Tasarımın Arşivi -
Arşivin Tasarımı:
MSGSÜ
Grafik Tasarım
Uygulama ve
Araştırma Merkezi

Barselona, Berlin, Cape Town, Helsinki, Hong Kong, Kopenhag, Londra, New York, Tokyo, Toronto, Stockholm’da olduğu gibi günümüzde tasarıma ve sanata önem veren her şehir, tasarıma adanmış yeni kurumlar inşa eder ve tasarıma yönelik küratoryal sergiler artarken, müzeler de “Tasarımı nasıl tanımlarız? Tasarımın olasılıkları, süreçleri ve etkileri nelerdir? Tasarım müzelerinin amacı nedir? Tasarım müzelerini nelerle doldurulmalıdır? Tasarım felsefesi nedir? Tasarım çağdaş dünyayı anlamlandırmak ve değiştirmek için önemli bir yol olarak konumlanabilir mi?” gibi sorularla kimliklerini yeniden tanımlamaya çalışıyor.

Grafist: Uluslararası İstanbul Grafik Tasarım Günleri 22’de 4. İstanbul Tasarım Bienali küratörü Jan Boelen’a yönelttiğim “Bu dijital patlamada tasarımcının profesyonel kişiliği nasıl gelişebilir? Günümüz dijital çağında yeni tasarım müzelerinin açılması ve tasarım bienallerinin organize edilmesi önemli mi?” sorularına Boelen “Bahsettiğiniz ‘dijital patlama’ yalnızca çeşitli birtakım araç gereçlerin ortaya çıkmasıdır aslında. Tasarımcılar bu disiplinin doğuşundan bu yana farklı araç gereçler kullanmışlardır. Bu arada bu disiplin henüz sadece çocukluğunu yaşıyor diyebiliriz. Dijital araç gereçler yeni olasılıklar getiriyor, o kadar; geleneksel bienal formatının baştan yaratılması gerekiyor. Dördüncü Tasarım Bienali’nde yapmaya çalıştığımız şey de tam olarak bu. Bienal sürecinin ötesinde iz bırakan yerel bir özgürlük ve niyet olmalı”* diye yanıtladı.

“Tasarımın potansiyelinin” konuşulmasına, Tasarım Bienali ve Design Week Turkey’in organize edilmesine, hatta Unesco’nun Yaratıcı Şehirler Ağı [Creative Cities Network] kapsamında İstanbul’u “Tasarım Şehri” ilan etmesi gibi güzel şeylerin olmasına karşın, ülkemizde hâlâ bir tasarım müzesi bulunmadığı gibi, grafik tasarım ürünleri arşivi de yok denecek kadar az. Hâlâ tasarımcı ve koleksiyoncular tarafından belgelenen, saklanan ve koruma altına alınmaya çalışılan pek çok tasarım ürünü, koleksiyonu, bulundukları ortamda hapsolmuş, depolarda, kutularda belirsiz bir geleceği bekliyor.

İleride bir müze kurulması durumunda, müze binası kadar, küratörleri olan, koleksiyonlarının özenle seçildiği, fiziksel deneyim bakımından güçlü, izleyici kitlesini kendine çekebilecek, sürdürülebilir bir yer hayal ediyorum. “Bir gün böyle bir tasarım müzemiz olacak mı?” sorusuna yanıt arıyorum… Benim gibi yanıt arayan pek çok tasarımcı, akademisyen, araştırmacı, öğrenci, küratör, teorisyen ve meraklı bir kitle vardır diye düşünüyorum.

