Sevgili İştirakçi:
Aranıyorsun!

Manifold, tasarımın mimarlık dahil tüm alanları, teknoloji, sanat ve gündelik hayat üzerine çevrimiçi bir multimedya yayını olmak hayaliyle yola çıktı. Aslında hayal, söz konusu yayın ile sınırlı değil; yayın ile bağlantılı/bağlantısız seminer, konuşma, panel, sergi, atölye benzeri çevrimdışı etkinlikler ve bu etkinliklerin öznelerinin yani sen’lerin toplamı olmak gibi bir hayal bu; bu hayal müşterek bir hayal; senin, benim, onun olur mu ya da kimin olur? Zaman gösterecek.

Hemen hemen her yayın organının “katkıda bulunacaklar için kılavuz” [contributors guideline] benzeri bir metni var. Manifold’a katkıda bulunman ise mümkün değil, çünkü onun hazır/bitmiş bir şey olduğunu söylemek mümkün değil. Tersine, zaman içinde değişen/gelişen potansiyellerin yine zaman içinde kuvveden fiile geçmesinden başka bir şey olmayacak Manifold. Dolayısıyla, kimseyi katkıda bulunmaya çağıramıyor, sadece senin müşterek bir imalat sürecine iştirakçi olmanı istiyoruz. Evet, Manifold’un önayak olmaya niyetlendiği her şeye, başta çevrimiçi multimedya olmak üzere (metin, podcast, fotoğraf, video, illüstrasyon ve henüz hayal edilmemiş her şey) ve çevrimdışı etkinliklere iştirakçi aranıyor.

Manifold, düzenli/düzensiz iştirakçilere hep açık. Düzensizden kasıt, aklına ne zaman eserse. Beklenmedik anda gelen metnin/foto-essay’in/podcast’in, her neyse artık gelen, uygun bir anda yayınlanması ya da önerdiğin etkinliğin uygun bir anda gerçekleşmesi.

Düzenliden kasıt: Haftada bir, iki haftada bir, ayda bir, iki ayda bir, üç ayda bir gibi kendine uygun gördüğün bir ritme karar vermen ve o ritme sadık kalman. Senden beklenen tarihte, gelmesi beklenen gelmediğinde peşine düşülmesi. Ritmini hissetmiş olan izleyicilerinin, gelecek olanı bize hissettirmeden bekliyor olması hali. Düzenli olanın, çevrimdışı olan için de geçerli olabileceğini kestirmişsindir kuşkusuz, ama yine de buraya not düşelim.

Düzenli olmanın fazladan yararları da olabilir: Sözgelimi düzenli ve belirli bir kavramsal ilişkiler zincirinde üretmek seni, beni, onu sözgelimi bir e-kitaba götürebilir. Tabii, tersi de mümkün; bazen düzensiz gelenler de başka bir ürüne yol açabilir kuşkusuz.

Zamanla, olursa, malzeme biriktikçe, senden gelenler bir yer, mekân ya da bir tür manifold oluşturmaya başlarsa, Manifold senin, benim, onun olabilir.

İlk adımlar, her zaman ilk kıvrımlar da demek. Kuşkusuz ilk kıvrımlar ilk olmanın çok uzağında, kıvrılacak bir malzeme yoksa kıvrım da yok. Manifold’un yapılabilmesi için ilk adımları Esen Karol attı, bir tür içerik yönetmeni de o. Sevgili iştirakçi, senden gelenler, bir anlamda onun başlangıç kıvrımlarına takılacak. Zamanla, olursa, malzeme biriktikçe, senden gelenler bir yer, mekân ya da bir tür manifold oluşturmaya başlarsa, Manifold senin, benim, onun olabilir. İçeri doğru güçlü bir çekim alanı oluşturabilir, dışarıya ise dalgalar yayabilir; bakarsın, kendi içeriğini kendisi bile yönetebilir.

Haliyle, her ne gelecekse, gelecek olanın belirli bir formatı yok. Henüz gelecek olan, kendi formuna da karar verecek. Nasıl bir ton tutturmak istiyorsan, öyle iştirak et: Yakın/uzak; karşısındaki ile konuşan, sohbet eden / konuşmayan, somurtan; birinci veya üçüncü tekil şahıs vb. Hayal ve tek koşul, kıvrım oyununu iyi oynamak istemek, açmak/kapamak/çoğaltmak, oyuna hem kendini hem de izleyicini ikna etmek.

Çevrimiçinde kısa, orta ve uzun —sadece hacme yönelik nicelik ayrımı— dışında bir kategori sistemi de olmayacak. Buna karşılık, içinde rahatça göz gezdirilebilen, özenle hazırlanmış bir indeks, arama motorunun daha anlamlı sonuçlar vermesini sağlayacak.

HERO’nun Manifold’a özel yazılımı, senden gelenlerin karma kullanımına —metin, video, imge, ses vb.— izin verdiği gibi metinler tek başlarına da var olabilecek. Dipnot sistemi, kuşkusuz, var. Eğer istersen, Disqus kullanarak yorum da almak mümkün. Öte yandan, öngörülemeyen kısıtlar çıkacaktır.

Orta vadede, çevrimiçinden basılı bir yayın da çıkabilir; sözgelimi yıl içinde öngöremediğimiz sayıda İngilizce bir seçki. Belki.

Kısacası aranıyorsun!

iştirak, Manifold, yayın