Franco Grignani
ve Tasarlamanın Sanatı

“Io non disegno, io trovo.” der Franco Grignani, —“Ben tasarlamam, bulurum/keşfederim.” Sanatın ne kadarı tasarımdır? Tasarımın neresi sanattır? Sanatçı ne zaman, ne kadar tasarlar? Ne zaman sanat yapar? Peki ya tasarımcı? Franco Grignani bu soruların çevrelediği blur [bulanık] alana hayatı boyunca cevap arayan en yetkin insanlardan. Görsel algının en büyük araştırıcılarından biri.

Mimar, ressam, fotoğrafçı ve grafik/iletişim tasarımcısı Franco Grignani’nin 60 yıl aradan sonra ilk defa Londra’da gerçekleşen iki sergiyi* takiben, işlerini ve güncel tasarım-sanat faunasına etkilerini yeniden gözler önüne sermek, yapıtlarını bu gözle bir kez daha irdelemek gerekiyor.

Franco Grignani şüphesiz İtalyan grafik ve iletişim tasarımının en önemli figürlerinden. Multidisipliner kişiliği, post-Bauhaus ile paralel görüşleri, tasarım ve sanatı iç içe geçiren, yaratıcı olduğu kadar sorgulayıcı, konvansiyon dışı ve deneysel bir düstur ile kurguladığı, hiperbolik dünyasının reprodüksiyonlarından oluşuyormuş gibi görünen işleri aslında göründüklerinden çok daha fazla ve derin anlamlar barındırıyorlar içlerinde.

Meraklılık, dinamizm ve akışkanlık. Bu üç kelime Franco Grignani’nin işlerinin ortak anahtar kelimeleri olabilir. Kariyerinin başlangıcı olarak kabul ettiği 41 yaşından itibaren üzerinde çalıştığı her işi bir seri olarak düşünen ve ayrı ayrı isimlendiren Grignani, ilk serisi “subperceptions”tan, ölümüne kadar geçen sürede yorulmak bilmeden çalışmaya ve işlerine varyasyonlar üretmeye devam etti.

1920’lerde Torino’da mimarlık eğitimi alan ve çağdaşları gibi ikinci kuşak fütürist akımın içinde yer alan Grignani, 1933 yılındaki meşhur ulusal fütüristler sergisi Grande Mostra Nazionale Futurista’ya katılan ender genç sanatçılardan biriydi. 1935’ten sonra resim alanındaki çalışmalarını, Gestalt psikolojisi ve görsel algı üzerine kuran Grignani, II. Dünya Savaşı sırasında savaş pilotlarının düşman uçaklarını daha hızlı tanımasını sağlayacak yöntemler üzerinde çalıştı. Bu çalışmaların ışığında, doğal olarak döneminin dışavurumculuk akımının antitezi olacak, geometrik, soyut ve figürden uzak bir çehreye büründürdüğü resimlerini 1970’li yılların sonlarına kadar sürdürdü.

Architecto lakaplı Franco Grignani, Milano ve İtalyan ‘grafik sanatları’ için Paul Giambarba’nın deyimiyle tam bir formidabile [heybetli, ürkütücü, yenmesi güç] idi. 1950’lerde Milanolu ünlü İtalyan dergisi Bellezza d’Italia’nın ve 1985’e kadar Pubblicità in Italia’nın art direktörlüğünü üstlenen Grignani, neo-fütürist-konstrüktivist yaklaşıma sahip sıra dışı tipografileri ve fotografik renk kolajları içeren kapaklarıyla, dünya çapında bir üne kavuştu. Aynı yıllarda reklam hizmeti vermeye başladığı Dompè Farmaceutici, Pirelli, Alfieri & Lacroix gibi markaları, globalleşen marka ve reklamcılık dünyasında ayrıştırarak, iletişim tasarımı ve reklamcılık alanında İtalyan ekolünün baş kahramanlarından biri olma yolunda sesini yükseltirken, kendi özgün tarzını da fazlasıyla pekiştirmiş oldu.

Franco Grignani,
Pubblicità in Italia için kapak, 
1962-1963, 1964-1965,
kaynak: thisisdisplay.org
Franco Grignani,
Pirelli için afiş 1967,
kaynak: grapheine.com
ve Dompé için Artrosil ilanı, 1950,
kaynak: thisisdisplay.org

1960’larda sansasyonel olarak değişen sanat camiasındaki duruşu, o yıllarda özellikle kendi ülkesinde çok anlaşılamamış olsa da, Grignani’nin kural yıkıcı ve başlangıç-bitiş süreçlerine bağlı olmadan süregelen görsel algı denemeleri, onu çağdaşlarından hayli farklı bir noktaya taşıyor.

Fotoğraf, fotokolaj ve pozlama teknikleriyle —kendi deyimiyle “fluid design” olarak adlandırdığı döneminde, kolajın olanaklarını grafik lekelerin ve renklerin gücüyle birleştirerek, sıradışı, fazlasıyla dinamik ve göze hoş gelen ‘akışkan’ tasarımlar yaptı. İlk kurulduğu 1952 yılında AGI üyesi olan Franco Grignani’nin işleri halen New York MoMA’nın, Stedelijk Museum Amsterdam’ın, Varşova’daki Museum of Modern Art’ın ve Londra Victoria & Albert Museum’un koleksiyonlarında yer alıyor.