Tasarım kavramının sürdürülebilir, entelektüel, nitelikli bir geleceğe nasıl katkıda bulunabileceğini irdelememiz gerektiğini düşünüyorum. Toplumda entelektüel işlevi görenler, sahip oldukları bu gücü yaptıkları çalışmalar aracılığıyla kitlelerle paylaşabilmelidir. 2005 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Grafik Tasarım Bölümü başkanlığına seçildiğimde, bölümdeki arkadaşlarımla beraber, elimizde bulunan Grafist Arşivi’ni bölüm arşivi konumundan çıkararak korunaklı bir arşiv hâline getirebilmek, bu arşivi her araştırmacının yararlanabileceği bir merkeze dönüştürmek ve işleri sergileyebilmek hayalimiz vardı. Ancak böyle yaparsak grafik tasarım öğrencilerinin yanı sıra, yerli ve yabancı profesyonellerin, genç tasarımcıların, eğitimcilerin, dünya grafik tasarımının yönelişleri konusunda bilgi edindiği ve bir referans olarak göstereceği bir merkeze dönüşeceğimizi düşündük. Bu merkezin, entelektüel birikimimizi dijital ortamda bir araya toplayan, saklayan, koruyan ve dağıtımını sağlayan bir hizmetler bütünü olmasını düşledik.

MSGSÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarım Bölümü’nde Sadık Karamustafa’nın öncülüğünde başlatılan ve 1997 yılından beri aralıksız olarak düzenlenen Grafist: Uluslararası İstanbul Grafik Tasarım Günleri, Türkiye’nin ve dünyanın en uzun soluklu grafik tasarım etkinliklerindendir. 1926 yılında kurulan, bu yıl 93. eğitim yılına ulaşan Grafik Tasarım Bölümü’nün eğitim programında etkin bir yere sahiptir ve temel felsefesi “uluslararası tasarım eğitimine ve tasarım kültürüne” katkı sağlamaktır. Grafist etkinliğinin yirmi iki yıllık sürecinde ABD, Almanya, Avustralya, Belçika, Çek Cumhuriyeti, Çin, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İngiltere, İran, İspanya, İsrail, İsveç, İsviçre, İtalya, Japonya, Kanada, Kore, Lübnan, Macaristan, Polonya, Portekiz, Romanya, Rusya, Türkiye, Uruguay ve Yunanistan’dan uluslararası arenada tanınmış pek çok tasarımcıyı üniversitemizde ağırlayarak, Türkiye’deki akademisyenler, profesyoneller ve tasarım öğrencileriyle buluşturduk. Tüm bu süreçte 80’e yakın sergi açıldı. Koruma ve telif hakları konusunda danışmanlık alarak, konuk ettiğimiz tüm tasarımcıların çalışmalarından bölüme bağışta bulunmalarını rica ettik. Yaklaşık 181 tasarımcı, 80 sergi, 28 ülke, 300 ödüllü ambalaj, etkinlik öncesi ve sonrasında yapılan yazışmalar ile belgeleri de olmak üzere 3.000’i aşan grafik tasarım ürünü tarafımızdan koruma altına alındı.

Bunların içinde Alan Fletcher, Alain Le Quernec, Ali Suavi Sonar, Andrey Logvin, Anthon Beeke, Atıf Tuna, Aydın Ülgen, Burcu Dündar, Bülent Erkmen, bölüm öğrencilerine ait afişler, Cordula Alessandri, Cyan, Daniel van der Velden, Dimitris Arvanitis, İran’dan afişler, Emigre, Emre Senan, Esen Karol, Fons Hickmann, eski öğrenci işleri, Türkiye’den reklam afişleri, Ferhan Dayıoğlu’na ait Babylon öğrenci afişleri, Finn Nygaard, GMK, Haluk Tuncay, Hendrik Dorgathen, Henning Wagenbreth, İstanbul afişleri, Japon ambalajları, Kari Piippo, Kore afişleri, Kusurluluk, Lech Majewski, Leonardo Sonnoli, Majid Abbasi, Maureen Mooren, Mesut Manioğlu, Mehmet Ali Türkmen, Morteza Momayez, değerli dostum Mirko İlić aracılığıyla Milton Glaser tarafından bölümümüze bağışlanan imzalı 23 afiş, Niklaus Troxler, Oded Ezer, Özge Güven’in tasarladığı Feed dergisi kapak tasarımları, Pierre Bernard, Piotr Młodożeniec, Polonya afişleri, Reza Abedini, Sait Maden (dijital), Sadık Karamustafa, Semra Güler, Shigeo Fukuda, Sinan Niyazioğlu, Steven Heller, Tan Oral, Tomaszewski Sergi Afişleri, Umut Südüak, Vladimir Chaika, Yossi Lemel, Yurdaer Altıntaş, Yurdaer Altıntaş Çağrılı Afiş Sergisi 1/2/3/4, Zdeněk Ziegler, Zürih afişleri olmak üzere 3.000’i aşan sayıda afiş, kitap, illüstrasyon, ambalaj, fotoğraf, dia, gazete, dergi kupürü, ses/görüntü kaydı, yazışma ve belge bulunmaktadır.

