerini inceledik. Alışılagelmiş dönemlendirmenin aksine, 1945 yılını çalışmanın merkezine yerleştirdik. Bu araştırmanın dört cildi kapsamları nedeniyle hiçbir zaman yayınlanamadı, ancak diğer çalışmalar, yayınlar ve hepsinden önemlisi etkin sergiler için bir başlangıç noktası oluşturdu.11 Sonuçların çok parçalı özetinin Casabella dergisinde yayımlanan ön notunda şöyle yazıyoruz: “20. yüzyıl Avrupa kültür tarihinde 1945 yılı keskin bir dönüm noktası olarak görülse de bu tarihin içinden geçen bazı süreklilik çizgileri, görünüşte zıt dönemleri birbirine bağlar. Beş yıllık ortak bir araştırma programı, Fransa’daki Nazilerin (1940-1944) ve Fransız işgal bölgesindeki Fransızların (1945-1950) işgal politikalarına tanıklık eden planları, projeleri ve hatta binaları gün ışığına çıkarmayı [...] mümkün kılmıştır. Şiddetten doğan bir mimarinin, son kırk yılın Avrupa mimarisinin görünmez ama temel kökleri böylece gün yüzüne çıkarılmış oldu.”12

Interférences/Interferenzen Allemagne-France sergi kataloğu, MAMCS Strasbourg 2013 ve Interférences/Interferenzen Deutschland-Frankreich sergi kataloğu, DAM Frankfurt 2013
MAMCS açılış, 2013
Interférences sergisinden bir oda
Interférences sergisinden bir oda

Araştırma raporlarının sunulması sırasında, bilgi hacmi ve sonuçların heterojenliği göz önüne alındığında, kısmen çelişkili ve belirsiz karakterlerin hakkını vermenin tek yolunun, sunulan nesneleri değerlendirmeyi ziyaretçilere bırakan büyük bir sergi düzenlemek olduğu tüm katılımcılar için zaten açıktı. Jean Louis’in hazırladığı 1979’da Centre Pompidou’da açılan “Paris-Moskova” ve 1987’de “Le Corbusier” sergilerinin yanı sıra IFA ve Pavillon de l’Arsenal’de küratörlüğünü yaptığı çok sayıda sergi, kapsamlı araştırmaların yayılması için sergileme ve katalog yayımlama ikilisinin ne kadar etkili olduğunu fazlasıyla kanıtladı. Jean-Louis için bunlar, UP 8’deki (şu anki École Nationale Supérieure d’Architecture de Paris-Belleville) öğretmenliğine ek olarak, Kültür Bakanlığı’ndaki Mimari Araştırmalar Bürosu içindeki faaliyeti ve IFA’nın yönetimi sırasında, disiplinine Fransız kültür politikasında daha önemli bir rol vermek ve bir bütün olarak mesleğin entelektüel seviyesini yükseltmek için temel bir araç hâline geldi. Bu amaca ulaşmak için, mimarların bilimsel araştırma ve doktora yapmalarına olanak tanıyan lisansüstü diploma programını (DEA) başarıyla kurdu.

Kültür politikası alanındaki bu faaliyetleri, bakanlığın Chaillot Sarayı’nda uluslararası düzeyde bir araştırma ve sergi platformu olarak Mimarlık ve Miras Merkezini [Cité de l’architecture et du patrimoine] oluşturmasını ve yönetimini kendisine emanet etmesini sağladı.13 Ancak, Fransa ve Almanya’daki işgal bölgelerinin mimarisi üzerine yapılan araştırma bulgularının sunulması için uygun bir yer arayışı, 2003 yılında, siyasi bir değişikliğin sonucunda Jean Louis’in Kültür Bakanlığı görevlerinden ve Mimarlık ve Miras Merkezi’nin yöneticiliğinden istifa etmesiyle aniden kesintiye uğradı. O tarihten bu yana Atlantik’in öteki tarafında öğretim, yayın ve sergi faaliyetlerini güçlendirdi ki zaten 1996’dan beri Paris’teki profesörlük görevinin yanı sıra New York Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü’nde ders veriyordu. Artık, Montreal’deki Kanada Mimarlık Merkezi (CCA) ve New York’taki MoMA en önemli sergilerine ev sahipliği yapacaktı.

