Saklı Bir Kent Bahçesi: Lefkoşa Samanbahça

Samanbahça, Kıbrıs’ın ve başkent Lefkoşa’nın en eski sosyal konut örneği. Lefkoşa Surlariçi’nde bulunan diğer kültürel miras değerleri gibi bu mekânlar bütünü, taşıdığı tarih ve mimari nitelikler açısından çok önemli. Bu metnin ana kahramanı Samanbahça’yı tanıtmak bu nedenle mühim. Ancak metnin onu takdim etmek dışında ciddi bir amacı daha var: İçinden yürüyerek geçtiğimizde bizi etkileyen mimari çevrenin ve korunduğunu sandığımız değerlerinin içinde yaşanan korunmasız durumları göstermek. Bu amaç doğrultusunda, yedi sokak üzerine dizilmiş yetmiş iki evden oluşan ve hâlâ güzelliğini, samimiyetini sürdürdüğüne inandığım Samanbahça’yı aktarmanın yanında Kıbrıs’ın birçok bölgesinde yaşanan koruma sorunsalına dikkat çekmek istedim. Bu doğrultuda son yirmi yılını iyi bildiğim alanını yeniden dolandım. Samanbahça evlerinin içinde yapılan değişikliklere seyirci kalmış, değişiklikler yapmak zorunda kalmış ve Samanbahça’yı anlatabilmek için çalışan, çabalayan üç Kıbrıslıyı dinledim. Orada yaşayanlar ve onu yaşatanların deneyimleri ile kendi görüşlerimi bir araya getirdim. Söyleşi ve gözlem notlarıma onların arşivlerinden edindiğim bazı mimari belgeleri ve son ziyaretimde çektiğim fotoğrafları ekledim. “Saklı bir kent bahçesi” diye adlandırdığım Samanbahça’ya bu yazının içinden geçilerek yapılan küçük bir eleştiri gezisi söz konusu oldu böylece… Biliyorum ki yavaşça yürüyüp daha dikkatlice baktığınızda siz de göreceksiniz, Samanbahça üzerine yapılması gereken daha çok iş var!

Bahça’ya Yürüyüş

Yakın coğrafyamızda ve çevremizde yaşanan sıkıntılara rağmen Akdeniz’in çekiciliği insanı umutlandırıyor. Türkülerinde bu mavinin incisi olarak tanıtılan Kıbrıs’ta da çok şükür ki umudumuzu sürdürmemize yardım eden bazı değerler halen mevcut. Kıbrıslıların “Şeher” diye özlemle andığı eski Lefkoşa’dan günümüze dek dayanabilmiş sokaklar, yapılar, avlular dirençli duruşlarıyla bizi de yaşatıyor.

“Bölünmüş bir başkent” olma özelliğini taşıyan Lefkoşa’nın güzellikleri, surların içine sığınmış eski dokunun içinde daha fazla. O yüzden Kıbrıs’a gelen misafirlerimi mutlaka bu sürprizli bölgede dolaştırırım. Gezdiğimiz yerlerden biri de en sevdiklerimden Samanbahça olur. Gözlerden ırak duran bu alanda yapıların içine girmeden sokaklarından geçmek bile konuklarımı büyüler daima. Her gören farklı bir benzetme yapar, zihninde yürüdüğü güzergâhlarda başka yerlere gidip gelir, bilirim…

2024 yılının Eylül ayında, kızgın güneşin etkisinin azaldığı son günlerinden birinde bazı mimar dostlarımla yürüdük bu bölgede. Yüreği zengin meslektaşlarımdan biri Suha Özkan, diğeri Müge Cengizkan’dı. Gezi-görgü birikimleri çok olan bu bilgeler Samanbahça’yı daha önce nasıl kaçırmış olduklarına hayıflanırken Kıbrıs sevgilerine burayı da ekledi. Adadan dönerken de bana bir görev verdiler: Samanbahça çokça anlatılmalıydı. Ben de onların ardından bu görev anlayışıyla yeniden gelip daha uzun zaman geçirerek Samanbahça’yı kendi yürüyüşümden kalanlarla aktarmaya çalıştım. Teşvikleri için yoldaşlarıma teşekkür etmeliyim…

Samanbahça kuşbakışı görünüşü,
dron çekimi: M. Besim, 2024

Samanbahça’nın Komşuları ve Farklı İsmi

Samanbahça içinde bulunduğu kente benziyor biraz. Hani nasıl bölünmüş Lefkoşa suriçi başka, yüksek sarı taş duvarların dışı bambaşka, Samanbahça da Surlariçi’nde öyle. Sanki sokulmuş bir kucağa, bölünmemek için gizlenmiş. Gizli olunca gizemli de oluyor yerler.