Mirko İlić aracılığıyla
Milton Glaser tarafından
bölümümüze bağışlanan
imzalı 23 afiş

Amacımız bu yirmi iki yıllık süreçte, bölümde fiziksel olarak koruma altına alınarak toplanan ve depolanarak özenle saklanan uluslararası tasarımcılara ait çalışmaların, yani Grafist Arşiv birikiminin envanterinin çıkarılması, dijital ortamda bir arada toplanması, saklanması, korunması, sayısallaştırılmasıydı. Grafist Açık Arşivi’nin amaçlarından birisi de, yüksek çözünürlüklü olarak taranan afişlerin dijital tıpkıbasımlarının alınarak eğitim ve akademik amaçlı sergilerde kullanılabilmesidir.

Hepimiz için bir ilk olan bu işe canla başla koyulduk. Grafik tasarım eğitimi konusunda elimizden gelenin en iyisini yapmak gibi bir iddiamız olmasına karşın, arşivcilik konusunda böyle bir iddiamız olamazdı, çünkü böyle bir eğitim almamıştık ve altyapımız eksikti. Ne yapabilirdik? Konu üzerine hemen eğildik ve ivedilikle harekete geçtik. Grafist 15’te, grafik tasarım tarihinin belgelenmesi ve tasarım ürünlerinin arşivlenerek gelecek kuşaklara aktarılması konusunu ele aldık. Bu amaçla 2–7 Mayıs 2011 tarihleri arasında Hollanda’dan iki uzmanı, Carolien Glazenburg’u ve Karin van der Heiden’i davet ettik. Arnhem Akademisi’nde grafik tasarım ve Utrecht’te sanat tarihi okuyan, 2008 yılına kadar Hollanda Grafik Tasarımcılar Arşivi’ne [De Stichting Nederlands Archief Grafisch Ontwerpers, NAGO] önderlik eden ve Hollandalı grafik tasarımcıların çalışmalarının dijitalleştirilmesi, arşivlerin görünür hâle getirilmesi ve web sitesinin geliştirilmesinden sorumlu olan Karin van der Heiden’in yönettiği eğitimciler, kütüphaneciler, müzeciler, basın yayın kuruluşu ve reklam ajansı arşiv yöneticileri ile profesyonel tasarımcıların katılımına açık bir atölye çalışmasında arşivleme ve dijital ortama aktarma konularını masaya yatırarak derinlemesine bilgi sahibi olduk. Bu atölye çalışmalarında Grafist Arşivi’ni enine boyuna inceleme fırsatı bulduk. Grafist Arşivi’nin kanonik, tematik, dönemsel, anısal ve öğrenci çalışmaları olmak üzere beş ayrı kategoride değerlendirilebileceğini; orijinal resim, gravür, estamp, resimli afişler, fotoğraf, şahıs, eşya ve anıt resimleri taşıyan her türlü diğer dokümandan teşekkül eden arşivlere ikonografik arşiv denmekte olduğunu; bu açıdan bakıldığında Grafist Arşivi’nin, ikonografik arşivler içinde gösterilebileceğini görmüş olduk. Bu arada arşivlemenin, saklama ile aynı olmadığını, kalıcı değere sahip öğeleri belirlemekle ilgili olduğunu öğrendik. Yalnızca tasarım sürecini temsil eden parçaları değil, aynı zamanda bir tasarımcının veya stüdyonun işine (veya yaşamına) ilişkin içgörü sağlayan başka materyalleri de içerebileceğini, birbirine ait öğeleri bir arada tutmak gerektiğini, sadece nihai sonucu değil, süreci devam ettirmek gerektiğini öğrendik…