Franco Grignani’ye göre, kendini grafik sanatlara ve iletişim tasarımına adamış ve bu alanlarda hizmet veren biri, günlük aktivitelerinden ve rutinlerinden kurtulmak için kendine bir dizi deneysel oyun alanı yaratmalıdır. 1973 yılında kendi işlerine ve çalışma tarzına dair yayımladığı yazısında da belirttiği gibi, Grignani hayatı boyunca denemekten ve deneysellikten vazgeçmedi. Konvansiyonları yıkmak, sorgulamak, risk almak ve yeni şeyler denemek onun kariyerindeki odak noktası oldu. Deneysel işlerinde, resimlerinde, grafik işlerinde hep daha önce yapmadığı, denemediği alanlara ve yöntemlere doğru ilerlemeyi tercih etti.

İyi bildiği, gözü kapalı yapabileceği şeylerden ziyade, keşfedilmemiş görsel uzay boşluklarında, kendi görsel karadeliklerini yarattı. Penguin Books için tasarladığı kitap kapakları, bozuk, parçalanmış ve deforme olmuş formların ahenkli birlikteliğini içerir. Dönemine göre ilerici olduğunu söyleyebileceğimiz bu işler, Grignani’nin günümüz grafik ve iletişim tasarımında bile ne kadar güncel ve kendine özgü bir dili ve vizyonu barındırmayı sürdürdüğünü gözler önüne seriyor.

Franco Grignani,
Penguin Books için kitap kapakları, 1969, kaynak: grapheine.com

Hiçbir yazılım ve bilgisayar kullanmadan, günümüzde ‘iki tık’ ile yapılabilecek parametrik ve algoritmik deformasyonları düşünmesi, 1952’de endüstriyel camın üzerine süperempoze grafikler kullanarak ilk blur efekte sahip “Ordine Ascensionale” işini yapması, yine ilk defa bir moiré pattern’ını fotografik olarak “Combinatoria di Strutture Ondulate Interferenti” tablosunda kanvasın üzerinde emülsiyon tekniğiyle kullanması onun zamanının ötesinde işler yaptığının en belirgin kanıtları.

Franco Grignani,
“Combinatoria di Strutture
Ondulate Interferenti”, 1956,
kaynak: mlfineart.com

Güncel grafik tasarımda hâlâ izlerine fazlasıyla rastladığımız ve rastlayacağımız Franco Grignani’nin üzerine en çok kafa yorduğu şeylerden birisi de “periodic image” olarak adlandırdığı ve kendini sürekli tekrar eden grafik unsurlardan oluşan seri işleridir. Döneminin önemli basımevlerinden olan Alfieri & Lacroix için tasarladığı afişler, sanki birkaç hafta önce bir grafik tasarım blogunda görebileceğiniz kadar taze ve günceller.

Franco Grignani,
Alfieri & Lacroix için afişler,
1960–1970,
kaynak: grapheine.com

Herkesin aşina olduğu ve belki de Franco Grignani’nin alameti farikası olacak Woolmark logosunun hikâyesi de hayli ilginç. The International Wool Secreteriat (şu anki ismi Australian Wool Innovation) 1963 yılında uluslararası bir duyuru yaparak, bu alanda farkındalık yaratmak ve ses getirmek amacıyla bir yarışma düzenler. Bu yarışmanın seçici kuruluna ise İtalya’dan Franco Grignani seçilir. Franco Grignani kendi ülkesinden gelen logoları maalesef hiç beğenmez ve ülkesini temsil edecek nitelikte olmadıklarını düşünerek, Francesco Saroglia adıyla kendi yaptığı logoları da İtalya adına yarışmaya sokar. Yarışmanın sonucunda ret oyu vermesine rağmen, bu logo seçilir ve günümüze kadar hâlâ bu kurumun ve dünyada yünün görsel betimlemesi bu logo olur. Herkes bilse de, yıllar sonra resmi olarak Grignani’ye ait olduğu açıklanan Woolmark logosu, 2011 yılında Creative Review tarafından gelmiş geçmiş en iyi yirmi logo tasarımı arasında birinci seçildi.

Franco Grignani,
Woolmark logosu orijnali
ve taslakları, 1963,
kaynak: estorickcollection.com
ve grapheine.com

Franco Grignani, op-art’ın [optik sanat] da öncülerinden sayılabilir. Geometrik soyutlamalar ve matematik formülasyona dayalı resimleri ile, çağdaşı olduğu Victor Vasarely, Bridget Riley, François Morellet, Carlos Cruz-Diez ve Jesús Rafael Soto gibi isimlerin yanında yer almayı hak ettiğini söylemek hiç de yanlış olmaz. 4 Temmuz 2017’de Londra’da Estorick Collection binasında açılan solo sergisinde yer alan yüz otuz resim ve grafik işin yanı sıra, kızı Manuela Grignani Sirtoli’nin özel koleksiyonuna ait çizimleri ve eskizleri de 60 yıl sonra ilk defa İngiliz sanatseverlerle ve dolayısıyla dünya ile buluşacak.

Son dönemde popüler olan parametrik/uyumlu [responsive] grafik tasarımın konuşulduğu, ardışık logoların hüküm sürdüğü, şimdilik akıllı telefonların hegemonyasında ilerleyen global transmedya dünyasında, tasarım alanında Franco Grignani’nin ayak izleri üzerinden yürüdüğümüzü fark ettikçe, “geçmişini bilmeyen geleceğine yön veremez” sözü aklıma geliyor…

* Söz konusu sergiler, Estorick Collection of Modern Italian Art’ta açılan Franco Grignani: Art as Design 1950–1990 (5 Temmuz–10 Eylül 2017) ve yine İtalyan sanatına ağırlık veren M & L Fine Art galerisinde açılan Franco Grignani (1 Haziran–28 Temmuz 2017) sergileri.

Christopher Çolak, Franco Grignani, grafik tasarım, tasarım