Mısır’ın ‘Güzel’ Abileri
Güzel Bedenler [Al-ajsam al-jamila]
yarışmasının 33 numaralı yarışmacısı Muhammed Ali İsmail, 
al-Riyada al-Badaniyya, Mart 1933, s. 25. 

Fotoğraf erken 1930’larda Mısır’da düzenlenen bir güzellik yarışmasından. Beden eğitimi ve spora artan ilginin bir sonucu olarak yayımlanmaya başlayan al-Riyada al-Badaniyya [البدنية الرياضة] dergisinin organize ettiği yarışmanın adı “Güzel Bedenler” [Al-ajsam al-jamila (الجميله الاجسام)]. Yıllık olması hedeflenen organizasyonun özelliklerinden biri profesyonel sporcu ya da atletlerin değil, sıradan insanların katılımının beklenmesiydi: Okuyuculardan gelen fotoğraflar her ay dergi sayfalarında yer almakta, yıl sonunda da bu katılımcılar arasından bir kazanan belirlenmekteydi.

Dergi, okuyucularından özellikle mayolu fotoğraflar yollamalarını istiyordu. Böylelikle yarışmacının fiziksel ‘güzellikleri’ gözle görünür olacak, herkesçe ölçülüp değerlendirilebilecekti. Derginin bu çağrısı yanıtsız kalmaz. Üstelik yalnızca Kahire ve diğer büyük şehirlerden değil, Mısır’ın her yerinden ve zaman zaman Arapça konuşulan başka ülkelerden de dergiye, tabiri caizse, fotoğraf yağar. Kimi yarışmacı birden fazla defa fotoğraf yollayarak şansını artırmayı hedefler. Fakat derginin çağrısını yanıtlayanlar, belki çok da şaşırtıcı olmayan biçimde, yalnızca erkeklerdir: Eşofmanlı, şortlu, mayolu, incir yapraklı ve hatta bazen yapraksız.1

İzzettin Süleyman Efendi, 
al-Riyada al-Badaniyya, Mart 1933, s. 26.

Burada erkeksi (kimi zaman haşin) güzelliklerini sergileyenler, ‘efendi’ [افندي] olarak addedilenler. Arapçaya olasılıkla Türkçe kullanımından geçmiş Rumca kökenli ‘efendi’nin anlamı, özellikle 19. yüzyılın son çeyreğinden itibaren önemli biçimde değişmeye başlar. Aslında ‘efendi’nin bir anda yazılı medyada arzıendamı da, aralarından en efendisini seçme çabası da bu değişen anlamla yakından ilişkili.

Bizim halen dahi, olunması karşılığında hayati bir organımızı vermeyi göze aldığımız o değerli efendilik, Mısırlılar için geniş toprak sahipleri ve Osmanlı bürokrasisinin üyeleriyle sınırlı bir kavramken 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren toplumun sayıları hızla artan, kentli, eğitimli ve belli bir yaşam biçimini benimsemiş —kültürel anlamda burjuvaziye yakın— kesimi için kullanılmaya başlanır.2 Bu dönemden itibaren çoğunluğu kentli orta sınıf effendiyya ile varlıklı yönetici kesim, bashawiyya arasındaki ayrım da keskinleşir.3 Efendi köylü, işçi ya da aristokrat değildir. Buna karşın efendiliğin Marksist anlamda bir ekonomik sınıf tanımladığını iddia etmek güç. Her şeyden önce, efendilerin sosyoekonomik pozisyonları değişkendir. Örneğin geç 19. ve erken 20. yüzyıllarda efendiler çoğunlukla bürokrat ve kentli tüccarlarken, 1920 ve 30’lu yıllarda artık efendi, küçük esnaf, onların oğulları, öğrenciler, eğitimli işsizler, esas olarak ‘düzgün görünme’ kriterini sağlayan herkesi içine alan bir nitelemeye dönüşmüştür.4

Efendi olmanın, kelimenin Türkçede de ima ettiği biçimde, iktidar talebi ve var olanı muhafaza etme eğilimi Mısır bağlamı için de geçerli görünür. Dünyadaki politik iklimin değişimleri, kapitalizmin hızla yayılışı, ülke içindeki sıkıntılar efendinin sırtına bir ulusal sorumluluk misyonu yükler: Sistemin bekçisidir efendi. Dünyada olup bitenden haberdar, ulusalcı ama kendini dünyadan soyutlamayan, dolayısıyla içinde bulunduğu zaman-mekânsal bağlamın küresel konumunun farkında olarak hareket edebilen, başka ifadeyle ‘kendini bilen’dir. Bu yüzden al-Riyada al-Badaniyya’daki fotoğraflara zaman zaman fotoğraf sahiplerinin beden eğitiminin kendileri için önemini anlatan metinler eşlik eder. Spor efendiliktir, ama efendilik spor yapmaktan ibaret değildir. Gerçekten de effendiya’ya mensup bireyler —öğretmenler, üniversite öğrencileri, genç mezunlar, memurlar— 1920’lerden 50’lere kadar Arap dünyasında gerçekleşen önemli olaylarda kilit roller oynarlar. 1919 Devrimi, 1935 öğrenci hareketleri, 1945–48 arasında Kahire ve İskenderiye’de gerçekleşen gösteriler bunlardan bazıları.5

Bu nedenle al-Riyada al-Badaniyya dergisinde yer alan ‘efendi’ fotoğrafları, yalnızca sporun faydaları konusunda okuyucuları bir ikna çabası değildir. Belki hem bir zamanların muzaffer Arap dünyasını yeniden yaratabileceğine ilişkin iman tazeleme, hem de ‘efendi’liği topluma yayma gayesidir. Çünkü dergi sayfalarında sergilenen atletik vücutlar Mısır’ın gerçekleriyle ciddi biçimde çelişmektedir. Bir iddiaya göre, bu güzel ve güçlü vücutlar çoğunluğun çirkin ve zayıf bedenlerini perdeliyordu: Derginin yazarlarından Jawhari’ye göre Mısır’ın erkek nüfusunun yüzde 95’i ya aşırı kilolu ya çok zayıf ve hiçbir biçimde maskulen değildi. Maskuleniteden anladıkları bıyık bırakmaktan ibaretti.6

Al-Riyada al-Badaniyya dergi kapağında ‘yabancı’ bir kadın yüzücü (Aralık 1934)
ve Barbara Jones (1930).