Bunun için elimizdeki tüm grafik tasarım ürünlerinin taranarak kayda geçmesi gerekiyordu. Bu amaçla 2013 yılında danışmanı olduğum sanatta yeterlik öğrencim Mehmet Ferruh Haşıloğlu’nun arşivleme metodolojisiyle ilgili “Tasarımın Arşivi, Arşivin Tasarımı: Grafik Tasarım Arşivlerinin Sayısallaştırılarak Açık Arşiv Hâline Getirilmesi Bağlamında Grafist Açık Arşivi Örneği” başlıklı tez konusuyla çalışmalara başladık.

Bu çalışmanın birinci etabı Grafist Arşivi’nin öncelikli olarak envanterinin çıkarılması; arşivlenecek nesnelerin kataloglanması; fiziksel olarak saklanacak belgelerin ayıklanması; nereden geldiği, ne zaman yapıldığı, niçin yapıldığı, kim tarafından bağışlandığı gibi sorulara cevapların bulunması; arşivdeki afişlerin sergilenebilmesi için yüksek çözünürlüklü, açık arşiv veri tabanı için düşük çözünürlüklü kopyaların alınmasıydı. Bu çalışmalar esnasında çeşitli dillere ait bazı afişlerin (Kore, İran, Japon) kataloglama sırasında tercüme edilmesi de gerekiyordu.

Bu çalışmalar yapıladursun, 2 Nisan 2013 tarihinde Grafik Tasarım Araştırma ve Uygulama Merkezi için yönetim kurulu üyeleri belirlendi, çalışma ilkeleri ve merkezin organları oluşturuldu; buna göre müdür ve yardımcıları, merkez yönetim kurulu, merkez danışma kurulu üyeleri seçildi. Merkez müdürü olarak Sinan Niyazioğlu, müdür yardımcısı Başak Ürkmez oldu. Merkez yönetim kurulunun, Ayşegül İzer, Sinan Niyazioğlu, Burcu Dündar, Başak Ürkmez ve Umut Südüak olmak üzere beş daimi üyeden oluşmasına karar verildi. Merkezin amacı “grafik tasarım alanını araştırmak, incelemek, tanıtmak, arşivlemek; grafik tasarım bilgi ve belge merkezi kurmaktır” olarak saptandı.

Böyle bir merkez için yıllarca birikim oluşturduk, ancak koşullar uygun olmadığı için hayata geçiremedik. Önce elimizdekileri ‘arşiv’ hâline getirebileceğimiz, uygun büyüklükte korunaklı bir yeri; sonra da ‘merkez’ hâline gelebilmemiz için bağımsız bir binayı hedefledik. Amacımız daha geniş bir kitleye ulaşmak; bu amaca hizmet edecek çalışmalara öncülük etmek; Türkiye ölçeğinde çok nitelikli bu dijital arşivi açık erişime sunarak araştırmacıların ve öğrencilerin kullanımına açmak; daha sonra ise, bölümümüzün mevcut araştırmasını genişleterek, grafik tasarım alanında inceleme ve çalışmalardan oluşacak daha geniş bir arşiv oluşturarak grafik tasarım bilgi belge merkezi kurmaktı.