Fransa-Almanya üzerine araştırmalarımız, 2006 yılında, Paris’teki Alman Sanat Tarihi Merkezi’nin Jean-Louis ve benden “1850-1950 yılları arasında Fransa ve Almanya’da büyük şehrin inşası ve kurgusu” başlıklı yıllık bir konuyu yönetmemizi istemesiyle yeniden başladı. Bu, misafir akademisyenler tarafından verilen bir dizi ders ve doktora ve doktora sonrası araştırmacılarının katıldığı bir seminerden oluşuyordu. Sonuçlar, 1850 ve 1950 yılları arasında büyük Avrupa şehirlerinin mitlerine, imgelerine ve projelerine ayrılmış biraz daha genel bir başlık altında bir antolojide yayımlandı.14 Bu, uluslararası “karışmalar” çalışmamıza ve Fransa-Almanya sergisi planlarımıza devam etmemizi sağladı. Önsözünde şunları okunabilir: “Almanya ve Fransa’nın paralel bir mimarlık ve şehir planlama tarihini yazmak cazip olacaktır: Bir yüzyıldan daha kısa bir süre içinde büyük maddi ve önemli sembolik etkileri olmuş üç savaş kapsamındaki somut müdahalelerin sonucunda ortaya çıkan [...] mimari yenilik ve kentsel gelişim kronolojisine kazınmış önemli anlara odaklanmış bir tarih.”15

Strazburg’daki Centre d’histoire d’Art gezisi (Passerelle des Deux Rives altında), 2007
Strazburg’daki Centre d’histoire d’Art gezisi (Passerelle des Deux Rives altında), 2007 ve J.-L. Cohen/H. Frank (editörler): Metropolen,

Mythen-Bilder-Entwürfe 1850-1950

Fransa ve Almanya’nın mimarisi üzerine en az yüz elli yıllık uzun bir dönemi kapsayan bir sergi olasılığı 1990’larda Strazburg’da zaten tartışılmıştı, ancak sonuç alınamamıştı çünkü projeyi destekleyen Belediye Başkanı Catherine Trautmann’ın politikası görevden ayrıldıktan sonra devam ettirilmemişti. Bu girişim 2010 yılında Strazburg’daki “Prusya” Yeni Şehrinin (Neustadt) dünya kültür mirası olarak sınıflandırılması yönündeki şaşırtıcı teklifin ortaya atılmasına kadar yeniden şekillenmedi. Böylece projemiz, Strazburg Şehri Müzeler Müdürü Joëlle Pijaudier-Cabot’un şahsında kararlı bir müttefik buldu ve 29 Mart 2013’te büyük bir kamuoyu yankısıyla başarılı bir şekilde açıldı.

