Barbie Değişiyor

Barbie, 57 yıl önce piyasaya sürüldüğü günden beri, toplumun güzellik ideallerinin sembolü olmuştu. Hem incecik, hem kıvrımlı; sarışın ve mavi gözlüydü. O zamandan günümüze makyajı değişse, saç ve ten renginde çeşitlilik görülse de beden ölçüleri hep o aynı, elde edilemez oranda kalmıştı. İşte bu yüzden, Ocak 2016’da Mattel, 7 yeni ten renginin yanı sıra 3 yeni vücut tipi ile çıkacak “Fashionistas” serisini açıkladığında büyük haber oldu.

Barbie’nin ilk ortaya çıktığından beri güzellik standartlarının simgesi olduğunu bu denli rahatlıkla söyleyebilmem, üzerine kurulu olduğu mirasa dayalı. Barbie, üretim hakları Mattel tarafından alınıp, şirketin kurucularından birinin kızı olan Barbara’nın ismi verilmeden önce, Bild Lilli adında bir Alman bebeğiydi. Lilli ise, oyuncak bebek olmadan önce, bir gazetede karikatürdü. 1950’lerin modern kızını temsil eden, akıllı, sivri dilli ve cinsellik konuşmaktan hiç sakınmayan bir kız hakkındaki bu karikatürün oyuncağı yapıldığında ise aslında çocuklar hedeflenmemişti: Oyuncağın hedef kitlesi tamamen yetişkinlerdi. Barlarda ve tütün mağazalarında satılan ve genellikle yetişkinler arasında hediyelik olarak satın alınan oyuncak, kaçınılmaz olarak çocuklar arasında da popüler olmuştu.

Lilli karikatürleri
(kaynak: messynessychic.com)
ve Barbie’nin “atası”
Alman Bild Lilli oyuncağı
(kaynak: Aunt Sally's Doll Shop 

Mattel’in haklarını almasıyla Lilli’nin Almanya’da üretimi durmuş, 1959’da daha hafif makyajlı olan Amerikalı Barbie piyasaya sürülmüştü. Böylece fikir aşamasından itibaren “arzulanan kadın” olarak tasarlanan Barbie, dünya çapında kuşaklar boyunca özellikle kız çocuklarına yönelik pazarlanarak, bu ideali devam ettirmişti.

1959’da piyasaya sürülen ilk Barbie 
bebek 
(kaynak: barbiemedia.com)

“Barbie” dendiğinde ilk akla gelen ince, sarı saçlı, mavi gözlü ve pembe dudaklı bu “sarışın bomba” ile 57 yıl önce başlayan yolculuk, zamanla Barbie markasına çeşitli ten renkleri, saç modelleri eklese de tek bir şey hep aynı kalmıştı: bebeğin vücut ölçüleri. İşte Fashionistas serisi ilk defa bunu değiştiriyor, seride 7 ten rengi, 24 saç şekli ve 22 göz renginin yanı sıra 4 farklı vücut tipi var! Bunlardan biri bildiğimiz “orijinal” Barbie vücut tipi, heyecan verici yeni modeller ise “kıvrımlı”(curvy), “uzun”(tall) ve “minyon”(petite) Barbie bebekler! Tabii ki bu modeller bütün kadınların vücut şekillerini temsil etmeye yaklaşmıyor bile. BBC’nin hesaplarına göre “kıvrımlı” Barbie, oyuncağın 1/6 oranlarında üretildiği varsayımına dayanarak gerçek insan boyutlarına uyarlandığında, yaklaşık 36 beden giyiyor, ki bu aslında nereden bakılırsa “ince” bir beden. Ancak bu bebeklere bir arada bakıldığında tek tip olmak yerine farklı vücut tiplerine sahip olduklarının ilk bakışta görülüyor olması, arzulanan tek bir vücut tipi olduğu ve “doğru” ve “yanlış” bedenler olduğu fikrini bir adım öteye itiyor, ve yükselen “body positivity” anlayışına yaklaşıyor.

Fashionistas Serisi, 2016
(kaynak: barbiemedia.com)

“Body Positivity”, bedeni hakkında pozitif bir tutuma sahip olmak, yani bedenini olduğu haliyle sevmek üzerine bir akım. Bu anlayış, özellikle dijital toplulukların oluşmasıyla sosyal medya ve bloglar üzerinden yayılıyor. Serinin adının Fashionistas olması, günümüzde moda dünyasının dönüşmekte olan yüzünün, özellikle sosyal medyanın bu artan gücüyle birlikte, tüketiciye dönük olmasına referans veriyor. Fashionista demek, modaya yön veren, trendleri belirleyen demek, ve yükselen body positivity akımıyla birlikte insanlar artık modanın onlara sunduğu kapak kızlarına benzemeye çalışmaktansa kendilerini Instagram hesaplarının baş köşesine koyarak diyorlar ki: “Ben böyle güzelim, moda bana uysun!”

Barbie’nin üreticileri de bu sese kulak vererek oyuncaklarıyla oynayacak çocuklara bu mesajı vermeyi seçiyorlar: Bu oyuncak bebek sana benziyor, bu oyuncak bebek güzel, çünkü sen güzelsin. Mattel, yeni Barbie’leri basına duyurmadan önce bir grup kız çocuğu ve anneleriyle bir odak grup çalışması yürütmüş, ve çocuklar, kimseyi şaşırtmayan bir şekilde, kendilerine en çok benzeyen bebeğe yönelmişler. Çocukların bu yaşlarında kendilerine benzer bir oyuncakla oynayabilmeleri, güzellik idealleri oluşurken özgüvenlerinin inşası açısından büyük önem taşıyor.

Ünlü oyuncağın bu dönüşümü, ki elbette toplumun güzellik ve toplumsal cinsiyet idealleri hakkındaki düğümlerini, veya çocuklara bu konuda verilen mesajların yarattığı soru işaretlerini ortadan kaldırmıyor. Aslında Barbie markası için dahi oldukça küçük bir adım. Ancak yine de, burada kutlanacak bir şey var: Toplumdan gelen bu talebin, güzellik ve beden ideallerinin sembolü olan Barbie markasını, bu ilk değişime ikna edebiliyor olması, bu marka üzerinden saltanatını sürdüren tektipliğin kırılma noktasına işaret ediyor.

Barbie, bebek, beden, Bild Lilli, body positivity, Eda Çakmak, Fashionistas, güzellik, marka, Mattel, moda, oyuncak, ürün tasarımı, vücut ölçüsü