Sinan Niyazioğlu ile birlikte üniversite rektörlüğüyle defalarca toplanarak arşiv için korunaklı bir mekân tahsisi için görüşmeler yaptık. Uzun süre sonra bir mucize gerçekleşti, Araştırma ve Uygulama Merkezi için 17 Aralık 2013 tarihinde MSGSÜ Rektörlüğü, 5989 sayı numarası ile İstanbul’un en önemli kesişim noktalarının birinde yer alan, Beyoğlu ilçesi Cihangir Matara Sokak No: 17’de bulunan üç katlı betonarme binayı bölümümüze tahsis etti. Bu bizim için devasa bir adım oldu.

Sadece kişisel bir merakla, harika bir konuma sahip bu güzel binanın, sokaktaki apartman dokusuna bakarak izini sürmek istediysem de bu pek mümkün olmadı; o nedenle öncelikle Matara Sokak’ın, Jacques Pervititch tarafından 1922–45 arasında yapılan sigorta haritalarında yer alıp almadığına baktım. Haritada Pervouz Aga-Salı Bazar 1000 numaralı yapı adası ile 1002 numaralı yapı adası arasında kalan Matara Sokak’a rastladım; sokaktaki tek binanın dışında etrafın ruines yani kalıntılar olarak işaretlendiğini gördüm. Binamızın, Pervititch’in 1926 yılında etiketlediği bu haritada yer almadığına göre daha sonra yapılmış olduğunu anladım. Daha sonra, Burcu Özgüven, Burcu Pehlivanoğlu ve Aslı Akyıldız’ın yaptığı “Cihangir (İstanbul) Semti Tarihi Binaları Envanter Çalışması 2005” isimli araştırmayı incelediğimde, bu çalışmanın 111. sayfasında yer alan komşu binanın [Env. No: F21.B10.163, Matara Yokuşu no. 15 Kılıçalipaşa Ada: 50 Parsel: 23] 1920’lerde yapılmış olduğunu gördüm. Binamızın modernist, betonarme, pencere bandı cepheye sahip olması bakımından 1940’larda inşa edilmiş olduğunu düşünmeme neden olan bulgulara ulaştım.

Pervititch sigorta haritasında
Matara Sokak ve Matara Sokak No: 17’de bulunan üç katlı betonarme bina: 
MSGSÜ Grafik Tasarım Uygulama
ve Araştırma Merkezi

En zor kısımlardan biri projenin ikinci etabını oluşturmaktı, yani binanın arşiv mekânına dönüştürülmesi işi. Binanın konumu, mimarisi ve sergileyeceğimiz arşivin birbirini desteklediği bir ortak dilin yaratılması gereği ortadaydı… Mekânın özenle tasarlanması ve sergilenecek tasarımların rolünü çalmaması gerekiyordu; üstelik mevcut bir yapıyı dönüştürmenin daha da zor olduğunu biliyorduk, peki ama nasıl gerçekleştirecektik?

Sıfır bütçeyle ne yapabileceğimizi düşünürken, sağ olsun değerli dostum mimar Nevzat Sayın bize büyük destek verdi; kısıtlı zamanını seve seve bize ayırdı, saatler süren toplantılardan sonra bir plan ortaya koydu, bu plana göre pahalı teknolojik çözümlere gerek duyulmadan, en ekonomik tercihlerle yapıyı dönüştürmek mümkün olacaktı.

