Metrobüs Manzarası

İstanbul manzarası denince, akla ilk gelenlerden biri tarihi yarımada siluetidir. İlk akla gelenin tarihi yarımada silueti olması, bu siluetin İstanbul’un diğer pek çok manzarasının görülmesini engelleyen bir set olarak çalıştığına işaret eder. 2011 yılında başlayan tartışmalar sonucu alınan, silueti bozan yapıların tıraşlanması kararı, siluetin diğer İstanbul manzaraları üzerinde kurduğu iktidarın iyi bir örneğidir. Aslında sonsuz sayıda manzara barındıran İstanbul’a dair, çeşitli araçlarla her an yeniden bir manzara kurulur.

Bu manzaralardan biri de, ‘metrobüs manzarası’dır. Ama, metrobüs yolculuğu boyunca görünenlerden tek ve bütüncül bir İstanbul olarak söz etmek, pek mümkün değil. Bu anlamda metrobüsün, görülmesi istenmeyeni de gösterdiği için, bir araya getirilmesi güç bir manzara ortaya koyduğu düşünülebilir —ki metrobüsün kendisi de bu, aracısı olduğu, ortaya konması güç manzarayla kurulur. Buna rağmen veya bundan dolayı, metrobüs genelde içinden geçtiği manzara(lar)dan soyutlanmış tek bir algıyla tarif edilir; otobandaki araç trafiğinden ayrışmış hâliyle, şehrin akışını farklı bir perspektiften gözlemleyerek, şehrin içinde kendine yol açar ve bu biçimiyle kendisini ayrışmış olarak tanımlar. Metrobüs manzarasından, hem şehre hem de metrobüsün kendisine dönük bir bakış olarak bahsetmek, metrobüsün tek ve bütüncül algısının aslında sürekli bir oluş içinde olduğunu ortaya koyar ve bu yapının sonsuz ilişkiler içinde olduğunu hatırlatır.

“Metrobüs Manzarası”,
Bilge Emir & Yiğit Çetin,
süre: 05:34

Şehrin sonsuz çokluğu içinde metrobüs her an yeniden kurulur. Sözgelimi, soyunarak metrobüsün önüne atlayan adam da bu dinamiğin bir parçasıdır. Kesintisiz metrobüs yolculuğunu kesintiye uğratan bu olay, metrobüsün bütüncül algısına dair bir tehdit gibi görünse de kesintisizlikle ilişkilendiği hâliyle bu algıyı yeniden kurar. Olay, bahsedildiği gibi metrobüsten bağımsız olmamasına rağmen, basitçe metrobüs yoluna çıplak çıkan kişinin kim olduğundan yola çıkarak anlatılabilecek bir tekilliğe de sahiptir. Metrobüsün genel algısıyla ilişkili olan metrobüs manzaraları da, aynı anda tekil durumlara işaret ederler ve bu nedenle başka türlü metrobüslerden bahsetmeye olanak sağlarlar.

Başka türlü metrobüsler ve farklı metrobüs manzaraları için, V. Şafak Uysal’ın yürütücülüğünde 08.10.2016 tarihinde gerçekleştirilen ‘’Metrobüs Günlükleri’’ adlı atölyenin ürünlerinin toplandığı Metrobus Diaries’e bakılabilir.

Bilge Emir, İstanbul, kent, manzara, metrobüs, şehir, toplu taşıma, Yiğit Çetin