Sergi, küratörlerin 25 yılı aşkın bir geçmişe dayanan hazırlık çalışmaları, ampirik araştırmaları ve beşerî bilimler alanındaki son tartışmalar ışığında kendi mimarlık tarihi anlayışlarında yapmak zorunda kaldıkları sayısız revizyon olmadan sunulamazdı. Bu süreç, İtalya’da yıllarca devam eden Tafuri çevresinin tartışmalarıyla başladı16 ve daha sonra Paris’teki Kentsel Sosyoloji Merkezi’ndeki [Centre de Sociologie Urbaine] sosyal bilimcilerle yapılan tartışmalarla beslendi.17 Ayrıca Paris Annales Okulu’ndan [École des Annales]18 ve son olarak Jeffrey Herf’in Weimar Cumhuriyeti’nden Üçüncü Reich’a kadar modernleşme kavramlarının sürekliliği üzerine yazdığı tezlerden oldukça etkilendi.19 Hacimli sergi kataloğunun girişinde, serginin başlığı için neden alışılagelmiş “değiş tokuşlar” veya “etkiler” terminolojisini ya da daha yeni “kültürel aktarım” veya “metinlerarasılık” terminolojisini kullanmadığımızı, ancak “karışmalar” terimini doğa bilimlerinden biraz gönüllü bir şekilde ödünç aldığımızı açıklıyoruz. “Çünkü burada bizi ilgilendiren sadece tarihsel deneyimi yapılandıran dakik ilişkiler değil, aynı zamanda teorilerin, ideolojilerin ve biçimlerin dolaştığı ağlardır. İki ulusal anlatının her biri, bir şekilde, kendileri de değişen sınırların ötesindeki diğeri tarafından rahatsız ediliyor [...]. Amaç, Almanya ve Fransa’da çatışmaların [...] ve siyasi yakınlaşmaların gizlenmeden dile getirildiği bir mimarlık ve şehir planlama tarihi yazmaktır [...].20

Jean-Louis Cohen, Nice’deki
Berlin Sanat Akademisi’nden
bir gezi grubuyla (1881’de inşa edilen Garnier/Eyfel gözlemevi), 2011

İki küratör, 1980’lerin ortalarından bu yana yürüttükleri araştırmalar sırasında, Almanya ve Fransa’nın yanı sıra Amerika Birleşik Devletleri ve İsviçre’deki çok sayıda arşivden geniş ve çoğu yayımlanmamış belge toplamıştı ve her iki ülkede de geniş bir izleyici kitlesine yönelik bir sergi tasarladılar. Bu bir bakıma, 1996 ve 1997’de her iki ülkede sunulan “Marianne ve Germania” sergisinin bir uzantısıydı. Ancak bu iki milliyetçi mitoloji figürüne, bu kez Paul Valéry’nin Rainer Maria Rilke tarafından zekice Almancaya çevrilen Sokratik diyaloğunun mimarı Eupalinos’un figürü de eklendi.

“Karışmalar: Almanya-Fransa 1800-2000” sergisinin konsepti, uzun süredir biriktirilen zengin ve heterojen nesneleri sekiz bölüme ayırdı: eski ve yeni mimari modeller, haritalar, resimler ve suluboyalar, mimari ve şehir planları, fotoğraflar, seyahat günlükleri, mektuplar, elyazmaları, kitaplar, dergiler, mobilya ve film alıntıları. Mikhail Bakhtin tarafından geliştirilen “kronotop” edebi terimi, belirli bir dönem için karakteristik ve önemli tematik kavramları bir araya getiren bu bölümleri oluşturmak için bir kriter oldu: Fransız Devrimi ve Gotik ve Klasik’in yeniden keşfi, yüzyılın başında sanayileşme, milliyetçilik ve Reform kültürü, savaşlar arası dönemde modernite tartışmaları, İkinci Dünya Savaşı ve yeniden yapılanma sırasındaki projeler, modernleşmeler, işlevselcilik krizi ve Avrupa kentinin yeniden keşfi. Serginin son bölümünde, Marc Mimran’ın 2004 yılında Strazburg ve Kehl arasında inşa ettiği Deux-Rives yaya köprüsü de dahil olmak üzere yakın dönemde yapılmış eserlerden oluşan bir seçki sunuldu.

