Modernin Peşinde

Bağdat Caddesi, tarihi boyunca Avrupa yakasını Anadolu yakası ve Anadolu’ya bağlamış, pek çok gezgin, tüccar, hacı ve kara ordusu tarafından kullanılan bir yol olmuştur. 20. yüzyıl ortalarına kadar İstanbulluların ‘sayfiye’ olarak gördükleri bir konumda bulunan, sonrasında üst gelir seviyesindeki kimseler için inşa edilen çok katlı konutlarla tanımlanan bu cadde, 21. yüzyıl başından itibaren lüks mağaza, kafe ve barlarıyla ön plana çıkmaya başlamıştır.

Bu çalışmada, 1930–1970 yılları arasında İstanbul’da inşa edilmiş: Di-Ka Apartmanı, Villa Maral, Efes Çarşısı ve Camat Apartmanı’nın zamanla ilişkisini incelemeyi hedefledik. Bu binaların zaman içinde nasıl değiştiği ve bu değişime nasıl tepki verdikleri sorularına cevap aradık.

Araştırmada incelenen yapılar

Araştırmamızın başında Bağdat Caddesi ve Kadıköy’de, seçtiğimiz yapıların ve aralarında Emin Onat Evi, Tamara Moteli, Erenköy Palas Apartmanı, Rahmi Bey Apartmanı, Aramyan Mumcuyan Ermeni Okulu, Nişan Yaubyan Evi ve Marmara Apartmanı gibi farklı mimarlar tarafından tasarlanmış binaları görsel olarak belgeledik. Bu aşamayı, arşiv taramalarıyla hava fotoğrafları ve haritaların incelenmesi izledi. Di-Ka Apartman mimarı Nişan Yaubyan ile yaptığımız röportaj sayesinde, bu yapının tasarım ve yapılış sürecine dair birinci elden bilgi edinme şansımız oldu.

Villa Maral

Göztepe Parkı’nın karşısında yer alan Villa Maral, 1940’lardan günümüze ulaşabilmiş sayılı modern villadan biridir. Yapı modernizmin erken örneklerinden biri oluşu ve mimar Emin Onat tarafından yapılışıyla geçmişi hakkında arşivlerde ulaşabileceğimiz pek çok kaynağa sahiptir.

Villa Maral’ın bahçesinin parsellenmesi
ve manzarasının bloke edilmesinin
kesite yansıması.

Yapı esas olarak 1941 yılında Hazik Zigal ailesi için konut olarak tasarlanmıştır. Günümüze kadar işlevi değiştirilerek kullanılan yapı, 2006 yılında Taşyapı grubuna satıldıktan sonra bahçesi parsellere ayrılarak satılır. Günümüzde bu parsellerde yer alan iki gökdelen, aralarında sıkışmış durumdaki villayı adeta gizlemektedir. Ayrıca yapının eskiden sahip olduğu denize kadar olan kesintisiz manzarası da bu yapılar nedeniyle engellenmiştir.

Efes Çarşısı

Efes Çarşısı, cephenin değişimi
Efes Çarşısı, cephenin aksine,
hiç değişmeyen iç mekânın
kesit perspektif olarak ifadesi

Kadıköy Kuşdili Caddesi’nde bulunan Efes Çarşısı, sinema ve iş merkezi olarak tasarlanmış. Yapı, döneminde pek çok işe imza atmış mimar Melih Koray tarafından tasarlanmıştır. Mimara ait açık bir arşivin bulunmaması, araştırmamızda bizi alternatif yollara ve tahminlere yönlendirmiştir. Yapının inşa edildiği döneme ait fotoğrafları sayesinde ulaştığımız cephenin ilk hâli, günümüzden çok farklıdır. Tahminimizce yapı Banker Kastelli tarafından satın alınana kadar özgün durumunu korumuştur. Yapının el değiştirmesi ile kapatılan sinema yerini sadece iş merkezine bırakmış, bu da cephe değişimine yol açmıştır.

Yapının el değiştirmesi öncesi ve sonrasına ait fotoğraflar, orijinal cephenin önüne giydirilmiş kafes sistemin bu dönemde kaldırılmış olduğuna işaret eder. Günümüzde kullanımı ofis ve alt katlarda yer alan mağazalarla sınırlı olan Efes Çarşısı, eski hareketli ve yoğun kullanımını kaybetmiş görünmektedir.

Di-Ka Apartmanı

Di-Ka Apartmanı,
prekast merdivenlerin
cadde üzerindeki yeri
ve genel bir kesit perspektif

Doğma büyüme ‘Kadıköylü mimar’ Nişan Yaubyan tarafından tasarlanan bina, Kadıköy’ün Moda semtindedir. Yapılış tarihine araştırmamız sırasında ulaşamasak da, üst kat cepheleri bu tarihlemeye dair ipuçları içermektedir. Pencere genişlikleri ve dış cephenin çevresiyle uyumu ve değişime uğramamış olması bu ipuçlarından bazıları.

Yapının giriş katı cephesi, üst kotların aksine orijinal hâlini koruyamamış, pek çok müdahaleyle değişime uğramış görünür. Cephenin alt ve üst kotları arasındaki bu gözle görülür tezadın yanı sıra, bu iki kotu birleştiren ve arkasında yer alan prekast beton merdiveni adeta sergileyen pencere, yapıyı inceleme isteğimizin temel sebebi olmuştur.