Melis Tuncay, Nevzat Sayın, Ayşegül İzer, Selen Başer Nejat ve Sinan Niyazioğlu

Binanın ölçümü, rölövesi, iç ve dış mimarisi, özgün yapısı ve taşıyıcı sistemi ile yapı malzemelerine ait mevcut durumunun saptaması yapıldı, yangın ve güvenlik önlemleri planlandı. Aydınlatma için elektrik bağlantıları kontrol edildi, malzeme seçimi yapıldı. Grafist Arşivi belgelerine fiziksel olarak ev sahipliği yapacak olan bu mekânın giriş katının kütüphane, birinci ve ikinci katların arşiv, ara katların küçük bir mutfak ve tuvalet, çatı katının da seminer ve toplantı amaçlı değerlendirilmesi ilk fikrimizdi. Binanın ince ve uzun, odaların ise ufak olması ayrı bir sorun olarak karşımıza çıktı. Sergileme konsepti nasıl olmalıydı? Ambalajların sergilenmesi, afiş dolaplarının izleyenlerin hareket özgürlüğünü kısıtlamayacağı, sunum niteliğini artıracağı şekilde yerleştirilmesine çare bulmaya çalıştık.

Projenin ilerlemesiyle düşler gerçeğe dönüştü ve Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin giriş katında karşılama olarak da kullanılabilecek giriş holü, kütüphane ve arşiv malzemelerinin korunması için bir depo, arşiv belgelerinin saklanıp, korunduğu ve gerektiğinde çekmecesinden çıkarılıp afiş veya benzeri nesnelerin üzerine koyulup incelendiği arşiv dolaplarının bulunduğu dört oda ile atölye çalışmaları, eğitim ve söyleşilerin yapıldığı ufak bir seminer odası oluşturuldu.

Birinci ve ikinci kattaki arşiv odalarına çekmeceli çelik harita plan dolapları ile pleksi teşhir kutuları satın alındı; açık çekmecelerin üzerine sergileme güvenliği için şeffaf pleksi levhalar kestirilerek monte ettirildi; pencerelerden ışık yansıması engellendi; giriş, merdiven sahanlığı başta olmak üzere mekânların tümü, bir tasarım mecrası olarak ele alınarak boyandı ve kolay okunabilen bir mekânsal kurgu ile tasarlanarak, yapısal özellikleri de korunarak istediğimiz ortama kavuştu. Bu süreçte akademik kadronun yanı sıra bölümümüz öğrencileri de bilfiil çalışarak amacımıza ulaşmamıza katkıda bulundular.

MSGSÜ Grafik Tasarım Uygulama
ve Araştırma Merkezi,
çekmeceli çelik harita plan dolapları

Bina uygulama merkezi olarak yeniden düzenlenirken bir taraftan da tez çalışmasına devam ediliyordu. Planın ilk etabında, arşivdeki grafik tasarım ürünlerinin kategorize edilerek sayımının yapılması yer alıyordu. Bu çalışmada, aşama aşama nelerin öncelikli olarak taranacağını, paketlenerek nakledileceğini gösteren bir plan yapıldı. 17 Aralık 2014 tarihinde ortaya bir iş akış şeması çıkarmak mümkün oldu. Yapılan bu şema üzerinden Ocak 2016 ortalarında fiziksel arşiv çalışmalarına başlanılabildi. Grafist Arşivi bölümden peyderpey çıkarılarak TS 13298 Elektronik Belge Yönetimi standardına uygun olarak taranması, adlandırılması, indekslenmesi ve dijital ortama aktarılmasına ile kullanıcı dostu arayüz tasarımlarının yapılmasına başlanabildi.