Müzenin deneyimli ve yetkin ekibine ek olarak, Jean-Louis’nin DEA programı “Mimari ve Kentsel Proje” mezunlarından ikisi de çalışma ekibinde yer aldı: Paris’teki Jullien & Frenak ofisinden Béatrice Jullien ve Strazburg’da Ulusal Mimarlık Okulu öğretim görevlisi Volker Ziegler. Béatrice Jullien senografinin başkanı olarak, Volker Ziegler ise sergi ve kataloğun araştırma ve dokümantasyonunda yardımcı küratör olarak görev yaptı. Benzer şekilde, Frankfurt Mimarlık Müzesinin (DAM) müdür yardımcısı, Hartmut Frank’ın uzun yıllardır Hamburg’daki meslektaşı ve 1980’lerde önemli bir araştırma arkadaşı olan Wolfgang Voigt, Mart 2013’te Strazburg’da açılışı yapılan çifte etkinliğin Frankfurt’taki Almanya ayağını oluşturması beklenen serginin kavramsallaştırılmasında başından itibaren yer aldı. Strazburg Müzeleri, Jean-Louis’nin serginin konseptini net bir şekilde açıkladığı ve üzerine inşa edildiği büyük deneyimi ve dikkatli yansımaları vurguladığı, serginin kurulumu sırasında küratörlerle yapılan bir röportajın videosunu kaydetti. Sergiyi gerçek bir Fransız-Alman etkinliği hâline getiren sadece iki uluslu ve iki küratörlü olması değil, aynı zamanda Ekim 2013’ten itibaren DAM’daki ikinci gösterimiydi.

Ancak Jean-Louis’nin Almanya’daki ünü bu sergiyle başlamadı. 1990’ların sonundan bu yana, Stuttgart Üniversitesi’nde misafir profesör olarak görev almış, konferanslarda kapsamlı sunumlar yapmış ve çeşitli vesilelerle uzman dergilerde ve kataloglarda makaleler yayımlamıştı. Akademisyenler özellikle Sovyet mimarisi, Le Corbusier ve “Amerikancılık” üzerine yaptığı çalışmalarına aşinaydı. “Karışmalar” sergisine paralel ve kavramsal açıdan yakından ilişkili olarak, çok daha kısa bir dönemle sınırlı kalan, ancak oldukça uluslararası bir kapsamı olan “Üniformalı Mimarlık” [Architecture in Uniform] sergisini de hazırladı.21 İlk olarak 2011’de Montreal’deki Kanada Mimarlık Merkezi’nde (CCA), ardından Paris’te ve son olarak Roma’da açılan bu sergi, kuşkusuz onun en başarılı sergisi olarak kabul edilebilir. Kısa bir süre sonra, 2014 yılında Collège de France’da “Mimarlık ve Kentsel Biçim” uluslararası kürsüsüne atanması, entelektüel kariyerinin son kutsanması oldu.

2003 yılında Berlin Sanat Akademisi’ne [Akademie der Künste] üye olarak atandı ve 2007’de Berlin Sarayı’nın çok tartışılan yeniden inşası için açılan yarışmada jüri üyelerinden biri olarak görev aldı. 2010 yılında prestijli Schelling Mimarlık Eleştirisi Ödülü’nü alırken şunları söyledi: “Kendimi burada her şeyden önce, ‘Eleştiri yoktur, sadece tarih vardır’ diye yazacak kadar ileri giden Manfredo Tafuri’nin çalışma geleneğine uygun bir tarihçi olarak tanımlama eğilimindeyim. Benim pratiğim, genellikle anlatısal olan bir tarihin yazılmasına katkıda bulunan bir şüphecinin pratiği olarak düşünülebilir.”22

Cohen/Frank/Ziegler, Ein Neues Mainz? Berlin 2019
Kitabın 9 Mayıs 2019 tarihinde

Mainz’daki Institut François’da tanıtımı (yuvarlak masa toplantısı:

Frank, Ziegler, Cohen, Voigt)

