Sayısız
Hareketli Sahne

Manifold kelimesi bana türetmek eylemini çağrıştırıyor. Maddeleri, fikirleri, çizimleri tekrarlayarak çoğaltmak; anlamlarını derinleştirmek. Terimin bu açılımı bir üretim aracı olarak düşünülebilir. Konuyu açmak için İTÜ Mimarlık Fakültesi’ndeki bitirme projemde ürettiğim bir çizim setini paylaşmak istiyorum.

Proje, —hızlıca özetlemek gerekirse— Kadıköy Rıhtımı’nın iç çeperinde, denize yerleşecek sayısız hareketli sahneyi içeren spekülatif bir kamusal yapılaşma önerisi. Denize ardışık çakılmış kazıkların arasına, kısa sürelerle yerleşmesi ve sürekli değişmesi planlanan performans sahneleri, rıhtımdaki kamusal hayatı aktifleştirmeyi amaçlıyor. Önerilen performans mekânları, kolektif hayal gücüne dayanarak sonsuz biçimde ve sonsuz içerikle var olabilir; politik eylem kürsüsünden tematik bir kamusal alana, kum havuzundan interaktif heykellere, deneysel tiyatro setlerinden kişiye özel konser sahnelerine...

Sonsuz mekânsal olasılığı hayal etmek ve tarif etmek teorik olarak imkânsız olsa da, bu fikrin üzerine konuşabilmek için, tekrar ve türetmeye dayalı bir çizim denemesi yapmıştım. Bu denemeye bir nevi el ile düşünme egzersizi veya hayal gücü eşelemesi olarak bakılabilir. Üzerinde özellikle durup düşünülmeden, aynı bakış açısı, ölçek ve pozisyonda art arda çizilmiş bu önerilerden bir seçkiyi burada aynı hayal edildiği gibi bir ardışık görsel dizisi (GIF) olarak paylaşıyorum. Bu şekilde izlendiğinde, sahnelerin tekil biçimlerinin ifadelerini bir anlamda yitireceğini, projede önerilen kamusal mekân zenginliğine öykünerek, sanal da olsa bütüncül bir mekân algısı oluşturabileceğini düşünüyorum.

GIF, kamusal alan, mimarlık, Oğul Öztunç, sahne, tekrar