Sonuçta efendilik bir erkeklik meselesi,7 peki ya hanımefendiler? Derginin kadınların varlığından haberi yokmuş gibi davranan bir yayın politikası geliştirdiği düşünülmesin. Dergi kadın fotoğraflarına fazlasıyla yer verir, fakat fotoğrafı yayımlanan kadınların hiçbiri Mısırlı değildir. Yalnız al-Riyada al-Badaniyya’da değil, tüm erken Mısır popüler yayınlarında —gerek illüstrasyon olsun, gerekse de fotoğraf— yalnızca yabancı kadınların görsellerine yer verilir.8 Kimi fotoğraflar doğrudan başka yayınlardan alınarak, kimisi de rötuşlanarak kullanılır.

İpsiz ip atlayan kadın, 
Al-Riyada al-Badaniya, 1 Şubat 1931.

Kadın görsellerinin işlevi erkeklerinkinden tümüyle farklıdır. Efendiler, bir anlamda geleceği inşa edecek kahramanlarken, Ryzova’nın iddiasına göre kadın görselleri nerdeyse sadece birer cinsellik referansı olarak dergi sayfalarında yer alır.9 Örneğin, ip atlamanın faziletlerini anlatan bir makaleye temsilen kapağa konulmuş ip atlayan kadının resminin ellerinden ip bir sebeple silinmiştir. Al-Riyada al-Badaniyya Mısır yayın tarihinde ilk kez açıkça cinsellik üzerine yayın yapan dergi olarak bilinir. Ryzova, spor ve beden eğitiminin yayının yoğun cinsellik göndermelerini perdelemek için kullanıldığını savunur.10 Örneğin, her iki cinsi birbirlerinin bedenlerinin sırlarını keşfe davet eden ‘bedenini tanı’ adlı bölüm, spordan ziyade tümüyle cinsellik üzerinedir:11 Efendiliğin elli tonu.

Fazlasıyla tanıdık bir ‘efendi’ tahayyülü ve onun etrafında kurgulanan düzene bağlılık mitleri, aynılık ve düzenliliğe tapınma, gücü tanımlama biçimleri ve nihayet cinsiyet ve cinsel kimliğin erkek taraflı tahayyülleriyle neredeyse bizden birileri: Mısır’ın güzel abileri.

1. Altı kişiden oluşan ilk katılımcı grubu derginin Ekim 1932 sayısında yer aldı. Mart 1932 sayısında yayımlanan başka altı kişilik grup içerisinde Irak ve Ürdün’den katılanlar vardı. Kısa bir sürede uluslararası bir nitelik kazan yarışmanın Ürdünlü katılımcısının mesleği Amman “Telgraf ve Posta İdaresi Müdürü” olarak not düşülmüştü. Wilson Chacko Jacob, Working Out Egypt: Effendi Masculinity and Subject Formation in Colonial Modernity, 1870–1940, The American University in Cairo Press, 2011, s. 148.

2. Michael Eppel, “The Elite, the Effendiyya, and the Growth of Nationalism and Pan-Arabism in Hashimite Iraq, 1921–1958,” International Journal of Middle East Studies, 30, 1998, s. 227–50.

3. Michael Eppel, “Note About The Term Effendiyya in the History of the Middle East”, International Journal of Middle East Studies, 41, 2009, s. 535–539.

4. Wilson Chacko Jacob, Working Out Egypt, s. 4. Kelimenin Türkçede kullanımları da benzerdir. Bir yandan efendi görgülü, nazik, kibar demekken, diğer taraftan eğitimli kişiler için bir unvan olarak kullanılır.

5. Michael Eppel, “Note About The Term Effendiyya”, s. 536.

6. Ra’uf al-Jawhari, al-Riyada al-Badaniyya, Eylül 1934, s. 8–10.

7. Erkeklik, maskulenite gibi kavramların dünyaya güçlü bir imaj çizmek adına yalnızca Mısır ve Ortadoğu’da dolaşımda olduğu düşünülmemeli. 1930’lar Türkiye’sinde gençlere yüklenen misyon da benzerdir. Bu kavramların sanat alanında kullanımları ise, akla Marinetti ve İtalyan Fütüristleri getiriyor. Filippo Tommaso Marinetti, “Manifeste du Futurisme”, Le Figaro, 20 Şubat 1909.

8. Lucie Ryzova, “‘I am a Whore but I will be a Good Mother’: On the Production and Consumption of the Female Body in Modern Egypt”, The Arab Studies Journal, Vol. 12/13, No. 2/1 (Fall 2004/Spring 2005), s. 80–122.

9. Ibid.

10. Lucie Ryzova “I am a Whore but I will be a Good Mother”, s. 91.

11. Ryzova’nın “textual pornography” olarak nitelendirdiği bu bölümde doğum kontrolü, zührevi hastalıklar gibi konuların yanı sıra duygusal olarak gevşek kocaları olan kadınlara tavsiyeler, tutkulu randevunun sırları yer alır. Ibid, s. 91.

beden, beden eğitimi, beden politikaları, efendi, Ersin Altın, kimlik, kimlik politikaları