11 Eylül 2017 tarihinde, Berlin Senatosu ve ICOMOS Almanya tarafından Berlin’de uluslararası bir sempozyum düzenlenerek, eski Doğu Berlin ve eski Batı Berlin’in üç yeniden yapılanma bölgesinin Dünya Kültür Mirası’na eklenmesi için bir talep hazırlandı.23 Bu etkinlikteki önemli bir konuşmada, Jean-Louis, Stalinallee’nin inşasının iki aşamasının –sosyalist gerçekçilik ve Ostmoderne– buluşmasında, Berlin’e dair ilk mimari izlenimlerini yeniden değerlendirdi; 1957 Interbau semti ve işlevselci mimarisini, mimarlık ve şehir planlama tarihi ışığında bir perspektife oturttu. Jean-Louis, birbirinden çok farklı üç topluluğun savaş sonrası mimarisinin dünya mirası olarak ortak tanınması üzerine düşüncesini, Soğuk Savaş döneminde Avrupa ve Amerika’da, Doğu ve Batı’da gerçekleştirilen projelere dayandırarak, çok geniş bir tarihsel çerçeveye yerleştirdi. Almanya’daki ilk deneyimlerini hem mimari fenomenleri hem de kavranması zor olan karmaşık tarihsel gelişmeleri hesaba katan, yıllar içinde olgunlaşan açıklayıcı bir kavram yardımıyla yorumladı. Böylece, geçici siyasi olaylar ve rastlantısal tarihsel oluşumlarla sınırlı bir görüş düzeyini terk etti, ilk izlenimlerini daha yüksek bir bakış açısından, deyim yerindeyse, kendi yasalarına tabi olarak ele aldı: “Başka bir yerde, birbirlerini sürekli olarak gözlemleyen ve inceleyen Avrupa şehirleri arasındaki bu yakın ilişkileri ‘kentlerarasılık’ olarak adlandırdığım şeyin ifadesi olarak düşünmeyi önermiştim. Bu birkaç on yıl öncesine, göstergebilimin insan bilimleri üzerinde hegemonyasını kurduğu dönemde Julia Kristeva’ya kadar uzanan ‘metinlerarasılık’ kavramının bir parodisiydi. Temelde bölünmüş bir tarih içinde, formların bir şehirden diğerine yer değiştirmesini tanımlamak için ‘transurbanite’den bahsetmek daha da iyi olurdu.”24

Ekran görüntüsü, Jean-Louis Cohen,

Doğu ve Batı Berlin’in üç bölgesinin

Dünya Kültür Mirası Alanları olarak ortak olarak kaydedilmesi başvurusuna ilişkin “Moderniteyi Yeniden Düşünmek” sempozyumundaki açılış konuşması sırasında, 11.9.2017

Mayıs 2023’te Jean-Louis, Portekiz’in Matosinhos kentindeki Mimarlık Evi’nde [Casa da Arquitectura] Paolo Mendes da Rocha’nın çalışmalarına adanmış bir serginin açılışını yaptı ve ani ölümünden sadece birkaç gün önce, Pascal Mory ile Şanghay’daki Power Station of Art’da küratörlüğünü yaptığı “Paris’te Moderniteyi Keşfetmek 1914-1945” sergisini açtı. Frank Gehry’nin tüm eserlerinin derlenmesi konusundaki büyük işi bitmemiş durumda. Şimdi Les Combes’daki boş ofisine bakarken, yaklaşık kırk yıllık dostluğumuzun, birlikte çalışmalarımızın ve verimli tartışmalarımızın anılarında kaybolduğumu üzüntüyle görüyorum. Arkasında devasa bir külliyat ve gelecek birkaç nesil boyunca derlenip anlamlandırılacak bir miras bıraktı.

Boş ofis, Les Combes, 2023

1. Bu metin, yazarın 24 Kasım 2023 tarihinde Paris’teki Arsenal Pavyonu’nda [Pavillon de l’Arsenal] Alexandre Chemetoff tarafından düzenlenen “Jean-Louis Cohen, un portrait” gecesinde yaptığı konuşmanın Fransızca yazılı versiyonunun Türkçe çevirisidir. Metinsel, görsel ve işitsel belgelerden yapılan Jean-Louis Cohen alıntılarına dayanmaktadır.