Proje süresinin kısalığı ve alanının küçüklüğü sebebiyle mimar prekast beton merdiven kullanmayı tercih etmiştir.1 Bu merdivenin arkasında yer aldığı giriş ve ilk kat cephesi boyunca devam eden açıklık sayesinde hem bodrum kata ışık alınabilmiş hem de iç ve dış mekân arasında bir ilişki sağlanmıştır.

Yapının mimarisinde hayli önemli olan bu açıklık, zemin katın hızlı bir şekilde fonksiyon değiştirmesi sebebiyle zaman içerisinde farklı şekillerde kullanılagelmiştir. Bizim gözlem yaptığımız sınırlı sürede bile zemin kat yeni bir fonksiyonla kullanılmaya başlanmış, bu açıklık arkasındaki merdivenin görünmesini imkânsız hâle getirecek şekilde yeni bir düzenlemeye maruz kalmıştır. Bu hızlı değişim, bir yandan yapının özgün mimarisinin algılanmasını imkânsız kılmakta, bir yandan da caddenin şaşırtıcı dinamizmini gözler önüne sermektedir.

Di-Ka Apartmanı, zemin katta bulunan pencerenin kısa süre içinde değişimi

Camat Apartmanı

“Bağdat Caddesi’ni ‘Bağdat Caddesi’ yapan mimar” olarak bilinen Melih Koray tarafından tasarlanan Camat Apartmanı, Bağdat Caddesi üzerinde yer almaktadır. Mimarın minimalist ve modern tasarım anlayışını cepheden okumak mümkündür. Yapıda güneş ışığını kontrol etmek için yerleştirilen mavi renkli hareketli paneller, kendini cephede gösteren en fark edilir elemanlardır. Bu panellerin kaydırılarak yerlerinin değiştirilmesi ve güneş kontrolü için kullanılması öngörülmüştür. Yapı özgün durumda konut olarak tasarlandığı için bu paneller amacına uygun kullanılabilmiştir. Fakat zaman içerisinde, yapı konut dışında farklı amaçlarla da kullanılmaya başlar. Sağlık kliniği, dükkân vb. ticari kullanımların cephedeki raylar üzerine yerleştirdikleri tabelalar sebebiyle yapının özgün karakterini oluşturan güneş kontrol panellerinin hareketi engellenmiş, cephe dinamik ve değişken görünümünü kaybetmiştir.

Camat Apartmanı ve Bağdat Caddesi,
kayar panellerin cephedeki görünümü
Camat Apartmanı,
cephede bulunan tabelaların
sebep olduğu işlevsizleşme

Sonuç

İki mimarlık öğrencisi2 olarak 2019 yılında Bağdat Caddesi ve Kadıköy’e odaklanan araştırmamız sürecinde tespit ettiğimiz başlıca sorun, bölgede var olan geç 20. yüzyıl yapılarına ait mimari bir arşivin bulunmayışıdır. Kentsel dönüşüm sebebiyle hızla birbiri ardına yıkılan bu yapılar, kentsel bellekten tamamen silinme riskiyle karşı karşıyadır. Bu durum arşivlemeye bakışın ülkemizde ne yönde değiştiğinin bir göstergesi olarak da algılanabilir.

Araştırmamız sonucunda, cephelerin zamanla meydana gelen değişimlerle işlevsizleşmesi veya yeni işlevler kazanmasının iki zıt fakat mümkün durum olduğunu gördük. Elde ettiğimiz bu sonucun dönem projemize yansıması ise, cephenin zaman içinde değişeceğini kabullenmek ve tasarımlarımızı buna göre şekillendirmek oldu.

Geç 20. yüzyıl yapılarıyla ilgili ileride yapılacak araştırmalara kaynak sağlayacak bir arşiv söz konusu olmadığı için, yapıların yerinde incelenmesi hayati önem taşımaktadır. Ayrıca farklı araştırmacılar, mimarlar, öğrenciler tarafından yapılan her tür belgelemenin ortak bir platformda toplanması, sürekli değişen ve tamamen kaybolma riski taşıyan bu yapıların geleceğe aktarılabilmesi için önemli bir araç olacaktır.

1. Kendisiyle yaptığımız söyleşide bundan bahsetmiştir.

2. MEF Üniversitesi, Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümü 4. yıl öğrencileriyiz.

Kaynaklar:
Akyıl, Z. Ayşe (ed.). 2009. M. Emin Onat Yapıları Rehberi. İstanbul: TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent.
Atılgan, Arif. 2014. “Yılların Mimarı Melih Koray ile Dünden Bugüne”. 14 Temmuz.
Demirtaş, Erhan. 2017. "Mesleğine tutkun bir mimar”. 21 Eylül.
Tulum, H., Güney, E.E., Gülmez, N.Ü. 2019. “İhmal edilmiş bir figür: mimar Melih Koray ve delikli beton blok uygulamaları”. 13 Mart.
Kolektif. 2010. 100 Yılda İki Mimar. TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Yayınları.
Mimdap. 2014. “Mimar Melih Koray eserlerinin korunması için tescil edilmelerini istedi”. 25 Temmuz.
Batur, Afife (ed.). 1997. Atatürk İçin Düşünmek. İki Eser: Katafalk ve Anıtkabir İki Mimar: Bruno Taut ve Emin Onat. Milli Reasürans T.A.Ş.

Bağdat Caddesi, Ece Savaş, Furkan Sarılıcan, Kadıköy, mimarlık, modern mimarlık