Samanbahça’nın gizemine komşuları ortak, sıkı çevrelemişler onu. Örneğin Lefkoşa’nın en eski bilinen meydanı olan Sarayönü ona çok yakın ama hiç görmezler birbirlerini. Doğusunda Mevlevi Tekkesi, güneyinde Yüksek Mahkemeler ve en önemlisi kuzeyinde Topçutepe üzerinde Cumhurbaşkanlığı (eskisi demeliyim) var. Bu mütevazı görünümlü ama güçlü komşuları sahiplenmiş, koruyup kolluyor onu. Bu yüzden ne kendi sınırlarının ne de surların dışında olan bitenlerden haberdar gibi. Hatta buradaki küçücük konutlar da iç mekânlarının karanlığından ve arkalarındaki avlularının darlığından şikâyetsiz.

Samanbahça’nın Lefkoşa Surlariçi’ndeki konumu, kaynak: H. Atun arşivi, 2024

Halk dilinde bitişik olarak ve sonu “a” ile söylenen ismi de gizemli gelmiştir bana hep. Neden Saman-bahça? Eski kullanımlarından mı geliyor bu isim yoksa onu sahiplenenlere fısıldadıklarından mı? Bir bilgiye göre, buranın bahçe olduğu zamanlardaki sahibinin ismi Şaban Paşa değişerek günümüze böyle ulaşmış. Ama belki de hayvan pazarı olarak kullanıldığı günlerden kalma samanlığı? Yoksa kerpiç duvarlarının içindeki samanlar mı hatırda kalan ve ismine yansıyan? Bence “saklı bohça” da olabilirdi kentin bu gizli köşesinin ismi.

Samanbahça sokakları,

fotoğraflar: D. Yücel Besim, 2024

Samanbahça’nın Oluşumu ve Tarihi

Kıbrıs’ın zengin ama bir o kadar da girişik tarihi içinde Samanbahça’nın varlığı Osmanlı’nın adadaki üç yüz yılı aşkın varlığının son günlerine dayanıyor. Bilinen en eski kullanımı kentin meyve sebze ihtiyacını karşılayan bir ticari yer olması. Daha sonra alan 1905 yılında Evkaf ile Lefkoşa Belediyesi arasındaki bir sözleşmeyle hayvan pazarı olarak kullanılmış. 1917’de sözleşmenin feshedilmesinin ardından Vakıflar İdaresi (Evkaf) tarafından Samanbahça konut projesi hazırlanmış ve yapı 1917-1955 yılları arasında farklı etaplarla üç aşamada gerçekleştirilmiş.

Kıbrıs’ta yaşanan zor günlerde Kuzey’in yapılanmasıyla ilişkili görev ve katkıları çok olan, tanınmış bürokratlardan Hakkı Atun, Samanbahça’nın oluşumunu o günün koşullarıyla ilişkilendirmişti kendisiyle yaptığım görüşmede. Onun ifadesiyle Samanbahça adanın Britanya İmparatorluğu’na kiralanmasından sonra toplumsal ve ekonomik alanlarda yaşanan değişimlerle gündeme gelmiş. Nüfusun hızla artması ve özellikle Kıbrıslı Türklerin azınlığa düşmesiyle oluşan sıkıntıların düzeltilmesi için bir sosyal hizmet anlayışıyla oluşturulmuş. Dolayısıyla maddi durumu elverişli olmayanlar için yapılan evlerden cüzi bir miktarda kira alınması kararlaştırılmış. Ayrıca Atun, görüşmemizin sonunda 1974 sonrası aciliyet içinde inşa edilen birçok sosyal konut işinde özellikle Lefkoşa Göçmenköy Evleri için Samanbahça’nın kendilerine bir örnek oluşturduğunu belirtmişti.