2. Josef Kaiser’in tasarımına göre 1963’te tamamlanan Uluslararası Sinema, Café Moskau ve eski Babette Salonu, 1961’de Berlin Duvarı’nın inşasından sonraki yıllardan kalma Doğu Almanya modernizminin listelenmiş bir topluluğudur.

3. Jean-Louis Cohen, 14 Ekim 2010’da Karlsruhe'de Schelling Ödülü’nün kabulü vesilesiyle yapılan konuşmanın Fransızca elyazması, yayımlanmamış. Almanca olarak verilen konferansın kaydı Karlsruhe’deki Schelling Vakfı’nın arşivlerinde bulunmaktadır.

4. Charles-Édouard Jeanneret, Haziran 1910’dan Nisan 1911’e kadar Behrens ofisinde çalıştı ve burada Villa Wiegang projesinden ve ardından Elektra kürek kulübünün mekânından sorumluydu. Jean-Louis Cohen, France ou Allemagne? Un livre inécrit de Le Corbusier, Paris, Éditions de la Maison des sciences de l’homme, 2009; ve Jean-Louis Cohen, “Le Corbusier face à l''ours Behrens”, Silvia Malcovati, Alessandra Moro (der.), Peter Behrens, maestro di maestri, Milano, Libraccio, 2011, s. 109-116.

5. Fransız Komünist Partisi’nin Nouvelle Critique ve Isère Federasyonu tarafından 6 ve 7 Nisan 1974’te Grenoble’da düzenlenen kolokyumun raporlarına, bildirilerine ve tartışmalarına bakınız. Makalenin tam metni “Pour un urbanisme...” (özel sayı), Jean-Louis Cohen ve François Ascher (der.), La Nouvelle Critique, 78 (1974).

6. Jean-Louis Cohen, Marco De Michelis, Manfredo Tafuri, URSS 1917-1978: la ville, l’architecture, Paris, L’Équerre/Centre Georges Pompidou (İtalyanca baskı: Id., URSS 1917-1978 : la città, l’architettura, Rome, Officina Edizioni, 1979).

7. Manfredo Tafuri, Teorie e storia dell'architettura, Bari, Laterza, 1968.

8. Jean-Louis Cohen, “Hétérodoxie de l’orthodoxie”, Guido Morpurgo (der.), Festschrift per gli ottant’anni di Vittorio Gregotti, Milano, Skira, 2007, s. 56.

9. Jean-Louis Cohen, “La coupure entre architectes et intellectuels, ou les enseignements de l’italophi- lie” (tematik sayı), In Extenso. Recherches à l’École d’architecture Paris-Villemin, No. 1 (1984).

10. Jean-Louis Cohen, “Sunum,” “Architecture et politique sociale 1900-1940,” (tematik sayı) Les Cahiers de la recherche architecturale no. 15-16-17 (1985), Paris, Éditions Parenthèses, s. 6-8.

11. Jean-Louis Cohen, Hartmut Frank (der., Rémi Baudouï, Ulrich Höhns, Christine Mengin, Patrice Noviant, Jacques Rosen, Wolfgang Voigt ile birlikte), Deutsch-französische Beziehungen 1940-1950 und ihre Auswirkungen auf Architektur und Stadtgestalt / Les relations franco-allemandes 1940-1950 et leurs effets sur l’architecture et la forme urbaine (yayımlanmamıştır), 4 cilt, Hambourg, Hochschule für Bildende Künste Hamburg et Paris, École d’architecture Paris-Villemin, 1989. Bu araştırmanın bazı bölümleri sonraki yayınlara dahil edilmiştir: Wolfgang Voigt, Planifier et construire dans les territoires annexés. Architectes allemands en Alsace de 1940 à 1944, Strasbourg, Société Savante d’Alsace (coll. « Recherches et documents », cilt 78), 2008 (Almanca baskı: Id., Deutsche Architekten im Elsass 1940-1944. Planen und Bauen im annektierten Grenzland, Tübingen/ Berlin, Wasmuth, 2012); Jean-Louis Cohen, Hartmut Frank, Volker Ziegler (Christine Mengin ile birlikte), Ein Neues Mainz? Kontroversen um die Gestalt der Stadt nach 1945, Berlin/Boston, de Gruyter (coll. « Phoenix Mainzer kunstwissenschaftliche Bibliothek », cilt. 4), 2019.

