Kısa Video
Uzun Fotoğraf: GIF

Adını telaffuz ederken fısladığımız uygulama, Phhhoto. Peki, nedir; nedendir bu uygulamanın ünü? Phhhoto, uygulama üzerinden bir GIF yani hareketli fotoğraf çekip, bunu yine uygulamanın kendi platformunda arkadaşlarınızla, tanıdıklarınızla ve de hayranlarınızla paylaşabilmenizi sağlar. Ne var ki, uygulamanın çıkışındaki amaç farklıydı. Phhhoto başlangıçta, iPad aracılığıyla kontrol edilen bir fotoğraf kabini olarak ortaya çıktı. Bu uygulama ve booth fikri, sonuç olarak “parti insanlarının” gözdesi oldu. Yıldızının bu şekilde parlamasından sonra, uygulamanın telefon versiyonu kullanıcılar tarafından talep edildi. Talep varken müşteri kırılmadı ve Phhhoto telefon uygulaması piyasaya sürüldü.

Şu an ne kadar popüler olsa da, GIF teknolojisi hayli eski bir teknoloji ve bunu sosyal bir platformda bulundurmak çok büyük bir sunucu gücü gerektirmemekte. O halde, bu tarihe kadar benzeri bir uygulama neden ortaya çıkmadı? Çünkü Phhhoto uygulaması, sosyal medya üzerinde dışavurum kültürünün geçmişten günümüze sürmekte olan seyahatinin sonucudur.

2005’te YouTube’un açılmasıyla insanların dışavurumları, MySpace’in duvar yazılarının ötesindeki bir boyutta yaygınlaştı. Facebook’un 2006’daki patlamasıyla ise, görsel dışavurum —fotoğraf ve video kullanımı— arttı. YouTube’da ya da Facebook’ta paylaşılan videolar, hikâyeleri olduğundan dolayı hoş ifade araçları olsa da, iyi bir videonun yapımı zor; iyi olmayan bir videonun ise izleyicisi azdır. Bu sorun, video sürelerinin kısalmasına neden olmuştur. Söz konusu kısalmanın popülaritesi, Vine’ın sekiz saniyelik videolarla 2013’te yakaladığı başarıdan anlaşılabilir. Vine’dan daha kullanıcı dostu, tonlarca video platformu varken, Vine’ın tercih edilmesi bu konjonktürün bir sonucudur. Bu süre, Snapchat’te atılabilen kısa videolar ile iyice azalmış olabilir.

Kuşkusuz, video sürelerinin kısalması iyi bir video yapmanın zor olmasına bağlanabileceği gibi, televizyon kumandasının icadı ile karşımıza çıkan zaplama fenomeninin devamı olarak da yorumlanabilir. Çağımızdaki dikkat süresinin düşüşü de, uzun videoların izlenme oranını doğrudan etkilemiş olabilir. Fakat, dikkat süresi ne kadar kısalırsa kısalsın, videodan tam bir kopuş gerçekleşmemiş ve fotoğrafla video arasında, küçük de olsa, bir boşluk kalmıştır. Time dergisinde yayımlanan bir teknoloji haberinde bu boşluğu GIF’in doldurduğundan söz edilmekte.

GIF her şekilde popülerleşecektiyse bile, Phhhoto bu durumu hızlandırdı. Dört yıl kadar önce, bir okul ödevim için, GIF yapmaya çalıştığımı hatırlıyorum. Bu GIF’in fazlasıyla basit olması gerekiyordu; hem görselliği hem de işçiliği açısından. Fakat değildi, okulun bilgisayar laboratuvarında yedi karelik bir GIF için dört saatimi harcamıştım. Bu sürenin uzun olması, benim beceriksizliğimden de kaynaklanmış olabilir, ama kimse sosyal medya hesabına plajdan bir GIF koymak için dört saat bilgisayar karşısında oturmaz; bence oturmamalı da. Bu nedenle, Phhhoto uygulaması bir kurtarıcı oldu. Phhhoto’yu çok kullanmış, elimden bırakmamış, her şeyin GIF’ini çekmiş bir durumda değilim belki, ama şunu söyleyebilirim ki Phhhoto ile GIF çekmek çok kolay. Çöp kutusunun GIF’ini çekmem ve bence fazlasıyla başarılı bir GIF olması, duruma iyi bir örnek olabilir. Sanat eğitimi almamış birisi olarak, çöp kutusu GIF’inin sanatsallığı üzerine yorum yapamam belki, ama bu durum Phhhoto uygulamasının pratik olduğu gerçeğini değiştirmez.

Metindeki GIF'ler:
Özgür Gençer

GIF bu şekilde sosyal medya aleminde ünlü olmuş ve Phhhoto uygulamasını taklit eden Instagram bünyesinde dahi kendisine bir yer bulmuştur. Ama unutulmamalıdır ki, GIF bir medya türü ve gençlerin sadece plaj kulüplerinden aktardığı hareketli fotoğraflardan ibaret değil. Belki GIF’in sosyal medyadaki popülaritesinden, belki de değil; fakat GIF’in sanat amaçlı kullanımı arttı. Artmadıysa bile, GIF ile beraber GIF kullanan mecraların popülaritesi artmış olabilir. GIF’in kullanımı yeni anlatım yollarına olanak sağladı. Brandon Tauszik’ın “Tapered Throne” projesinde hareketin ne kadar değerli olduğu ve sadece fotoğraflansaydı kaybedilmiş olacağı anlaşılabilir. Ayrıca unutulmamalı ki, GIF sadece fotoğraflardan oluşmak zorunda değil; GIF illüstrasyon kullanılarak da oluşturulabilir. Bu duruma iyi bir örnek, Rafael Varona’nın “Impossible Bottles” başlıklı işleri olabilir. Bu işler, GIF olmaları nedeniyle, sessiz olsalar da görsel olarak sesin hissiyatını verebilecek kadar güçlü.

Her ne kadar, sosyal medyada ortaya çıkan GIF kullanımına yönelik eğilim, dikkat süresiyle, dolayısıyla aslında sabırsızlık hissiyatı ile ilişkilendirilse de, günümüz medya ve sanatında deneysellik ve farklılık yaratmıştır. GIF’in ana akım sosyal medyada, şu anki popülaritesini daha ne kadar koruyacağını söylemek çok zor, ama Phhhoto bir uygulama olarak zaman içinde popülaritesini kaybedecektir. Kemikleşmiş Instagram’ın, Phhhoto uygulamasının sunduğu özelliği sunmaya başlaması bu kaybetme sürecini hızlandırdı. Aynı durum, Vine ile Instagram arasındaki rekabette de gözleniyor. Instagram, Vine’ın sunduğu özellikleri de sunmaya başlayarak Vine’ın varlığını fuzuli kılıyor. Öte yandan, durum Phhhoto için iyi gözükmese de, artık okul ödevlerimdeki GIF’ler için dört saat uğraşmam gerekmiyor.

dijital sanat, fotoğraf, GIF, Instagram, Özgür Gençer, Phhhoto, sosyal medya, Vine