Samanbahça’nın Evleri ve Yaşanan Değişim

Samanbahça’da eşit parsel büyüklüğü içinde yaklaşık 85 metrekarelik tek katlı birbirine benzer evler yine birbirine benzer yedi sokak üzerine dizilmiş. Bu 72 ev geleneksel yapım yöntemleri ve yerel yapı malzemeleri kullanılarak inşa edilmiş. Her evin sofaya açılan iki odası, banyosu ve küçük bir iç avlusu var. Kerpiç evlerin çatısında mertek, hasır kamış, samanlı çamur ve oluklu kiremitler kullanılmış. Ahşap giriş kapıları ve onunla uyumlu boyanmış panjurlu pencereleri sarı taştan söveyle çevrilmiş. Hoş bir görünüm sunan bu birlikteliklerden öte onları asıl güzel kılan şey içinde yaşayanların tutumu. Samanbahça’nın insanları evlerini, sokaklarını güzelleştirme derdinde; yalın cepheler Kıbrıs’a özgü bitkilerle renklenmiş, şenlenmiş mesela...

Samanbahça’daki evlerin şematik planı,
kaynak: H. Atun arşivi, 2024
Samanbahça’daki evlerin görünüş çizimi, kaynak: H. Atun arşivi, 2024
Samanbahça sokaklarındaki evlerin girişlerinden detaylar,

fotoğraflar: D. Yücel Besim, 2024

Öte yandan Samanbahça’ya yaptığım son ziyarette bu kadar Kıbrıslı görünen mahallede görüşme yapabilecek bir Kıbrıslıyı bulmakta güçlük çektim. Sonunda bir kahve kapısı 5 ve 9 numaralarda açıldı. Uzun süredir orada oturan Samanbahça sakinleri epey dert yandı bana: “Dışı seni, içi beni yakar” diye söylendiler. Kiranın çok yüksek olmadığını, ancak onlara ait olan elektrik-su-temizlik gibi giderlerin arttığını, bir de asıl evlerin bakımı için çok para harcadıklarını anlattılar. Neredeyse tüm evlerin içinin –özellikle mutfak, tuvalet ve avluların– değiştirildiğini aktardılar. Birbirini yıllardır tanıyan iki komşudan yaşlı olanı hüzünlü bir tonda devam etti; onun eli yetmemiş bu tür yenilikler yapmaya. Dul kaldıktan sonra tek başına büyüttüğü çocuklarının masrafından dolayı maddi durumu elvermemiş tadilat işlerine. Samanbahça’nın en eski iki yerleşiği evlerin içinde yapılan değişikliklerden çok, burada yaşayanların değişmiş olduğuna üzüldüklerini ekledi. İçlerini en çok yakan da buymuş: Eski muhabbetlerin buralarda çok azalmış olması.

Samanbahça’da yenilenmemiş iç mekânlar, fotoğraflar: D. Yücel Besim, 2024
Samanbahça’da yenilenmiş iç mekânlar, fotoğraflar: D. Yücel Besim, 2024

Samanbahça’nın Değişmeyen Ölçeği ve Güncel Durumu

Konutların içindeki bu kontrolsüz değişikliklere rağmen yapıldığı günden beri sürmüş olan insan ölçeği Samanbahça’nın beni en çok etkileyen özelliği. Alanda en son yapılan iyileştirme çalışmasında da bu konuda duyarlılık gösterilmiş. 2003-2004 yılları arasında Kıbrıs Vakıflar İdaresi’nin yürüttüğü ve Kıbrıs’taki birçok koruma projesi gibi UNDP-PFF tarafından desteklenen proje, Lefkoşa Master Planı çerçevesinde tamamlanmış. Uygulamada evlerin cepheleri bakımdan geçirilmiş, sokaklar yayalaştırılmış ve yer kaplamaları tamamlanmış. Mahallenin kubbeli çeşmesi yeniden başrol oyuncusu hâline getirilmiş. Alanın kuzey tarafına ağacı bol araç park yeri ve çocuk oyun alanı eklenmiş. Sokak isimleri de bu yenileme sonrasında değiştirilmiş ve şu anki ilginç (İbni Sina, Piri Reis, Şaban Paşa, Fevzi Çakmak Paşa gibi) isimler koyulmuş sokaklara. Ancak bu detaylı çalışmanın üzerinden neredeyseyirmi yıl geçmiş ve o zamandan beri Samanbahça’da kayda değer yeni bir koruma, bakım ve onarım işlemi yapılmamış.