12. Jean-Louis Cohen, Hartmut Frank, “Architettura dell’occupazione: Francia e Germania 1940- 1950,” Casabella, 567 (1990), s. 40-58.

13. Bkz. Jean-Louis Cohen, Claude Eveno, Une Cité à Chaillot. Avant-prömiyer, Paris, Les Éditions de l'Imprimeur, 2001.

14. Jean-Louis Cohen, Hartmut Frank (der.), Metropolen. Mythen – Bilder – Entwürfe / Mythes – images – projets 1850-1950, Berlin/Munich, Deutscher Kunstverlag, 2013.

15. Bkz. Jean-Louis Cohen, Hartmut Frank, “Architecture entre France et Allemagne : altérité et iden- tité,” age, s. XXXV. Bu metin, kitabın çok geç yayımlanmasından çok önce yazılmıştır, ancak serginin açılışından sonra yayımlanmıştır.

16. Özellikle Georges Teyssot, Marco De Michelis, Donatella Calabi ve Alessandra Ponte ile.

17. Özellikle François Ascher, Christian Topalov ve Susanna Magri ile yapılan iş birliği sayesinde.

18. Burada, özellikle, Michel Espagne, Julia Kristeva ve Gérard Genette'in Almanya-Fransa ilişkileri üzerine çalışmaları önemlidir.

19. Bkz. Jeffrey Herf, Reactionary Modernism. Technology, Culture, and Politics in Weimar and the Third Reich, Cambridge, Cambridge University Press, 1984.

20. Bkz. Jean-Louis Cohen, Hartmut Frank, “Interferences: l'architecture en partage,”, Jean-Louis Cohen, Hartmut Frank (der.), Interferences/Interferenzen. Architecture Allemagne-France 1800-2000, Strasbourg, Éditions des musées de Strasbourg 2013, s. 19 (Almanca yayın.: Id., “Interferenzen”, Id., Interferenzen/Interferences. Deutschland-Frankreich, Architektur 1800-2000, Frankfurt Main, Deutsches Architekturmuseum ve Tübingen/Berlin, Wasmuth, 2013, s. 15).

21. Bkz. Jean-Louis Cohen, Architecture en uniforme. Projeter et construire pour la Seconde Guerre monde, Montréal: Canadian Center for Architecture ve Paris, Hazan, 2011.

22. Jean-Louis Cohen, Fransızca elyazması (not 3).

23. “Rethinking Modernity. Architecture and Urban Planning between Avant-garde and Tradition/Moderne Denken. Architektur und Städtebau des 20. Jahrhunderts – zwischen Avantgarde und Tradition”, konferans, 10-12 Eylül 2017. Düzenleyen: Senatsverwaltung für Stadtentwicklung und Wohnen ve Landesdenkmalamt Berlin. l’Akademie der Künste ve ICOMOS Deutschland ile birlikte.

24. Jean-Louis Cohen, “The Cold War City. Functionality or Community?” (11 Eylül 2017’de Berlin Sanat Akademisi’nde yapılan açılış konuşması), uluslararası konferans. Almanca ders, konferansın sesli belgesinden tercüme edilmiştir.

Almanya, Esra Akcan, Fransa, Hartmut Frank, Jean-Louis Cohen, Jean-Louis Cohen’in Ardından, mimarlık, mimarlık eğitimi, mimarlık tarihi, sergi