Arşivin Grafik Tasarım Bölümü’nde sayımının yapılması

Bu çalışmalara ilave olarak, MSGSÜ Grafik Tasarım Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından arşivcilik alanında bilgi ve metodoloji paylaşımını sağlamak ve yaymak üzere İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın Yenilikçilik Merkezi ile arşivleme metodolojisi hakkında atölye çalışmaları dizisi gerçekleştirme kararı alındı. İlki, 18 Eylül 2015 tarihinde İKSV Salon’da gerçekleştirilen atölye çalışmasına müzebilim, kütüphanecilik alanlarından on altı uzman katıldı. MSGSÜ Grafik Tasarım Araştırma ve Uygulama Merkezi müdürü Sinan Niyazioğlu tarafından yürütülen “Bellekten Bilgiye Görsel Arşivler” başlıklı atölye çalışmasında, Batı Avrupa, Balkan ülkeleri ve Büyük Britanya’daki görsel arşiv türlerine değinilmiş, ülkemizde görsel arşiv yöneten veya bu arşivlerden yararlanan kültür aktörleri ile yöntembilim olanakları masaya yatırılmıştır. Arşivcilik hakkında bir diğer atölye çalışması, 9–10 Ocak 2016 tarihleri arasında Salt Galata’da “Amatör Arşivcilik” başlığıyla gerçekleştirildi. Bu çalıştaya, Sinan Niyazioğlu, Başak Ürkmez ve Mehmet Ferruh Haşıloğlu katıldı.

Sürecin sonuna doğru arşivin nakli gündeme geldi, paketlenen parçalar üniversitemizden uygun araçlar tahsis edilerek özenle Grafik Tasarım Bölümü’nden Uygulama ve Araştırma Merkezi’ne taşındı. İşlerin arşive yerleştirilmesi işi uzun bir çalışma süresi gerektirdi.

MSGSÜ Grafik Tasarım Uygulama ve Araştırma Merkezi açılıyor dediğimizde tarihler 19 Nisan 2016 Salı gününü gösteriyordu.

MSGSÜ Grafik Tasarım Uygulama ve Araştırma Merkezi açılış günü

Açılış kapsamında düzenlenen “Grafist’in 20 Yılı” başlıklı serginin küratoryal ekibinde Umut Südüak, Başak Ürkmez, Semra Güler yer alırken, serginin tasarımı MSGSÜ Grafik Tasarım Bölümü öğrencilerinden Erman Yılmaz, Sarp Sözdinler, Talip Özer tarafından gerçekleştirildi. “Grafist’in 20 Yılı” sergisi, GMK’nın 2017’de gerçekleştirdiği 36. Grafik Tasarım Sergisi’nde en iyi sergileme tasarımı ödülüne layık görüldü.

MSGSÜ Grafik Tasarım Uygulama ve Araştırma Merkezi “Grafist’in 20 Yılı” sergisi

21 Haziran 2016’da Mehmet Ferruh Haşıloğlu başarılı bir savunma yaparak sanatta yeterlik çalışmasını tamamladı. Böylece 2005 ve 2016 yılları arasında süren uzun soluklu çalışmaların sonuna gelindi; MSGSÜ Grafik Tasarım Bölümü, Grafik Tasarım Araştırma ve Uygulama Merkezi ile Grafist etkinliğini oluşturan sacayağının, paylaşıma ve erişime açık bilginin, ortak çalışma becerisinin, disiplinlerarası çalışmanın, alana birazcık emek ve kaynak ayırmanın ne kadar yaratıcı ve somut sonuçlar doğurabileceğini gösterdi.

Mehmet Ferruh Haşıloğlu,
sanatta yeterlik tez savunması

On iki yıllık uzun ve meşakkatli bir çalışma sürecini özetlemek hiç kolay bir iş değil…

Yıl 2019, İstanbul’da grafik tasarımın kaydını tutacak bir kuruma, bir müzeye ihtiyaç var. Aradan geçen bu üç yıl boyunca merkezimizde pek çok etkinlik gerçekleştirdik ama benim için nihai sonuç, sürekli büyüyen arşivimizin ve merkezimizin ileride grafik tasarım müzesi oluşumunda etkin rol alması, geçmişin belleğini gelecek nesillere aktarılabilen, dış dünyayla sıkı ilişkileri olan, kişisel arşivlere talip olabilen, yaratıcı araştırmalar için zemin oluşturan ve aktaran, yani yaşayan bir müzeye dönüşmesi.

* Grafist 22, s. 242, İstanbul, 2018.

arşiv, Ayşegül İzer, grafik tasarım, Grafist