Samanbahça’daki çeşmeye bakış, fotoğraflar: D. Yücel Besim, 2024

Bahça’da Yaşayış

Samanbahça, Kıbrıs’ın ilk toplu konut yerleşkesi ve Hakkı Atun’un deyişiyle ilk şehir planlaması örneği. Kıbrıs’ı tanıtan yerel yayınlar ve kurumlar da onu bu nitelikleriyle sıklıkla anlatıyor, çoğunlukla da korunduğunu ifade ediyorlar. Oysa sakinleriyle yaptığım görüşmelerde korumanın yüzeysel kaldığını duydum, gözlemlerimde de korunanın “kabuk” olduğunu fark ettim.

Öte yandan yazılanların ve söylenenlerin büyük bölümünde Samanbahça “Kıbrıs kültürünü en iyi yansıtan yerlerden birisi” olarak nitelendiriliyor. Yani bu alan kapsamlı bir korumayı hak ediyor hem tarihi değerinden hem de özgünlüğünden ama en çok –canlanmaya çalışan– Surlariçi’nin huzur içinde yaşayan yerlerinden biri olmayı sürdürmek istemesinden dolayı.

Samanbahça’ya gittiğinizde siz de hissedeceksiniz bunları. Her daim gölgeli dar sokaklarda yürürken bir tekiri okşamadan ya da bir feslikanı koklamadan geçemeyeceksiniz. Belki insanlarından çok mahallenin diğer canlarını, canlılığına tanıklık eden çiçekli teneke saksıları, kapı önündeki lengerleri ve çalı süpürgeleri, panjur aralarına gerili ipe asılmış çamaşırları ya da çeşme kubbesine serilmiş halıları göreceksiniz. Zaten burayı samimi kılan bu yaşam kıpırtıları.

Benimle birlikte gezen misafirlerim de hep bu doğallıklara olan hayranlıklarını dile getirir. Çoğu, çocukluğundan anımsadığı yerlere benzetir Samanbahça’yı. “Ah keşke şu küçücük evde yaşasam” diyenler olur. Bu yazıya başlarken çok sayıda olduğunu fark ettiğim internet paylaşımlarında da benzer özlem, özenme ifadelerine rastlıyorum. Tüm bunlar Samanbahça’nın Kıbrıs’ın sınırlarının ötesine taşınmış olduğunu da gösteriyor.

Samanbahça’yı görmek, duymak, hissetmek yetmiyor… Ağırcanlı tavırlarına yumuşakça dokunmalı, ufak neşelerini canlı tutmalıyız. Her daim konuksever Akdenizliyi anlayarak bu keyifli bahçeye iyi bakmalıyız. Bir bohçada saklar gibi koruduğu ada kültürünü, “bir arada yaşamak ve farklı hayatlara kucak açmak” anlayışını yaşatmalıyız!

_
Yazılı Kaynaklar:

Atun, H. (2017). “Samanbahçe Mahallesi”, Şehrin Gölgeleri, Print House Trade Ltd, Mağusa, 197-201.
Üçışık Erbilen, S., Göymen Sönmez, M., ve Eray, Ç. (2022). “Bir Mahallenin Seyir Defteri: Lefkoşa Samanbahçe Evleri”. Uluslararası Sosyal Bilimler Akademik Araştırmalar Dergisi, 6(2), 40-50.
Yıldız, D., Özgece, N., & Taluğ, M. (2009). “Regeneration of a Traditional Residential Area: Samanbahçe Social Housing in the Walled City of Nicosia”, Livenarch IV- 4th International Conference of Livable Environments & Architecture, Trabzon.
Sözlü Görüşmeler:
Hakkı Atun (2024). Sözlü görüşme, Lefkoşa (Yüksek Mühendis Mimar ve Şehir Planlama uzmanı, Eski Başbakan).
Beria Evnaz (2024). Sözlü görüşme, Lefkoşa (Samanbahça 9 numaralı konut sakini).
Gülsen Kırmızı Engür (2024). Sözlü görüşme, Lefkoşa (Samanbahça 5 numaralı konut sakini).

bahçe, Devrim Yücel Besim, kent, kent planlama, Kıbrıs, koruma, kültür mirası, mimarlık, şehir, yerel