Berlin Notları #1

Tuhaflık

Bu yazı çok bekledi. Manifold’un ilk günlerinden beri bir türlü yazılamadı. Fikrinin ilk günlerinden beri heyecanla beklediğim, adım adım oluşuna şahit olduğum Manifold’a iştirakim bu yazıyla başlasın. Malum bir süredir Berlin’deyim, Manifold’a yazacağım yazıları “Berlin Notları” başlığı ile yazmak bana makul geldi. Geçtiğimiz günlerde Manifold’da yayımlanan Tayfun’un “Epey Tuhaf Bir Mimarlık Yazısı” üzerine, içinde olduğumuz tuhaf zamanların seyrinde olmayan tuhaf bir yeni yıl yazısı yazmak istedim. İşin içinde piyaz olmasa da Noel Baba var, o da Antalyalı.

Noel Baba’nın Derdi Ne?

Noel Baba’nın, bir baba figürü olarak rol modelliğinin kabulü ile başlamak gerek, ama bize anlatmak istediği nedir, o biraz kafa karıştırıcı. Ne zaman yılın sonu gelse, Noel Baba her yerde karşımıza çıkmaya başlıyor. Öyle ki, bir gün elinde kredi kartıyla alışveriş yaparken, bir gün elinde içeceği ile görüyoruz. Bize yiyin için, alışveriş yapın, keyfinize bakın diyor. Türkiye’de, Noel Baba ne kadar Antalyalı da olsa, geçtiğimiz senelerde yeniçeriler tarafından kovalanmışlığı, sokak ortasında yakılmışlığı var.

Santa Puffing Reklam Kampanyası,
‘Murad, the Turkish Cigarette’, 1920

(kaynak: Stanford Research into 
the Impact of Tobacco Advertising)

Hey Babalık Nasılsın?

Stanford Tıp Okulu, Sigara Reklamcılığının Etkisi adlı araştırma grubunun internet üzerinde çevrimiçi olarak paylaştığı arşivinde birçok sigara markasının reklamlarına, afişlerine ulaşmak mümkün. Araştırma grubu sigara reklamlarının, pazarlama stratejilerinin etkisini araştırıyor. Arşivde yer alan markalardan biri 1900’lerin başında Amerika’da Türk ve Mısır sigaralarının artan ticaretinin bir sonucu olan Murad sigaraları. Oryantalizmi sıkça kullanan, kimi zaman ırkçı reklamları da olan markanın önemli reklam karakterlerinden biri de Noel Baba. Yine bir Noel vakti, sene 1920, elinde sigarasını tellendiren Noel Baba’nın keyfi yerinde, işlerini yoluna koymuş, hediyelerini verecek, bacaya yaslanmış, düşüncelere dalmış gitmiş. Çuvalındaki en büyük hediye “Türk Sigarası Murad”.

Bu reklamlardaki asıl görevi hediye olarak sigara dağıtmak olan Noel Baba, kimi zaman postalları çekip üniformasını kuşanıp her askerin, her denizcinin cebine bir paket Murad koymak istiyor.

Santa Puffing Reklam Kampanyası,
‘Murad, the Turkish Cigarette’
(kaynak: Stanford Research into
the Impact of Tobacco Advertising)

Sigara konusunun, bir zamanlar doktorların sigara önerdiği reklamlardan bugünlere gelişini, herkes az çok bilir. Sigara, bugünün sağlıklı yaşam illüzyonu içinde kaçılması gereken bir olgu olarak hayatımızda duruyor. Bizim ihtiyarın da, zamanla geçirdiği değişimi düşündükçe şunu sormadan edemiyor insan: Bir gün alışveriş yapmak, kredi kartı kullanmak da sigara ile aynı duruma gelir mi? Noel Baba’nın bize sunduğu ne varsa, bir gün göz ardı edilip, işlevsiz, parıltısız hâle gelir mi?

Bir Hastalık Olarak Çalışmak

Noel Baba’nın nasıl bir hayat sürdüğüne dair hikâyeler bolca, yıl boyunca hediyelerini üretip sonra bunları dağıtmaya çıkıyor. Günümüzde bu hediyelerin nasıl üretildiğine dair 2014 yılında yayımlanan ve Noel aksesuarlarını üreten Çin kasabasını anlatan makaleye bakmakta fayda var; Noel Baba, görülmeyen bambaşka bir ekonominin lideri. Ama görünen Noel Baba’nın çalıştığını pek görmüyoruz; güvenceli, güvencesiz iflah olmaz çalışanlara bir umut olması için Noel Baba’yı çalışırken görmek iyi olabilirdi. Hiç olmazsa bir gün, çalışmanın da yasaklanabileceğine dair bir umut olurdu. Çalışma dediğimiz büyük inancın da, bir gün kaale alınmayabileceğine dair bir umut. Sigara paketleri gibi, iş yerlerinin kapılarına yazılar asılırdı:
“Çalışmak öldürür.”
“Çalışmak yüksek derecede bağımlılık yapar, başlamayın.”

Oysa bugünün görünmeyen Noel Baba’sının bambaşka bir üretim bantı var.

Çalışma hastalığı ve bağımlılığı tanıdığımız diğer hastalıklara pek benzemese de, bildiğimiz bağımlılıklara benzer. Yapmak istemediğiniz bir şeye bahane olan nezle gibi, grip gibi dostane bir hastalıktır çalışmak. Andrew Smart’ın Otopilot kitabında dediği gibi, Protestan zaman yönetimi endüstrisi bizi “Ne kadar çok iş kotarırsak, o kadar çok dinlenme hakkına sahip olduğumuza” inandırmak ister.* Smart, bir kültürel icat olarak çalışma ahlakını sorgular; çok övülen çalışma ahlakının, kölelik gibi, insanoğlu hakkında yaygın ve yanlış biçimde kabul görmüş bir fikirden kaynaklanan sistematik kültürel bir icat olduğunu söyler.

Mutlu Noeller

Bugünlerde söze mutlu olarak başlamak zor, ama Noel Baba’dan umut kesilmez, zamanında asker bile olduğuna göre, çalışacağını göreceğimiz günler yakındır. Sistemin asileri miyiz, yoksa bir başkalık illüzyonu içindeki veri parçaları mıyız bilmiyorum, ama son Star Wars filmi Rogue One’daki gibi demek lazım; bizim umudumuz var.

“Yoda Claus”,
(kaynak: Wookieepedia)

* Andrew Smart, Otopilot: Hiçbir Şey Yapmamanın Bilimi ve Sanatı, Nail Kitabevi, 2015, İstanbul.

Berlin Notları, çalışmak, Noel Baba, Santa Claus, sigara, Yelta Köm